boho vesper woods4

William Butler Yeats ile kızkardeşim sayesinde tanışmıştım. Onun İngiliz Dili Edebiyatı okuması edebiyata küs ülkemizde onun belki şanssızlığı ama benim büyük şansım oldu:) Yeats’in bir şiirini okudum ondan, ne kadar zor bir İngilizceydi, aslına bakarsanız okuduğumu da tam olarak anlamamıştım, ama işte bir şey vardı, devamımı oku dedirten; bir tını, bir melodi, bir büyü sanki. Perilere, mitlere düşkün olduğumdan belki Yeats’i çok sevdim ben; sonra sonra -sanıyorum ona haksızlık da eden- Türkçe çevirilerini daha çok okur oldum:)

Bu post Atatürk Arboretum’unda yaptığımız çekimden, bu göleti görünce aklıma hep Yeats geldiğinden ondan bahsetmesem olmayacaktı. Ve ondan bir dizeyle sizi de buraya çağırmak çok güzel olacaktı:)

Bu sulara, bu yabanıllığa bir peri ile
Birlikte gelin kaybolun el ele
Çünkü Dünya bilebileceğinden daha çok
Ağlayışla dolu, ey insancıl çocuk!

devamini oku

pamukoglan

Tam 2 sene önce bugün hissettiklerimi… Yazdım sildim, yazdım sildim…

Nasıl anlatsam bilemedim; hislerimi, yaşadıklarımı, öğrendiklerimi, nasıl sevdiğimi, nasıl yetmediğini;  tadını tuzunu kokusunu tenini tariflemeye yeltenmek boşa, hepsi bana bi’ başka, her yavrunun her anneye olduğu gibi.

Doğurmak zor da asıl zor olan doğmak şu hayata. Oğlum. Küçük savaşçım, kaşifim, gezginim, arkadaşım, maceraperestim, gayretkeşim, hayaldaşım; büyük hikayem, seni çok seviyorum. İyi ki “doğdun”.

devamini oku

gural sapanca mehtap elaidi ilkbahar 2015

Günaydın! Ve herkese iyi haftalar:) Şu son zamanlarda Türkiye’nin bir dolu güzel yerine gitmek bana her defasında neden geri dönüyorum ki sorusunu sorduyor. Neyse ki sizlere anlatayım diye masa başına oturduğumda yeniden oralara dönüyorum gibi hissediyorum. Tam da hem taşınma, hem moda haftası üzerimden geçmişken ve dinlenmeye çok ama çok ihtiyacım varken Güral Sapanca’ya bir ziyaret fırsatım olmuştu. Belki şu yazımdan hatırlarsınız oraya son ziyaretimde oldukça kocaman bir göbeği dinlendirmeye gitmiştim:p Bu defa göbekteki ayakta ve hatta atom karınca hızında Güral’a ayak bastı. Özellikle bebek/çocuk dostu yaklaşımı, misafirperverliği, mükemmel yemekleri, upuzuun yürüyüş parkuru ve ormanı ile anneler için, aileler için eşsiz bir yer Güral Sapanca.  Doğrusu bizim evden Avrupa yakasına geçiş neredeyse 2 saati bulurken Sapanca’ya-yani doğaya, oksijene, nefis kahvaltıya, huzura- 45 dakikada ulaşılabiliyor, ondan olacak biz pazar günleri sık sık soluğu burada alıyoruz. 

devamini oku

mardin deyrulzefaran stefanel 5

Mardin’de en sevdiğim şeylerden biri “o satılık değil” lafını duymaktı. Gayet turistik bir şehir de olsa her şey satılık, her şey parayla değer biçilir değil. Mardin’in taş labirentleri pek çok zanaatkara ev sahipliği yapıyor, kimi zanaatının son ustası, kimi son kalan bir kaç kişiden biri. Bu yazıdan önce “Bir Doğu Masalı” başlıklı Mardin’in el emeği göz nuru ganimetlerini ve zanaatkarlarını anlattığım yazımı www.dünyalarsenin.com ‘da okuyun lütfen:)

Sonra buraya geri dönün çünkü sizi Deyrülzafaran Manastırı’na ve Dara Antik Şehri’ne götüreceğim. Bugün size uzun okumalar vaad ediyorum:)

devamini oku

stefanel mont lady faith esarp mardin

Bu postun yalnızca güzel fotoğrafları değil, başlığı da Özberk’e ait:) Keşke gözlüğümün camına yansıyan uçsuz bucaksız Mezopotamya ovasını ve gökyüzünü orada hapsedebilseydim de İstanbul’da nefesim her sıkıştığında takıverip kendimi yine o sonsuzlukta bir damla olarak bulabilseydim.

Evliya Çelebi Mardin için  “Tarif etmekte, lisan kısa, kalem kırıktır…” demiş, nasıl doğru kelam! Bilmem daha kaç post yapacağım ama hiç bilmiyorum nasıl ifade etsem, neler anlatsam. Bana çok iyi geldi, gitseniz size de gelecek biliyorum; tasvir edecek kelimeler küçük dilimin orada kalıyor söz olsa çıksa yetmeyecek biliyorum; her saati bir başka o yüzden sabahı anlatsam akşamı darılır biliyorum. Bu post aslında bir “ne giydim” postu ama güneşini anlatsın en azından. Kelimelerin yetmediğini bir nebze de olsa fotoğraflar konuşsun diye size söz kocaman bir Mardin albümü postu yapacağım:)

devamini oku

Burak-Burçin 376

Beni uzun zamandır takip edenlerin çok yakından tanıdığı, dilimden düşmeyen, Ankara’ya her gidişimde hemen kendimi ellerine teslim ettiğim güzellik uzmanım SEVİLAY ACIBUCU‘yu  belki her gün özlemle anıyorum; yolum eskisi kadar sık Ankara’ya düşmüyor, düşmedikçe cildim onu daha çok arıyor. Ama kimilerimiz benim kadar şanssız değil, çünkü o kimilerimiz Ankara’da yaşıyor, hemen uzansalar, salona bir adım atsalar kendileri için nasıl büyük bir iyilik yapacaklar belki de farkında değiller. Öyleyse hadi ben biraz sebep olayım dedim ve Sevilay Acıbucu’nu arayıp size hazırlayacağım sürpriz için izin istedim:) O da seve seve kabul etti.

Sözün kısası bu yazı bittiğinde Ankara’lı 1 şanslı Boomer gelin makyajı, 1 şanslı Boomer cilt bakımı ve 1 şanslı Boomer da 1 derslik yüz tipine uygun makyaj eğitimi kazanacak:)

devamini oku

dunyalarsenin00

Merhaba! Biliyorsunuz geçen hafta Mardin’i ziyaret etme şansına sahiptim. Şans diyorum çünkü hakikaten Mardin bambaşka bir kent. Burada daha çok post ve fotoğrafla size bol bol anlatacağım ve ne kadar anlatsam da ne kelimeler tasvir etmeye, ne cümleler hakkını vermeye yetmeyecek ama yine de bu maceranın ilk ve bence en önemli, en güzel kısmını www.dünyalarsenin.com ‘da yazdım. Hadi atlayın sizi de İpekyolu Misafirevi’ne, Mardin’e götürüp getireyim:)

devamini oku
Toplam 296 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345678910...2030405060...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu
style boom instagram