gulcin uzunalan sweatshirt

Önceleri sadece spor salonlarının kahramanlarıydılar, hatta Muhammed Ali gibi spor kahramanlarının bile kahramanı. Bir zaman Hollywood yakışıklılarının çabasız stilinin anahtar parçası diye en basit halleriyle trend oldular. Sonra salaş sabahların ya da bir anda üşüdüğün sonbahar akşamlarının kurtarıcısı haline geldiler, hatta bazen hiç giyinesimiz gelmedi onlarla bütün sonbaharı geçirseğe kadar bizi bağladılar. Evet onlar sweatshirtler!

2011 yılında Tisci’nin dehası sweatshirtlere yeni bir sıfat verdi: lüks! Vahşi bir baskı ve etiket fiyatına eklenmiş bol sıfırla Givenchy yeni bir trendin yaratıcısı oldu:)  “Sporty couture” akımı ile yerlerini iyice sağlamlaştırdılar, sene 2014, mevsimlerden sonbahar ve evet lüks sweatshirtler hala trendy. Bu yüzden ben de havaların en böyle mi kalsam şöyle mi olsam zamanı sonbaharın ilk trend raporunu üzerime Gülçin Uzunalan sweatshirtümü geçirip onlara ayırdım. Nasıl giyilir, nasıl kombinlenir, nerelerde bulunur? Buyrunuz:)

devamini oku

omzu açık bluz modelleri, omuzu açık bluz trendi, off-shoulder top, etnik takılar, etnik gümüş takı, tom ford güneş gözlükleri, manu atelier, manu çanta, besign jewellery, deri ve gümüş bileklik modelleri, özberk baz

Sonbaharın en çok bir anda esip geçiveren püfür püfür rüzgarını seviyorum ben, yoksa sonbahar benim için kış geliyor felaket tellalından fazlası değil. Şu günlerde , ansızın ayağına bir kaç kuru yaprak takılan, sabah erken ve akşam geç saatlerde baya üşüten, yanına bir triko almadan çıkmadığın yazın son demleri, sonbaharın romantik yalancısını yaşıyorken gündüz vakti hala bembeyaz, hala yaz yaz giyinebiliyoruz. Ama işte o rüzgar yok  mu, hani küçükken okul servisinden inerken yakalandığın ve pileli eteğini kafana geçirdiği için bütün servise utandığın şu haylaz rüzgar! Büyüsen de seni yakalar! Tam çok yanmışken bir anda ortaya çıkıp saçını dağıtır hatta rujuna yapıştığından yanağını pembe bir çizgi bırakarak yalar geçer, bluzunu paraşüt gibi şişirip gövdende oynaşır, o üşüme hissi üşümek kadar kötü değildir, sanki Bozcaada’nın denizine atlamak gibidir; yani öyle gönüllü üşürsün, öyle sevinçle. İşte ben sonbaharın en çok o bir anda esip geçiveren püfür püfür rüzgarını severim.

Tabii tam deklanşöre basacakken saçların birbirine karışıp yüzünde cirit attığı anlardan sebep Özberk ne kadar sever bilmem:)

devamini oku

kindyroo, kindyroo ataşehir, çocuk gelişim merkezi, bebekle aktivite, bebek oyun merkezi, bebek aktivite merkezi, motor gelişim, çocuklarda ince ve kaba motor gelişimi

Burada blogda uzun zamandır #babyboom ‘un fotoğraflarını paylaşmadım değil mi? Oysa 1 yaşa kadar her ay buradaydık, söz yakında size bol fotoğraflı bir post yapacağım. Bugün ise Eylül’ü benim için keyifli kılan en güzel “back to school”u anlatmak niyetindeyim: Kindyroo Ataşehir :) Yeni dönem başladı ve benim gibi arayışta olanlar varsa diye düşündüm. Bebeklerimiz bizim hazinemiz, daha göbeciğe düştükleri ilk andan itibaren onlar için hep en iyi ve güzeli diliyor ve yapmaya çalışıyoruz. Tüm bu süreçte ben de gerçekten farkındalığına inandığım, özel ve önemli bulduğum deneyimlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım; Kindyroo Ataşehir deneyimimiz de bunlardan biri. Onu özellikle anlatmak istedim, çünkü burası bir oyun merkezi, ya da bebek oyalansın, sosyalleşsin köşesi değil; kii elbette bebek oyunla öğrenir, yaşdaşlarıyla sosyalleşir ve evet Kindyroo’da da bunlar oluyor; ama daha fazlası da oluyor! Belirtmeden geçemeyeceğim, benim burada anlattıklarım tamamen Ataşehir şubesi özelinde, diğer şubeleri hiç deneyimlemedim, aynı isim çatısı altında olsalar da Türkiye’de aynı standartları tutturmanın garantisi yok malum o yüzden belirtmek istedim.

Düşünün her yaş bize bir şeyler katıyor, her doğumgünümüzde bir önceki seneyi tartıyor, daha da olgunlaşmış, daha da çok şey öğrenmiş, bir sonraki yıllarımıza ona göre hazırlanmış oluyoruz (kimi şapşallıklarımız baki o ayrı belki bebekken buraya gönderilmediğimiz içindir:p ) İşte sadece bu bile bir bebeğin doğduğu andan itibaren yaşadıklarının ileriki yaşlarına çoook büyük etkisi olacağını ispatlamaya yeter. Düşünün beyin ve kaslar arasında bir iletişim var, ve bu iletişim çok karmaşık, işte bu iletişimi düzenli kurmak için 0-3 yaş kaçırılmayacak fırsatlarla dolu ve hayati önem taşıyan yıllar. Bu 3 önemli yılı incelikle işlemek gerekiyor; sevgiyle, emekle, fedakarlıkla, şefkatle; tamam ama bir de bilimin gösterdikleriyle de:) Hepimiz biliyoruz “temel” herşey: yapıda, eğitimde, evlilikte, arkadaşlıkta! Eh o halde temel hepimizin önceliği. Kindyroo 0-5 yaş arası çocuklara sağlam bir temel oluşturmak için geliştirilmiş, Avusturalya menşeili özel bir hareket gelişim programı, aynı zamanda bir ebeveyn akademisi. Evet burada biz de eğitiliyoruz, öğreniyoruz.

Aşağıda siz #babyboom ‘la keyifli videomuzu izlerken ben önce biraz kendi deneyimlerimi, neyi neden sevdiğimi anlatacağım; sonra yeni dönemi müjdeleyeceğim:)

devamini oku

2IMG_9503

Kendimi bildim bileli hep çok sağlıklı saçlarım vardı: Güçlü. Gür. Parlak. Hacimli. Doğrusu bu sebeple “saç bakımı” hiç önceliğim olmamıştı, yıkar çıkar kimi zaman daha ıslakken hunharca fırçalayıp kurumaya bırakırdım. Taa ki 2008′de İstanbul’a taşınana kadar. Buraya geldikten sonra artık havasından mıdır, suyundan mıdır, bir anda basan ailem, arkadaşlarım, okulum hasretinden midir bilinmez saçlarım matlaşıp çılgınca dökülmeye başlamış, yumuşaklığını kaybetmişti. İşte o zaman bakım/onarım ritüellerime bir kalem daha eklendi:) Bu rutinde kuaförümün de yönlendirmesiyle ben hep Kerastase ürünlerini tercih ettim. Beni uzun yıllardır takip edenler bilir, kimi zaman bu tür paylaşımlarımda kullandığım ürünlerden de dem vurmuşumdur. Bu yıl Kerastase 50. yılını kutluyor, ve bu kutlama bana yaradı:))

Kerastase’in 50. yılına özel koleksiyonu “Discipline” ile tanışmak üzere Akasya Trio kuafördeyiz. Benim gibi bir Cristalliste müdavimi için yeni bir seriyi deneme motivasyonu ise hayranı olduğum balerin Diana Vishneva’nın rol aldığı reklam filmi! Doğrusu “daha yumuşak, daha akıcı, istediğin şekli vermek üzere disiplin altına alınmış saçlar” iddiasını bu kadının dansı ile eşleştirmek enfes olmuş ve vaad edileni çok güzel ifade etmiş.

devamini oku

besign jewellery bileklikler

Bu post stil postu maskesi altında aslında bir böbürlenme postudur hanımlar beyler:) Zaten göreceksiniz elbisenin boydan bir fotosu bile yok!. Gördüğünüz kumaşı bir önceki yaz hem rengi hem minnoş şal deseni için beğenip almıştım, sonraki yaz hop şal deseni moda oluverdi:) Bir sevinç anneme doğum sonrası tontişliğimi de kamufle edecek bu elbise modeli ile gitmiştim. Annecim şöyle göğüs kısmı büzgülü, fırfırlı, straplez gerisi bidon gibi bosbol bir elbise olsun diye. Ha bir de omzu açık bluz siparişim vardı yine çok cici bir kumaşla. Hoop bu yaz göğüs kısmı bu şekilde elbiseler ve malumunuz omzu açık bluzlar fena moda oldu:)) Üstüne neredeyse kitap yazmak niyetinde olduğum ekonometrik forecastde bile bu derece isabetli değilim!

Bir sonraki kumaşçı gezimde içime doğanları sizlerle de paylaşacağım söz:)) İşte ardımızda bıraktığımız yazlıktan akşam yemeği öncesi bir kaç kare:) 

devamini oku

sunnies2

Uzun süredir “7″ de tatile çıkmıştı, eh tatil onun  da hakkı:) Gönül isterdi ki geri dönüşünü “mutlaka uğranması gereken 7 tatil rotası” şeklinde yapsın Tulum’dan Cannes’a, oradan Havana’ya, hazır inmişken Acapulco’ya listelesin dursun. Ama maalesef öyle olamıyor:) O yüzden gelin “7″ serisini daha ayakları yere basan bir konuyla devam ettirelim: Doğru gözlüğü seçmek için 7 önemli nokta! Malumunuz güneş gözlüğü artık bir yaz aksesuarı değil, her mevsim kendisine yer var, o artık bir stil anahtarı, bir görüntü tamamlayıcısı, bir eski ozonlar böyle delik değildi dediğimiz anti UV kahramanı. Bunun yanında optik gözlükler de artık “döööğğğrt gööööz” alaylarına, inek yakıştırmalarına maruz değil, hatta gözün bozuk değilse bile “şekerim ben dinlendirici maksatlı takıyorum” hikayesiyle optik gözlüklerin sağladığı “cool”luğu takınabiliyoruz:)

Doğru gözlüğü seçebilmek için nelere dikkat etmeliyiz sormak için, işi gücü gözlük olan, Türkiye’ye en lüks, en trendy ve profesyonel kullanıma özel en spesifik gözlükleri bile getiren Turkuaz Optik‘in kapısını tıklattım. Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Alev Keskin de bana harika bir liste verdi. Listedeki bu 7 önemli ipucunu sezonun trendleri ile harmanlayıp indirimde süper bir parçaya yatırım yapmanın tam zamanı değil mi:))

devamini oku

gulcinuzunalan

#bencetatil bir deniz kasabasına ayak bastığı ilk gün ıssız bir kumsalda heyecanla günbatımını beklemektir! Ve aslında o kumsal günbatımını bekleyenler yüzünden çok kalabalık olsa da herkesin orayı ıssız sanmanı sağlayacak kadar sessizliğe bürünmesini olağanüstü bulanlar elime mum diksin:)  Doğanın, en koca sesli, en susmak bilmeyen insanını bile dilini yutturacak kadar sessizleştirdiği, susturup sadece gülümsettiği  o en güzel anlardan biri değil midir günbatımı. #babyboom Kuşadası’nda “ayydide” ve “battiiiii” demeyi öğrendi çünkü her gün güneş hanım battı, aydede çıktı diyorduk. Her gece aydedeyi gökyüzünde tabak gibi görüp, günbatımına 5 dakikada yürüyorduk. Döndük döneli oğlum aydede peşinde ama maalesef şehir ışıkları fazla hoyrat, bir ayydide göstermiyorlar işte.

Bu sabah size  günbatımı vaad ediyorum öyleyse:)

devamini oku
Toplam 284 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345678910...2030405060...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu
style boom instagram