burberry-prorsumautumn_winter-2014, blanket coat, blanket coat trendi, panço, panço trendi, battaniye trendi, olivia palermo burberry, battaniye palto nasıl giyilir, koton panço

Christopher Bailey, Burberry Sonbahar/Kış 2014 defile finalinde Cara Delevigne’nin delici bakışları liderliğinde bir dolu kızı üzerlerinde isimlerinin baş harflerinin işlendiği battaniyelerle podyuma attı ve evet yine aynı şey oldu: sezonun hit trendi! Aslında Chloe’nin Pre-fall 2014 koleksiyonunda ayan beyan gördüğümüz battaniye paltolar ve pançolar hiç bu kadar arzu edilir olmamıştı. Evet belki Cara, Sarah Jessica Parker ya da Olivia Palermo gibi adımızın baş harfleri ile süslüsü hepimize kısmet olmayacak ama bu sezon sonbaharı imzalı ya da imzasız illa ki bu trendle kucaklayacağız.

Tam da iklimin kararsızlaştığı, çoğumuzun sıcak yatağından, pofuduk hırkasından ve dudaklarını yapıştırdığı sıcak çayından zor ayrıldığı; yağsam mı yağmasam mı diyen havanın boşver evde otur dediği şu günlerde altında uyuduğun battaniyeden ayrılmadan dışarı çıkma fikri pek de kötü değil, değil mi:) Üstünüzden çekin, omzunuza atın, şöyle hoş bir kemer, geniş çeperli şapka, belki bir broşla tutturun gitsin, evet hazırsınız:)

devamini oku

besign jewellery boncuk bilezik

Günaydın! Havalar buz mavi oldu ama bakınız ben yaz mavi başlıyorum haftaya:) Giymek istediğim tek şeyin pijama üstüne çektiğim çoraplar, dev hırkalar, kollarını parmaklarımın ucuna dek sündürdüğüm üstler olduğunu düşünürsek, bu havalara yaraşır kombinler yaratmama daha çok var. İki gündür kota ve bota, üstüne attığım bir pançoya talim ediyorum. Tek rengim şu mavi boncuklu Besign bileziğim; onu hiç hiç hiç çıkarmıyorum artık, enerjisini seviyorum:) Hem üstünde “7″ yazıyor, benim uğurlu sayım!

Bilemiyorum Paris Fashion Week ile birlikte Tranoi’yi takipte misiniz ama bu fuarda bizim Türk tasarımcılar yine döktürüyor:) Özellikle genç tasarımcılarımız aksesuardan giyime yepyeni ve arzu edilir parçaları ile çok konuşuluyor, çok gurur verici, dahası çok ümit verici! Bu eteğim de yeni dönem genç tasarımcılardan birine, Fulya İlkmen‘e ait: özellikle desen ve kat çalışmalarını instagramından takip edin, hayran olacaksınız. 

devamini oku

tshirt elbise kombini

Günaydın hafta ortası! Nasılsınız:) Biir biir düşene kadar göbeğimizi çatlatan flörtöz cemrelerin hepsinin bir gecede bizi umarsızca terkettiği ve artık sonbaharın “donbahar”a dönüştüğü şu günde sizlere üzülmeyin diyorum: bir türlü başına geçip hazırlayamadığım sayısız kombin postu ile ben size bir süre daha yaz havası yaşatacağım:) Örneğin burası çok sevdiğim meşhur Kireçburnu Fırını’nın(hamileliğimin son ayını bu fırını koklaya koklaya geçirdim:)) hemen önündeki parkta bir yaz sabahı. Hadi şimdi ballı sıcak sütünüzü, kahvenizi ya da sıcak çikolatanızı hüpletin;gerisini bana bırakın:p

Beni uzun süredir takip edenler bilir kii ben tshirt giyme(zdi)m. Tabii oğlumdan sonra hayatıma bana sormadan giren pek çok şeyden biri de tshirtlerdi; çek bi şort-tayt üstü tshirt ver elini çayır çimende koşmaca, atölyelerde coşmaca, şuna buna yetişmece. Baktım ki artık gardrobumun vazgeçilmezleri, öncelikle çok yumuşacık olsun sonra biraz daha tasarım, biraz daha ben koksun dediğim bir şeyler aramaya başladım. Bu S.O.D.A tshirtüm de onlardan biri:) 

devamini oku

yargici marine şort 1

Bazen eski bir Yeşilçam filmi karesine ışınlanman bir gözlük ve bir eşarba bakar:) Ama en çok da ruh haline! Bin bir teknik eksikliğe, hep aynı konulara saplanıp kalmasına, kimi zaman saçma sapan diyaloglarına rağmen dönüp dönüp o filmleri izlemek nasıl da keyiflidir.  Bir gün ben de böyle diyeceğim dediğin replikleri kafanın bir köşesine yazmak da:) Her ne kadar bu kombini yaparken içimden bir Fransız kadını tutmuş olsam da işte size yazarken eski bir Türk filminde, gerekli dersler verildikten, cezalar çekildikten sonra o her şeyi affedebilen sonsuz aşkın karşısında düştüğüm hayrette, öyle ya da böyle illa ki mutlu sonla bitirilen finalin tebessümünde buldum kendimi. Nostalji belki de bu yüzden bize çok güzel geliyor, bir masaldan fazlası olmadığı ya da -kimbilir- öylesi bir masal yaşama ihtimalimiz hep olduğu için.

Şimdi sizden ne isteyeceğim biliyor musunuz? Gözlerinizi kapadığınız anda-ama ilk saniyede hiç düşünmeden- aklınıza hangi Yeşilçam filminden hangi sahne geliyor buraya yazsanıza. Hadi:)

devamini oku

gulcin uzunalan sweatshirt

Önceleri sadece spor salonlarının kahramanlarıydılar, hatta Muhammed Ali gibi spor kahramanlarının bile kahramanı. Bir zaman Hollywood yakışıklılarının çabasız stilinin anahtar parçası diye en basit halleriyle trend oldular. Sonra salaş sabahların ya da bir anda üşüdüğün sonbahar akşamlarının kurtarıcısı haline geldiler, hatta bazen hiç giyinesimiz gelmedi onlarla bütün sonbaharı geçirseğe kadar bizi bağladılar. Evet onlar sweatshirtler!

2011 yılında Tisci’nin dehası sweatshirtlere yeni bir sıfat verdi: lüks! Vahşi bir baskı ve etiket fiyatına eklenmiş bol sıfırla Givenchy yeni bir trendin yaratıcısı oldu:)  “Sporty couture” akımı ile yerlerini iyice sağlamlaştırdılar, sene 2014, mevsimlerden sonbahar ve evet lüks sweatshirtler hala trendy. Bu yüzden ben de havaların en böyle mi kalsam şöyle mi olsam zamanı sonbaharın ilk trend raporunu üzerime Gülçin Uzunalan sweatshirtümü geçirip onlara ayırdım. Nasıl giyilir, nasıl kombinlenir, nerelerde bulunur? Buyrunuz:)

devamini oku

omzu açık bluz modelleri, omuzu açık bluz trendi, off-shoulder top, etnik takılar, etnik gümüş takı, tom ford güneş gözlükleri, manu atelier, manu çanta, besign jewellery, deri ve gümüş bileklik modelleri, özberk baz

Sonbaharın en çok bir anda esip geçiveren püfür püfür rüzgarını seviyorum ben, yoksa sonbahar benim için kış geliyor felaket tellalından fazlası değil. Şu günlerde , ansızın ayağına bir kaç kuru yaprak takılan, sabah erken ve akşam geç saatlerde baya üşüten, yanına bir triko almadan çıkmadığın yazın son demleri, sonbaharın romantik yalancısını yaşıyorken gündüz vakti hala bembeyaz, hala yaz yaz giyinebiliyoruz. Ama işte o rüzgar yok  mu, hani küçükken okul servisinden inerken yakalandığın ve pileli eteğini kafana geçirdiği için bütün servise utandığın şu haylaz rüzgar! Büyüsen de seni yakalar! Tam çok yanmışken bir anda ortaya çıkıp saçını dağıtır hatta rujuna yapıştığından yanağını pembe bir çizgi bırakarak yalar geçer, bluzunu paraşüt gibi şişirip gövdende oynaşır, o üşüme hissi üşümek kadar kötü değildir, sanki Bozcaada’nın denizine atlamak gibidir; yani öyle gönüllü üşürsün, öyle sevinçle. İşte ben sonbaharın en çok o bir anda esip geçiveren püfür püfür rüzgarını severim.

Tabii tam deklanşöre basacakken saçların birbirine karışıp yüzünde cirit attığı anlardan sebep Özberk ne kadar sever bilmem:)

devamini oku

kindyroo, kindyroo ataşehir, çocuk gelişim merkezi, bebekle aktivite, bebek oyun merkezi, bebek aktivite merkezi, motor gelişim, çocuklarda ince ve kaba motor gelişimi

Burada blogda uzun zamandır #babyboom ‘un fotoğraflarını paylaşmadım değil mi? Oysa 1 yaşa kadar her ay buradaydık, söz yakında size bol fotoğraflı bir post yapacağım. Bugün ise Eylül’ü benim için keyifli kılan en güzel “back to school”u anlatmak niyetindeyim: Kindyroo Ataşehir :) Yeni dönem başladı ve benim gibi arayışta olanlar varsa diye düşündüm. Bebeklerimiz bizim hazinemiz, daha göbeciğe düştükleri ilk andan itibaren onlar için hep en iyi ve güzeli diliyor ve yapmaya çalışıyoruz. Tüm bu süreçte ben de gerçekten farkındalığına inandığım, özel ve önemli bulduğum deneyimlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım; Kindyroo Ataşehir deneyimimiz de bunlardan biri. Onu özellikle anlatmak istedim, çünkü burası bir oyun merkezi, ya da bebek oyalansın, sosyalleşsin köşesi değil; kii elbette bebek oyunla öğrenir, yaşdaşlarıyla sosyalleşir ve evet Kindyroo’da da bunlar oluyor; ama daha fazlası da oluyor! Belirtmeden geçemeyeceğim, benim burada anlattıklarım tamamen Ataşehir şubesi özelinde, diğer şubeleri hiç deneyimlemedim, aynı isim çatısı altında olsalar da Türkiye’de aynı standartları tutturmanın garantisi yok malum o yüzden belirtmek istedim.

Düşünün her yaş bize bir şeyler katıyor, her doğumgünümüzde bir önceki seneyi tartıyor, daha da olgunlaşmış, daha da çok şey öğrenmiş, bir sonraki yıllarımıza ona göre hazırlanmış oluyoruz (kimi şapşallıklarımız baki o ayrı belki bebekken buraya gönderilmediğimiz içindir:p ) İşte sadece bu bile bir bebeğin doğduğu andan itibaren yaşadıklarının ileriki yaşlarına çoook büyük etkisi olacağını ispatlamaya yeter. Düşünün beyin ve kaslar arasında bir iletişim var, ve bu iletişim çok karmaşık, işte bu iletişimi düzenli kurmak için 0-3 yaş kaçırılmayacak fırsatlarla dolu ve hayati önem taşıyan yıllar. Bu 3 önemli yılı incelikle işlemek gerekiyor; sevgiyle, emekle, fedakarlıkla, şefkatle; tamam ama bir de bilimin gösterdikleriyle de:) Hepimiz biliyoruz “temel” herşey: yapıda, eğitimde, evlilikte, arkadaşlıkta! Eh o halde temel hepimizin önceliği. Kindyroo 0-5 yaş arası çocuklara sağlam bir temel oluşturmak için geliştirilmiş, Avusturalya menşeili özel bir hareket gelişim programı, aynı zamanda bir ebeveyn akademisi. Evet burada biz de eğitiliyoruz, öğreniyoruz.

Aşağıda siz #babyboom ‘la keyifli videomuzu izlerken ben önce biraz kendi deneyimlerimi, neyi neden sevdiğimi anlatacağım; sonra yeni dönemi müjdeleyeceğim:)

devamini oku
Toplam 285 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345678910...2030405060...

gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu
style boom instagram