Günlük arşivler: Ekim 5, 2009

| TREND RAPORU | Deri

Bu sene deri yalnızca ayakkabı ve çantalarımızda değil hanımlar, deri her yerde!! Ve öyle sağlam geldi ki bu trend, şu an devam etmekte olan ilkbahar/yaz defilelerinde bile en inceltilmiş, en hafifletilmiş haliyle deriyi kullanmak için çırpınıyor modacılar. Özellikle deri etek sağlam atakta, ünlüler üzerinden düşürmüyor, onu deri tayt veya skinny deri pantolonlar takip ediyor.  Aşağıda sonbahar/kış koleksiyonlarından deri tasarımlar.

Mus çorapla deri şort ikilisi de bence pek güzel! Ünlüler özellikle şu son günlerde deri bir etek giymeden dışarı çıkmaz oldular, Kate Bosworth’un kombinine bayıldım. Tabii deri elbiseler de var, yelek ve yine sezon trendlerinden motorcu mini ceketlerde de deri!

[Görseller: www, style.com, vogue uk, justjared]

| PARIS MODA HAFTASI-5-

GIVENCHY:
Ricardo Tisci bu koleksiyonla da gösterdi ki kendisi artık en aranılan tasarımcılardan biri, siyah-beyaz ğırlıklı, geometrik kesim ve dikimler, hipnotize edici tribal desenler keskin omuzlu ceketler, drapeli pantolonlar ve derin V dekolteli elbiselerde kendini göztermiş. Şifon alabildiğine bonkör kullanılmış ve kat kat, hacimli fırfırlar ya da Roma İmparatorluğu’nun elitlerine yaraşır drapelerde hayat bulmuş. Omuz detayları mükemmel. Ben çoooook beğendim!

EMANUEL UNGARO:

Dün Lindsay Lohan için berbat bir gün olmalıydı, editörler ve moda duayenleri öyle yerden yere vurup, öyle aşağıladılarki “artistic advisor”lığını, 1 ay içinde koleksiyon hazırlamak zorunda kalan Estrella Archs’a ise daha toleranslıydılar.
Esteban Cortazar’ı 1-2 aylık bir süre içinde tasfiye edip adı pek duyulmamış İspanyol tasarımcı Estrella Archs ve adı haddinden fazla duyulmuş, hatta böyk getirmiş Lindsay Lohan’ı “baş tasarımcı ve artistik danışman” ikilisi haline getiren UNGARO’yu dün moda dünyasının en acımasız gözleri merakla bekliyordu. Sonuç yerden yere vurmaca, yuh demece, tak sepeti oluna herkes kendi yoluna yapmaca! Şahsen ben umduğumdan daha iyi buldum, belki sıradan ve ondan bundan alınmış gibiydi, belki kumaşlaırn desenleri haricinde “tasar”lamaya adanmış bir şey yoktu ama 1 aydan kısa sürede bir koleksiyon çıkarmak da hele anlaşıp, uyuşup uyuşmadığını bile bilmediğimiz bir ikili için pek kolay olmasa gerek. Kalp detaylı parçaları pek beğendim ben, biraz Moschino sevimliliği vardı ama güzeldi.

KARL LAGERFELD:
Kaiser’in senede kendi ismi dahil 3(CHANEL, FENDI, KARL LAGERFELD) marka için nasıl bir türlü “tüken”meden hep en güzelini yaptığını merak ediyorum, insan değil misin sen canııım? Bu inanılmaz sofistike ve klas koleksiyonu kategorize bile etmeden saygı duruşuna sunuyorum. 2 rengi al kesim ve dikim ustalığıyla şunları yap, yuh!
Kaiser ne bermudası ne pantolonu demiş ve şortlara ve şort tulumlara ağırlık vermiş, boyunlarda kendi meşhur fularına benzer fularlar, kokteyl elbiseleri üzerinde metal ama kağıt inceliğinde metal detaylar, ceket kesimleri inanılmaz şık.

[Görseller: style.com]