Günlük arşivler: Ocak 26, 2010

| PARIS COUTURE HAFTASI | CHANEL

Kaiser CHANEL için hazırladığı son couture koleksiyonuyla herkesi şaşkına çevirdi!! CHANEL ismi için devrim sayılacak bir koleksiyon çıkardı Karl Lagerfeld, 100 sene önce “küçük siyah elbise”yi yaratan Coco’nun markasında bir tanecik bile küçük siyah elbise yoktu, ne de bir küçük altın düğme! Ya da denizcilere selam, hatta meşhur CHANEL tüvidi bile kalem eteğe rest çekmiş bu defa şort, bermuda ya da şort-etek olarak karşımızdaydı.

Kaiser koleksiyonunu tek kelimeyle özetledi : GÜMÜŞ!

Neon-barok koleksiyonunun şeker renkli tüvitleri gümüş bordürlerle süslenmiş, modeller gümüş robotik eldivenler ve botlarla pastel tonlara edgy bir görünüm katmıştı.

Evet satenlerin, drapelerin, fırfırların arasına ya da üstüne saçılmış gümüş detaylar, aplikler ya da kristal işler çok şık ve göz kamaştırıcı ama kesimler bence oldukça formsuz ve fazlasıyla anti-Chanel.

Hint gömleklerini andıran elbiseler pastel tonlarda güzel bir görünüm sunarken, ancak bir oyuncak bebeğe yakışacak kadar abartılmıış katbekat fırfırlar gümüş ışıklarla karışınca göz yorucu bir hal almıştı.

İşlemeler ve gümüş aplikler inanılmaz ustalık ve emek istemiş belli, ve bence en şahane detaylardı ama yine de aşırı kalabalık bir koleksiyonun içinde yorgun düşmüş gibiydiler.

[Görseller:style]

| PARIS COUTURE HAFTASI | GIORGIO ARMANI PRIVE

Son zamanlarda gördüğüm en zarif, en elegan ve romantik koleksiyondu ARMANI PRIVE belki de ve hatta iyiki de DIOR yüzünden saati akşam 21:00′e alınmış bir koleksiyondu, tam da ayın hakimiyetinde olan saatlerde tamamen “ay”la ilgili, ayın ışığından, yüzeyinden, yansımasından ilham almış bir koleksiyondu. Siyah, beyaz, pemb ve fildişi renkleri, inci ve kristal boncuklarla hazırlanan ya da kumaş baskılardan yararlanarak aydaki kraterleri anımsatan tasarımlar vardı.

Bir adam bir ceketi daha kaç farklı şekilde şıklaştırabilir ve bir takımı incecik bir silüete kavuşturabilir acaba? Ceketleri tutturmak için düğme ya da kanca niyetine “hilal” aksesuarlar kullanmıştı bu defa.

Yine peplumla zenginleşmiş ceket ve bluzlar koleksiyonun çoğunluğunu oluşturan siyah ve beyazlarda kullanılmıştı.

Yarım daire kesimler ve volanlarla süslenmiş parçalar zarif ve yeterliydi.

Tek omuz artık sıkıcı hale gelmeye başlasa da yine gece elbiselerinde ve kokteyl elbiselerde göze çarpıyordu.

Hem koyu hem açık tonlarda yansımalar, yıldızı gökyüzünü ve onda yükselen ayı anlatmış.

Tabii ki dünyanın en harika ceket-pantolon terziliğine sahip Armani’den zarif takımlar yerini almıştı.

Son olarak da masalsı tuvaletlerle koleksiyon sona erdi, ikinciyi kırmızı halıda görmek için sabırsızlanıyorum!

[Kaynak:style]