Günlük arşivler: Şubat 15, 2010

| AYAKKABI | Nicholas Kirkwood’dan Alice Harikalar Pabucu

Fransa’nın lüks büyük mağazalarından PRINTEMPS Mart ayı boyunca vitrinlerini Tim Burton’ın filminin de gösterime girmesiyle Alice In Wonderland temasıyla süslemek istemiş ve bu sebeple de bazı tasarımcılara birer vitrin ayırmış!! Enn sevdiğim hikayelerden biri yine moda dünyasıyla buluşuyor! Hem de mükemmel bir fikirde!

Bu tasarımcıların içinde Alice In Wonderland esinli bir ayakkabı tasarlaması istenen Nicholas Kirkwood da var, ve yukarıda işte o ayakkabıların eskizi! Aşağıda ise gerçekleşmiş hali:)) Ayakkabının üstündeki porselen çaydanlığa bayıldım:))

Kirkwood favori Alice karakterinin Mad March Hare olduğunu belirtmiş, bu ayakkabının ise kendisi için çok farklı bir tasarım olduğunu çünkü genelde aplik çalışmak yerine hep silüete odaklı çalıştığını, ama bu defa “neden herşeyi üst üste yığmayayım ki?” diye düşünerek bu ayakkabıyı yarattığını söylemiş.

[Kaynak:stylefile]

| NY MODA HAFTASI | Jason Wu

JASON WU’yu seviyorum!! Tasarımcı koleksiyonu için 1950′lerin ikonik fotoğrafçısı Irving Penn’in moda fotoğraflarından aldığını söylemiş, ve o feminen fotoğrafların yanında fotoğrafçının kendi maskülen ve rahat çalışma kıyafetine ithafen hazırlanan tasarımlarla koleksiyonda kontrast yaratılmış. Pırıl pırıl kokteyl elbiseleri, altın rengi elde boyama gece elbiseleri, drape ve nakışlarla işlenmiş şifonların satenlere sarmalanması, kuştüylerinden uçuş uçuş pastel elbiseler, puantiye ve puantiye havası veren hindiba çiçeği desenleri ve ekstravagan kalçalar hepsi de bir arada başka başka ama çok güzel kıyafetler olarak ortaya çıkmış. Narin kumaşlar ve enfes renkler, kısalı uzunlu etek uçlarıyla, antrasit ve kömür gölgelerle, boya sıçramış efekti veren desenlerle benim için mükemmel bir koleksiyon! Yün boyunluklar tüm zerafetin üstünde parlak renkleriyle çarpıcı ve çok tatlı!

[Görseller:style]

| NY MODA HAFTASI | Alexander Wang

Herkesin gri sweatshirtlerine saldırdığı ve yandan sarkıttıkları gölgeli saçlarını örmeye başladığı düşünülürse ALEXANDER WANG’ın ne kadar etkin bir tasarımcı olduğu şüphe götürmez!Bir tek ben tartışmasız yeteneğine rağmen ayılıp bayılamıyorum galiba kendisine:))Zevkler ve renkler. Örneğin bu defa parçalayıp birleştirdiği takımlar tüm yeniliğine, ince işçiliğine ve mükemmel dikişlerine rağmen benim için sadece seyirlik, ARMANI’den enfes klasik jilet gibi bir takım beni hala daha çok heyecanlandırıyor!

“Berlinli okul çocuğunun ihtişamlı kadifeyle tanışması” olarak tanımladığı koleksiyonunda Wang, sıkı takımlara yeni bir hava ve kadifeye hafif roman esintisi katmak istemiş. Dominatrix takımlardan kollar, gövde, paça çıkarılmış, yeni eklerle yeni bir şey ortaya çıkmış. Drapeler ekstra ekstra drapeli ve kadifenin yoğunluğuyla daha da ekstra hacimli. Yine tüvit kadifeden sıra geldikçe başrollerden birinde, biricik McQUEEN’imin pek sevip kullandığı kuyruklu ceketler Preen’den sonra Wang’da da var. Smokinler kadife ve kesiklerle yeniden yorumlanmış.

[Görsel:style]

| NY MODA HAFTASI | Christian Siriano – Peter Som – Cynthia Steffe – Vivienne Tam

CHRISTIAN SIRIANO:

Kat ve volan oyunlarında iyi olan son moda tasarımcılardan CHRISTIAN SIRIANO koleksiyonunu baştana şağı 60′ların avrupalı kadını üzerine kurduğunu belirtmiş. Şık paltolar, extravagan fiyonklarla şıklaşan omuz ve kalça detayları, kalem etekler ve dökümlü bluzlar da aynen buna işaret ediyor. Gece mavisi, mürdüm ve fuşya satenle ve şifonla birleşerek elegan ve zarif, ama yeterince iyi değil.

PETER SOM:

Metal pırıltılar, jakarlı kumaşlar, pembe ve lila tonlarda çiçeklerin süslediği ipekler renkli kürklere sarmalanmışlar! “Psychedelia” olarak tanımladığı koleksiyonda PETER SOM woodstock hippilerini şehirli silüetler ve Moğol yetilerle, retro yıldızları modern grafiklerle karıştırmış, tüm bunlara Cleopatranın büyük altın gerdanlığından takmış ve “jazzy” kıyafetler yaratmış:)

Küçük hırkalar minik kristal çiçeklerle süslenmiş ya da kalem etekler tüylere bulanmış, çiçekli elbiselere deriler eşlik etmiş. Colorblock botlar favorim! Karmaşık, enerjik ve bir o kadar eğlenceli bir koleksiyon!

CYNTHIA STEFFE:

CYNTHIA STEFFE markasının satışlarını oldukça yükselten tasarımcı Shaun Kearney’nin sırrı sokak stilinde saklı! Kızları inceliyor, klasik parçaları naıl modern yorumladıklarına bakıyor! yavaş yavaş sıkmaya başlayan modada keskinliğin yerini daha girly, daha flörtöz olmaya bırakacağını yine sokaklardan sezen tasarımcı “kolejli kız” görünümü çerçevesinde kısa ceketler, pileli kısa etekler, jileler ve yine tüvitle zenginleştirerek, diz üstü ve diz altı çoraplarla çizgiyi iyice genç kesime çekmiş. Deriler bile flörtöz eteklere, göbeği açıkta bırakan bluz ve ceketlere dönüşmüş, tabii ki kızların olmazsa olmazı çiçekli elbiseler gri okullu çoraplarla ve kürklerle kombinlenmiş. Ben koleksiyonu pek beğendim!

VIVIENNE TAM:

Çin Zodyakını tema olarak seçen VIVIENNE TAM az ve öz koleksiyonunda kaplan yılına ithafen kaplan desenli çoraplar, saçaklı kürkler, deri ve lazer kesikler, tafta ve satenler kullanmış.

[Görseller:style]

| NY MODA HAFTASI | Prabal Gurung – Preen- Rag&Bone -Ruffian

Preen ve Prabal Gurung heyecanla beklediklerimdendi, ve ikisi de gayet hoştu, yine de Gurung hariç çok heyecanlanmadım.


PRABAL GURUNG:

Son zamanlardaki biricik favorilerimden PRABAL GURUNG’u size daha önce şu yazımda tanıtmış, bool bol anlatmıştım! Singapur doğumlu, Nepalde büyümüş New Yorker PRABAL GURUNG NY Moda Haftasında ilk defilesini gerçekleştirdi ve bence çok da başarılı bir koleksiyon sundu! Bir numaralı hayranlarından Zoe Saldana ön sırada, Demi Moore ise twitter başında bol şans dileyerek kendisine destek oldular. Ama onlar ne ki, esas olay Anna Wintour’un salona girip direk kulise geçerek kendisini tebrik etmesi!

Tasarımlar keskin ve yapılı formlarda, kırmızı, siyah, beyaz, ten ve krem renk bloklarından oluşmuşlar.Kollarına, yanlarına ve paçalarına kesiklerle yaratılan ve içine kontrast renkler gömülen kaban, pantolon ve ceketler çok değişikti, yine kat oyunları ve spiral pililer hoştu. Şarap rengi, zümrüt yeşili ve hardal parlaklık katmıştı. Yukarıdaki kırmızı-siyah tek omuz kokteyl elbise favorim! Bu tür elbiselerde çok başarılı olsa da bu koleksiyonda bir iki tane görkemli kırmızı halı elbiseleri de beklerdim!

PREEN:

Justin Thornton and Thea Bregazzi ikilisi tarafından tasarlanan fakat dikişi gelenekçilere bırakılan PREEN koleksiyonu, bu defa hayranları için sürpriz sayılabilir!

Body-con denen vücudu sıkıca saran ve kıvrımları belirginleştiren meşhur Preen elbiseler, yine çiçekler, Preen pencereleri ve yırtıkları yine var, ama bu defa bir o kadar da androjen ve sert tasarımlar da var. Takımlar, pantolonlar, kabanlar en modern şekillderde tasarlanmış fakat en gelenekse terzilikle dikilmiş(gelenekçi Savile Row terzileri Gieves ve Hawkes tarafından). Feminen ve şirin tasrımlara maskülen ve sert dikişler.

Hip, bol ve rahat, düz paça, pili detaylar pantolonlara şıklık katmış. Pencereli elbiseler cesur ve çağdaş ama bazılarında pencere haddinden çok bence, figürü bozmuş. Yine de şahsi zevkimi bir kenara bırakırsam şimdiye kadarki en başarılı, farklı koleksiyonlardan biri.

RAG &BONE:

Erkekten bağımsız ilk kadın koleksiyonunu çıkaran RAG&BONE ilhamını 1920′lerde tüvitler içinde Everest’e tırmanan çılgın İngilizlerden almış. Ben özellikle yelek-ceket takımlara bayıldım ki oldum olası yelek düşkünlüğüm de vardır! Brit deyince akla gelen ekoseler de tabii ki koleksiyonda yerini almış, İskoç kiltinin bir iPhone ya da bir kaç kredi kartı alacak kadar minyatürleşmiş halleri de kemerlere takılan hoş detaylar olmuş. Bir ekose, bir yelek-ceket, bir tüvit ve kapşonlu yün hırka ya da panço! Bunlar yeter demişler.

RUFFIAN:

ARMANI’nin aya methiye düzdüğü muhteşem koleksiyonundan sonra bu defa RUFFIAN da ay ve daha fazlasına takımyıldızlara uzanmıştı!

Orion takımyıldızının Hubble sayesinde çekilen fotoğraflarının dijital baskılarıyla oluşturulmuş kumaşlardan ipek bluzlar ve onları tamamlayan etek-ceket takımlar, fularlı gömlekler ve elbiseler yaratılmıştı. Sadece Hubble değil Van Gogh’un Starry Night tablosu da koleksiyona esin kaynağı olmuş, tblodaki yıldızlı gökyüzü tasarımlara yansımış.Eliptik ve ekose capeler bence koleksiyonun diğer güzel parçaları. Çift sıra düğmelerse ceketleri sofistike ve şık hale getirmiş.

[Görseller: style]

| NY MODA HAFTASI | Doo.Ri – Micheal Angel – Ohne Titel – Ports 1961

Koleksiyonlara devam ettikçe beni sıkmaya başlayan garanticilik, Doo.Ri ve Ports koleksiyonlarıyla yeniden ümitlenmemi sağladı. Hem sade, hem satılabilir ama hem de farklı ve tarz olunabileceğinin güzel örneklerine rastladım bu iki koleksiyonda.


DOO.Rİ:

Takibimde olan tasarımcılardan DOO.Rİ şimdiye kadar hep gelişerek ve güzelleşerek beni hayal kırıklığına uğratmadı! Bu koleksiyonu da monokrom renkler ve sade formların nasıl ince detaylarla şıklaşabileceğinin kanıtı. Siyah yerini tamamen laciverde ve mavinin gecenin en koyusundaki tonuna bırakmıştı. Toprak tonlarıyle yumuşacık koleksiyon nar çiçeği kırmızıyla parlamış.

Drapelerle zenginleşen kalça ve bel, aynı zamanda minik kristal taşların gövdenin iki yanı ya da üzeri boyunca zırh gibi uzanması, taşların yer yer yoğun, yer yer rastgele saçılmışcasına süslemesi ve grinin bejle mükemmel uyumu! Çok şık ve elegan.

MICHEAL ANGEL:

Dijital baskı desenleriyle ünlü MICHEAL ANGEL bu defa bu özelliğini bir kenara koymuş ve desenle değil form ve dikişle elbiseyi ön plana çıkaran tasarımlar denemiş. Drapeler, zarf lale etekler, feminen silüetlerle de çarpıcı değil ama en azından denemesinde başarılı olmuş. Moher ceketleri, drapeli krepler ve angora en çok kullanılan materyal. Yine de koleksiyonun bence başarılı parçaları yine baskılı elbiseleri…

OHNE TITEL:

Geometrik etkiyi en güzel yaratabilen markalardan OHNE, sonbahar koleksiyonlarını hazırlarken Edwardiyan askeri motiflerinden etkilenmişler. Deri sıklıkla kullanılmış, özellikle doğal yeşil tonlardaki deriler çok şık. Yamalar derinlik ve yenilik vermek anlamında geometrik formlarda kullanılmış. Pantolon koleksiyonun gözdesi: örgü taytlar, pilili haremler, geniş paçalılar. Yine de stylingle yumuşatılmış ama ara ara göze çarpan militer formlar beni artık çok sıktı.

PORTS 1961:

“Geleneksel olanı alıp onu modern bir yörüngeye oturtmayı seviyorum” diyen TIA CIBANI, bu koleksiyonunda da bu yolda gitmiş. Naturel renklerde kullanmayı seçtiği minimalizmi en hoş halde başarmış. Toprak tonları ve gri-siyah gölgeleri seçtiği koleksiyonunda bej ve sütlükahveye kattığı gri ve beyazlarla sade ama şık parçalar yaratmış,monokrom elbiseler, kakao ve bronz tonlar, ışıltı için ipek saten ve jakarlı kumaşlar kullanmış. Cape ve panço tarzı dış giyimde modern çizgiler yaratmış. genel olarak koleksiyon sade, şık ve kullanışlı olurken yenilikçi ve farklı da olabilmeyi başarmış.


[Görseller:style]

| NY MODA HAFTASI | Adam, Bcbg, Chai, Ronson

Küresel kriz moda dünyasının dev isimlerini bile alaşağı ettiğinden olsa gerek bu yıl şimdiye dek gerçekleşen bir kaç defle haricinde hemen tüm koleksiyonlar ayakları yere basan-yani satılabilir, giyilebilir- türdeydi! Öyleki podyumdan al direk üstüne giy soğuk New York sokaklarına çık! Ne modifiyeye, ne eklemeye, ne çıkarmaya gerek yok! gelmekte olan trendleri şimdiden sıralarsak, belli ki seneye kat be kat giyinmek çok moda olacak, siyah yerini laciverte bırakıyor özellikle gece giyiminde, maksi elbiseler ve cape sağlam geliyor, pantolonlar en rahat kesimleriyle tahta aday, metal ışıltısı bu sefer bronzla gelecek! Koleksiyonları gözden geçirmeye başlarsak:

CHARLOTTE RONSON:

Bir gezgin rahatlığında ve 70lerin çingene esintisi altında hazırlamış RONSON koleksiyonunu.
Genel havası akışkan, rahat ve parlak olan koleksiyonun en beğendiğim parçaları pilise pantolonlardı! Siyahlara karışarak parlaklık veren fuşya, kiremit ve elektrik mavisi harika. Kemerler olmazsa olmaz, tunikler, ipekler, cape ve yine pilili harem pantolonlar, bu defa afgan eşarplarla birlikte!

RICHARD CHAI LOVE:

New York’ta LOVE markasıyla ikinci defilesini gerçekleştiren Richard CHAI’de de kat kat giyilen farklı parçalar ilk dikkat çekendi. Hafif militer ceketler, uzun dar yün jarse eteklerle kontrast yaratmış, düğmeler aşağılara kadar uzanmış, önden pilili harem pantolonlar ya da etek genişliğinde geniş paçalı krep pantolonlar hafif ve rahat bir hava vermişti. Minimal parçaların bütünde karmaşık ve grunge görünümü beni biraz yordu, çağdaş ama benim için fazlasıyla salaş koleksiyon tek tek oldukça güzel parçalara sahipti.

BCBG MAX AZRIA:

Her zaman şaşırtan Max Azria da bu defa pratik ve realist moddaydı! Azria’lar bizzat koleksiyonlarının resesyona bir cevap olarak hazırlandığını: yani fantezileri değil gerçekleri, müşterileri yansıttığını söyledi.

Belki basit ama evet evet şık tasarımlar podyumdaydı, geometri etkisi yaratan bordürlerle kat kat giyilmiş uzun hırka ve bluzlar, incecik yünler ve renk blokları en göze çarpan detaylardı. Atletler üstüne tshirtler üstüne elbise ya da ince yün kazaklar üstüne hırka ya da jileler ve üstüne belki de kemerler şeklinde uzayıp giden katmanlarla ince ama üst üste sıcaklık sağlanmıştı. Yani sonbaharın ilk günlerinde de rahatlıkla giylip havalar soğudukça katmanlaşarak sizi ısıtacak türde.

ADAM

Yumuşak ve flörtöz; basit ve sportif arasında gidip gelen koleksiyon genç görünümü, şifon ve deriye kombinlenmiş yğn hırka/kazak/boyunlukları, neşeli çizgileri, volanlı etekleri ve maksi elbiseleri ile ADAM’ın beklenen çizgisindeydi. Gri ve siyah yer yer öne çıkan kırmızı ve kiremit/taba tonlar ile parlatılmıştı.

[Görseller:style]