Günlük arşivler: Şubat 16, 2010

| NY MODA HAFTASI | HALSTON: I’m An Alien/I’m a Legal Alien/I’m an Englishman in New Yooork

Geçen Mart’ta dedikodularla başlayıp, Mayıs’ta kesinleşen “Marios Schwab artık Halston’da” cümlesinden bu yana Sonbahar 2010 koleksiyonunu bekliyordum. Bir Amerikan ikonu olan HALSTON bir İngiliz’in(tamam belki orijini Greko-Avusturya ama modasal olarak İngiliz:)) ellerinde, bu sebeple Sting’den Englishman in New York şarkısı eşliğinde başlıyorum: evet evet beklediğime değdi, şu ana kadar New York Moda Haftası içindeki bence enn iyi koleksiyon bu! Ne kadar isabetli karar, ne kadar doğru seçim, ne kadar modern ama hala Halston! Eh nasılsa Heritage çizgisi için yeterince Amerikalı Sarah Jessica Parker var, bırakın biricik Marios’um gönlünce coşsuun!

1970lerin Halston’undan, arşivlerden esinlenen koleksiyon parlak renklerle göz kamaştırıcı, ben özellikle yeşil tek kollu,ütülü ve asimetrik drapeli enfes tuluma bayıldım! Arkadan kollarını uzatmış, sizi saran kuşağımsı bant detaylar drapeleri, korsajı ve pilileri tutarak sofistike görünüm sağlamış. Pencereli modeller de yine kumaş bedene sarmalanmış hissi veriyor. Kürklü gorilla kollar yalnızca paltoda değil triko bir kazak ya da tulumda da olabiliyormuş! Capevari sarı bir triko elbise de hem yün örgü hem cape trendini sıcacık bir renkle bir arada sunmuş. Formlar ve mono renkler bütünlük içinde. Bir de önü açık ankle botlar ve çizmeler çok hoş ve değişik.

[Görseller:style]

| KOLEKSİYON | İPEKYOL İlkbahar/Yaz 2010 Koleksiyonu

Pudra, şeftali,ekru,gümüş grisi, bebek mavisi ve sütlü kahve! Pastel pastel, yumuşacık , bu defa daha dinamik ve yine çok şık yeni koleksiyon yüksek belli pantolonlara, peplum ceket ve bluzlara, degaje ve drapelere bol bol yer vermiş. Urban şıklıkta benim bir numaralarımdan olan İPEKYOL ‘un yakasında kat detayları olan trenchkotuna, puf kollu bluzlarına ve içi farklı renkteki degajelerine bayıldım!

| TREND RAPORU | Derby ve Silindir Şapkalar!

New York Moda Haftası’nda gördüğümüz koleksiyonlardan gözüme çarpanları, detayları ve ipuçlarını yazmaya başladım, her moda haftası sonunda olduğu gibi geniş bir trend/moda raporunu da yine sizinle paylaşacağım. Şimdilik şu yazımda da belirttiğim gibi lacivertin siyahın tahtını ele geçirdiğini, kalın kalın çok kalın yün örgü kazak/hırkaların, daha minimal tasarımların, cape ve pelerinlerin, kat kat giyinmenin, fularlı şiirsel ipek gömleklerin ve metal ışıltısında bu kez bronzun pek moda olacağını gördük. Tüvit(hem de nasıl!), kadife ve deri en sık kullanılan materyaller.

New York’ta defileler devam ederken ve önümüzdeki sonbahar/kış modası ve trendleri şekillenirken, biz yine bugünkü muhteşem güneşle kendini hatırlatan ve yaklaşmakta olan sıcak günlerin trendlerine geri dönelim!!

İlkbahar/Yaz koleksiyonlarında bu defa geniş çeperli ve süslü derby denilen ya da binici yani equestrian şapkalar sık sık karşımıza çıktı. Tamam belki çok pratik değil, ve biraz da cesaret istiyor ama çok şık, çok güzel değil mi hepsi de? Bence bu yaz memleketimin güzel güneşi altında kendiniz de rahatlıkla DIY projelerle canlandırabileceğiniz şapkalara, ya da tüller ya da bir iğne iliştirilmiş minik bir equestrian silindirine dolabınızda yer açın! Geçen yıl blogdan Gazi Koşusu’nu şapkalar hazırlayalım, şıkca basalım örgütlenmesi yapmayı düşünmüştüm, bu yıl gerçekleştirsem mi??

Geniş çeperli derby şapkalara DIOR’daki gibi geleneksel formlarda yani tüyler, tüller, floral apliklerle donatılmış şekilde kullanmak belki zor ama Donna Karan, Erin Fetherson ya da Jason Wu gibi kat ve toplama marifetiyle organzalardan oluşturulmuş versiyonları hem şık, hem havalı hem de daha kullanışlı.

Mini silindir bir şapka canlı renklerde ya da siyahın üzerinde parlak süslerle renklendirerek bir süredir başımızın tacı olan görkemli saç bantlarının yerini alabilir bence!


Editöryaller özellikle yüzü tülle süsleyen şapkalara sıklıkla yer verdi! Bir güneş gözlüğü ve kocaman bir şapka ile eski filmlerden bir karakter olmak kolay. Bu şapkaları görüp te Eliza Doolittle ve Audrey Hepburn’e, Scarlett O’Hara ve Vivian Leigh’ye, Gilda ve Rita Hayworth’a selam durmadan olmaz diye düşünüyorum.

[Görseller:style,corbis,fashiongonerouge,ny mag]

| NY MODA HAFTASI | Erin Fetherson – DvF

ERIN FETHERSON:

Erin Fetherson’un göz yormayan zarif şıklığını, en çok da bir elbise obsesifi olmasını pek severim ben. Bu koleksiyonunda 1970′lerin rock’n’roll ruhundan etkilenmiş, Ali MacGraw’u anımsatan uzun kahkullu kumral saçlar, altın bir zincir ve midi şifon elbiseler. Düz renk ya da desenli kumaşlardan bohem esintiler. Modern çağın metal ihtiyacına cevaben bronz. Yelek-pantolonlar içindeki fular yaka uzun kollu gömleklerle 70lerdeki dar silüetinde. Beyaz, bej ve bronza parlaklık verense turuncu!

DIANE von FURSTENBERG:

Önce haberler: Son yıllarda markaya coşku ve yenilik katan ve yaşlanmakta olan markaya gençlik getiren kreatif direktör Nathan Jenden Sevgililer Günü’yle DvF’ye de veda etti, kendi markasına odaklanmak için ayrılan Jenden’in yerine daha önce CHLOE’de Phoebe Philo ve GUCCI’de Frida Giannini ile çalışmış olan Yvan Mispelaere getirilecekmiş.

Yüzeyde her zaman çiçekleri ve doğayı selamlayan bohemliği artık markalaşan DvF tabii yine bu esintiyi sağladı, ama bu defa apliklerle zenginleşerek feminenleşen bir doz maskülenizm de ortaya koymuş.

Krep, şifon çiçekli uçuşan romantik elbiseler de, kaotik desenlerle modern tünik elbiseler de blazerle ya da smokin ceketle kombinlenmiş. DvF’de de şimdiye dek sık sık rastladığımız büyük yün örgüler var, kalın hırkalar şifon ve ipeklere karışmış. Küçük bereler, çiçek aplikler, rugan oxford botlar, duble paçalı pantolonlar detaylarda çok hoş bence.Metal pırıltılar, tüyler, payetler ve çiçek apkiler de koleksiyondaki ışıltıyı güçlendirmiş.

[Görseller:style]