Aylık arşivler: Mart 2010

| FLASHION’ NEWS | Marc Jacobs Hakkında Bil(me)Diğimiz 11 Şey!

For English, please click

Marc Jacobs French Institute Alliance Française’de markasıyla ilgli bilinenlerin yanısıra kendisi ve markası hakkında bilinmeyenleri de anlatmış. Neler mi?

1. Son 2 yılda yalnızca “3″ kez jean giymiş.

2. Jacobs’ın o meşhur kiltinin hikayesi, atölyede geçirdiği ve ilham perilerinin pek de havasında olmadığı bir gününde asistanı Casey’ye Barneys’e gidip ona keyfini yerine getirecek kadar neşeli bir pantolon almasını istemesiyle başlamış. Ve bir Comme des Garçons kilt gelmiş.

3. PERRY ELLIS için çalışırken yanına Parsons’dan yakın arkadaşı Tracy Reese ve and other yine bir Parsons mezunu Tom Ford’u yanına almış.

4. Jacobs’a göre en büyük Amerikan moda tasarımcısı: Ralph Lauren.

5. Ama onun kahramanı olan moda tasarımcısı: Yves Saint Laurent.

6. Marc Jacobs markası bir desenci ve iki terziyle 113 Spring Street’te başlamış, her üçü de halen şirkette çalışmaktaymış.

7. Marc Jacobs’ın ilk reklamını Juergen Teller çekmiş, reklamda Kim Gordon üzerinde bir Jacobs elbisesiyle sahnede, styling Venetia Scott.

8. Marc Jacobs’da da Louis Vuitton’da da kendi kurduğu tasarım ekiplerinin yetenek ve tutkusunu sık sık tekrar eden Jacobs her koleksiyonunda kendisinin olduğu kadar kreatif ekipteki her kişinin vizyonunun da etkisi olduğunu söylemiş.

9. Marc Jacobs ve Louis Vuitton markaları arasındaki temel farkın Jacobs’ın New York ve Paris’e algısı arasındaki fark olduğunu söylemiş.

10. Sonbahar/Kış 2010 defilesinde yer alan isimlerle oldukça konuşulan Jacobs castingi Katie Grand’le birlikte hazırlamış; yaş, ırk, beden ve figür ayrımı yapılmadan. Daria Werbowy ve Isabeli Fontana’nın podyumda olmama sebebi ise programlarının dolu olmasıymış.

11. Tshirtten saç bandına Marc Jacobs’a ait her ürün Jacobs atölyesinde üretiliyormuş.

[Kaynak:Fashionista]

| KEYİF | Maison Moschino Hotel

For English, please click

Milano’ya gittiğimde kalacağım yeri bulmanın “keyfi”ni sizlerle paylaşayım istedim hanımlar:)))) Aynı anda neşeli, renkli, büyüleyici, egzantrik, tuhaf hatta saçma, ürkütücü, komik, modern, sürreal, masalsı, hareketli kısacası tam bir MOSCHINO!

Kocaman bir balo elbisesinin içinde uyumak ya da kahvenizi bir kahve fincanının içinde içmek kulağa nasıl geliyor?? Bu ay açılan MAISON MOSCHINO HOTEL işte bunları ve daha fazlasını, kısacası hayal edilebilen ve edilemeyen bi dolu tasarım harikasını “yaşama” olanağı veriyor.

Moschino’nun kreatif direktörü ve bu projenin Jo Ann Tan ile birlikte süpervizörü olan Rossella Jardini butik oteli “tılsımlı bir perimasalının içinde evinde hissetmek” olarak tanımlıyor, ay peki ben evimde değil de bu otelin bir odasında hissetmek için napmalıyım acaba sinyora?!??

1840 yılında inşa edilen neoklasik binaya giriyorsunuz ve her şey daha lobide başlıyor: origami bulutlardan avizeler, Moschino elbise ve aksesuarlardan yaratılmış ayaklı lambalar, puf puf koltuklar ve koyunlar:)) 65 odadan oluşan otelde odalar ilhamlarını gerçekten de masallardan ve fantazilerden almış(fantazi derken otel odası derken yanlış olmasın:)). “Alice’s Room”,“The Petal Room”, “Red Riding Hood”, “The Forest”, ve “Gold” gibi isimleri olan 16 farklı tasarımlı oda var. Gel de gözün açık rüya görme!

Tabii ki moda mutfağa da karışmış, Moschino’nun tasarımdaki yaratıcılığı ünlü şef Moreno Cedroni’nin lezzetlerine eşlik ediyor.

Kalbimin anahtarı da işte orada resepsiyondaaa!

Orman odası çok güzel, ferah ve dingin. Duvarların sarmaşıklarla kaplandığı odada ise uyuyamayabilirim! Ama bu kurda bayıldım, kırmızı başlıklı olsun olmasın herhangi bir kızı korkutabileceğinden şüpheliyim, masalda kurdun ananeye benzemesi tuhaflığı şahane şekilde cana gelmiş?!

Proje ortağı Hotelphilosophy S.p.A, Mobygest Group,
Proje sahibi Allianz Global Investors SGR S.p.A – Fondo Ras Antares.

| FOTOĞRAF | Paco Peregrin(Ve Kattaca)

For English, please click

Ispanyol fotografçi ve sanat yönetmeni PACO PEREGRIN sanatina hayranlik duyduklarimdan biri, bana onu hatirlattigi için Schöngeist‘a tesekkür ediyorum. Önceleri resim, tiyatro ve tasarimla ilgilenen Peregrin sonunda fotografçilikta karar kilarak bize su zevki yasatmis:) Glamour, Zink, Vanity Fair gibi taninan dergiler kadar alternatif dergilerde de çalismalari görülen Peregrin’in fotograflarinin harikuladeligi sadece onun eseri degil, stilist Kattaca’nin da bunda payi büyük. Carol Gamarra ve Mario Ville isimli stilistlerden olusan Kattaca, Paco Peregrinle karisinca ortaya harika isler çikmis. Moda endüstrisinin birbirine en bagli ve güçlü ekiplerinden biri olan bu takimdan çikan fotograflarda eski ve yeni stillerin birbirine harmanlandigini, gizemli, futurustik, zaman zaman huzursuz edici hayallerin(örnegin Mark Ryden tadindaki tavsanli fotograflar:) barindigini görebiliriz. Peregrin siyah beyaz çalismalarinda futuristik ve keskin imajlari severken, renkli çalismalarinda masalsi, hatta sürreal oluyor. Renkler bu kadar güzel kullanilinca ben tabii onlara kaptiriyorum!

ALIEN DOLLS

THE BLOOD SHOW

L’ESPIRILES VOLATILES

NONSENSE IN THE DARK

Neo2 Için IN MY ROOM

[Görseller:Paco Peregrin Web]

| EDİTORYAL | Zürefa

For English, please click

Zürefa iki hanımdan Zürafa’lı editöryal fotoğraflar. Peki ama neden? Bu ay hem Harper’s Bazaar’ın Amerika sayısı için Demi Moore, Rusya sayısı için Chloe Sevigny birer zürafa ile fotoğraflandılar:) Bu arada Demi Moore’lu editöryale bayıldım, özellikle o çizgili elbiseye!

[Görseller:fashiongonerogue]

| STYLEBOOM VOGUE’da:)

For English, please click

Bu ayki VOGUE elime geçmeden VOGUE’da olduğum güzel haberi geldi:)) Editör’ün Notu’ndan sonra iç, dış basın ve bloglardan derlenen “İzlenimler” kısmında VOGUE’un ilk sayısı ile şurada yazdığım yazıdan bir alıntı vardı. Doğrusu hem çok mutlu oldum hem de “blog”larla ilgili satırımın alınmasına ayrıca çok çok memnun oldum! Teşekkürler VOGUE:)

| KOLEKSİYON | TWIST and SHOUT!

For English, please click

Evet evet İPEKYOL’un yenilenen, gençleşen çizgisine ve şu enfes lookbooktaki her köşeye bayıldık ama TWIST’in kalbimizdeki street style odaklı yeri de ayrı:) Enfes marine parçalardan romantik Parizyen elbiselere, uçucu pastellerden kızıllara, şifonlardan yumuşacık derilere eğlenceli, rahat ve çok “tarz” :)

well, shake it up, baby, now, (shake it up, baby)
TWIST and shout(twist and shout)
c’mon c’mon, c’mon, c’mon, baby, now, (come on baby)
come on and work it on out.

[Görseller:TWIST web sitesi]