Günlük arşivler: Mayıs 9, 2010

| STYLEBOOM Moda Blogları İKİNCİSİİİİİİ :)

Evet evet dün akşam bir aylık bir sürecin sonunda ilk 3ten biri olmanın verdiği sevinç ve heyecanla BÖ2010 Ödül Gecesindeydim, tabii ki OffNeGiysem ve AlışverişCini ile birlikte:) LİMANGO’nun sponsorluğundaki Moda Blogları kategorisinde STYLEBOOM önce sizin, sonra jurinin oylarıyla İKİNCİ oldu lal lal laaaa:)

Oldukça bilgilendirici ama benim kaynayan kanım için biraz ağır kaçan paneller ve konuşmalar sonrası kısa bir ara verildi. Bu arada ben kendimi yemeklere, ikramlara, içmelere verdim. Doğrusu pek lezizdi mutfaktan çıkıp gelenler. Ve fakat yine de damarlarımda akan sarı-kırmızı kan sebebiyle tören mekanını pek tutmadım, seneye daha dikkatli olunsun lütfen:) Urban Confessions Hazal da tabii ki oradaydı(kendisi kategorisinde beklediğimiz, umduğumuz,dilediğimiz gibi birinci oldu:)) Bu yeme, içme,sohbetleşme faslı da bitince tören başladı.

Ödüller ilk üç isme sahnede aynı anda ve hızla verildi, biz de anladık ki o yapmayı planladığımız Oscarlık konuşmalar yalan olacak:) Ama dedik bu gidişe bir dur demeli, biz moda bloggerıyız, mutlaka ama mutlaka bir şey yapmalıyız, yok fotoğraf makinesiyle çıkalım kendimizi çekelim, aman hadi catwalk yapalım :)) diye sahnede ne tür bi şekil yapsak düşünürken beklenen an geliverdi! Ve evet evet sevgili Styleboomerlar bu sahne, sahne olalı BÖYLE AYAKKABILAR GÖRMEDİİİİİİİ!

Tabii bu hızla ödül dağıtımı sona erince boş sahne oradan bize göz kırptı:) Bir moda bloggerı neye dayanamaz?? Işıklara ve kameraya karşı koyamayıp bol bol pozumuzu verdik, hepimiz kafamızda hazırladığımız bir iki kelimeyi ettik, epey eğlendik, oradan geçen küçük bir kızı çırak olarak seçtik:), ödüllerimizi başımızın tacı da yaptık, hatta magazin basınına da göz kırptık, birincilik benimdi senindi diye catfighta tutuştuk:) Reklamın iyisi kötüsü olmaz demişler!

Gelelim biz eğlendik coştuk da başka ne olduya? Bence Blog Ödülleri’ndeki hava biraz ağırdı, davetiyelerin(hem de finale kalanların) tek kişilik olması can sıkıcıydı, kim böyle güzel bir ödülü tek başına almak ister kii? Kategori sponsorumuz LİMANGO yalnızca 1.ye 50TL hediye çeki veriyordu, fakat o gün 2. ve 3. için de çek ödülleri gönderimi yapacakları söylendi, gönlümüz alındı. Hediyeler konusunda en bonkör(ama öyle böyle bonkörlük değil!) ÜLKER ve SCHWARZKOPF idi, seferberlik kolisi gibi bi koli aldık! Saç bakım vs ürünleri ise önümüzdeki iki yılımı çıkardı yuhii! Müziksiz bir hiç olan beni en çok mutlu edense EFES ONE LOVE davetiyesi oldu:)

Ve son olarak teşekkürler!

Öncelikle kocacıma! Bloguma başlama kararı alıp sürekli ertelerken e hadi artık diyerek beni bilgisayarın başına oturtan, hep destek olan, bloguma ayırdığım kocaman kocaman zamanlarda bana anlayış gösteren(gerektiğinde hanım hanım post yapmaktan bizi unuttun demeden domates peynirle karnını doyurarak olsun, fotoğraflarımı pofurdamadan(!) çekmek olsun, başarılı gardrobuma hem ilham vermek hem de oops(!) ekstre dönemlerimde finansman sağlamak olsun:)), nasıl olmuş nasııııl nasııııııl sorularıma geçiştirmeden cevap veren, twitterı :p ve beni seven kocacım ben de seni seviyorum!

Sonra biricik annecime! Bir kadına zerafetin, neşenin, ve içinden geldiğince olmanın nasıl da yakıştığını öğreten, bebeklerimin asla kutularında göründüğü gibi kalmamalarını, butikten alınanın evde bambaşka hale gelmesini sağlayan; yaramazlık da yapsam, hız da yapsam, tavır da yapsam, zor da olsam hiç yapmasan demeyen, keşke olmasan demeyen, benimle çocuk olabilen anneciğim ben senin aynaya her baktığında gördüğün kadınım.

Kızkardeşlerim Gülçin ve Büşra’ya! Biri çok uzağımda diğeri çok yakınımda ama ikisi de hep benimle!

Hayatımın kadını, kraliçem, ananeciğime..

Ben ne yaparsam yapayım, aslında ben ne olursam olayım, beni kendi annem gibi seven, ve beni mükemmel bir şey olduğuma inandırıveren diğer canım anneciğime.

Biricik arkadaşlarım, kobaylarım, neş’e eğlence, dert tasa ortaklarım, gaz verici kim tutar be senicilerim Deniz, Pınar, Ceren, Ilgın ve Ezgi‘ciğime:)

Aman yetişin dediğimde fotoğraf için yetişen İpek, Tolga ve Başak‘a…

Her türlü tech özrüme rağmen beni özürlü hissettirmeyen Atıf abime ve kankam, canım , ciğerim Ahmetcan‘a…

Ve en çok da beni okuyan muhteşem izleyicilerime!
Paylaşmanın, okumanın, okunmanın nasıl güzel olduğunu yeniden hatırlattıkları için.

Ve bloguma!
Evreni benim renklerim gibi renklerle boyayan, benim düşlerim gibi düşler kuran, aynı frekansta konuşabildiğim, çığlık atabildiğim ve gülebildiğim muhteşem insanlarla beni tanıştırdığı, indigo çocuğumu cilaladığı için!

Eğer atladıklarım varsa özür dileyerek sıralayayım: Siucum Sıla, Koray, Billur, Bilun, Ferhan, Edicim, Nil, Can, Hesicim Hande, Şeyma, Pelin, Seda, Zuzu, Aychulus, Miray ve Naz, Ulca, Tuğçe, Cadı ve tabii Cin:) Hepinizi de tanımaktan çok mutluyum!

Bu yazıdan da anlıyorum ki ben o sahneden inemeyen ödülcülerdenim! Süre bitti! DongggGGGG!