Günlük arşivler: Haziran 14, 2010

| ART | Andrea Kelt’den Cici(!) Kızlar

Styleboomerlar benim illüstrasyonlara ne kadar düşkün olduğumu bilir, ilüstrasyonda benim için Mark Ryden, Aya Kato ve Stephanie Pui Mun tanrıdan farksız ama modaya bağlayamadığım ve kelimeler yetersiz kaldığı için hala yazamadım.

Bu postun kahramanı ise ANDREA KELT! Onun şeker mi şeker pin up çizgileri, kokoş silüetleri ve tavşan kızları ardında, detaylarda gizlediği kanlı revanlı sembollere, klişeleri alaya alan imgelerine bayılıyorum:)

Lulu Guinness, Kurt Geiger ve Sera of London gibi isimler için de ilüstrasyonlar yapan Kelt şirin ve zarif çizgileriyle esprili, biraz çatlak hatta çarpık… Posh karakterler, yarı hayvan yarı insan figürler, özellikle tilki, tavşan, yarasa ve örümceklerle maskelenmiş yüzler, pin-up kızlar, denizkızları en sık rastlanan öğeler.

Marie Antoinette’e ve tek taş, çikolata, pasta ve evlilik gibi kadınların zaafı olan konulara dokundurduğu çizgileri muhteşem:)

Andrea Kelt önce İrlanda ardından İngiltere’de eğitim almış, esinlerini özellikle 1920ler ve 1950lerden alıyor. The Cramps, The Tigerlilies gibi gruplar ve 80lerin glam rock kültürü onu besleyen müzik türü. Tabii ki pin-uplar da:) Kek süsleme kitaplarına, peri masallarına, çay saatlerine, kült korku filmlerine, burlesk şovlarına düşkün. John Waters ve Fellini filmlerine hayran:)

| KOLEKSİYON |Marc Jacobs Resort 2011 Koleksiyonu

Bir zamanlar Resort ve Prefall koleksiyonları, daha podyumdan üretime geçmeden internete düşen, ünlülerde görülen, editöryallerde eskitilen moda haftaları parçalarından baymış, sıkılmış, soğuk havalardan bunalınca Bora Bora’ya doğru yelken açan tekneleriyle tatile çıkmadan önce illa billa belli bir miktar para harcaması lazım gelen, sıcak sularda sosyetik etkinlik olsun diye yapılan koleksiyonlardı.

Belli bir kitleye sessiz sakin sunulan ve 15 parçadan fazlası pek çıkmayan bu koleksiyonlar tüketimin ateş, su, hava, tahta:p kadar elzem, bunlar kadar hayati bir ihtiyaca dönüş(türül)mesiyle, bir de Beyaz Saray’daki yeni titri sebebiyle olacak kraliçe Anna Wintour’un kışkırtmalarıyla birer moda haftası kıvamına getirilmeye çalışılıyor. Öyle ki resort/cruise/pre summer gibi “isimler” bile artık kendini karşılayamıyor.

Ama bu da can be Anna’cığım bu tasarımcılar kendi isimlerine ve tasarım yaptıkları büyük markalara yılda kaç düş, kaç yenilik sunabilir?

Nitekim görüyoruz ki Resort koleksiyonlarının hepsi ihtiyaca uygun! Tasarımcı parçası denecek, kendini kilometre öteden belli edecek çizgilere sahip değiller fakat pek güzel, çok giyilesiler. O zaman Stella’ya bir de MARC JACOBS ekledim gitti, tutmayın hanımlar Maldiv’lere koşuyorum!

MARC JACOBS koleksiyonu tam boomluk çünkü girly puantiyeler, çiçek aplikler, fırfır ve dilimli etekler, 50′lere göndermelerle dolu:) Siyah, beyaz, sütlü kahve, su yeşili ve toz pembe ile romantik. Mini hırkalar ve bele oturan trençlerle Parizyen.

[Görseller: style]