Aylık arşivler: Temmuz 2010

| KOLEKSİYON | Jean D’art by Özlem Süer

Fotoğraflar: Tolga Günay

Çarşamba akşamı pek heyecan verici bir davet üzerine Özlem Süer House’daydım. ÖZLEM SÜER dünyanın önde gelen denim kumaş üreticilerinden BOSSA ile ortak bir projesini, JEAN D’ART koleksiyonunu tanıtmak üzere bizi çağırıyordu. Eline aldığı her kumaşa epik bir hayat öpücüğü veren tasarımcı acaba “kot”la ne yapmış olabilirdi öyle merak ettimki, azıcık hasta olmama rağmen kendimi gitmekten alıkoyamadım. Zaten o ev, o ev sahibi, o ekip insana dert, tasa, hastalık unutturuyor:) Buradan teşekkür ediyorum!

“Jean” kelimesi artık neredeyse “özgürlük” kelimesine eş değer her evin her gardrobuna girmiş, herkesi bir gün olsun kurtarmış bir parça, ve koleksiyona ilham veren Jean D’Arc da 15. yüzyılda yaşamış bir özgürlük savaşçısı, ikisi ÖZLEM SÜER’in büyülü hayal gücünde bir araya gelip, katışıp JEAN D’ART oluyor, yani Jean Sanatı, özgürlük sanatı…

ÖZLEM SÜER HOUSE’un gizli bahçesinde verilen davette bizi jean renginde devasa bir makaron pasta, güleryüzlü bir ekip, beni tek tek dolaştırıp süreci anlatan, çalışkan karınca BayanMor, harika müzik ve ormanın derinliklerine karışmış, ağaçlara, dallara, sarmaşıklara dolanmış JEAN D’ART tasarımları karşılıyor.

Bu işbirliğinin nasıl gerçekleştiğinin cevabını ÖZLEM SÜER veriyor: ” Ben ve ekibim deneysel çalışmalara bayılıyoruz. Bu yenilikçi çalışmaları yaparken de işin özünden uzaklaşmamayı bir ilke ediniyoruz. Bu projede de denimi ham hali ile koruyup, aslına sadık kalarak ve sentezleyerek lüks bir tüketim parçası haline getirdik.”

Koleksiyonu incelemek üzere üst katlara çıkarken kapıda bizi “ilham sandığı” karşılıyor, koleksiyonun şurada görebileceğiniz fotoğrafları EMİR SARISAÇ’ın objektifinden, styling ELİF DİZDAROĞLU’ndan, ve bu ikiliye ilham veren yukarıdaki bir çingene çadırından ışınlanmış gibi duran sandığın içindekiler:)

Koleksiyonda bana göre en çok öne çıkan denimin “avant-garde” yorumlu. Denim jakarlanmış bile! İnanılmaz… Bunun özel dokuma teknikleri ve labaratuvar desteği ile ortaya çıktığını öğreniyorum, benim gibi birisine zaten deney densin, labaratuvar densin, deneme densin, bayılıyorum! Kıyafetler kat, volan, fermuar, özel yıkama teknikleri ile güçlü ve kot için devrimsel. Vintage efektler, 15. yüzyıl Fransası’na selam duran korseler, güçlü kol, omuz ve yaka detayları benim en beğendiğim noktalar. Korse tapılası!

Koleksiyonu inceledikten sonra ben de Özlem Hanım’a her konuk olan kişi gibi yine, evet bir kez daha ÖZLEM SÜER HOUSE’un büyüsüne kapılıyorum, en ufak zerresine kadar sanat, tasarım ve özen kokan evde öyle özel, öyle eşsiz şeyler var ki, bu blogdaki muhteşem fotoğraflara imza atan Tolga Günay fotoğraf çekmeye doyamıyor:) Yukarıda antika mobilyalar, kitaplar, kadınların kendilerini şımartmayı bildiği yılların izleri, ÖZLEM SÜER gelini olursanız sizi saç, makyaj, bakım ve gelinlik hizmetinizin sunulduğu özel gelin odasından kareler görebilirsiniz, çok daha fazla fotoğraf Styleboom Facebook‘ta!

Ben bu şıklık içinde en az şık olandım o gün, kendimi 1900lerde Paris’te hayal edip parfüm şişesiyle şımarırken çekiyor Tolga beni:) Ne giymişim ne takmışım ayrıntılar her zaman olduğu gibi Boom’Style‘da! Bir dakika sabit duramadığımdan olacak orada birlikte olduğumuz Iconjane ve Moda Cadısı ile bir fotoğrafım yok, ikisinin de kıyafetleri çook güzeldi :))

Özlem Süer’in Bossa’nın desteğiyle tasarladığı ve sınırlı sayıda ürettiği JEAN D’ART koleksiyonunu Özlem Süer’in Nişantaşı’nda yer alan atölye – mağazasında yaz boyunca
bulabileceksiniz.

| FLASHION’ NEWS | INCEPTION’DA BAŞROLDE TAKIM ELBİSELER, TAKIM ELBİSELERDE TÜRK İMZASI

Hanımlar beyler her ne kadar öyle boncuk boncuk gözlerim, yanım yanık tenim olmasa da dikkatinizi kısa bir süreliğine de olsa Leonardo’dan şu habere çekmek isterim: bugün gösterime giren ve izlediğinizde göreceksiniz filmde başrolü Leonardo Di Caprio ile paylaşan o birbirinden jilet takım elbiselerin bir Türk tekstil firmasına ait olduğunu biliyor muydunuz:)) ESQUIRE dergisinin bile Inception için ayırdığı sayfada Who the hell made those suits? diye sorduğu muhteşemlikteki takımları!

Evet! Türk deri ve tekstili Washington’dan sonra(yoo Bush’a atılan ayakkabıyı kastetmiyorum:)) şimdi de Hollywood’da:))

Şaka bir yana, filmi izlerken dikkatle bakın, kostüm karakteri konuşturan en önemli unsurlardan biri sinemada ve kumaşından kesimine, gangstasından yakuzasına bir Türk firması orada!

Eskişehir orijinli olan ve film için özel hazırlanarak dikilen takımlar, ceketler ve gömleklerin tamamı TENNESSEE ve MARCO DONATI markalarının sahibi Çetintaş Tekstil’den. Nisan 2009 yılında Los Angeles’ta düzenlenen Globaltex fuarında bir çok önemli filmin kostüm tasarımcılığını yapan Jeffrey Kurland firmanın standındaki takımları ve kumaş numunelerini çok beğeniyor ve Los Angeles-Istanbul-Eskişehir sipariş trafiği başlıyor:)

Her ne kadar burada okuyabileceğiniz Esquire röpörtajında takım elbiselerin tasarımcısı Jeffrey Kurland ben şöyleyim ben böyleyim demekten bir kez bile Türkiye’yi ya da kostümlerin orijinini telaffuz etmemiş olsa da ben Çetintaş’a “Bravvo” diyorum:)

Bravoooo! Türk pamuğunun, kumaşının, derisinin kalitesi profesyonel gözlerden kaçacak gibi değil, bu zaten kocaman bir gerçek; tasarımda da yeni, yenilikçi, farklı ve cesur olabildiğimiz, PRımızı adam gibi yapabildiğimiz gün çok güzel bir gün olacak!

| Boom Sıçana Dönmeden Önce Ne Giymiş?

Bu şapkayı Eminönü’nde kocacığımla rutin keşif gezmelerimizden birini yaparken aldık, şapkayı denerken satıcı amca bana “oo tekneniz mi var” dedi, önce şaşkınlıkla “huahah teknem olsa burada ne işim olur” diye düşündüm ama sonra amcamın ak sakalları gözüme takıldı, bu bir işaret olabilirdi! Hemen koştum bi yandaki Nimet Abla’dan piyango biletimi aldım:)) Rakamları söylüyorum: 774 244. Piyangocu arkadaş ve kocacım ağız dolusu gülerek böyle bir şeyi en son Zeki-Metin filmlerinden birinde gördüklerini söylediler:/ Ve evet halen teknem yok!

Dün bu şapkayı takayım dedim, İstanbul’da bazı semtleri haritadan silen anlık yağmurdan önce böyle de beyaz, böyle de denizciydim, şapkamdan olacak bana gele gele Nuh’un gemisi denk geldi:)) Tekne mi istemiştin Boom?!

Kıyafetin tamamı, detayları ve markaları için artık biliyorsunuz BOOM’STYLE‘a tık tıklıyorsunuz:)

| Haramiler Aranıyor :))

Dünkü postun yorumlarına bakıyorum da, meğer bizim hanımlarda ne macera dolu ne karanlık bir yön varmış!

Madem Boom ve haramilerin beylerin dolabına dalmasına bayıldınız, madem keşke ben de bu büyük yağmaya ortak olsaydım dediniz, madem gözünüz kara:) hadi o zaman, sıra sizde:)) Abi, baba, kanka, sevgili, eş ayırdı olmadan en az 1 erkek kıyafetiyle yaptığınız kombinleri styleboomblog@gmail.com a yollayın, haftaya bugün burada yayınlayayım:)

Boom yeni haramilerini arıyooor!

Not: Yüzünü göstermek istemeyen kanunsuzlar mailde belirtirse ben ilgilenirim:) İlla bloga sahip olmanıza gerek yok, çağrım tüm Styleboomerlara:)

| Boom ve Haramiler Beylerin Gardrobunu Yağmaladı!

Hani şu bardağın yarısını boş mu dolu mu görüyorsun optimizmi vardır ya, biz hanımlar ağzına kadar dolu da olsa(ki öyle bir şey mümkün olamaz:/) gardrobun hep “boş” kısmına denk geliriz, tam da bir yere çıkacakken “GİYECEK HİÇBİR ŞEY”imiz olmadığı acı gerçeği bizi beklemektedir:))

İşte bu gibi durumlarda panik yok sevgili Styleboomerlar, gardrobunuzun önünde kara kara düşünmeye son! Giyecek hiçbir şeyiniz kalmadıysa sevdiceğinizin dolabı ne güne duruyor, gün talan, yağma günü:) Biz bloggerlar bakın nasıl başlattık, sürdürmesi sizden:)

Harami başı olarak ben ilk kombin için kocacığımın pek değer verdiği gömleklerinden birini sınırdan kaçak geçirdim, baktım bir şey eksik, şapkayı da yanına kattım:) Gömlek KOTON, şapka KANGOL. İkincisi ise bana giyecek bir şey bulurken zorluk çıkaran sarı pabuçlarım hatırına, tam da kocacım giymek üzere aranıyordukii “a-aa o kirli ayol” dedim, afiyetle giydim:) Moda uğruna öl ya da öldür değil mi ama, ne yapacaksın:)

Tshirtün sahibi hele bir de sizi kızdırmışşa vur makası yakaya al sana Ajda’cığım seksapelinde bir kombin! Fashion Kido tam gardrobun önünde acı gerçekle yüzleşmişti kiii o da nesi:)) geçmişten gelen Sid Vicious ona göz kırpıyordu, tek yapması gereken yakaya bir modifikasyondu!

Şu an bir güzel tatil yapan DB Junk plajda bikini üzerine ne giysem diye düşünürken kocacığın dolabına göz dikiyor, suç üstü yakalansa da sonraki pozlar gösteriyorki zafer harami DB’nin ta ta ta taammmm!

Yetenek kumkuması Bilun bile bazen ne giyeceğini bilemiyor, işte o günlerden birinde “paşa” nişanlısının “paşa” gönlünden kopan paşalı bir tshirtü lacivert ve nar çiçeği ile kombinlemiş. Bir dakika önce İngilizce WHAT IS FASHION diyen Bilun, bir dakika sonra özüne dönüyor, Osmanlıca şıklaşıyor:)

Her ne kadar ata ninelerimiz “Sinek kadar kocan olsun başında bulunsun kızım” buyurmuşlarsa da sizler XL sevgililere sahipseniz(sahip ne demek haşa:p) sizden iyisi yok, resmen ekstra elbise sahibisiniz!

Stilize kocacığının çivit mavi gömleğini gökkuşağı renklerinde kemer ve mavi Melissa’larla, Alışveriş Cini ise uçuk mavi TOMMY HILFIGER gömleği kahverengi kemer ve kırmızı wedgelerle hareketlendirerek sezonun “gömlek elbise”lerine selam durmuş:)

Fiyonk düşkünü taze gelinimiz Fashion by Siu kendisinden bekleneceği üzere fiyongun dayanılmaz hafifliğine yenik düşerek damadın papyon ve üstelik smokin kemerini sahiplenmiş:) meşhur Suare gömleğine eklemiş! Moda Cadısı o ayılıp bayıldığımız stilini konuştururken sevgili gardrobundan faydalananlardan, sevgilinin PAUL SMITH JEANS gömleğiyle yaptığı layering sezonun favori trendlerinden!

Bu yağmada bana eşlik eden biricik haramilere teşekkür ediyorum, hem eğlendik hem giyindik:) Sıra sizde, gözlerinin yaşına bakmayın hanımlar:p

| BOOM’UN SİHİRLİ LAMBASI :)

Tatlı mı tatlı bir arkadaşım ta ne zaman benden post istemişti, bir Wishlist hazırlasana dedi, bir türlü fırsat olmamıştı:) İşte sonunda baktım dileklerim sürekli değişiyor ve üstel şekilde artıyor:)) bekledikçe durum daha da vahim oluyor, bu mübarek günde hop ilk aklıma gelenlerle yaptım:) Aslında ben ne dilerim sevgili Styleboomerlar? tabii ki pabuuuuç:))

Şu son 10 dakika için de bakın neler dilemişim:)

1) iPhone :)
2) Nicholas Kirkwood, Charlotte Olympia ya da Christian Louboutin pabuç
3) Zümrütten herhangi bir şey
4) Elie Saab’dan ağıııııııııııııııııııır mı ağır, şöyle taşırken can vereceğim bir tuvalet:)
5) Bir CHANEL tweed ceket
6) Kırmızı ya da siyah bir Lady Dior
7) Batya Kebudi sembol yüzüklerden
8) Bahar Korçan for Model Pırlanta melek yüzüklerden
9) Klasik bir Aston Martin
10) Gemiyle dünya seyahati

…ah çok teşekkür ederim, çok incesiniz, ne gerek vardı” demeyi nasip eyle Tanrımmm:)

Hadi bakalım sevgili Styleboomerlar size de 3 dilek hakkı veriyorum, dileyin görelim:))