Günlük arşivler: Temmuz 7, 2010

| PARIS COUTURE HAFTASI | CHANEL – Dost Başa Düşman Ayağa-

Sabah sabah bi doz CHANEL alayım şenleneyim dedimki, o da nesi, çimdikleyin beni!?

Tamam tamam kumaşlar enfes, işçilik anlatılmaz yaşanır, o payetler ışığı 50yle çarpıp yansıtır, o işlemeler için nice gözler kör olmuştur, peki ama o ayakkabıların korkunçluğu, o etek boyunun en sevmediğim yerde olması, o kıyafetlerin modellere 1 beden büyük gelmesi nedendir?! Kaiserim o çok sevdiğin diet kolayı fazla mı kaçırdın ne oldun? Gözlerimi ayakkabılardan(ki bu kadar anlamsızını en son Louis Vuitton’un tüylü sabolarında görmüştüm) alıp detaylara geçiyorum… Geçmeden önce o pabuçları alıp atıyorum, etek boyuna da makası vuruyorum!(zaten garanti podyum dışında öyle olacak bu kostümler:))

Koleksiyon ortaçağdan ilham almış, renkler mücevher parlaklığında, aksesuarlar dolu dolu. Ortaçağ köylüsünden derebeyliklerine, oradan da kraliyete uzanan bir sosyal kast şeklinde evrimleşiyor koleksiyon, tüvitler kadifelere, kadifeler payetli, kürklü ve kristalli satenlere dönüşüyor… En üstteki fena elbise de sanırım koleksiyonun ay aman sarayın soytarısı! İster köy, ister kasaba, ister saray, aynı kalansa hep o pabuçlar:)

Son dönemlerde sıkça kullandığı bolero cut üstler, yüksek beller ve japone kollar göze çarpıyor. Neyse yine ne varsa sarayda var, bir iki parça Coco’yu kurtarıyor.