Aylık arşivler: Eylül 2010

| "BİLUN ŞEN"LİKLERİ BAŞLASIIIIIN!

Bizim evde başladı bile:)

Ben saçımı, başımı, yakamı, kolumu Bilun Design‘la şenlendirdim:)) Siz de sizin evin neşesini, kendinizi şımartacak cicileri, arkadaşınızı havalara uçuracak hediyeleri, “ne alsam ne alsam” düşünce baloncuklarınızı pıtır pıtır patlatacak seçenekleri ve kocamaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan ama kocamaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan yani nasıl anlatsam bilemiyorum evren kadar, baba kadar, kollarınızı iki yana açın işte o kaddar kocaman bir kalbi ve kahkayı BİLUN DESIGN’da bulabilirsiniz:))

Üstelik bu şahaneleri artık sadece nette değil, “ayy şunu da burama takayım, dur bunu da şurama iliştireyim ” diyerek, dokunarak, koklayarak, deneyerek yeni butiğinde GALATA’da bulabileceksiniz! Bilun sizi bekliyooooor:) Teker teker değil topar topar gelin:) Sana bol kazanç, bol hayal, bol peri, bool bol huzur diliyorum yeni yerinde cici Bilun!

BİLUN ŞEN
Serdar-ı Ekrem Sokak No:4 Kat:1
Galata
www.bilunsen.com

Bu tac bana özel!
Tatilde gecenin körunde TVde bir dizinin fragmanında görüp yamru yumru bi foto çekip, utanmadan Bilun’u arayip “böle nasil anlatsam böle böle” diye saçmalayıp kapatmamdan sonra tam da hayal ettiğim şekilde yapıldı kih kih:)

Şu an Bilun’dan önce, Bilun’dan sonra sendromuna tutuldum, bi süre taçlarımla ayna karşısındayım, pozlar filan, dönücem:)

| MAKE ME BEAUTIFUL | VICHY Sözünüze Karşılık Hediyenizi Yolluyor!

GÜZEL GÖNÜLLÜLERİME YORUMLARI İÇİN TEŞEKKÜRLEER!
RANDOM.ORG A GÖRE ÜRÜNLERİ BİZLER İÇİN DENEYECEK VE İZLENİMLERİNİ PAYLAŞACAK İSİM 54 NUMARALI NİLAY!
EVET NİLAYCIM SÖZ SENDE AMA ÖNCE
styleboomblog@gmail.com a BİR ADRES RİCA EDİYORUUUM:)

Markalar bize sık sık promosyonlar yolluyor hanımlar biliyorsunuz, biz kullanalım, fikirlerimizi sizlerle paylaşalım diye. Bu defa sistemi biraz değiştirelim dedim, hep blogları olanlar yazacak değil ya:)

VICHY, aranızdan

  • tarafsızlığına
  • kalemine
  • titizliğine
  • sözüne

güvenen bir Styleboomer’a 3′lü NORMADERM serisini adrese teslim hediye edecek, sonra da hem biz hem onlar size kulak kesileceğiz.

Tek yapmanız gereken Çarşamba 20:00′a kadar buraya “ben kullanayım, gönüllüyüm, ben yazayım” diye bir yorum bırakmak, sonra Random.org‘un belirlediği şanslı okuyucu olmak ve son olarak da tam 21 gün bu ürün grubunu düzenli kullanıp Styleboom severler için yazmak!

Yazınızla STYLEBOOM’un koltuğuna oturacaksınız, böylece biz de bu setle ilgili artılar, eksiler, memnuniyetler, öneriler neler “gerçek tüketici”den yani sizden duymuş olacağız:))

Gelelim ürünlerin özelliklerine;
özellikle akneden muzdarip yağlı cilt problemlerine üç etkili bakım vaad eden Normaderm Triactiv cildi hem matlaştırıp hem nemlendiriyormuş. 129 kadının sadece 7 gün içerisinde daha sağlıklı görünen bir cilde kavuştuğunu klinik deneyler göstermiş. Bakalım sizin fikriniz ne olacak?

Normaderm Jel Temizleyici ve Normaderm Tonik ise cilt bakımının en önemli aşaması olan temizlik için öneriliyor. Jel temizleyici derin temizlik yaparak sivilce ve siyah nokta oluşumunu azaltıyor, tonikle cilt sıkılaşıyor, gözenekler daralıyor.

Hadi bakalım sevgili hanımlar SÖZ sizde, Styleboomun sayfası 20 Ekim Çarşamba günü içinizden birinin emrine amade:)

| KAĞIT TAŞ MAKAS! … MODA

Alithia Spuri-Zampetti

Babacığımın benim çok akıllı bir kız olduğuma dair inancı sebebiyle akranlarımdan çok once 1. sınıfı atlaya coşa başla(tıl)dığım ilkokul yıllarımdan doktoranın kör kuyularında geçen günlerime kadar elimden geçen kağıt sayısının haddi hesabı yok ama biriyle bile tuzluktan öte bir tasarım yapmak, yapıp bir de üstüne moda yaratmak aklıma gelmedi! Ben o kağıtları sonsuza giden integraller için heba ederken ALITHIA SPURI-ZAMPETTI isimli öğrenci 2008 yılında Central Saint Martins mezuniyet koleksiyonunda kağıt ve köpükleri kullanarak yaptığı yukarıdaki şaheseri podyuma çıkarıyor, yaratıcılığıyla VALENTINO’da iş sahibi oluyordu.

Esasen giyimde pamuk, yün ve deri esaslı geleneksel tekstil malzemelerinin yanına yeni ve alışılmadık materyaller uzun yıllar once eklenmeye başlandı. 1960’larda daha sonraları PACO RABANNE olarak büyük isim yapacak olan Francisco Rabaneda Cuervo alimünyum ve metal yapraklar kullanarak couture kıyafetler yarattı ve modada yeni bir yüz yıl başlattı. Bu durum moda tasarımcılarına sanatlarını kıyafetler üzerinden çok daha farklı, çok daha sınırsız tasarımlarla anlatma olanağı sundu.

Balenciaga

Henüz 25 yaşındayken moda dünyasını şok edecek bir sürpriz olarak yüzyıllık moda devi BALENCIAGA’nın baş tasarımcısı ve kreatif direktörü olan Nicolas Ghesquière son yıllarda farklı materyalleri yaratıcılığın son noktasında kullanıyor ve bunu oldukça geleneksel bir modaevi altında yapıyor: Sonbahar 2010 için hazırladığı son hazır giyim koleksiyonunda sentetik köpükler, yemek kutuları ve inanmayacaksınız ama bizim kuşağın çocukluğuna gömdüğü formikaları kullanarak hem de oldukça giyilesi kıyafetlere imza attı.

Bunun yanında kimyasal işlemlerden geçirterek deri özelliği kazandırdığı play-doh oyun hamurundan yaptığı yüksek topuklu ayakkabılarıyla olay yarattı! Benim oyun hamurlarıyla koltukları lekelemem sonucu annem de olay yaratmış, ayakkabı olmasa bile en esaslısından bir terlik izi tasarlamıştı anımsıyorum…

Hüseyin Çağlayan

Hazır İstanbul’u ve İstanbul Modern’i şereflendirmişken aykırı materyallerle nasıl kıyafet tasarlanabilir görmek için konunun maestrolarından birini, HÜSEYİN ÇAĞLAYAN’ı ziyaret ettiğinizi umuyorum! Swarovskilerle süslü bir elbiseye gömülen 15 .000 LED ampulün yarattığı dünyanın en ışıltılı kıyafetini, ahşabın once bir sehpaya ardından bir eteğe dönüşümünü, uçak yapımında kullanılan malzemelerle uzaktan kumanda kontrollü bir elbiseyi yakından inceleyin. Unutmayın dokunduklarınız sadece birer kıyafet ama materyaller devrimsel.

Iris van Herpen

Bir diğer “material girl” ise IRIS VAN HERPEN, onu Alexander McQueen’in tahtında görmek istiyorum, çünkü hayalgücü pamukla sınırlı değil: motor kayışı, zincir ve lastikleri dokuyarak yarattığı kıyafetler, altın plakalarla ışıldayan silüetler onun imzası. Asya kökenli modacılar ise bu ligin duayenleri, her biri ayrı birer yazı konusu!

Gareth Pugh

Demir, bronz ve bakır gibi metal malzemeler kumaşla birlikte en sık kullanılan materyaller, peki ya altın? Burada sözünü ettiğim kıyafetin üzerine sallandırdığınız bir kolye vs. değil, kumaşın üzerine desen olarak basılmış saf altın! JASON WU’nun Sonbahar 2010 koleksiyonunda elbiselerin üzerinde görülen altın rengi desenlerin, altın rengi değil bizzat 24 ayar altın olduğunu biliyor muydunuz? Lake kıvamında inceltilerek yine kimyasal yollarla kumaşı yakmadan kıyafetlerin üzerine mürekkep lekeleri gibi basılmış. Simya bu olsa gerek!

Geleneksel tekstil malzemelerine eklenen yeni mateyallerle birlikte moda artık yalnızca tasarımcı, stilist, kalıpçı, terzi değil, bunların yanında kimyager, demirci, elektronikçi, düz kontakçı da barındırır oldu. Kısacası son ütücüye giden yol daha da uzadı:))


[Bu yazı Radikal Tasarım Dergisi Ağustos Sayısı'nda yayınlanmıştır]

| İPEKYOL’UN YARATICI KOMBİNLERİ BELLİ OLDUUU:)

Öncelikle sizin de keyif aldığınızı düşündüğüm bu mini oyuna katılımınız için teşekkürler hanımlar, birbirinden güzel kombinler yaptınız, bir ara ben de seçeyim diyecek oldum ama bir türlü 15′in altına inemedim ne güzel coşmuşsunuz:)

Dün İPEKYOL kombinleri değerlendirdi veee CANSU SERTKAYA ve ÖZGE ALTAY‘ın kombinleri birinci seçildi:)) Hanımlar güle güle giyinmeden önce maillerinize bakın lütfeeen:) Bu güzel kombinler aynı zamanda İpekyol Look Facebook sayfasında da tüm İpekyolseverlerle paylaşılacak! Ünlü oldunuz hanımlar huu:))

İPEKYOL kombinleri seçerken renk, doku, materyal bütünlüğü, kombinlerde aksesuar kullanımı ve bu aksesuarların birbiriyle uyumu kriterlerini göz önünde bulundurmuş. Detaylari şık bir şekilde vurgulayan sade kombinler tercih edilmiş. Aşağıda bana yollanan tüm kombinlerin mozaiklerini görebilirsiniz, ayrıca unutmayın burada kazanamamış olsanız da Lookbook’u kullanarak yarattığınız kombinlerin bir çıktısıyla İPEKYOL‘a gittiğinizde %15 indirim kazanıyorsunuz. Yeni sürprizlerde görüşmek üzereee:)

| DEMET ve GİZEM’DEN STYLEBOOM’U HAVALARA UÇURAN ŞAHANELER:)

Bir blog ya da kendi adıma konuşayım, bu blog okuyucularından bir tanecik yorum aldığında, bir soru sorulduğunda, onlar da bir ucundan bu bloga dahil olduğunda ne kadar mutlu oluyor tahmin bile edemezsiniz sevgili Styleboomerlar! Hele bu paylaşım bir de aşağıdakiler gibi emek dolu bir sürpriz içerince siz beni direk atmosferin üst katmanlarında, bulutların arasında arayın, ööööyle uçmuş oluyorum:)

DEMET VARLI 11 Eylül’de bana yukarıdaki resimleri göndermişti “Sanal Boom” başlığı altında:) Boomstyle kombinlerini Stardoll sitesini kullanarak yeniden yaratmış ve inanılmaz da güzel olmuşlar! Bu sitede bir bebeğiniz oluyormuş, Demet’in bebeği de benim hihooo:)) Bu bebeği yaratıyor, ev sahibi yapıyor, ona şahane kıyafetler alıyorsunuz ve kendi albümünüzü yaratabiliyorsunuz:) Bence siz de deneyin! Beni sanal bir bebek yaptığın ve bir güzel süslediğin için teşekkürler Demet’cim:)

PANOYA TAKILANLAR blogunun sahibesi Gizem Kazancıgil ise biz bloggerları çizgi karakterlere dönüştürmüş! Bir çizgi film ve çizgi roman hastası olan Styleboom da çıldırmış! Bir dolumuz karikatürize hallerimizle PANOYA TAKILANLAR‘dayız:) Nasıl olmuşuuuz:))

Yetmemiş Gizem bir de hepiciğimize güzel birer kapak yapmış! En sevdiğim elbiselerimden biriyle kapaktayım hohhoyyt, ve kapakta “Boom’dan Yine Bir İlk” manşetine ba-yıl-dımm! Teşekkürler Gizem, bir Pazar günü ancak böyle renklenebilir, neşelenebilirdi:) Zaten bir Styleboom dergisi üzerinde çalışıyordum, iyice gaza geldim şimdi kapak filan:)

Vallahi sanal halim Simone’yle, çizgi halim Bianca’yla yarışır:p

| TREND RAPORU | Bi Çile Yün, 6 Numara Şiş, 2 Düz 1 Ters:)

Evim evim güzel evim yazları serin ve doğal klimalı, kışları sıcacık ve kupkuru olmasına rağmen
mevsim geçişlerinde buzdolabından farksız, o sebepten şu an anneanemin bana “Kızım hanımını çağır bakiim. evin hanımı nerede?” diye sorduğu(ki bu hikayeyi ayrı bir postta paylaşacağım) o korkunç görüntülerden biri içindeyim: üst üste ve kat kat, asimetrik diyerek şıklaştırmaya çalışmayayım yamru yumru bir halde:)) Ve yine o sebepten olacak size bu trend raporunu uygun gördüm hanımlar, içim ısınsın yafu:p

Chloe — Derek Lam — D&G — Maxmara — Prada
Salvatore Ferragamo — Tory Burch — Rag&Bone — Micheal Kors

Kış sezonu bizi kocamaaaan, pufur pufur örgüler bekliyor! İçinizde ister dantelli elbiseler, çiçekli şifonlar gibi şık ve romantik parçalar, ister belinizi açıkta bırakan kolsuz beyaz tshirtler olsun, üzerinize mutlaka kalın yün örgü kazak, hırka, şal, panço, pelerin almadan çıkmıyorsunuz:)

Hatta o kocaman kazak ve hırkaları ince feminen kemerler, gösterişli broşlarla süslüyor, yetinmiyor saçınıza örgü saç bantları, elinize uzun örgü eldivenler takıyorsunuz, yeterki 6 numara şişle örülmüş olsun:)

Yukarıdan Chloe’nin pelerini, Derek Lam’ın kendisi dahil baştan ayağa hepsi, Micheal Kors’un monokrom şahaneleri ve D&G’nin geyik motifli örgü tulumları benim olsun!

Tabii podyumda 20 kiloluk kızlara koca yünleri giydirseler de bit kadar duruyor, o sebepten aynada yaşayacağımız ilk anlardan ürkmeyelim hanımlar, alışacağız.

Şahsen ben kalın örgüden hiç ama hiç hazzetmem çünkü beni hemen basar, çok da hızlı hareket ettiğimden hemen “ayyyhhh yandım” olurum, ayrıca Ankara’da yetişmiş ve (-) derecelere alışmış, tüm ama tümmm üniversiteler kar yüzünden tatil olurken kar altında inatla eğitime devam etmiş bir ODTÜ(!)lü olarak İstanbul’da kolay kolay da üşümem, moda uğruna bakalım bu küplerin altına girebilecek miyim yoksa yine triko inceliğinde yünlerle mi devam edeceğim, e artık onu Boom’Styleda göreceksiniz:)

Yukarıda size mağazaların yeni sezon kataloglarından bir kaç seçmece, ya da aşağıdaki gibi old school takılacağız sevgili “Ören Bayan“lar! Hadi bakalım ya mağazalara koşun, ya anneciğinizi arayın çay saatlerinde şiş power ortaya çıksın. Bu arada eş ve çocuklarınızı ihmal etmeyin, unutmayın 50lerde ne modaysa o moda:)

[Görseller:style,fashiongonerogue,ipekyol,herry,twist,koton,fabrika,zara,mango,google]

| HEDİYE | İçindeki İpekyol Kadınını Yolla!

DEĞERLENDİRME BAŞLADI:) KOMBİNLERİNİ GÖNDEREN HERKESE ÇOOK TEŞEKKÜRLER

Pazartesi — Salı — Çarşamba –Perşembe — Cuma

Belki her gün aynı koşturma, belki hep bir şeylere yetişen, yetişemediğine kızan, belki işi eve, evi işe götüren, belki her sabah güzel bir kahvaltı edemeyip sadece kahve ya da gevrekle yetinen, belki hep haftasonunun hayalini kuran, ya da belki Pazartesiyi iple çeken belki diğerinden hiç bir farkı olmadığını düşünen bir kadınsın.

Ama aslında her gün, ve günün her saati farklı bir kadınsın. Şimdi bu yazıyı okurken bir dur ve cevap ver:

  • Bugün günlerden ne?
  • Saat kaç?
  • Şu an ne yapıyorsun?
  • İçinde hangi kadını hissediyorsun?
  • Bırak İPEKYOL o kadını giydirsin:)

Tek yapman gereken

  • bir Styleboomer yani bu blogun izleyicisi olman(sağ alt köşede İzle butonuna tık tık:)
  • yukarıdaki soruların cevabını buraya yorum olarak bırakman
  • ve o meşhuuur İPEKYOL LOOKBOOK‘una tıklayıp, kendi kombinini yapıp resmini kaydederek 26 Eylül Pazar gecesine kadar styleboomblog@gmail.com adresine yollaman!

İPEKYOL yollananlar arasından İKİ kombini seçecek.
Bu şanslı kombinlerin yaratıcıları kullandıkları parçalardan 150TLyi geçmeyecek bir tanesinin sahibi olacak.

Pazartesi günü tüm kombinler burada Styleboom’da, İPEKYOL tarafından seçilen İKİ tanesi ise İpekyol Look Facebook sayfasında yayınlanacak:)

Cumartesi — Pazar

KULLANMA KLAVUZU:
İPEKYOL LOOKBOOK’TA NASIL KOMBİN YAPACAKSINIZ:)

Resimlere tıklayın görün hanımlaaar, kombinler yavaş yavaş geliyor, hadi bekliyorum. Bir yorum ve bir mail:)