Günlük arşivler: Şubat 7, 2011

| Çanta Dediğin Dik ve Mağrur Olsun:)

Formspringde bir kaç soru hiç çantalarımdan bahsetmediğim hakkında gelmişti. Çantaların büyük önem taşıyan birer aksesuar olduğu yadsınamaz ama heyhat ben hiç bir zaman bir çanta tutkunu olmadım, daha doğrusu onlar için ayakkabılar kadar yamulmadım:) Hele bir de o eskilerdeki “ayakkabı ve çanta uymlu olmalıdır” zorundalığı demode olunca ooh iyice bir rahatladım:)

Yine de çantalarla ilgili vazgeçemediğim önemli kriterlerim var:

  • öncelikle kesinlikle çok büyük çantalardan hoşlanmıyorum, kendim zaten bit kadarım:
  • sonra asla ama asla bohça gibi çanta sevmem, zaten hayatım sürekli sabretmekle geçiyor, çantamda bari aradığım şeyi hop diye bulayım, bir dipsiz kuyunun dibine dalmayayım
  • bol gözlü ve formlu çantaları severim, böyle bir yere bıraktığımda jöle gibi eriyip büzülmeyecek, dik ve mağrur koyduğum gibi duracak kısacası bir tabanı olacak:))
  • genelde renk renk porföy ya da anvelop çantalardan hoşlanırım, üniversitede bile bu tür çantalar kullanırdım o yüzden küçük çantaya etkin sığışmanın yodası sayılırım

Çantalarla ilgili en büyük derdim ne yaparsam yapayım evde onları etkili şekilde yerleştiremiyorum, hep ya üst üste düşüyor ya yan yana duramıyor, bazen kırılıyor ama illa bir kaçı diğer bir kaçının ekmeğiyle oynuyor! Yazlık-kışlık tanzimi yaparken sürekli benden “a-aaaa” sesleri çıkıyor, “bu da vardı doğru ya” şeklinde:)

Gelelim çantamın içindekilere:) Çantamdan ayırmadıklarım tabii ki telefonum(esasen o genelde elimde:)); kimliklerim; kart ve buruşmuş paralarımı muhafaza eden mini filli kesem;
mini not defterim ve kalem; daralınca saçlarımı hop diye toplayayım diye herhangi mini bir toka; sürekli dudaklarımı yediğimden o gün hangisini sürdüysem onun ruju; mini fırça setim;
Nivea dudak koruyucum; kartvizitliğim; kolonyalı mendil vee düğün gecesi altın kesemize bir arkadaşımın hediye olarak attığı üstü kalpli ev anahtarlığım(onu çok seviyoruum:))

Sizin çantanızı döksek ne çıkar? Hadi bakalım:)

| YILDÖNÜMÜ | GO MONGO’dan Sevgililer Günü’nde Romantik Bir Yemek!

Styleboom’un 2. yıl şenlikleri devam ediyooor, biri bitmeden biri başlıyor:)

Bu defa 1 şanslı Styleboomer’a çok özel, çok şık, çoook romantik bir hediyem var:
14 Şubat Sevgililer Günü akşamında Suadiye GO MONGO‘da hem enfes, hem çok romantik başbaşa bir yemek, yanında tatlısı, şarabı oooh mis hediye:) Size kalan sadece güzelleşmek, giyinmek, süslenmek (çünkü şahane fotolarınız çekilecek:)) sonra daa bakışa bakışa afiyetle yemek!

Üstelik kanbersiz olmasın diye sizi karşılamak, tanışmak, yemeğe geçene kadar sohbetleşmek vee o geceyi ölümsüzleştirecek ve daha sonra burada blogda konuk edecek fotoğraflar çekmek için Styleboom da orada olacak! Merak etmeyin hemen sonra “kara kedi“liği bırakıp ayrılacak:)!

Pekii bu hediye acaba hangi Styleboomera ve sevdiceğine gidecek:)
  1. Öncelikle bu blogun değerli “İzle”yicilerinden olmalısınııız,
  2. Sonra aşağıdaki sorumun doğru cevabını 9 Şubat Çarşamba geceyarısına kadar buraya yorum olarak bırakmalısınız:
Styleboom Go Mongo’nun düzenlediği ve Malezya yemeklerinin tanıtıldığı bir davete gitmişti, o davetde çok özel yemekler yapan dünyaca ünlü Malezyalı şefin ismi acaba neydi? [İpucunuz bu defa BOOM’STYLE ‘da:) ]

(*******) Bu hediye yalnızca GO MONGO SUADİYE‘de sadece 14 Şubat akşamı için geçerlidir. Sevgili çiftimiz restorana geldiklerinde ve yemek öncesinde fotoğraflanacaklardır. Ulaşım, tarih ya da fotoğraf konusunda hassasiyeti , engelleri olan sevgili Styleboomerlar lütfen diğer hediyelere yöneliniz:) Bol şans!