Günlük arşivler: Mayıs 7, 2011

| KOTON Beni Sultanıma Kavuşturdu!

Sanırım Salı günü hayatımın ennnnnnnnnnnnn güzel ve heyecanlı günlerinden birini yaşadım:)) Sonunda evet sonunda çok küçücükken İzmir Fuarı’ndaki karşılaşmamızı saymazsak Sultanımla bir araya geldim:) KOTON’un “Bir Türkan Şoray Filmi” isimli Şoray baskılı tshirt koleksiyonu şerefine!

Her şey çook güzeldi, Şoray buğulu gözleriyle geldi, inanılmaz tatlı, asil, sevecen ve mütevaziydi. Gerçek bir kraliçe nasıl olabilirse işte öyle. Koray Caner’in bıyıkları bile daha bir jöndü o gün, kimin arşısında olduklarını bilir gibiydi. Ve beeen:) Aslında çok hastaydım, başım fılfır fılfır dönüyordu, bir Yeşlilçam klasiği olan o assolist sahnesinin petek petek döndüğü kareler olur ya işte öyle:p Kısacası ben de ortama uygundum. Bool bol sohbet ettik, bu tshirtlerden çok önce de onun baskıları olan broşlarımız, çantalarımız vs olduğunu anlattık, çok sevindi. Şoray’ın bu projeyi kabul etme sebebi bu tshirtler aracılığıyla onu seven herkesin kalbinin üstündeymiş gibi, sanki sevenlerine sarılmış gibi hissetmesiymiş.

Yukarıda daaa benim favorilerim:)

Veee beklenen an! Sultanım bana “ne kadar hoşsunuz siz” dedi, kalbim güp güp attı, bayılmışım.. Pıt! Ayıldığımda şu fotoları çektirdik:)

… ve baş başa:) Ne diyebilirim “Çok Mesudum Sevgili Styleboomerlar!”

| KOLEKSİYON | Süleyman Demirel "Ten ve Kan"

Maalesef bazı yörelerimizde hala yaşanan ve bu gerçekle hayatımıza devam ettiğimiz “Recm” pek çok kez filmlere, kitaplara, belgesellere konu oldu. Bu defa ise bir koleksiyon “Recm” üzerine kurulmuştu.

SÜLEYMAN DEMİREL, ilk kişisel defilesine çok etkileyici hatta gerçekçiliğiyle sinir bozucu bir kısa filmle başladı. Sonrasında kanlı ayakları anımsatan kırmızı lekeli çoraplar ve yüksek ökçeler içinde modeller podyuma bir bir çıkmaya başladı. “Ten ve Kan” kıpkırmızı ve ten rengi şatafatlı dantellerde hayat bulmuştu ve recm morları… Koleksiyondan en beğendiğim parçalar aşağıda.

Süleyman Demirel, üzerinde sanıyorum fazlasıyla hayran olduğu John Galliano’nun bir fotoğrafı olan tshirtü ile seyirciyi selamlarken, yine tıpkı onun gibi “bu podyum benim” dercesine kendine güvenli bir yürüyüş yaptı ve alkış aldı. Koleksiyon renkleri, dantellerin güzelliği ve temasıyla gayet güzeldi, artık alışık olduğumuz ve ticari kısmı da göz ardı edemediğimiz üzere kimi zaman fazlasıyla kitschleşse de çoğunluğu zarif ve hareketli parçalardan oluşuyordu.

Defileden hemen önce backstage oldukça hareketliydi. Demirel, en ufak ayrıntıya kadar her şeyle tek tek ilgilendi. Gerçek hayatta olamayacağını bilmek ne acı ama podyumda kadınların üzerine güller atılarak defile sonlandı.