Günlük arşivler: Temmuz 14, 2011

| ATOS-PORTOS-ARAMİS :)

Günaydın sevgili Styleboomerlar! Bugün blogu bu 3 silahşöre ayırmaya karar verdim:) Neden mi? Önce sözüm size hanımlar, hep ben hep ben nereye kadar, elinizin ucundaki sevdiceğiniz, beyaz atlı prensiniz için de var moda, stil, trend, tamam biraz sabit fikirliler ama onu da aşmak size kalmış! Sonra sözüm beylere, 21. yüzyıla geldik, hala “ya şu İtalyan erkekleri yok mu, oww, wooow, hiiii” dedirtiyorsunuz bize, ama böyle olmaz ki beyler, biraz çaba:)) Aynı kara kaş, aynı kara göz var madem, azıcık giyinmeyi, renklerle dansetmeyi, detaylara dikkat etmeyi öğrenmekte ne var!

İşte bu iki sorunun çözümü için sizi yukarıdaki ilk iki beyefendiye havale ediyorum! NICE THINGS FOR NICE BOYS blogunun sahibi Ufuk Onur ve MEN’S FASHION blogunun sahibi Ozan Türkiye’de çerçevesini, çizgisini bozmadan, sadece ce sadece erkeklere, erkekler için “erkek modası” yazan iki blog!

NICE THINGS FOR NICE BOYS yeni trendlerden haber veriyor, erkekler için giyim/kuşam meselelerini masaya yatırıyor, yetmedi merak ettiğiniz/beğendiğiniz pek “tatlı çocuk”larla söyleşiler yapıyor, yanında şu memleketimde zaten sadece 1-yazıyla bir- tane olan onun da editoryal sayfaları yetişmeyen erkek dergisiyle yarışır enfes editoryallere imza atıyor!

MEN’S FASHION ise kapsamlı trend raporları, daha da önemlisi stili ipuçları, kişisel stil postlarıyla kombin ilhamları almak için birebir. Sevgilileri giydirmek zor hanımlar, bi kere baştan nato kafa nato mermer oluyorlar, bazen nuh diyor peygamber demiyorlar, ee hal böyleyken MEN’S FASHION dopingi alıp, silahları iyi kuşanmak, erkekte stil yaratmak için ipuçlarını almak şart!

Üçüncü silahşör MODAFOBİK ise hayır erkek modasını değil kadın modasını da değil, “moda”yı çok ama çok başka bir dilden anlatıyor, hatta bazen gülmekten yerlere yatırıyor:) Bunu anlatabilmem için kelimeler yetmez, mutlaka okumalısınız! Modanın komik/trajik/ironik halleri, “oğlum/kızım büyüyünce de giyersin” travmalarından, moda tarihinin şaşırtan hallerine, kötü saç günlerine, takip ettiğiniz bloggerların yaşlanınca neye benzeyeceğine kadar pek çok şey onun satırlarında! Uzuuuun yazıyor o yüzden uzun uzun bayılıyorum. Ve buradan itiraf ediyorum modayla ilgili pek çok şey okumuş, yalayıp yutmuş, 33 yaşına gelmiş biri olarak ben bile ondan bir dolu şey öğrendim!

Aslında bu beyler yeni değil, uzun zamandır blog yazmaktalar ama bu uzun zamanda hep gelişip, yenilenip, daha da güzelleştiler, yine de o ilk çizgilerindeki tadı korudular. Yazması zor, okutması zor konularda “en iyisi” olabildiler. O yüzden her yeni gün postlarını heyecanla bekliyor, okudukça okuyorum:)