Günlük arşivler: Eylül 12, 2011

| Roma’ya Varış

Pegasus Havayolları 12:05 Roma uçağını beklemeye koyulduğumda aklımda şu vardı: neden ama neden daha erken bir saatte değil uçuş? Çünkü gezecek görecek çok şey bekliyordu beniiiii. Tek tesellim Roma’ya indiğimizde saatleri 1 saat geri alarak bünyeyi kandırmak oldu:p Bugün giderken ne giymişim, nelere rastlamışım vee ulaşım ve konaklamayı nasıl halletmişim onu anlatacağım. Şehir turu gelecek postlarda:)

Eh biz Roma’yı görmeye gidiyoruz, Roma da bir gıdım olsun bizi görmesin mi:) Boynumda İstanbul fularımla ülkemi bir güzellik kraliçesi edasıyla en iyi şekilde temsil ettim oralarda, bir de dünya barışı olsun istiyorum desem tamamdım yani:) Fular BKG İstanbul Koleksiyonu‘ndan, ve evet çook dikkat çekti:)

Beni Twitterdan takip edenler bavula giren “topuksuz” pabuçları görünce şaşkınlığa gark olmuşlardı zaten, ve evet yol için beyaz KEDSleri tercih ettim, pek rahat, oh mis:) Ayakkabıya iliştirdiğim broş AGATHA.

Heyhaaaat Roma’ya ayak bastım sevgili Styleboomerlar, Fendi, Gucci, Salvatore hepsi de kapıda karşıladı, sağolsunlar:) Bluz PULL&BEAR, etek MANGO, kemer ve broş TWIST, şapka YAEL MOREL. Bu etekle inanılmaz rahat ettim!

Roma’da havaalanından direk tren istasyonuna geçiş yapabiliyorsunuz, orada isterseniz daha önceden online olarak da rezervasyon yapabileceğiniz, ama iner inmez de ister insanlı ister otomatik gişeden hop diye biletinizi alabileceğiniz LEONARDO EXPRESS sizi 30-35 dk içinde şehirde Termini bölgesine götürüyor. Termini bir ana arter gibi, her yere metro, otobüs, tramvay mevcut oradan, ayrıca araba/motor/bisikler kiralayabileceğiniz pek çok acenta da. Bir de metronun içinde kocaman bir alışveriş merkezi var, dönüşe saklayın derim! Kolyem NİLİ SILVER, bir önceki posttan hatırlarsanız, broş TWIST.

Roma’da işaretleme ve sinyalizasyon, bir de İngilizce pek başarılı değil bence, ama tabii sonuçta pek çok sembol uluslararası olduğu için rahatlıkla treni buluyorsunuz, si aşağı gratzie yukarı işlem tamam. Tavsiyem insanlı gişelerdeki deli kuyrukları beklemeden, bizim jetondu, akbildi olaylarını hallettiğimiz otomatik gişeler gibi olanlardan hızla biletlerinizi almanız. LEONARDO EXPRESS yarım saatte bir kalkıyor ve havaalanından Termini’ye gidiyor. Hop! İner inmez karşınıza çıkan Tourist Info noktasından bedava haritanızı almayı unutmayın:) Ve diğer Tourist Info noktalarını harita üzerinde işaretlettirin derim.

Termini’de indikten sonra rotanızı konaklayacağınız yere göre sizin belirlemeniz gerekiyor: tavsiyem mutlaka ama mutlaka “Centro Storico” yani Old City’nin kalbinde bir bölgede konaklayın, böylece görülecek her yere yürüyerek ulaşabilirsiniz. Biz PIAZZA NAVONA bölgesinde bir ev tuttuk ki bu bölgeyi çok feci tavsiye ederim:) Ve ona en yakın durak olan SPAGNA yani İsanyol Merdivenleri’nde inip bir taksiyle eve yollanma kararı aldık. Amaaaaa…

Ama Spagna durağında metrodan inip de merdivenlerden dışarı çıkınca şu yukarıdaki manzarayla karşılaştık! Her meydanda ağzı açık ayran budalasına dönüşeceğimizi garantileyen İSPANYOL MERDİVENLERİ! Burayı daha sonra uzuun uzun anlatacağım. Eh bunu görünce şapşal gibi taksiye bineceğimize hadi yürüyelim bakalım dedik:)

Yürürken gördüğümüz hangi bir şeyin fotosunu koysam bilemiyorum. Romalılar zamanında yememiş içmemiş binalar, heykeller, havuzlar yapmış, freskler, çiçekler, mozaiklerle donatmış. Ve bunların hepsine ihtişam ve ebediyet katmış. Ha bir de hala mis gibi bakmış:) En önemli tavsiyem Roma’da yürüyün yürüyün yürüyün ve yürürken boynunuz kireçlenene dek hep yukarılara bakın:) Sadece tarihi eserlerde değil her yerde sanat eserleri sizi bekliyor olacak.

Yukarıdaki görüntüyü 10la çarpın 100 ekleyin, işte cadde ve sokaklar hep böyle, herkes çoğunlukla motor kullanıyor, yüksek ökçelisi, takım elbiselisi, simitçi kahveci gazooozcusu:p Arabalar minicik çünkü sokaklar daracık. Bisikletliler de tabii ki mevcut. Motor kullanmayı biliyorsanız, mutlaka kiralayın ve sonra her girmek istediğiniz sokakta tek yön işaretini görüp çıldırın:) Ama olsun o sayede inanılmaz keşifler yapacaksınız!

Spagna’dan dümdüz ilerledikçe eve de pek bir yaklaştık, yol üzerinde böyle ciciler görebiliyorsunuz. Roma’da gazete bayii gibi büfemsilerde böyle illüstrasyonlar, antika mücevherler, eski kitap ve magazinler satılıyor. Her bir büfede saatler geçirebilirsiniz. Giyinme odamı bu şekil illüstrasyonlarla süslemem için ilham verdi yukarıdakiler:)

İşte yine bir yolun sonu ve bir “eöhhhh” anı! Böyle işte Roma, kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçiyorsun karşına olağanüstü bir yapı çıkıyor. Sütünlar, heykeller, rölyefler… Atlar şaha kalkmış, melekler konmuş, deniz kızları saçlarını savurmuş:)

Dediğim gibi hep yukarıya bakıyor hiiç ihmal etmiyoruz:) Roma’da her köşeden Tanrılar, melekler, şeytanlar ve azizler fısıldıyor…

İşte sonunda eve geldiik:) Ya arkadaşlara çok büyük bir şey olmasın dedim onlar da bu yukarıdakini uygun görmüşler, Latince Styleboom da yazdırmışlar! Çok rica ettim, olmaz dedim, aşağıdakine transfer oldum:)

Yukarıdaki devasa yapı evimizin sokağını kucaklayan komşudan başkası değildi:p İşte bizim minik stüdyo dairemizin önü… PIAZZA NAVONA‘dan girilen ara sokaklardan birinde, meydana 1 dk uzaklıktaydı. Bu evi seçmeme yardım eden biricik arkadaşım Alper’e ne kadar teşekkür etsem az, zira yaya olarak Pantheon’a 5, Vatikan’a 10, Colesseum’a 20 dk gibi minicik sürelerde ulaşabildiğimiz inanılmaz şahane bir lokasyondaydı! Size önerim http://www.holiday-rentals.co.uk/ sitesinden bu tür bir eve, ay yok illa otel isterim diyorsanız ekonomik otellere bakın, çünkü uyumadan uyumaya ancak içeri giriyorsunuz, sokakta her şey çogzeeeeel:)

Roma’da en çok ayılıp bayıldığım şeylerden biri her evin yukarıdaki gibi altın rengi bir levhası(o bizimki:)), bir posta kutusu ve şahhane ötesi kapı tokmakları olmasıydı:) Bir diğeri de her evin önünde aşağıdaki gibi cici bir bisiklet, bir Vespa ya da retro bir FIAT, MINI vb araba(cık)lar olması:)

Eve girip üstümüzü değişir değişmez kendimizi dışarı attık, bakalım 1. günün minicik zaman diliminde neler yapmışız. Yakındaaaa:)