Günlük arşivler: Eylül 14, 2011

| Pantheon ve Homini Gırtlak

En son Pantheon yolunda kalmıştık! Hadi devam edelim:) Piazza Navona’nın hemen paralelinde önünde sürekli polislerin bekleştiği(ki Roma polisleri ayrı bir postu hakediyor hanımlar:)) kocaman bir caddeden karşıya geçip sokağa dalıyoruz.
Sağda solda minik, hatıra eşyalar, magnetler vs satan sükkanlar var. Audrey Hepburn-Gregory Peck’li “Roman Holiday” ve o meşhuuur Aşk Çeşmesi sahnesiyle Anita Ekberg-Marcello Maestroianni’li “Dolce Vita” filmlerinin izleri hala duruyor:) Hollywood Cinecitta’ya karşı… Bu arada ilk ganimetimi de gözüme kestirmiş oldum: Vespa aşkınaaaaaaaaaaaaaaa ♥

Sağdan mı gidiyoruz, sola mı dönüyoruz derken bir sokaktan köşeyi döndük ve o ne! Pantheon karşımızda dikiliyordu:) ve yine bir meydan: Piazza della Rotonda. Roma’nın bu olayını sevdim, sanki tüm şehir tarihine ve yayalarına göre şekil almış, herkes onların iyi, güzel ve rahat olacağı şekilde kendini ayarlamış. Tarihi eserin içinde yaşayıp gidiyor, gazeteni alıyor, yemeğini yiyor, evine girip çıkıyorsun:)

Pantheon, yani “Tüm Tanrılar Tapınağı” ilk olarak bir Pagan tapınağı olarak hayatına başlamış, sonra kiliseye dönmüş. Dünyada döneminin ennn iyi korunmuş yapısı olarak geçmekteymiş ki hakikaten İsa’dan önce 117 yılında yapılmış bir yapı olarak nasıl böyle dimdik ayakta muazzam! Pantheon’a giriş ücretsiz, kapanış saati ise yazın ve kışın değişiyor, gitmeden önce kontrol edin derim:) Hele biletli girişi olan yerleri amman diyeyim gördüğünüz kapanış saatinden 1 saat önce gidin, gişeyi kapatıyorlar çünkü!

Sütunların üzerinde Latince “M. AGRIPPA.L.F.COSTERTIUM.FECIT” yazıyor yani Lucius oğlu Marcus Agrippa’ya adandığı. Kendisi ünlü Roma imparatoru Hadrian’ın babacığı. Ben de babama babalar gününde bir kemer aldım en fazla:o Yazının üzerindeki üçgen kısımda bir zamanşar Titanların savaşını anlatan rölyefler varmış.

İçerisi ise çok ama çok değişik bir his veriyor. Öncelikle kocaman, kocamaaaan bir boşlukta olma hissi, hem de etraf anıtlar, heykeller, tablolarla doldurulmuş olmasına rağmen. Pek çok ruhani kişinin anıtları var burada, dua edenler vs, o yüzden aslında “gezdiğiniz” yer oldukça kutsal bir yer.

Bunca yüzyıldır ayakta durabilen Pantheon bir mimari deha. “Oculus” ismi verilen tepedeki deliğin olduğu kubbenin çapı ve Pantheonun yüksekliği birebir aynı, yani nasıl dev bir kubbe siz düşünün ve o kubbeyi taşıyan hiç bir şey yok, ne kolon ne bir şey, tamamen arkların kesişmesiyle inşa edilmiş ve hala dayanıyor olması herkesi hayretlete gark ediyormuş. Misal beni etti. Ve bu delik-Oculus- yapının ışık aldığı tek şey yine de nasıl bir yansıma sağlandıysa içerisi ışıl ışıl olabiliyor!

Pantheon’dan çıktığımızda pek tabii ki önünde yer alan büyük havuzun orada biraz oturup etrafı seyrettik, hemen çok yakında kaçırılmayacak 2 yer var: Biri Pantheon’un sağ karşı sokağında Via degli Orfani’deki Tazza d’Oro! Oradan bir espresso granita con panna hüpletmeden gelmeyin. Bir dee yine çok yakında ama anlatmam zor Sant’Eustachio, yukarıdaki haçlı geyik kafasını gördüğünüz anda onu da göreceksiniz:) Ve millet 1938den bu yana burada cappuccino kuyruğunda:) Biz deneyemedik:)

Ne zaman ki karnımız kiliseden önce zil çalmaya başladı kalktık. Bu arada önemli not: Roma’da su bedava! Evet su almanıza gerek yok çünkü adım başı küçük ve süslü çeşmecikler var ve suyu da şehrin dışından bir kaynaktan geliyormuş, su şişemiz hiç boş kalmadı:) Bir nevi hayrat mantığı:)

Gerisin geri Piazza Navona’ya dönüp yemek yiyelim dedik, böyle de mahalleli olduk hemen yani:p Roma’da “Blue Ice” isimli zincir bir dondurmacı var, yukarıdaki bir şubesi. Evet pek güzel ama ı-ıh hiç itibar etmeyin bence çünkü daha neler var neler:)

Dediğim gibi Navona’da meydandaki çok turistik yerlerden birindense ara sokaklara dalıp Via Santa Maria dell’Anima’da sevimli bir restoran keşfettik: Ponte a Parione :) Bir kaç turist masası dışında çoğunluk İtalyandı. Roma’da kimse İngilizce konuşmayı ya sevmiyor ya bilmiyor, konuşanı da aman Tanrım konuşmasın dersiniz öyle kötü. Neyse burada garsonumuz İngilizce cevaplar verebiliyordu:)

Ben lazanya istedim, evet yukarıda gördüğünüz gibi tipi kaymış değil mi? Annem olsa garsonu çağırıp evladım al bunu geri, düzgününü getir derdi:) Ama Roma’da sunuma çok takılmayın, öyle bir şey yok! Tada gelirsek yediğim ennn leziz lazanyaydı! İkinci bir tabak için bile yerim vardı!

Yeniden Navona’ya çıkıp artık yerini çoktaan alan ressamların, sanatçıların, müzisyenlerin standlarını gezdik. Bir Çin ustaya yukarıdaki gibi süslü bir Styleboom yazdırdım:)) Nasııl?

Roma’da sadece pizza, spagetti, lazanya ye, sürekli dondurma ve kahveye dal, kruvasan yuvarla! E peki bu insanlar böyle beslenip nasıl ince kalabiliyorlar diye baya asabım bozuldu:) Meğer sırları varmış: limoncello ve grappa. Bunlardan içtin mi hoppacık yağlar eriyip gidiyormuş:o

İnanmadım ama…

…ama denedim:) Sokağımızın köşesinde yoldan geçen her kıza yazan ve kızların da pek şikayetçi olmadığı pek jonkortajarena bir garsona sahip cafe-bara oturup bir limoncello sipariş ettim. I-ıh beğenmedim:)

Yine bize yürüme mesafesinde illa gidin görün denilen bir meydana da hadi biz yağları bildiğimiz yoldan yakalım diyerek yürüdük: Campo di Fiori. Burası bir açık hava pazarının kurulduğu, çiçekçilerle dolu, yine kendine ait kocaman bir havuzu olan bir meydan. Daha çok sokak kültürüne ev sahipliği yapıyor. Akşamı orada sonlandırdık. Sahaflara takıldık…

Bir zamanlar burada idam edilen Giordano Bruno’nun karanlık gölgesi ve dolunay altında ilk günü tamamladık:)

| Piazza Navona

Bugün de Roma’da yarımcık günümüzde neler yaptığımı anlatayım bari:) Ne giydim daha sonra gelecek, ama çook isabetli bir elbise seçimi yapmışım o kesin… Burada hemen önemli not: Roma’ya ayak basar basmaz harita edinin Turizm Info’dan demiştim ya, kendi kendinize gezmeye kararlıysanız, işte oradan hemmen ROMA PASS de alın, o kadar çok müze var ki, en ekonomik ve daha önemlisi hızlı yöntem bu. Ayrıntılı anlatacağım.

Bavulları eve atıp üstümüzü değişir değişmez, haritanın başına geçtik ve hava kararmadan nereye gitsek diye rota çizmeye karar verdik. Yuh ayol hala acıkmadın mı diyenlere, dün yazmayı unutmuşum, Termini’den çıkar çıkmaz bir “take over” pizza atmıştım elbette^.^ Roma’da bizdeki döner-ekmek ya da ıslak hamburger mantığında pizza alıp yiyebileceğiniz küçücüük, yüzüne bakılmayacak dükkanlar var, ama o dükkanlarda ne pizza var heyhaat! Ben çok tıkanmayayım diye “quarto” pizza istedim yani çeyrek ama boyumca çıktı kendisi:)

Neyse rotamızı PANTHEON olarak belirledik çünkü hem benim ennn çok görmek istediğim yerdi hep, hem de çok yakında görünüyordu:)

Evden çıkıp sağa döner dönmez hemen PIAZZA NAVONA‘ya çıkıyorduk, önce kendi meydanımızı bir gezelim dedik, bizi yukarıdaki toto karşıladı:))

Tanıştırayım yukarıda deniz tanrısı Neptün:) Navona’nın ünlü havuzlarından biri olan yukarıdaki “Fountain of Neptune” Giacomo della Porta tarafından yapılmış ve deniz tanrısı Poseidon dev bir ahtopotu oracıkta heder etmekte.

İtalya’da “Piazza” meydan, “Via” cadde, “Viccolo” da sokak demek. Yukarıda gördüğünüz gibi işaretlemeler, cadde, sokak isimleri, numaralar hep aynı font ve aynı stilde, benim gibi bir nizam intizam insanı için büyük keyif:) Piazza Navona’yı ilk gördüğümüz andaki hissi anlatmam zor, öyle devasa ama öyle güzel ki, Barok mimarinin en güzel örnekleri kocamaaaaaan bir meydana yayılmış, nefes kesiyor. Meydanın özelliği diğerlerinden farklı olarak kare şeklinde olmaması, antik Roma’da yer alan ve Roma’nın ilk stadyumu olarak bilinen “Domitian Stadium” kalıntıları üzerine tıpatıp aynı ovallikte ve boyutta inşa edilmesiymiş. Şimdi ben de buradan büyüklerimize sormak isterim bu meydan, meydan, meydan olayını: “bizde niye yok:p?”

Meydanı kucaklayan yukarıdaki devasa kilise Sant’Agnese in Agone. Öyle böyle dev, öyle böyle güzel değil. Olağanüstü! O esnada bir karış açık kalan ağzınızı hemen arkanızda, sağınızda, solunuzda yer alan “Gelato” dükkanlarından yani dondurmacılardan birine götürün derim. Ve ilk dondurmanızı “bu nasıl bir taaat” diye şaşarak yerken, ileride vereceğim dondurmacı adreslerinde pıt diye düşüp bayılacağınız aklınızdan çıkmasın:)

Yine de meydanın esas şaheseri zamanında yemeyip içmeyip Roma’nın her köşesine imzasını atmış büyük Bernini’nin Papa’nın isteği üzerine yaptığı “Dört Nehir Çeşmesi-Fontana dei Quattro Fiumi“. Kadrajlara sığdıramadığım için parçalayarak anlatayım:) Meydandaki onca şahanenin içinde bu çeşme hakikaten sizi kendine çekiyor, sanki konuşuyor. Çok güçlü :) Öncelikle çeşmenin tam ortasında aşırı derecede yüksek bir Mısır dikilitaşı var, zamanında imparator Domitian Mısır’dan parça parça getirtmiş, kral olmak ne güzel bişi çok özendim.

Bu dikilitaşın etrafında 4 devasa Tanrı var, 4 kıtadan 4 nehri temsil ediyorlar: Afrika’dan Nili temsil eden heykelin başı ve yüzü örtülü, çok ilginç geldi hemmen netten baktık, meğer o dönemde Nil’in kaynağı henüz Avrupalılar tarafından bilinmiyormuş, onu simgelemek istemiş Bernini bu şekilde. Diğerleri Avrupa’da Tuna, Asya’da Ganj, Amerika’da Rio de Plate nehirleri. Heykellerden biri tek eliyle sanki kendini korur gibi duruyor, cık cık cık bi de Tanrı olacak:) Sebebi çeşmenin baktığı yukarıdaki kilisenin üstüne yıkılacağına inanmasıymış(Bernini kiliseyi yapan mimara pek güvenmiyormuş:p kibirli şey). Pek metafor metafor pek güzel:)

Yeri gelmişken belirteyim Piazza Navona tamamen çok şık, çok güzel restoranlarla çevrili ama çok da turist fiyatlı tabii. Mutlaka ara sokaklara dalın derim, hem çok daha ekonomik hem aynı hatta daha da lezzetli ufacık tefecik ama lokal yerler bulabilirsiniz hem de turist fazlalığından kurtulursunuz. Gece ressam, karikatürist,müziyen ve falcılara kucak açan meydanda gündüz dansçılar, mimciler, yukarıdaki gibi dünyanın en büyük köpükten balonunu yapabilenler mevcut. Kısacası pek şenlikli bir meydan:)

Aaaaaaaaa e hani Pantheon’a gitmiyor muyduk? Gidiyoruz da biraz soluklanalım, bi kaç top daha dondurma yiyelim değil mi ama:)

| FNO | Ne Giymeli, Ne Yapmalı

Hanımlar Styleboom’da basın bültenleri asssssssssla yer almaz biliyorsunuz ama VOGUE FNO için gelenleri hemmen kısaca madde madde size yazayım dedim:) Ayın 15inde günden geceye alışveriş yapsanız da yapmasanız da bu harekete ve eğlenceye ortak olun! En güzel cicileriniz ve en rahat pabuçlarınızla sevdiğiniz butiklerde sevdiğiniz yüzlerle bir araya gelin, sonraaa fotoğraflar çekin, etkinliklere katılın! İndirimlerden faydalanın. Geleneğe uyup bir Vogue FNO tshirtü edinip [enmoda.com ‘da satılıyor ve geçen yıla göre çok başarılı] onunla kombin yapın:) Geçen yıl size bazı örnekleri bu yazımda vermiştim, kendim dee şu yazımdaki gibi giyinmiştim. Ayrıca şu linkte Amerikan FNO için özel hazırlanan ve en çok beğeni alan Polyvore setlerinden ilham alabilirsiniz:)

Kısacasııı benim yerime de keyfini çıkarın! Şimdi geçelim “şok şok şok”vari bülten diline…

  • PRADA, yeni Prada Candy Parfümü ve parfüm ile mükemmel uyum içerisinde olan çantasını Vogue Fashion’s Night Out için sınırlı sayıda satışa sunuyor. Bu “özel ürün” parfüm ve çanta 15 Eylül günü 220TL’ye Prada Nişantaşı ve İstinye Park mağazalarında satışa sunulacaktır.
  • Nişantaşı DONNA KARAN NEWYORK Salon’da vitrinde canlı mankenler Donna Karan’ın sofistike lüks yaşam tarzını şampanyalı ikram eşliğinde teatral olarak canlandıracaklar, ayrıcalıklı koleksiyon yayınları ve lüks hediyelik objeleri ile tanınan Assouline, geceye Donna Karan’ın tarzını ve stilini yansıtan ‘Culture Lounge’ konsepti ile katılacak… SuadiyeDKNY’de DJ Metin Barım’ın müziği eşliğinde sokak partisi, Miller’dan mağaza önü ikramı,geceboyunca çekilişler ve sürpriz hediyeler kazanma şansı… İstinye Park DKNY’de müzik eşliğinde, davet boyunca rose şarap ikramı, sürpriz çekilişlerle hediyeler kazanma şansı…
  • Abdi İpekçi Machka’da, markanın tasarımcısı, Dice Kayek markasının yaratıcıları Ece ve Ayşe Ege, FNO gecesinde Abdi İpekçi mağazasında moda tutkunlarıyla buluşacak. FNO’ya özel olarak tasarladıkları bluzlar Dice Kayek markasıyla Machka mağazalarında satışta olacak. İstanbul Metrosu’nda şarkı söyleyerek Türkiye’nin dikkatini çeken, Dünya Koro Yarışması birincisi Boğaziçi Caz Korosu, Abdi İpekçi Machka mağazasında davetlilere müzik ziyafeti yaşatacak. Ayrıca tüm Machka ürünleri geceye özel olarak %20 oranında indirimli satılacak.
  • MARC by MARC JACOBS’ı ele geçirmeye hazırlanan Koray Caner, İstinye mağazasının başına geçti bile! FNO gecesi İstinye Park mağazasında sizlerle olacak
  • VEPA Grup tüm markaları ile FNO çıkarması yapıyor: Nars, New Balance ve Vepa62′de etkinlikler
  • İstinyePark Twist mağazasında Ajda Pekkan’ın da katılımıyla fotoğraf çekimleri yapılacak. Çekimlerin ardından stili en çok beğenilen bir kişi Ajda Pekkan for Twist kampanyasında yer alma şansına sahip olacak. Kampanya çekimlerinde Ajda Pekkan ile objektife poz verme şansını yakalamak isteyenler 15 Eylül 20:00-24:00 saatleri arasında İstinye Park Twist mağazasına gelebilir. Ayrıca tüm Twist ürünleri geceye özel olarak %20 oranında indirimli satılacak.
  • Topshop Nişantaşı da Iconjane ile sizleri bekliyor.
  • Model Tülin Şahin, ALDO Suadiye mağazada Vogue FNO’nun açılışını yapıyor! Bu ışıltılı gecede tüm misafirlerimiz Tülin Şahin’le aynı catwalku paylaşıp spotlar ve flaşlar altında birer top modele dönüşebilir! Ayrıca Vogue editörlerinden Didem Dayıcıoğlu’nun ALDO AW ’11 koleksiyonundan yaptığı özel seçimler %30, diğer sezon ürünleri ise sadece bu geceye özel %20 indirim fırsatıyla satışa sunulacak!
  • Nine West yeni sezon ürünlerinden 2. ürüne %30 indirim. Bağdat Caddesi Suadiye ve Şaşkınbakkal; Nişantaşı City’s ve İstinye Park Nine West mağazalarında 15 Eylül Perşembe gsaat 18:00 itibariyle özel ikramlar olacak. İkramın ve indirimin yanısıra her mağazada ayakkabı veya çanta alışverişi yapan ilk 100 kişiye 3’lü Nine West seyahat çanta seti hediye edilecek.
  • CONVERSE, İstinye Park Boyner mağazasında Milkyhead/Nur Teker’le kendi ayakkabınızı yaratma şansını sunuyor.
  • İNCİ’de de geceye özel indirimler var.
  • İstinye Park, Nişantaşı City’s ve Bağdat Caddesi’nde yer alacak INGLOT standına gelen tüm güzellik ürünleri meraklılarına, 50 TL ve üzeri yapılan alışverişlerin de geniş renk skalasından seçili olan oje veya ruj hediye edilecektir. Standımızı ziyarete gelen tüm ziyaretçilerimiz, uzman make-up artistlerinden sonbahar- kış trend makyajları ile uygulama teknikleri hakkında bilgi alabilecekler.
  • Fashion’s Night Out’ta alışverişe mola vermeniz ve tazelenmeniz için Misk’te çyorgun ayaklarınızı doğal peelingli pedikür ve yeni Essie sonbahar renkleriyle şımartırken, canlı arp sunumunu dinleyip bir kadeh Pinot Grigio Blush’ınızı yudumlayabilirsiniz.Yanında yoğun topuk terapisi de hediye!! Eğer vaktim yok derseniz, o gece Misk’e uğrayın, hem Blush’ ınızı içip kulaklarınızın pası çözülsün hem de FNO için oluşturduğumuz 69 TL değerindeki özel paketimizi sadece 52 TL’ye satın alın, Eylül sonuna kadar kullanın.