Günlük arşivler: Ekim 7, 2011

| BOOMSNAP – II -

Bu snaps postlarına başladığıma pek keyiflendim sevgili Styleboomerlar! Bana güzel bir nostalji oluyor:) İkinci setle baya eskilere gittim.. Saat yönünde

  • Düğün fotoğrafçımız Esra Pozan’la ilk tanıştığımız günden…
  • Geçen yaz Emirgan’da lale festivaline haftaiçi sessiz sakin bir sabahta gitmiştim…
  • Yeni hastalığım Momiji bebekler! Bir seferde hepsi benim olsaa, ama koleksiyoner dediğin tane tane ve sabırla davranmalı:) Burada Rock’n’Coke ByWonderland standında sahiplerini bekliyorlar
  • Geçen yıl aldığım ama henüz pek takamadığım şemsiye broşum Carnivale Studio, yağmrlar başlayınca ayrılmayacağız:)
  • Heyyy beni hiç bronz görmüş müydünüz? Bu fotoğraf taa ISTANBUL FASHION “DAYS” zamanından, o zaman henüz fashion week olmamıştık
  • Bozcaada Rengigül Konukevi’nin muazzam kahvaltısı, dünyada eşi yok!
  • Geçen yaz çoook sıcak bir günde Stilize, Koray Caner, Off Ne Giysem, Iconjane ve ben Gölge’de zeytinyağlı bir öğle yemeğinin üstüne hafif hafif poz verdik:)
  • Yine Bozcaada.. Bu defa kaleiçinde poz vermelere doyamamışım:) Hatta Çanakkale fotoğraf kulübünün dergisinde çıkmştı hoho:)
  • Çoook eskileren bir düğün gününden daha… Yanımdakı kızlar benim en değerli dostlarımdan ikisi. Şimdi farklı ülkeler farklı şehirlerdeyiz ama hala çok yakındayız

| MODA HAFTASI | Beğediklerim Bayıldıklarım -I-

Eminim bu defa moda haftalarını siz benden daha iyi takip ettiniz hanımlar! Ben de ara ara baktım, beğendiklerimi dosyaya attım, masaüstünde az dosya vardı ya, bir de bu eklendi:) Şu anda bilgisayarın neresinde ne var hakikaten hiç fikrim yok:o Neyse çeneyi boşa yormamayım, ilk grup beğendiklerime buyrun bakalım!

Raf Simons nasıl yapıyor bilmiyorum ama bir şekilde JIL SANDER’i her sezon en arzu edilen koleksiyonlardan biri haline getiriyor, çabasız ama şık olmanın adresini veriyor. Soluksuz devam eden 50ler akımından JIL SANDER de nasiplenmiş ama işin güzeli onu minimalize ederek, hatta poplin ve keten gibi çok hafif dokular kullanarak 50leri epey hafifleterek. Açıkçası poplin kumaşla böyle couture havasında bir elbise mi olurmuş diyenler, mutlaka şuradan koleksiyona göz atsınlar! Benim koleksiyondaki favorilerim şal deseni ve pötikare yüksek bel kalem etek+beyaz gömlek kombinasyonları. Yıllarca babamın şal deseni kravatlarından boyk gelmiş, hele bir ara hatırlıyorum 80lerde tüm konu komşu ve dahi annemin vatkalı saten şal deseni gömlekleri yüzünden bu desene iyice triplenmiş biri olarak bu adam beni resmen şal deseni sever etti! Özellikle pembe-saks mavi-yeşil kullanılarak oluşturulmuş şal desen parçaların hepsi diğerinden güzel!

Uzan zamandır keyifle takip ettiğim ANTONIO BERARDI bu defa farklı bir çizgiye kaymış ve genel olarak hep keskin formlarda çalışırken bu defa işin içine biraz daha akışkanlık katmış, hafif Jenny Packham’a kaysa da çok da güzel olmuş. BERARDI’nin bana kaburga/iskelet hissi veren gövdede taş ya da nakış panelli elbiselerine bayıldım! Koleksiyonun tamamı burada.

Sanırım uzun zamandan sonra ilk defa Oscar de la Renta ile epey ayrışan bir koleksiyon yapan CAROLINA HERRERA’nın yeşil ve sarı ağırlıklı koleksiyonundaki dinamik, rahat, şık şehirli kadın imajı çok hoşuma gitti. Grafik modernizmin buram buram feminenleştiği koleksiyonda favorilerim “bıldırcın:)” baskılı elbiseler ve grafik desen incecik triko üstler. Bıldırcın gibi kadınım diyenlere gelsin:) Koleksiyonun tamamı burada.

[Görseller: style]