Fotoğraflar: Zeynep Güçlüten / Özberk Baz
Model: Deniz Eslek / Styling: Styleboom
Otomobiller için theMagger’a teşekkürler…

Bir kaç gün önce burada yayıladığım video ile size MUALLA‘dan bahsetmiş, şahane bir video eşliğinde de ön gösterim yapmıştım:) Fotoğraflarda gördüğünüz kıyafetler benim gardrobumdan, Boomstyle’ı takip edenler detayları bulabilirler. Bu postta sizi Zeynep Güçlüten ve Özberk Baz’ın enfes kareleri ile baş başa bırakıyorum, bir yandan da baş kahramanımız Duygu Kanadıkırık’a hikayesini soruyorum:)

 

Boom: Merhaba Duygu:) MUALLA hakkında konuşmaya başlamadan önce kısaca seni tanıyalım mı?

Duygu Kanadıkırık: Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Sanatları Bölümü’nden mezun oldum. 2009 yılında ” Bu Kalp Seni Unutur Mu ?” dizisinde kostüm tasarım asistanlığı yaparken bir yandan da çanta tasarlamaya başladım. Daha sonra diziyi birakarak 8 ay boyunca  bir çanta firmasında çalıştım. Şu an özel bir firmada tasarımcı olarak çalışmaktayım ve bir yandan da kendi markam olan “Mualla” yı devam ettirmekteyim.

Boom: Marka ismi olarak neden “MUALLA“yı seçtin? Bence çok güzel, hele logo, ama merak ettim?
Duygu Kanadıkırık: Markamın benim icin çok özel bir hikayesi var.Çünkü benim icin çok değerli bir insan olan anneannemin ismini taşıyor.

Boom: Çantalarınla ilk kez geçen yıl Akmerkez Pop-Up Store’da karşılaşmış ve bayılmıştım. Bu yıl Prada sayesinde feci moda olan “retro araba” konsepti senin çantalarına çok daha önce ilham vermişti. Bu fikir, logona kadar uzanan, bu ilham nasıl kapını çaldı? Öncelikle bu koleksiyonu sen ne zaman sundun?
Duygu Kanadıkırık: Ben bu koleksiyonu 2010 yılında hayata geçirdim. Eskici ve 2.elci gezmeyi çok seven biriyim, bir gun Çukurcuma’da gezerken her zaman baktığım bir dükkana girdim ve orada gördüğüm bu araba klişeleri bana ilham kaynağı oldu .Zaten vintage arabaların tasarımlarına hep hayrandım. Ben de onlarla ilgili bir proje yapmak istedim. Herşey bu şekilde gelişti. Kısacası benim çantalarımı özel kılan tasarımlarımın bir hikayesi ve konsepti olması.

Boom: Peki çok klişe bir soru : “neden çanta:)?” Tasarımın henüz yeni yeni sokağa da inebileceği fikri, orijinal olanın peşine düşme fikri ülkemizde yeni yeni şekillenirken çanta gibi sunması, satması daha zor, kullanılan materyalden el işçiliğine kadar pek çok sebepten ötürü de fiyatlı olan bu iş seni nasıl sarmaladı?

Duygu Kanadıkırık: Benim de her kadın gibi çanta tutkum var :) Okul hayatımdan bu yana aksesuar tasarımı yapma fikri zaten hep aklımdaydı. Fakat bunların hepsinin dışında, çantanın işçiliği ve maliyeti ne kadar fazla olsa da tasarım olanakları sınırsız bir nesne bence, giyilebilir bir sey olmadığından istenildigi gibi üstünde oynanabiliniyor, işte beni en çok heycanlandıran kısmı da sanırım bu.

Boom: Retro arabalardan oluşturduğun Mualla koleksiyonundan beri yeni bir şeyler göremedik ama heyecanla bekliyorum? Bu ara neden?

Duygu Kanadıkırık: Aslında askeri giysilerden esinlenerek ve yaz renklerini kullanarak hazırladığım “Summer Army ” isimli bir koleksiyonum daha var. Şu anda da yeni bir proje üstünde çalışıyorum fakat çok bahsetmeyeyim sürpriz olsun. Küçükbir ipucu isterseniz unisex diyebilirim:)

Boom: Planların, hayallerin, Mualla için düşündüklerin neler? Zorluklardan da güzelliklerden de biraz bahseder misin bize.

Duygu Kanadıkırık: Mualla icin güzel bir yolda ilerlediğimi düşünüyorum.Tabii ki her tasarımcı gibi benim de markamı geliştirmek konusunda büyük hayallerim var. Kendi ülkemde ve yurtdışında “Mualla” yı daha fazla duyurmak istiyorum. Bir tasarimcintasarımcınınin kendi markasını oluşturmasının en güzel yanı özgür olması. Hissettiği her şeyi kendi vizyonuyla insanlarla paylaşabiliyor olması bence. Zorluk demekten çok işin gerektirdiği şeyler demek isterim. İşin içinde olmayan çoğu insan tasarım yapmanın kolay bir iş olduğunu düşünüyor, ama bunun sadece kağıda bir şeyler çizmek olmadığını bilmelerini isterim. Öncelikle bir fikir bulmak ve onu uygun bir dille 3 boyutlu hale getirmek, sonrasında bir de üretim süreci var tabii ki.

Boom: Türk tasarımcısının ihtiyaçları neler sence, “tasarım yapmak”, “orijinal olmak”, “fırsat tanınmak”  için neler yapılmalı?

Duygu Kanadıkırık: Bence Türk tasarımcılara her alandan destek verilmeli. Özellikle her alandan büyük markalar daha fazla workshop ve proje düzenlemeli. Böylece hem insanlara tasarımı daha çok sevdirebiliriz, hem de tasarımcılara destek verilmiş olur. 

Orijinal olmaksa bence kendi hikayeni anlatmaktır.

Boom: Styleboom’a konuk olduğun için çok teşekkür ederim. Mualla’yı daha sık duymak, en azından 1 tanesini evimizde konuk etmek dileğiyle:)
Duygu Kanadıkırık: Ben teşekkür ederim:)



"MUALLA by Duygu Kanadıkırık" postu İçin hiç yorum yapılmamış..

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu