Aylık arşivler: Ağustos 2012

| New York New York (fuffufii=ıslık efekti:))

Günaydııın sevgili Cuma:) Galiba bu yılın en güzel Cuma’sındayım hanımlar beyler, çünküüü New York semalarına ulaşmama çok az kaldı! İşte bu yazın mini mini tatilciklerinin, harala gürele çalışmanın sorumlusu: New York’a gidiyorum. Planlarım:
  • Met, MoMa ve Guggenheim’da Tanrım ne kadar da ölümlüyüm, ne kadar da yeteneksizim, böyle bir tablo alabilmek için ne kadar da çalışmalıyım diye homurdanarak ve hayranlıktan bayılarak gezmek
  • Broadway’de müzikalimi izlemek ve orada oturarak geçen saatlere hiç ama hiç acımamak
  • Central Park’ta yürüyüş sonrası sepetimi açıp, kahvaltımı yapmak
  • SoHo ve Greenwich Village’daki bütün tasarım dikkanları ve kırtasiye cennetlerini didik didik etmek
  • Lady Liberty’ye etine dolgun olduğunu söylemek:)
  • 5. caddede öz hakiki bir Vogue FNO gecesi geçirmek
  • Grand Central tren istasyonunda tüylerimi diken diken etmek
  • ve daha bir sürüsü!
  • Bir de deli gibi alışveriş yapmak (normalde yurtdışında hiç ilgilenmediğim tek şey) ve İFLAS edip dönmek:)

Yarın itibari ile saat farkımız epey büyük olacak, mümkün olursa oradan yazmaya çalışacağım, ama bu defa söz veremiyorum;) En iyisi Twitter ve Instagram’dan haberleşelim ♥

Yay the day has come! I’m heading to NY and I’m sure it will be a real adventure full of discoveries and memories.

| "Benim" Zafer Bayramım

Hava bizim, su bizim, toprak bizim, ZAFER bizim! Siz hiç Amerikalılar’ın birileri hasta diye, ya da Irak’ta askerleri öldü diye 4 Temmuz’u iptal ettiğini gördünüz mü? İhtilali kutlamayan Fransızları? Özgürlük gününde sokaklara dökülmeyen İrlandalıları? Zafer bayramının “resmi” olarak kutlanamamasının 2. yılında hayır hiç üzülmüyorum! Zafer Bayramı’nı kutlama hakkının zaten sadece milletin olduğunu kendime hatırlatmak için yazıyorum. Kurtuluş Savaşı’nın smokinli adamların, siyasetçilerin, bürokratların, hatta  askerlerin bile  değil milletin zaferi olduğunu. Zaferi milletin kazandığını, o yüzden bugün bu bayraklar sadece devlet dairelerinde “mecburen” değil her bi evin her bir göz penceresinde, her plajın kumunda, her ahırın damında “gururla” asılmış olsun (umarım). Ben kendime bir fener alayı bulacağım.

Bir de not: Belki konuyla alakası yok ama Twitter hesabı olanlarınız varsa @Canakkale_Canlı hesabını takip etmenizi öneririm, gerçek zamanlı bir tarih projesi, biz yatakta mışıl mışıl uyurken mesela saat 3:00 sularında top ateşinde kaç “çocuk” ölmüş, toprak kanla nasıl ağırlaşmış, kaç gemi boğaza dayanıp durmaksızın mermi yağdırmış da midesine kadar kurşunla dolan adamlar yine de savaşmış. Uzun zamandır takip ediyorum, artık sabahları Türk top ateşlerinin zaferini görüp sanki şimdi olmuş gibi seviniyor ya da daha doğrusu utanıyorum.

| Adapted by Cem Evirgen :)

Fotoğraf: Serhat Özdek

Her ne kadar daha yenisi olsam da işte şu yukarıdaki ışıl ışıl ikili bile Instagram’ı çok sevmem için yeterli sebep, çünkü onları, daha doğrusu bu çivili kemer ve bilekliğin tasarımcısı Cem Evirgen‘i Instagram sayesinde buldum ♥ Siz de kendisini Erenköy Building’de bulabilirsiniz:) Bir kemer tutkunu olarak çok mesudum!
Cem Evirgen, daha o kadar genç, o kadar genç ki, ama bence çok önemli üç şeye sahip: heyecana-yeni ve farklı olma açlığına-yeteneğe . Daha ne olsun:) Onunla sohbetimiz o yüzden çok keyifli, çok heyecan vericiydi, tasarımlarının her aşaması bizzat onun elinden. Bu koleksiyonun ismi Adaptation.
devamini oku

| FOTOĞRAF | Kızıl Kızım:)

Son zamanlarda iyice yoğunlaşan fotoğraf makinesi hakkındaki sorulara topluca bir cevap vermek üzere sizi kendisiyle tanıştırayım:) Ben ona kızıl kızım diyorum ama resmi adı Panasonic Lumix GF2. Malum bir blogger için fotoğraf makinesi elzem şeylerden biri, üstelik benim gibi sürekli taşımak durumundaysanız hem şık, hem hafif hem de çook iyi fotoğraf çekmesi şart. Ben bu makinede (ki artık sanırım üst modelleri çıkmıştır) bunların hepsini buldum. Leica lensi takıp çıkarılabiliyor, ve farklı objektifler kullanılabiliyor. Bu Lumix kompakt dijital fotoğraf makinesi değil, elbette tam bir DSLR da değil, ikisinin arası bir şey. Ama defilelerde, mekanlarda, seyahatlerde gördüğünüz üzere benim bütün güzel fotolarımın sahibi:) Teknik olarak öyle çok bilgim olmadığından fazla da bir şey anlatamıyorum; kısa ve öz olarak kendisinden çok memnunum:)

| Yeni Sezonun Öne Çıkan Trendleri

 Dolce&Gabbana
Günaydın hanımlar! Sanırım hepimiz Ağustos’un, yani ilkokul panolarımıza göre yazın, son haftasında olmanın burukluğunu yaşıyoruz:) Esasen Eylül gayet yaz gibi geçse de, bence şu an içimdeki tüm bu travmanın sebebi işte o ilkokullardaki ilkbahar-yaz-sonbahar-kış panoları:p
1 Eylül’e 1 hafta kala sonbahar-kış 2012 trendlerinin bir kısmını bu yazıda toparladım. Her sene yazdığım Ağustos Böceği ve Karınca’nın indirim hikayesini artık yazmıyorum, ama biliyorsunuz, bu trend raporunun öncelikli amacı halen devam etmekte olan indirimlerde yeni sezona yatırım yapacağınız ğparçaları seçebilmeniz. Başlıyoruuz…

devamini oku

| Londra’da Kraliçe’den Garantili "Harikalar" Diyarı

91 Pelham Street, SW7 2NJ
South Kensington

İç sesimin ufacık tefecik satırlara döküldüğü #boommood ‘u takip edenler yukarıdaki fotoğrafı anımsamıştır. Kendisi Londra’da bayıldığım, ve sürüklenerek dışarı çıkarıldığım  bir “harikalar” butiğindendi. 
Dün, Londra’ya gidecek olan arkadaşlarıma “şunları yapın, bunları edin” diye tavsiyeler verince, geçenlerde de bir takipçimden “neden o kadar az yazdın bak gideceğim şimdi” maili gelince hakikaten de biraz geçiştirdiğimi  farkettim. O yüzden, hazır olun, Londra postlarına bu yazı ile bir kaç ekleme geliyor;)

devamini oku