Aylık arşivler: Temmuz 2013

| İmparatoriçe

Günler  ne kadar uzun, yapılacak ne kadar çok şey var, ve zaman yine de ne kadar az. Bu aralar işte böyleyim:) Artık ne yok biliyor musunuz, gözleri tavana dikip boş boş bakarak öldürülecek saatler yok. Gerçi bugüne dek hiç böyle bir şey yapmasam da yapabileceğimi bilmek güzelmiş demek! Böyle bir lüks değil krallık, kraliçelik imparatoriçelik gibi bir şey:p

devamini oku

| Formda Pazar

Kalkıp da spora gitmek ceza gibidir. Kime? Arada bir yapıp epey ara verenlere. Ama benim gibi haftanın belli günlerini egzersiz yaparak geçirmeye alışmış biriyseniz tam tersi yani ter atmadan durmak ceza gibidir. Hamilelik boyunca doğrusu spor sınıflarımın özlemiyle yanıp tutuştum, yoga yapmama rağmen şöyle sıkı bir seans elbette mümkün değildi:) Doğumdan hemen sonra ise hadi yeniden başlıyorum diyeceğim gün için çentik atmaya başlamıştım. İzin çıkar çıkmaz spor salonuna koştum ama lohusalık dönemi, emzirme ve laktik asit olayı, yine emzirmeden ve uykusuzluktan sebep yorgunluk, yine emzirmeden sebep deli gibi kilo vermek ama bir sünger gibi hissetmek, üstüne elbette diyet yapamama durumları cebimde, “acaba ne yapsam” sorusunun cevabı ise bir PT yani kişisel eğitmen ile çalışmalıyım oldu. Bu konularda uzuun uzun bir post yazacağım ama bugün tatil dönüşü ayağımın tozuyla salona Evren Hoca’mın yanına koşma günü:)

| Yasemin

plaj elbise

Beyaz… Yazın vazgeçilmezi! #bencetatil küp küp evlerin badanasına, şile bezinin hafifliğine, akşam aniden burnuna çalınan yaseminin kokusuna yerleşen beyazdır! Ve beyaz benim yaz-kış en sevdiğim renklerden biridir. Giymesi öyle kolay değil maalesef ama her güzel biraz naz yapar değil mi? 
Eskiden bir şortla geçiştirdiğim bikini/mayo üstü kostümlerine bu yıl biraz daha özendim, zira bikini için henüz hala yeterince hazır değiliz:p Bu post bembeyaz olsun!
devamini oku

| Rengarenk Komşular

Yazlık olayının komşuculuk kısmı ayrı bir tatlıdır. Şehirde unuttuğun bu hal yazlıkta bir anda yeniden pörtler:) En azından bizim buralarda böyle. Kostümüne daha uygun bir arka planı olduğu için komşunun verandasında foto çektirilir, Aydın’a giden komşu teyze çay saatine tatlı maya ve peksimet yetiştirir, komşu amca çimlerle ve çiçeklerle ilgilenir, yandaki evde akşam yemeğinden sonra okeye dördüncü olursun, kahve piştimi “komşum buyur gel” denir, anne sütü her derde deva diyen teyzeler yüzüne baka baka güneş lekesine pek iyi geldiğini ima eder:), tahinli pide yaptırıldı mı ne olur ne olmaz diye fazla yaptırılır karşı ev de buyur edilir. İşte ben de bunları severim, normalde aslında çok sıkılırım da yazın anneannemle 1 hafta geçirirken nedense çok severim! Fazlası bana fazla gelir:)

devamini oku

| 3 Ay

#babyboom artık 3 aylık:)

Dilekolay tam 90 gündür dünyamızda bu oğlan! Küçük bir bebekle ilgili en güzel şeylerden biri “keşif” yapmanın heyecanını çok yakından izlemek. Mesela siz en son ne zaman ellerinize şaşırıp, sonra onları yeniden bulduğunuza sevinip, bir de on parmağınızı birden ağzınıza sokarak tatmaya çalışıp, buna inanılmaz mutlu oldunuz? :))  Bu ayda bizim en büyük keyfimiz buydu:p
devamini oku

| Günbatımı

Tatilden bildiriyoruum:) 
Tatilin en çok nesini seversiniz? Mesela ben günbatımını “kaçırmamayı” severim. Gün aslında her gün batar ama biz işte şehirlerin kalabalığında belki bazen bir Instagram karesi uğruna farkederiz onu. Ama çoğunlukla o güzel kızıllığı, sonrasında kavuştuğu morluğu ve sonunda cup diye bir silüetin arkasına düşüverdiği en kor halini kaçırırız. İşte #bencetatil tüm bunları saniye saniye, kulağında dalga sesleriyle seyredebildiğin için güzel!

devamini oku

| Hayalperest

Hayaller… Belki gerçek değiller, belki hiç gerçekleşmeyecekler, ama işte yine de en gerçek ayrılıkların sebebi olabilirler. Çünkü bence hiç bir gerçeğin varlığı, hayallerin yokluğu kadar katlanılmaz değil. Ne mutlu ki bana ben pek hayalperest biri, içimde bir yerlerde Tom Sawyer’ı ya da Alice’i ya da Peter Pan’ı saklayabilmiş biriyim.

devamini oku