manu atelier sırt çantası

Çocukluğumuzdaki tatlı gerçeklerin hiçbiri mi doğru değildi? Dört mevsim panosu bile mi doğru değildi? 1 Haziran’da yaz kesinkes, mutlaka, illaki, kuşkusuz başlamaz mıydı:o Hadi Haziran silkelen de kendine gel lütfen! Yoksa seni harika bir tura dahil olduğum böyle güneşli bir Mayıs günü ile aldatırım.

Sıcak mı sıcak bir Mayıs sabahı ayağıma düz ayakkabılarımı, üstüme en rahat ve püfür pantolonumu ve tabii ki kocamannn bir yürüyüş boyunca bana gerekebilecek her şeyi alan sırt çantamı takıp, Özberk’le mesajlaşıp yollara düştüm. Sebep: Mastercard Paha Biçilemez İstanbul sayfasındaki kültür fırsatlarından biri, hatta çok çok özel ve güzeli: Saffet Emre Tonguç ile Karaköy turu. Gün boyu beni Instagram’dan takip edenlerle gördüğüm ve öğrendiğim herşeyi paylaşmıştım:) Bugün de ne giymişimle başlayıp, o günü mini bir özetini geçeceğim:)

saffet emre tonguç

Yukarıda yorgunluktan mutlu bir ben, son durağımız olan Karaköy Vault Otel’in merdivenlerine kendimi atmışken!

Bir sonraki tur için her gün ama her gün Mastercard sayfasına bakıyorum, bakarken başka bir dolu harika kültür/sanat teklifi ile mest oluyorum. Siz de eş dost, sevgili, aile toplanın arada bir de olsa kendinize İstanbul’da turist olma hazzını yaşatın. Elinizde harita ya da bir kitapçık, önünden hep geçtiğiniz ama hiç görmediğiniz bir binayı görün, daha önce hiç yemediğiniz ve hatta tipini bile beğenmediğiniz bir yerde yiyin, çayı o gün şekersiz için mesela, ve çok yorulunca bir ağacın gölgesine oturun, bir Saffet Emre turuna mutlaka ama mutlaka katılın, kendinize ya da sevdiğiniz birine hediye alın!

tom ford güneş gözlüklerikaraköy turupahabicilemez istanbul turubesign küpebesign jewellery

Şimdi o gün bir yandan not alıp, bir yandan sizinle paylaşmaya çalıştığım, bir yandan hangi birinin fotoğrafını çeksem şaşırdığım şahanelerle geçen günden aklımda kalanları yazayım:

mastercard karaköy turu

Tur Kılıç Ali Paşa Camii’nde başlıyor. Aslında İtalyan asıllı ve adı da Occiali Kılıç Ali Paşa’nın, Osmanlı’da önce Uluç Ali oluyor, Osmanlı donanmasının en önemli kaptan-ı deryalarından biri, özellikle İnebahtı savaşında öyle başarı elde ediyor ki ona Kılıç Ali adı veriliyor (hatta bu savaşta yanında çok önemli bir yazarı esir olarak getirdiği söyleniyor, Cervantes’i! Ve Cervantes’in de Don Quichot hikayesinde Kılıç Ali’den esinlendiği bir karakter olduğu söyleniyormuş:))  Kılıç Ali Paşa bu camii Mimar Sinan’a yaptırtmış, ve her Koca Sinan eseri gibi muazzam! Kılıç Ali, Ayasofya’nın küçük bir kopyasını istemiş fakat kendisine sen koskoca kaptan-ı deryasın ne diye karada camii yaptırıyorsn denince üzülmüş ve bu sebeple bu camiiyi denizi doldurtarak denizin üzerine yapmış Mimar Sinan, o zamanlar camiye kayıklarla geliyorlarmış.

Caminin hemen yanında Kılıç Ali Paşa hamamı var, burası harika bir hamam olmuş. Çok butik, çok şık ve çok da otantik. Gelin hamamı yapmayı düşünen gelin adaylarına özellikle şiddetle tavsiye ederim:)

Hamamdan çıkınca Karaköy’ün dar sokaklarında ilerlemeye başlıyoruz. Şimdi çoğu hip kafelere dönüşse de malumunuz hala köhne bina çok, bir de pek fazla bakılmamış olduğu için göze çarpmayan ama enfes mimarileri olan eski binalar var. İşte böyle kendi halinde bir binanın kapısından girip, merdivenlerden 5-6 kat çıkmaya başlıyoruz. En üst kata geldiğimizde bizi bir kilise karşılıyor: Aya Andrea Rus Ortodoks kilisesi! Karaköy bir liman semti olduğu için burada bu tür Rus çatı kiliseleri varmış, İstanbul’da mola veren Ruslar konakladıkları yerlerde kurmuşlar bu kilisecikleri. İçleri enfes tavan süslemeleri, ikonalar ve sessiz hazineler saklıyor.

Buradan çıkıp yola devam ediyoruz, bu defa bizi içine giremediğimiz Aziz Yahya Kilisesi’ni görüyoruz. Kapı kolu özellikle dikkatimizi çekiyor. Yola devam ediyoruz. Bize epey mimari başyapıt miras bırakan Alexandre Vallaury’nin bir başka şaheseri olan Abed Han’a uğruyoruz. Han, elektrikçilerin işgalinde mahvolmuş, çok değerli çinilerinin üzerine dev klimalar hunharca geçirilmiş, bakımsız ama yine de güzel. İstanbul turlarında insanın biraz böyle sinirleri bozulabiliyor maalesef:/ İşte bu hana giderken de ancak memleketimde görülebilecek bir şeye tabık oluyoruz: Özlem Şarküteri’ye. Özlem Şarküteri tabelasının üzerine bakın diyor Saffet Emre, orada müthiş bir plaka var, bu Bedri Rahmi’nin imzası. Şarküterinin içine giriyoruz, peynirlerin, sucukların arkasında bir şaheser yükseliyor. Duvarda Bedri Rahmi’nin “Kağnı” isimli mozaiği gördüğümüz. Her ne kadar yeri burası olmamalı desem de şarküteriyi, duvara kazmayı sallamaktansa bu eseri korumaya aldığı için içimden deli gibi alkışlıyorum:)

Buradan çıkıp bu defa ana cadde üzerinden hızlı adımlarla ilerliyoruz. Dalgıç malzemeleri, ateşli silahlar, hurda hırdavat dükkanları boyunca adımlarken hop karanlık bir deliğe bener sapaktan sapıveriyoruz ve yine çılgınca merdiven çıkmaya başlıyoruz. Yine çatıda karşılaştığımız şey devasa bir avlu! Ağaçlar, çiçekler, vitraylar. Burası da bir kilise, bu defa Surp Hisus Pirgiç Ermeni Kilisesi’ndeyiz. Hem çok büyük hem çok güzel bir kilise. Her güzel şehirde olduğu gibi İstanbul’da da dolaşırken yukarılara bakarak dolaşmak gerekiyor yeniden hatırlıyorum:)

Buradan çıktıktan sonra Saffet Bey şimdi sizi İstanbul’un en güzel 10 camiinden biri olan Arap Camii’ne götüreceğim dedi. Harap bitap kalmış, hunharca kullanılmış tarihi binalar arasında, gizli saklı bir köşede mücevher gibi duruyor. Hakikaten de öyle güzel ki anlatılacak gibi değil. Hepsinden farklı dörtgen minaresi, kubbesizliği, kızıla kaçan rengi, pencerelerinin dizilişi ile içeriye süzülen ışık, hele içindeki muazzam ahşap işçiliği ile kesinlikle görülmeli. Zarif, çabasız, ihtişamını başka bir halden kazanmış gibi. Bir de not: bu camii’de şu an sıva altına gizlenmiş çok özel ve önemli duvar resmi varmış, şu an biz göremesek de sıva resmi koruyormuş neyse ki.

Yelek MASSIMO DUTTI Sweater; Gömlek ZARA Shirt; Çanta MANU ATELIER Backpack; Takılar BESIGN JEWELLERY; Gözlük TOM FORD Sunnies



"Saffet Emre İle Paha Biçilemez Karaköy" postu İçin 5 yorum yapılmış.

  1. ipek diyor ki:

    Bedri Rahmi Eyüboğlunun benzeri mozaiklerinden 4. Leventteki yapı kredi şubesi ve mcdonalds (burger da olabilir çok iyi hatırlayamadım) dükkanlarında da görebilirsiniz. Yapı kredi korumuş ancak hamburgercide yarısı yok maalesef :(

  2. Elano diyor ki:

    Ayakkabınız nerden acaba? Cok begendik.

  3. Anonim diyor ki:

    Sandaletler çok şık, nereden acaba?

  4. Anonim diyor ki:

    Süveter nerden acaba? Çok beğendim. Sizede çok yakışmış.

  5. Anonim diyor ki:

    Süveter nerden acaba? sizede çok yakışmış.

ipek için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu