Günlük arşivler: Ağustos 7, 2014

| Papillon

2IMG_0502

Papillon, önce filmini sonra kitabını okuduğum -ki bunu yapmamaya hep özen göstermişimdir- belki de tek filmdir. Romanların filmler için senaryolaşırken satırlarının uçurulmasından, senariste göre önemsizken belki benim onu okurken hissettiklerime göre en önemli sahnenin kesilip atılmasından, bazen haftalar, bazen aylar sürecek sayfaların 2 saate sıkıştırılmasından hiç ama hiç hoşlanmıyorum; hatta yazarlarının da pek hoşlanmadığını düşünüyorum. Kaldı ki kitaplara olduğu kadar sinemaya da çok düşkünüm, #babyboom ‘un uykudan sonra benden aldığı ikinci büyük lüksüm üst üste filmler izlediğim haftasonları! Fakat benim gözümde bir bu film, bir de Guguk Kuşu öyle değildir. Kitapları gibi filmlerini de büyülenerek izleyip, yine olsun yine izleyeyim demiş, yazarlarının üzülmediğini düşünmüşümdür. Tabii bunda içimi cız cız ettiren Steve McQueen’in ya da Jack Nicholson’ın etkisi varsa ve objektif olamıyorsam affedin:p Sizin keşke filmini asla yapmasalardı dediğiniz bir kitap, ya da helal olsun adamlar romanı mahvetmemiş dediğiniz bir film var mı:)

Postun adını Papillon koyma sebebim ise bu çook çok eski gömleğim, ne kadar sevsem de hacimli kolları sebebiyle pek sık giymezdim, ta ki Ebru Karabayır’ın tam da bana göre, sanki benim için tasarlanmış bu enfes eteğini görene kadar. Bence uçuşan bir eteğe böyle uçuş uçuş kelebekler yakıştı! devamini oku