nisantasi 00

Nişantaşı benim için aslında toplantı mecburiyetleri için gittiğim basit ama vazgeçilmez duraklardan. Benim için her gittiğimde trafik ve park yeri derdinden ötürü bana ne bir daha  da gelmem diyip, ertesi gün yine kendimi bulduğum yer. Benim için bir “mahalle” değil ama özellikle yılbaşı arefesinde ve yaz akşamlarında ışıklı caddelerinde yürümeyi sevdiğim yer. İşten güçten, mesafelerden, ajandalarda üstü çizile çizile yine de bitirilemeyen görevlerden sebep bir türlü buluşamadığım arkadaşlarıma “psst buralardaysanız hadi bir kahve içelim” diye whatsapplayabildiğim yer. Her girdiğim yerde bir tanıdık yüze rastladığım, yalnız hissetmediğim karmaşık yer.

O zaman Divarese‘den seçtiğim ve Nişantaşı’nın şıklığına yakışır bulduğum bu enfes stiletto bootielerle Nişantaşı turuna başlayalım:)

nisantasi06j

Nişantaşı’ndaki favori duraklarım genelde yemek ve giymek üzerine olduğu için bu iki konu dışındaki uğramadan edemediğim iki yerden birini en baştan yazmak istedim: Yalvaç Abi Kitabevi. Hem Türkçe hem yabancı dildeki birbirinden güzel çocuk kitaplarını, ahşap oyuncakları burada bulabiliyorum, içine bir girince çıkmak bilmiyorum. Tavsiyem çoçuklu veya çocuksuz olun çocuk kitaplarına bakarak keyiflenmenin tadına varmak için buraya mutlaka uğrayın:)

nisantasi05j

Nişantaşı’nda en sevdiğim caddeler birbirinden güzel butiklere ve masaları kaldırımlara yayılmış harika kafelere sahip Abdi İpekçi ve Mim Kemal Öke Caddeleri; bir de çoğunlukla genç tasarımcılara ev sahipliği yapan Şakayık Sokak. Nişantaşı mekanı denince haliyle önce kalabalık akla geliyor, bu sebeple benim en çok sevdiğim yerlerden biri kendime illa ki sessiz bir köşe bulabildiğim, hayatı biraz yavaşlatabildiğim Aşşk Cafe. Reasürans Pasajı’nın en güzeli:) Diğer favorim ise Mim Kemal Öke’deki Juno. Öyle çok ortada olmayan, gizli bir bahçe gibi bekleyen tatlı mı tatlı bir yer.

Abdi İpekçi Caddesi Gamze Saraçoğlu, Kısmet by Milka, Christian Louboutin, A46, V2K designers ile cadde boyu benim alıcı bile olmasam keyifle bakıcı olduğum tasarımcı mağazalarını sağlı sollu sunuyor. L’appart’a uğrayıp yeni ve genç keşiflere bakmayı da ayrıca seviyorum.

nisantasi 02

Atiye Sokak’a kıvrılıp oradan House Cafe Corner’a uğrayıp biraz mahalleli taklidi yapmadan önce…

nisantasi01

… mutlaka Hardal’a uğrayıp hiç olmadı bir selam veriyorum. Hardal, her çekimimde beni hep nezaket ve güleryüzle ağırlayan, hadi biraz mola sıcak bir çorbayı hak ettiniz diye frene basmayı unuttuğumda sandalyemi çekip oturtan, dahası oğlumun 1. yaşgününü kutladığım yer olduğu için benim için hep özel kalacak olan yer. Atiye Sokak’dan ilerlerken Closh Butik’in vitrininden biraz şaaşa almayı unutmuyorum:)

nisantasi03

House Cafe Corner’dan köşeyi dönüp Egg&Burger’a niyet ettiysem tabii ki ilk önce Vesaire’ye uğruyorum:) Bneim gibi evini her hafta kesme çiçekle süslemeyi seven, çiçekden daha güzel hediye düşünemeyen biri için Vesaire’nin tasarımları birer cennet kopyası. Dahası o sıcak karşılama, selam vermek için girdiğinde bile minik bir tomurcukla dahi olsa insanı mutlu etme reçetesi burada!

nisantasi04j

Nişantaşı’nın vahası tabii ki Maçka Parkı, sanırım orası olmasa kaldırımında bile zor yürünen bir semtte nefes almak daha da zor olurdu. Ama benim bir başka favori parkım daha var: adını bilmediğim Akkavak Sokak’ın hemen arkasına düşen aslında parkdan çok bankları, kedileri ve mini yeşillikleri ile bir dinlenme meydanı burası. Burayı sevme sebebim hamileliğime denk geliyor. Amerikan Hastanesi’ndeki rutin kontrollerim öncesi veya sonrası hastaneden buraya (ya da tam tersi şeklinde) kadar yürüyüş yapıp, göbeciğimi bu banklardan birinde dinlendirir, köşeye tezgah kuran amcadan kuzu enginar alır Akkavak’ın ve hatta İstanbul’un en lezzetli duraklarından Kantin’e uzanırdım. Hala buradan geçerken en az bir 10 dakika oturmayı, etrafa bakmayı seviyorum, oradan ver elini Akkavak Sokak, Şakayık Sokak ve devamı boyunca bulabileceğin Özlem Ahıakın, Ebru Karabayır, Fashion Incube.

Atladığım bir şey var mı? Elbette! Nişantaşı Yargıcı ve Topshop mağazalarına da uğramadan geçmem, hazır Valikonağı tarafına çıkmışken gizli bir köşede kalmış Virginia Angus’a gitmek için bir sebep yaratmaya çalışıyor da olabilirim:) Bence siz de yaratmalısınız!

Divarese ile #adimadimistanbul ‘da 2 durağımız kaldı, bakalım haftaya nereye uzanacağız?

Sizin Nişantaşı duraklarınızı da merakla bekliyorum:)



"Nişantaşı’nda Şık Adımlar" postu İçin 12 yorum yapılmış.

  1. madspepper diyor ki:

    üstündeki pembe kazak muhteşem! *.*

  2. meraklı kız diyor ki:

    şu belediye isimlerini yazmasalar çatlarlar sanki.. yabancı dergilerden fırlamış harika bir kare olacakmış oysa ;)

    şaka şaka tüm kareler, anlatım dili ve sen yine süper boomcum. biliyor musun blog okumaktan içime fenalık gelip son bir yıldır tek okuduğum blog sen olabilirsin ki; bende şöyle bir geçerken uğradım diye bir dönem yaptığım eski bloggerim.. ay bu nasıl cümle oldu, neyse bu saatte yeminle geri dönüp düzeltemem cümleyi, inanıyorum sen anlayacaksın ne demek istediğimi ;) sevgiler..

    • styleboom diyor ki:

      :)) gercekten fotoyu cekerken ozberk de ayni seyi soyledi hatta baya ugrasti bu bankı nasıl atlatırım diye:)) bi londra belediyesi yok sanki:p
      hala keyifle takip ettigin icind e ayrica cok cok cok tesekkurler:)

  3. Seyma diyor ki:

    Boom kazağınızı nereden aldığınızı öğrenebilir miyim?

  4. Merve diyor ki:

    Ay ben öleydim deeee, şu kazağı görmeyeydimmm… Bu kazak nerden acaba :(? Eski sezon filansa kendimi piçaklarım. :(

  5. devrim diyor ki:

    tanrım kazağının markası nedir? nasıl güzel, yumoş, sıcacık. :)

  6. Alp diyor ki:

    Nişantaşısız İstanbul düşünemiyorum :) kayınvalidemin semti olduğu için sık yolumuz düşer :)

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu