Günlük arşivler: Mart 9, 2015

| Alve.Com’a Şapka Çıkarıyorum (O Da Bana:))

alve01, alve.com, karşılaştırmalı online alışveriş, alve artık türkiyede , filtre, online alışveriş, e-ticaret

Online alışverişi seviyorum! Evet hem de çok:) Bir zamanlar “ama ben asla görmeden, dokunmadan, koklamadan almam, almaaam” diye direten ben şimdi neredeyse mobilyaya kadar herşeye netten bakıyor ve alıyorum. Beni bu noktaya #babyboom getirdi. Hızlı, tüketici koruyan, harika kampanyalar da sağlayan online alışveriş anneliğimin o ilk en telaşlı ve zamanın hiçbir şeye yetmediği günlere ilaç gibi geldi. Ah ama şimdi dürüst olayım: online alışveriş sayesinde vakitten kazanıyorum, saatlerce mağaza mağaza dolaşmaktan kurtarıyorum diyemeyeceğim çünkü netten alışveriş de -kendi adıma konuşursam – epey zaman harcatan, bol bol vakit kaybettiren bir şey haline geldi. Çünkü artık seçenek çok; e-ticaret sitesi çok, o sitelerde ürünler çok, hemen her fiziksel markanın online satış versiyonu da çok. Bunlara bak bak, bir bakıyorsun açtığım sekmeler arşa uzanmış, yan yana onlarca tab, kilitlenen windows ekranı, bana bi nevi “dur boom fazla açıldın” dercesine yavaşlayan bilgisayar. Aradığım şeyi daha çabuk bulmak ama illa ki onu bulmak istiyorum. Her online alışveriş sitesine girip tek tek filtrelemeler yapmak da istemiyorum. Birisi önce benim ne istediğimi dinlesin, sonra seçenekleri eleyip önüme getirsin istiyorum. Çok mu:) İşte tam da bu noktada alve.com devreye giriyor ve şapkasını çıkarıp “hizmetinizdeyim” diyor! devamini oku

| Bugün 9 Mart |

C360_2015-03-09-08-49-30-360

Normalde her 8 Mart’da Piyale Madra’nın şu karikatürü eşliğinde şu aynı yazıyı artan rakamlarla koyardım ama…

8 Mart bitti, saat 00:00 bugün artık 9 Mart. Kapına karanfil koyan valinin ve onun polisinin yine umurunda değilsin. Dövülebilir, tecavüze uğrayabilir, yakılabilir, öldürülebilirsin, arkana bakarak yürümeye, adımlarını sıklaştırmaya, kalbinin gürültüsünden ağladı ağlayacak kalmaya devam. Tam sayfa ilanlarla seni kutlayan iktidar ya da muhalefetin yine umurunda değilsin. Daha uzun doğum iznin “3 tane yapıver”e rağmen hala meclisten geçemedi, iş güvencesine, maaş eşitsizliğine senin için dur diyen yok, o oylar -meclisin erkekleşen kadın milletvekillerine bile verdiğin oylar- çöp oldu. Turkcell’in bile umurunda değilsin mesaj bekleme. Dün aksanlı Türkçesiyle “hanımlar günün kutlu olsun abla” diyen kapı görevlisinin karısı dün bile umursanmıyordu, bugün iyice unut gitsin. Kurumsal şirketin iç yazışma ile kadınlar gününü kutlamış masana mini mini sürprizler bırakmış olabilir ama bugün yine orada iş başvurusu mülakatın olsa evli misin, kaç yıllık evlisinden “hmm bu bir yıla çocuk yapar riskli” projeksiyonu excele işlenecek biliyorsun. Dün tatlı, romantik, ruh ikizi kocan bir demet çiçek getirmiş, hadi salata bugün benden olsun demiş olabilir ama ilk tartışmada durması gerekenin, alttan alması gerekenin “herkesçe” sen olman gerektiğini yine biliyorsun.

Kısacası erkeklerden bize fayda yok biliyorsun.

Da…

Daha acısı kadınların birbirine faydası var mı? Olsun!

Bu gün esaslı, hakikatli, emekçi, doğanın en büyük mucizesi kadının kardeşlerine dönmesi gereken gün; eğitim ya da kadın yardım STK’larına katılmamız şart, mutlaka kız çocuklarına ve o kızların annelerine el uzatmamız, kendimize bir kız çocuğu seçmemiz elimizden geldiğince bakmamız şart. O kadar zaman almıyor, inanın o kadar paraya mal olmuyor, bizim çocuklarımız gibi lego dağları değil ki bekledikleri, bir çizgili defter, ayağa ayakkabı, onlara okumaları için motive edecek bir güzel mektup. Hemen hepsi bir telefon ya da mailinize hasretle ve hararetle dönüyorlar, kucak açabilmeniz için kucaklarını açıyorlar. Kadınlar kadınlara destek olacak başka yolu yok. Geçenlerde Gelecek Turizmde projesi için Bursa’da bir köye gittim,  Misi. Köy kadınları şalvarları, gülen yüzleri, yorgun elleri ile birleşmiş bir restoran ve bir atölye açmış, orayı işletiyorlar, bizi bekliyorlar, Nisan’da ben Mardin’e yine bir kadın kollektifinin kurduğu pansiyona gideceğim, gündüz evlerine çocuklarına bakmış geceler boyu çalışmışlar, bizi bekliyorlar. Bir haftasonu Alaçatı yerine kız kıza toplanın buraları araştırın bulun gidin. Gurur da duyacaksınız, hem onlarla hem kendinizle. Bir dolu kadın kollektifi Anadolu’nun dört bir köşesinde yediği dayakları ve aşağılanmayı kalbinin köşelerine indirmiş iğne oyası yapıyor, seramik yapıyor, nakış yapıyor, yılbaşlarında, doğumgünlerinde hediye olarak bunlardan seçin. Argande’ye destek olun. Türkiye’de hala en büyük kadın istihdamı tekstil firmalarında, “aman ben o markadan girmem deme, Anadolu’da fabrikası çok olan, üretim bandı geniş olan markalardan al gerekirse giyme. Yalnız olmadıklarını bilsinler, para kazansınlar, “tek” başlarına dimdik durabileceklerine ve çocuklarını yetiştirebileceklerine inansınlar.

Taciz ve tecavüz davalarının takipçisi olmamız, işin peşini bırakmamız, avukatlıklarını üstlenmemiz gerekiyor. Görevimizin belki en zor kısmı bu. Biz kendimizi nasıl koruyacağız, nasıl? Avukat, hakim, savcı kadınlar keşke sırf bu konuda bir güç oluşturabilseler ve herkesi titreten bir grup olsalar. İdama ise hayır hayır sonuna kadar hayır! Bizi idam edecekler biliyorsunuz, tecavüz etti diye devlet eliyle öldürülen erkek yok ama zina yaptı diye taşlana taşlana öldürülen kadın çok.

Özgecan olayından sonra psikolojim çok değişti, en çok da #sendeanlat etiketi üzerine. Okudukça unuttuklarımı, kendime unutturduklarımı hatırladım; okudukça nasıl da yalnız olmadığımızı ama bunları yaşarken yapayalnız hissettiğimizi hatırladım. Okudukça oğluma, onun gözlerinin içindeki o en masum ışığa bakmak beni üzdü, nasıl oluyor dedim nasıl bu halden bu hale geliniyor. Biz erkek annelerine çok iş düşüyor evet ama Özgecan olayında yine aynı şey oluyor, oklar yine kadınlara dönüyor. “Oğluna tecavüz etmemeyi öğret!” Bir kadına karşı işlenen vahşetin suçu yine kadınlarda aranıyor, üstelik o vahşet baba ile birlikte işlenmişken. Evet bana çok iş düşüyor, bu sorumluluk beni şimdiden yıprattı, omuzlarıma çöktü, ilk günler ağzına bir lokma yemek verirken bi dakika şimdi ben bunu niye yaptım yapmamalı mıydım acaba bunlar hep yanlış mesajlar mı diye beynim çürüdü her hareketimi düşünmekten. Ama erkeklerin bu toptan da çıkmasına izin vermeyin! Babalar oğulların önce kahramanı sonra düşmanı oluyor dönem dönem. Ve insan ya kahramanı  gibi sever ya düşmanı gibi nefret eder. Babalar kendinize çeki düzen verin! Kadını nasıl aşağıladığınızın kimi zaman farkında bile değilsiniz, ha az eğitimli ha çok eğitimli olsun trafikte, maçta ya da kavgada ilk dökülen küfür “o… ç…” oluyor! Kızdığın adama değil, onun annesine yani yine bir kadına nefret kusuyorsunuz. Zorba olmak zor değil!

Evet mecliste daha çok kadın olmalı, ama unutmayalım ki bugüne dek kadından sorumlu bakanlar hep kadındı, ve maalesef tablo her geçen gün kötüye gitti. Topu onlara atıp beklemekle olmuyor, top sende!