Aylık arşivler: Ağustos 2015

| Obsessed: Orla Kiely

orla kiely 01

Çok çok uzun yıllar önce, günlerden bir gün  Londra’da başı boş ve aheste geziniyorken ve yolumu Covent Garden’a düşürmüşken uzaktan bri vitrin bana göz kırptı; ah ama o ne davetkar, nasıl da tam benlik bir göz kırpmaydı! Kıyefetler, dekorasyon, yastıklar, çantalar ve daha da önemlisi desenler ve renkler! Anthropologie gibi içinde her şeyin en cicisini ama 60′larda donmuş kalmışca retrosunu; Jonathan Adler gibi renk ve desen cümbüşünü grafik desenlerin net çizgiler ve tekrarlarla yaratılmışlarını bir arada sunan, müthiş keyifli bir “yaşam stili”nin içine seni çeken Orla Kiely’nin vitriniydi bu ♥

Sanırım işin tek acı tarafı fiyat etiketleri idi:) O gün bugündür her koleksiyondan kendime parçalar, koltuğuma kırlentler, masama fincanlar seçtiğim bu markayı Obsessed köşeme yerleştirdim işte.  devamini oku

| Another Fairy Tale

gamze saraçoğlu 10 yıl couture

Yılın son düğünü belki de benim düğünümden sonra benim için en özel düğündü. Bana kardeş kadar can bir Azeri prensesini pek yakışıklı bir damatla evlendirdik Ankara’da. Hani şu sizlerle birlikte hep beraber Instagram’dan olsun, Periscope’dan olsun gelinlik aradığımız; birlikte hazırlandığımız düğün bu bahsettiğim. Düğün mekanı gri ağırlıklı olduğundan sarı bir elbise için dönüp dolaşırken Gamze Saraçoğlu’nun bu lila şahanesine vuruldum.

Onca telaşımızı böyle güzelce sonlandırmak çok keyifliydi; ama daha keyifli olanı 1 geceliğine de olsa Ankara’ya adım atmak, Ankara’yı solumak, harika bir otelde değil ODTÜ’de lojmanda kalmak, nostaljiye boğulmak, Ankara’da dostlarla bir yuvarlak masanın etrafına doluşmak, dönüş yolunda burnunun direği ile sessiz bir anlaşma yapmaktı.  Sanki hala en iyi bildiğim bana en tanıdık gelen yer. Her ne kadar artık evim burası olsa, bebeğimi kucağıma burada alsam, akşam oh be diye bu evin bu kapısından da girsem Ankara benim hala “yuvam”; çocukluğum, gençliğim, ilk aşklarım, ilk kızgınlıklarım, mahallelim, komşularım, ODTÜm, Kıtır’ım, Cult’ım, Gölge’m, hocalarım, dostlarım,  en büyük iyilikleri de gördüğüm, hayata dair aldığım en büyük dersleri de aldığım okulum, Ankara’m. Seni hayır İstanbul ile kıyaslayıp küçümsemiyorum; 150km hızla Ankara tabelasını vınn diye geçtiğim o ilk an “burası da köy gibi” yaa demiyorum; çünkü seni  seviyorum-hala-. devamini oku

| Wings Life’da Tanıdık Bir Yüz

styleboom for wings

 

Bu sıcak yaz gününde sizi epey soğuk bir kış gününe geri götürmeye talibim:) Bundan aylar aylar önce bir Şubat günü Wings Card’ın yaşam stili üzerine gustosu oldukça yüksek, okuması pek keyifli, içi dolu dolu “Life”  köşesi için bir video çekimi yaptık. Ben bir yandan Styleboom’un doğuşunu bir yandan kendimi anlattım; bir yandan da Nişantaşı sokaklarını ve favori mağazalarımı gezdim. Tabii hayatımın en güzel, en büyük ve en değerlisi ile #babyboom ‘la bir mola vermeyi de ihmal etmedim (hemen ileri sarıp beni atlayıp babyboomlu kısımlara gitmek yok ama:p )  Videoyu hemen buradan izleyebilirsiniz. Ben -o vurgulu vurgulu ses tonuma rağmen- videoyu çok sevdim, bakalım sizler nasıl bulacaksınız?

| Bu “7″yi Yemeden Alaçatı’dan Dönmeyin

alaçatının 7 lezzeti

Konu lezzet olunca hem damak tadına hem gorselligine hem de önerilerine kulak kesildiğim pek az isim var; işte bunlardan biri de GuruKafa :)

Instagramda @gurukafa hesabı ile beni benden alan ve www.gurukafa.com ‘da da harika öneriler sunan Burak’dan Alaçatı’da bunları yemeden tatili bitirip dönmeyin diyeceği 7 lezzeti listelemesini istedim. @gurukafa 7  harfden oluşan Alaçatı’da 7 mekandan 7 özel lezzeti  sizler için sıraladı. Hepinize afiyet olsun :) devamini oku

| Fairy Tale

cigdem dugun masa

Bundan bir 6-7 yıl önce yaz boyu her haftasonum bir düğüne ipotekliydi. Bir de serde düğüne gelinden çok hazırlanma hali olunca vay halime. Saçtı-makyajdı-elbiseydi-ayakkabıydı-takıydu tukuydu derken bütün gün aç gezip düğünde gelin evet mi demiş, hayır mı demiş, biri çıkıp durun siz kardeşsiniz mi demiş düşen kan şekerinden sebep anlayamadan soğuk tabak, bana ara sıcaklarla gelsin diye dört gözle beklemeye başlarım.

Uzun süredir düğün dernek telaşım yokken bu sene iki önemli düğün yani iki büyük hazırlık var. İşte bu birincisi, ayrıntılarını hem Periscope (@styleboom) hem Snapchat (@styleboom) hesaplarımda o gün sıcağı sıcağına paylaşmıştım, işte daha büyük fotoğraflar eşliğinde şimdi de burada. devamini oku

| Nereye Kaçıyorsun Mu Neyi Kovalıyorsun Mu?

şort kombin 03

“Ay ay dur Boomcum nereye böyle koşarak kaçıyorsun?!” diye sorarsanız “bencillikten kaçıyorum, anlayışsızlıktan kaçıyorum, 5-10 dakikaklık gösteriş şovlarının figüranı olmaktan kaçıyorum a dostlar” derdim ama maalesef tıpkı sizin gibi, ve sizin de tıpkı benim gibi bunlardan kaçabilmemiz ne mümkün. O yüzden bir ileri iki geri İstanbul yaşamında iyi ki #latergram ‘lar iyi ki anılar iyi ki bakınca gülümseten fotğraflar var. Mesela bu fotoğrafta ben aslında kaçmıyorum, kovalıyorum! Doğan güneşi, nehirdeki sazanı, sazlardaki rüzgarı, denize dökülen çayı, sabah çiğini, sessizliği, sessizliği bozan kahkahayı, balığa çıkan dedeyi, dağa çarpıp dönen sevincimi ku-cak-lı-yo-rum  devamini oku

| Fotoğrafçılığınızı Geliştirecek “7″ Adım

image

Haftanın son gününden herkese merhaba:) “7″ yazı dizisine Eylül’e kadar ara verme kararımı aklıma gelen 2 konu ile bozdum çünkü bence bu iki fikir de hazır bazılarımız hala tatilde iken onlara çok faydalı olacak diye düşünüyorum. İlki bugün burada, konuğum zaten çok iyi tanıdığınız Özberk Baz. Fotoğrafa, daha doğrusu fotoğrafçılığa meraklı iseniz sizin için fotoğrafçılığınızı geliştirecek 7 adımı sıraladı! Doğrusu benim gibi bir ümitsiz vakaya bile bir şeyler öğretebildiğini düşünürsek, kendisine kulak verin derim:) 
devamini oku