alaçatının 7 lezzeti

Konu lezzet olunca hem damak tadına hem gorselligine hem de önerilerine kulak kesildiğim pek az isim var; işte bunlardan biri de GuruKafa :)

Instagramda @gurukafa hesabı ile beni benden alan ve www.gurukafa.com ‘da da harika öneriler sunan Burak’dan Alaçatı’da bunları yemeden tatili bitirip dönmeyin diyeceği 7 lezzeti listelemesini istedim. @gurukafa 7  harfden oluşan Alaçatı’da 7 mekandan 7 özel lezzeti  sizler için sıraladı. Hepinize afiyet olsun :)

alaçatı mancar

1. Mancar – Alaçatı:.Bu sezon Mancar Chef Yılmaz Öztürk ile çalışma kararı aldı. Alaçatı’da sınırlı sayıdaki fine dine restaurantlardan biri. Rezervasyonun şart olduğu Mancar her akşam yoğun. Ben Mancar ’da “Katmerli Dana Kuyruk” ve tatlı olarak “sütlaç”ı sevdim. Katmerli Dana Kuyruk, keçi yoğurdu ve tatlı biberli tereyağı ile servis ediliyor. Sütlaç; ev yapımı sütlaç dondurması, kakao kırıntıları ve dağ meyveleri sosu ile servis ediliyor.

alaçatı asma yapragi

2. Asma Yaprağı – Alaçatı: İster yol üstündeki masasında oturun ister arkada bahçesinde kocaman bir masada oturun her zaman keyif veren yerlerden biri oldu. Mutfağında her gün lokal ürünlerle hazırlanan yemekleri mutfakta kendiniz seçiyorusunuz. Bir trattoria yada osteria havası alabileceğiniz samimi bir Ege lokantası. Yemeklerden sarımsaklı ve biberiyeli kuzu tandırları en meşhurlardan. Ben atalık tohumlarla kendi bahçelerinde yetiştirdikleri çeşit çeşit domateslerden hazırladıkları domates salatasına doyamadım. Her gelen kesinlikle sinkonta yemeden dönmüyor, aklınızda olsun.

alaçatı kapari bahçe

3. Kapari Bahçe – Alaçatı:  Herhalde Hacımemiş’in insan trafiğini izleyebileceğiniz en uygun yerlerden biri. Ben Patlıcan ile yaptıkları paçanga yorumunu ve pancar carpacciosunu sevdim. Patlıcan paçanga burada yedikten sonra evde de yapmam gerekiyor hissi uyandırıyor. En favorilerden biri de Girit böreği olarak da bilinen Hanya / Henia böreği. Adı börek ancak hamursuz. Kabak, patates dilimleri ile katlar oluşturuluyor ve peynir yada lor ile dolgu sağlanıyor. Kesinlikle her tadanın favorisi olur.

gimrentatlicisi2

4. İmren Tatlıcısı – Alaçatı: Sakızlı muhallebisini duymayan yoktur herhalde. Ölmezer ailesine ait olan İmren şimdi de “Sakızlım” diye bir dondurma markası yarattı. Gündüzleri dondurma akşamları muhallebi derim ben. Evinize dönerken kesinlikle damla sakızlı kahvelerinden alın. Lorlu kurabiye Alaçatı’da en çok rastlayabileceğiniz tatlardan.Bir akşam gezintisinde İmren’de damla sakızlı kurabiye ve lorlu kurabiye yiyip yanında da buz gibi limonata iyi bir tercih olabilir.

gsoguscum2

5. Söğüşcüm – Ilıca ( Alaçatı’ya 5 km mesafede yani Beşiktaş iskele Bebek arası kadar :) ) Alaçatı’da da şubesi var ancak asıl yeri burası ve burada yemek, Ersin Bey ile sohbet etmek lazım. Ersin Bey yıllarca İzmir’deki söğüşçülere et toptancılığı yapmış. İzmir dışında pek bilinmeyen söğüşü ne yazık ki İzmir dışında da hakkıyla yapan yok. Lavaş arasına doğradığı soğuk etler, soğan, domates, biber ve üstüne serptiği bol kimyon. Bana Alaçatı’da en çok neyi özlüyorsun deseler sanırım ilk 3’te söğüş olur. Yanında kesinlikle kendi yapımları özel Tire yoğurduyla hazırladıkları ayrandan isteyin. Yazarken dahi canımı istetiyor. :)

gkumrucuhuseyin

6. Kumrucu Hüseyin – Ilıca ( Alaçatı’ya 5 km mesafede ) : İzmir’den Türkiye’ye yayılan lezzetlerden biri olarak bilinir Kumru. Ancak kumrunun mucidinin Hüseyin amca olduğu bilinmez. Şuan sağda solda gördüğümüz ketçap ve mayoneze bulanmış sosis salam vs ile yapılan gerçek kumru değildir. Kumrucu Hüseyin’de hala aynı tarifle yapılır Kumru. Nohut mayasından ekmek, Kars’dan gelen eski kaşar, Tire’den sucuk ve sayas peyniri. Sayas üçgen peynirin İzmir hali. Biz karper onlar sayas diyor markalardan ötürü :) Hafif bayatlamış kumru ekmeği kömürde güzelce kızartılır ve saydığım malzemelere ilave olarak domates de eklenir. Yemeden dönmek üzüntü sebebidir.

gkuskonmazlikokorec

7. Cura – Alaçatı : Alaçatı’da et yönünden de kendine güvenen modern bir meyhane. Sakatat konusunda da kendilerine güveniyorlar. Özellikle kokoreç ve ciğerini tatmış biri olarak başarılarına kefilim. Dana ilik de mevcut kuzu kafes de köfte de. Hergün günlük ürünerle hazırlanan 4-5 mezeleri mevcut. Müşteri kitlesi de müzik seçimleri de kaliteli. Sokaktan girdikten sonra ulaştığınız bahçe/avlu güzel bir gece geçireceğinizi zaten müjdeliyor. Fotoğraf çekmeyi atladığım için başka bir arkadaşımın ( gevrekandginger ) fotoğrafını kullandım.



"Bu “7″yi Yemeden Alaçatı’dan Dönmeyin" postu İçin 4 yorum yapılmış.

  1. meriç Pek diyor ki:

    İstanbullular olarak ne olur Alaçatıya,Mordoğana, İzmirimize gelmeyin. Sizi severek takip ediyoruz kesinlikle sizin için söylemiyorum ama aşırı tüketicisiniz. Geldiğiniz yerden tüketene kadar gitmiyorsunuz sonra sanki hiç gelmemiş gibi terk edip gidiyorsunuz. Sizden ricam İzmir ile ilgili paylaşımları en aza indermeniz çünkü biliyoruz ki yeni yolda açılınca İstanbullular buraya akın edecekler. Anlayışınız için teşekkür ederim. Saygılarımla

    • styleboom diyor ki:

      “tüketene kadar” kısmında ne kadar haklısınız:) bir istanbullu olmadığım ve girit göçmeni aydınlı bir anne sebebiyle çocukluğumu egede geçirdiğimden ben zaten üzerime alınmıyorum. ama şu da var ki izmir çoktan gasp edilmişleri geçtim de en el değmemiş en bakir köşelerini bile daha çok insana, daha fazla turiste açtı; daha çok insanın gelmesi için ne gerekiyorsa yapılmasına açtı, açmaya devam ediyor, hatta bu çok net bir politika görüyorum. örneğin biz urlaya zeytin hasadına akrabalara yardım zamanı bir uğrardık, mordoğan tatlı bir köy diye bilirdik, karaburun müthiş denizi ile pek az bilinirdi, oysa şimdi hepsi hepsi için büyük atak var; davetler alıyoruz, izmr belediyesi koskoca @cityofizmir diye proje başlattı tüm Türkiye ve dünyaya İzmir’in sadece alaçatısı, çeşmesi yok daha bir dolu yeri var gelsenize diye bağırıyor. kısacası “istanbullular” dediğiniz ve TRnin büyük ölçüde iyi kazanan ve iyi yaşamayı seven kesimine gel vatandaş diye bas bas bağıırıyor”izmirliler” izmirin belediyesi, sanayi odası, galerileri, iş adamları, esnafı, marinaları ve işletmeleri olarak. o sebeple bu klasik bir kapitalist ekonomi; talepten önce arz yaratılması; o arzın arzu nesnesine dönüşmesi, talebin patlaması, ve tüketene kadar o talebi doyurma hali. keşke bu tatlı tatlı olsa, keşke gelen geldiği yere saygı duysa ve aldığını misli ile geri vermeyi bilse; keşke çağıran daha çok “iş, para, istihdam” diye düşünmeden daha butik, daha küçük ama daha aynı kalabilse.

  2. Pisimel diyor ki:

    Ben de egeliyim boom biliyorsun zaten ve 20 Yıldır İzmir’de yaşıyorum ama izmire gelmeyin demek de Saçma…Biz de Bozcaada’ya İstanbul’a gitmeyelim o zaman… Yok öyle birşey…

  3. Sibel turasay diyor ki:

    Ne saçma gelmeyin demek. Icinizden öyle düşünebilirsiniz ama hemde başkasının yazısı altına gelmeyin yazmak? ? Size mi sorulacak ?

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu