hilton dalaman 10b

Instagram çıktı çıkalı genel olarak ziyaret ettiğim mekan ve otellerle ilgili izlenim ya da deneyimlerimi orada paylaşmaya başladım; pek çoklarımız gibi:) Ama bir yandan da özellikle oteller konusunda hepimizin bol bol deneyim okumak istediğimizi bildiğimden sonbahar ekinoksunu bir “yaza veda” kabul edip yaz raporu yazma kararı aldım. Bu postda bu yaz uzunlu kısalı konakladığım oteller hakkındaki kendimce yorumlarım var.

The Marmara Bodrum

Global Run sağ olsun, Nisan ayında sezonu açma şansına mazhar olmuştum. Koşu için gittiğimiz Bodrum’da The Marmara’da konakladık. Otelin kendine ait denizi ya da plajı yok; ilgilenenler için Bodrum merkeze yakın olma avantajı var. Havuzu orta büyüklükte ve çok şık; manzarası Bodrum’un yelkenlilerini seyre dalarak içkinizi, kahvenizi yudumlayacağınız kadar güzel. Otelin iç dekorasyonuna tek kelimeyle bayıldım, bağımsız bir sanat eseri, bir bienal parçası gibi. Yine içi dış mekanlarına nazaran çok daha rahat, keyifli ve cozy köşeler sunuyor. Odalar da aynı şekilde çok şık ve rahat; oda içindeki basamak olayı da odaların dekorasyonu da bence çocukluya uygun değil. Burası daha ziyade romantik kaçamak, kafa dinlemece gibi yetişkin lüksüne hitap ediyor. Hizmet ve servis kalitesi mükemmel olsa da menü bence çok başarısız. Yediğim hiçbir şey leziz, özellikli ya da vay be değildi.

marmara0

Mivara Bodrum

Gündoğan’ın en yeni otellerinden biri olan Mivara’da konfor ve lüks için taklalar atılmış. Odalar inanılmaz güzel; deniz tertemiz ama çok soğuk. Havuz orta büyüklükte ve sıradan. Otelin çim alanları ve peyzajı da keyifli. Tüm odalarının deniz manzaralı olması şahane fakat otel özellikle eğlence ve müzik (ama animasyon tarzı değil de şık konserler şeklinde) konusunda iddialı, ama herkes her akşam konser de dinlemek zorunda değil. Konser olan günler yatağınız üzerinde pek yumuşacık kulak tıkaçları dahi bırakılıyor. Odalar çok naif ve zarif dekore edilmiş, en güzel tarafı balkonları; dev balkonlara sahip ve balkonlarda da şezlonglar var, denize karşı güneşlenebilirsiniz. Otel deniz manzaralı (!) ama ne manzara! Koyun tam karşısında dünya çirkini bir beton yığını uzanıyor karşınızda, ne idüğü belirsiz ultra lüks bir otelin inşaatıymış, her fotoğrafta çıkıyor, kaçmak olanaksız. Çocuklu ailelere şu anlamda önermiyorum: denize iskeleden giriliyor, kum alan yok; #babyboom’la örneğin asla rahat edemeyeceğim bir durum. Ya iskeleden uçar ya kum oynayamadığı için sıkıntıdan patlar benim oğlan. Bir mini kulübü vs de yok. Benim için nefis bir özellik olarak çok güzel bir kütüphanesi var, zengin bir kitap seçkisi de var. Tatiliniz boyunca kitap ödünç alabiliyorsunuz. Tüm bunların yanında belki yeni ve yetersiz personelle açılmış olduğundan olabilir servis yerlerde sürünüyor, yemeğinizin önünüze gelmesi saatler bulabiliyor; menüsü pek öyle ahım şahım değil, lahmacunla ızgara köfteye talim edilecek cinsten. Açık büfe kahvaltısı çooooook zayıf ve sık sık yenilenmiyor. Şefden özel bir isteğiniz olduğunda baya zorlanıyorsunuz, yani bebekli, alerjisi olan, ya da benim gibi bazı yemeklerde pinpiriklenen biriyseniz işiniz zor.

mivara2mivara0

Hilton Dalaman Sarıgerme

Rüya gibi bir tesis. Bir dediğiniz iki edilmiyor, iki dediğiniz hemen oluyor. Dev bir alanda kafa dinlemek isteyene ayrı köşe, çıldırmak isteyene ayrı köşe, çocuklar gibi şen takılmak isteyene ayrı köşe, aktiviteden aktiviteye koşmak isteyene ayrı köşe! Çocuklar için cennet; çocuk klubünden, çocuklara özel sanat atölyesine, çocuklara özel aquaparka, çocuklara özel ve hepsi ayrı ayrı özenle hazırlanmış uyku odalarına dek her şey düşünülmüş. Herşey Dahil sistemlerindenki özensizlik, kuru gürültü, uğultu, darlanma hissi yok; hatta açık büfe yemekler dahi olağanüstü, Hilton Hilton’luğunu konuşturmuş, en ufacık şey de mi kurumaz o açık büfede, tuhaflaşmaz, hayır hayır! Hepsi yeni konmuş gibi düzenli, taze, çiçek:) Bir yanda dağ, bir yanda deniz, bir yanda nehir ile manzaralardan manzara beğenebiliyorsun; akşam yemekleri için bir sürü alternatif restoran var ve hepsi birbirinden iddialı seçemiyorsun. Personelin kalitesi ve güleryüzünden sebep zaten acayip keyfili hissediyorsun. Benim gibi beynim akana kadar aquaparkda kalabilirimciyseniz o da ayrı şahane, okçuluktan bocciaya her tür aktiviteye varımcıysanız o da şahane:) Otel öyle çok yeni bir otel olmadığı için odaların dekorasyonu pek yeni “tarzda” değil; odalar ya da mobilyalar eski demiyorum hayır sadece tarzı biraz eski sayılır ama ne olmuş yani öyle değil mi:) Peki hiç mi kötü tarafı yok? Yok bence. Bir tek denizi sayabilirim, genelde hep çok dalgalı; ve bir de nehirle birleşen bir deniz olduğundan sebep öyle her daim ayna gibi değil. Çoğumuz için bu soru değil ama benim gibi hele çocukla havuzu tercih etmeyen biriyseniz o zaman bu dalga işi biraz keyifsiz olabiliyor.

hilton dalaman presidentjpghilton dalaman nehir

Hapimag Sea Garden

Bodrum Yalıçiftlik’de yaklaşık 1 hafta kaldığımız Sea Garden öyle devasa bir orman içine kurulmuş ki tek başına iki koy sahibi siz düşünün. Hal böyle olunca denize gidiş ve geliş için otelin sağladığı shuttleları kullanmak gerekiyor. Bizim gibi pusetli ve çocuklu olunca da bu gidiş bildiğin mini bir bavul hazırlayayım da aman hiçbir şey unutmayayım kıvamına geliyor, o kısım zor. Odalar mini birer yazlık ev gibi ormanın, çiçeğin, böceğin içinde mis gibi; hatta komşularla komşuculuk bile yapılabilir öyle tatlı.  Çook çok çok eski stilde baya 80ler tarzı döşenmiş odalar ama o kadar kullanışlı ve pratik ki anlatamam. Sanırım Bodrum’un en temiz denizi burada, ışıl ışıl, dibi görünen bir akvaryum. Her daim çarşaf gibi enfes bir deniz. Akşamüzeri ya da akşam saatlerinde kimi zaman klasik müzik, kimi zaman caz dinletileri oluyor; buraya bir gelen genelde hep geldiği için bir müdavim durumu söz konusu ve haliyle birbirini tanıdığından bol arkadaşlık kısaca bol saygı, sevgi var. Burası Bodrum’dan çooooook uzakta olduğundan otelin içine mini bir Bodrum kurmuşlar; Bodrum merkezin yemekçisinden takı tukucusuna tıpatıp aynısının minyatürü gibi düşünün:) Mini Club 3 yaş ve üstü için ama eğer yanında kalırsanız 3 yaş altı minnoşlarınızı da sokabiliyorsunuz, tek sorunu her yıl Mini Club’ın misafir çocuklarla düzenlediği tiyatro oyunu! Bu oyunun provalarını yapacakları zaman klubü kapatıp gidiyorlar;  iyi de diğer çocuklar ne yapsın:) Mesela biz! Kahvaltı ve öğle yemeğini aldığımız denize nazır restoran mükemmel; yemekler çok leziz, çok çeşitli ve bir o kadar hızlı; gel gör ki akşam yemekleri için açılan kısım bence çok yetersiz. Seçenek az, tadı tuzu da diğer restoranı aratan cinsten. Çocuk menüsünde kızartma çok oluyor bence daha sağlıklı alternatifler artırılmalı. Hapimag’da en sevdiğim şeylerden biri kendilerine ait bir çiftlikleri olması, baya girip domatesini salatalığını yumurtanı kendin de seçebiliyor, kahvaltını hazırlatabiliyorsun. Ekolojik anlamda pek çok gönüllü çalışmaları da var; #babyboom ‘un bu mini köy hayatı deneyimi benim çok çok hoşuma gitti. Bir daha gşder miyim? O deniz için ve nostaljik havası için kesinlikle gidilir.

hapimag0

Swissotel Resort Bodrum

Turgutreis’de bu yıl açılan Swissotel bir iç ve dış mimari harikası! İçi sanat eserleri ile dolu; hizmet ve servis mükemmel. Mutfağı muazzam, bol yıldızlı şefler dizi dizi. Yediğim en iyi uzakdoğu yemeklerini yedim burada. Bir de enfes bir günbatımı manzarası var ki anlatmakla bitmez. Denizi oldukça güzel; ama bir anda dalgalanabiliyor, kumu incecik ve harika öyle ki şahane kumdan kaleler yapmak mümkün -test edildi onaylandı- Havuzun etrafında kocaman yataklı şezlonglar var, keyif için müthiş. Odalar ultra modern biraz Kuzey avrupa tarzında dekore edilmiş, her yer granit ya da mermer. İşte bu açıdan çocukla biraz zor, örneğin banyo bir heykel kadar güzel ama kaymadan ve kafayı yarmadan oğlanı yıkamak imkanlı olamadı; yere havlu koyarak ancak becerebildim. Benimki gibi jet hızıyla bodoslama koşan bir oğlan çocuğu ile odadaki o çok şık mermer çıkmalar ya da raflar potansiyel tehlike. Roofda yer alan uzakdoğu restoranı muazzam; manzarası da yemekleri de ayrı ayrı uzun saatleri hak ediyor.

swiss2

Leka Hotels Bodrum

Çok yakın zamanda ziyaret ettiğim Leka bir yetişkin oteli, yani çocuk kabul etmiyor. Burayı genç, hareketli ve romantik diye tanımlayabilirim. Mini bir Santorini havası var, odalar mini mini ama her biri kapısı begonvillerle süslü beyaz küpler şeklinde. Tam bir Bodrum güzelliği. Merkeze çok yakın. Girilebilir bir denize de yaklaşık 5-10 dakika mesafede. Havuzu küçücük ama çok şık, bol fotoğraf imkanı veriyor. Manzarası yine yelkenli tekneler önde güneş arkada batarken enfes ötesi. Öğlen ya da akşam yemeğini otelde almak isterseniz (otel aslında oda-kahvaltı) size 2 sayfadan oluşan bit kadar bir menü geliyor; gözü doymaz Türk milleti damarınız sebebiyle önce buna burun kıvıracak ve yiyecek hiçbir şey yok diyeceksiniz belki(çünkü ben öyle oldum:)) ama hiç öyle değil! Sanki aslında herkese hitap eden bir şeyler var; dahası artık şef içerde ne yapıyorsa etli dürüm bile bir anormal leziz anlatılır gibi değil. Ne zaman bitti de parmaklarımı yedim oluyorsunuz. Frozenları ve mojitosu müthiş. Otelin her odası ayrı bir daire gibi olduğundan kapıyı açar açmaz dışarı çıkıp kendinizi havuzda bulabiliyorsunuz ki bu da güzel. Bodrum merkeze çok çok yakın.

leka2 leka3



"Yaz Raporu: Bodrum Otel Deneyimlerim" postu İçin bir kişi yorum Yapmış.

  1. GleamFashion diyor ki:

    Leka Hotes favorim :)

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu