prp01

Bu Pazar belki biraz kendinizle baş başa kaldıysanız bu yazının da tam zamanı diye düşündüm, çünkü yaşlanmayı erteleme çözümlerinden biri hakkında konuşacağız; PRP, Somon DNA, gençlik aşısı gibi onlarcasından benim seçimimi. Beni diğer sosyal ağlarımdan takip edenleriniz biliyor Temmuz ayında daha önce kuzenimin bir tedavisi üzerine methini duyduğum doktorum Op. Dr. Asu Deniz Burhanoğlu (Mare Estetik) ile sizin de cilt bakımı/ yaşlanmayı geciktirme vb sorularınızı sorabilmeniz için bir Periscope yayını yapmıştık, ki bu yayında cilt bakımından diğer estetik ve plastik müdahalelere pek çok sorunuzu yanıtlamıştı kendisi. Doktorum diye demiyorum bu kadar pozitif, profesyonel, dürüst- hatta açıkça buna ihtiyacın yok ki diyip seni sepetleyecek kadar dürüst-, neye ihtiyacın var neye yok seni son derece iyi yönlendiren ve önceliği “doğal”lığı bozmamak olan doktor, hemencecik kesip biçme meraklısı olmayan cerrah az bulunur.

Bu yayında ben de bir dolu yeni şeyi öğrenme fırsatı bulduğum gibi daha önceden bu  “kabus”u insan kendine ne diye yapar diye tanımladığım botoks hakkındaki doğru bilinen yanlışları da ; cildin yaşlanma ve elastikiyetini geciktirecek yenilikleri de öğrenmiştim. Genel olarak bu konulara biraz fazla tedbirli yaklaştığımdan olacak PRP bu “kendi kanınla yenilenme” argümanı ile hoşuma giden bir alternatif oldu, yani benden alınan yine bana fayda olacaktı. Doktorumuz Asu Burhanoğlu yine aynı yayında PRP uygulaması için ara mevsimlerin en iyi dönemler olduğunu ifade etti ve bana da eğer düşünüyorsan Eylül’ü bekle dedi:)

PRPnin herkese eşit şekilde etki etmediğini belirtti, uygulayıcıdan, dönemsel faktörlere, hatta kişinin kanının kalitesine dek pek çok açıdan değerlendirmek gerekiyormuş (örneğin çok sigara alkol tüketimi olması, kan değerleri vb gibi). Kimi için 1 seans yeterli iken kimi için daha çok ardışık seans gerekebiliyormuş. PRP’nin cildi yenileme ve yaşlanmayı geciktirme, cilt yaşını geriletme konusunda yeni çıkan Somon DNA, kök hücre tedavisi gibi diğer tekniklere göre biraz daha “eski teknoloji” olduğunu da kabul etmemiz gerekiyormuş. Yine de mutlaka ama mutlaka cilde yenilenme ve daha önemlisi nem kazanımı sağladığı bir gerçekmiş. Sivilce tedavisi, leke tedavisi, güneş lekesi tedavisi gibi durumları yokmuş PRPnin ama bu konularda memnun sonuçlar alanlar da olabiliyormuş. Yayın öncesi ve sonrasında sizden de çok yorum geldi, yaptırdım ve müthiş bir şeydi diyenler neredeyse yaptırdım ve hiçbir faydasını görmedim diyenlere denkti. Kısacası kendi denemem için bekleyip görecektim:)

prp00

Sonundaa sonbahar gelip, tatiller bitince ben de randevumu aldım hatta benim sürecimi de periscopedan yayınlamıştım. İzlemeyenler için önce neler oldu anlatayım. Benden 8 – 10 tüp kan alındı, ardından bu kanlar santrifüj edilip trombositten zengin kısmı ayrıldı. Bu aşamayı beklerken yüzüme anestezik bir krem uygulandı, ağrı ve acı duymamam için. İşte santrifüjle ayrılan kanın bu zengin kısmı enjeksiyonla deri altına verildi. Herkesin yaptığı “sinek ısırığı gibi ” tabiri aynen de doğru, minik minik sinek ısırıkları gibi bu iğne müdahalesi, benim hiç ama hiç canım yanmadı. Acı eşiği oldukça yüksek biriyimdir belirteyim ama eşiğe filan gerek yok öyle incecik bir iğne ki! Yarım saat kadar sürdü bu uygulama, çıktıktan sonra da gayet normal hayatıma devam ettim.

1IMG_0008

Ya sonrası? İlk 3 gün ay parçası gibi dolaştım:) Baya baya ışıldayan bi surat, hatta sanki lift etkisi var gibiydi. Fakat ilk haftadan sonra o ilk anda yaşadığım süper aydınlık hissi yaşamadım, hani nasıl desem ilk hafta uyanır uyanmaz kendime bakıyor ve sanki hiç yorulmamış, saatlerce çalışmamış ya da uykusuz kalmamış gibi görünüyordum; işte o his bende kısa sürdü tabii bunun sebebi yoğunluktan ikinci seansıma gitmeyişim de olabilir:(. Bunun yanında nem olayında bariz bir atlama oldu, nemlendiricimi sürmezsem gerilen cildim kreme ihtiyacı yok gibi bir hale geldi. Bana en büyük faydası ise gözle görülür şekilde yok olan o feci nefret ettiğim dudak üstü güneş lekelerim oldu ki doktoruma umarım bende de leke geçirici etkisi olur demiştim ama o garantisi yok diye belirtmişti.

PRP’nin etkisi uygulamanın 3. haftası itibariyle azalıyormuş genel olarak; doktorumun önerisine göre bir iki ardışık seansa daha ihtiyacım var ama ben özellikle somon DNA yönetimini okuyup gördükçe sanki ona kayıyor gibiyim. Tabii biz kadınlar genelde sadece yüzeyde olanla ilgileniyoruz, PRPnin sonuçta bir de derindeki “önemli” etkisini unutmamak gerekiyor; 3 haftanın sonunda bile cilt altı kolajen ve elastin lifi üzerindeki etkisi devam ediyormuş. Yeni gelişmelerden de sizi haberdar edeceğim:)

Dilediğiniz gibi sorularınızı sormak ve hem de estetik uzerine pek çok örnek ve öncesi/sonrası fotoğraflar için @drasuburhanoglu instagram hesabını takibe alabilirsiniz,



"Dr. Asu Burhanoğlu ile PRP Maceram" postu İçin 4 yorum yapılmış.

  1. figo diyor ki:

    Peki boomcum, bu işlem için ne kadar ödedin?

    • styleboom diyor ki:

      açık olmak gerekirse benim biraz özel indirimim oldu ama normalde 500 ila 750 arasında değişiyor demişti dr.um ilk konuşmamızda hatta periscope yayınındaydık. net ücret cildin analizi üzerine belli oluyor.

  2. Kechka diyor ki:

    Sevgili boom, ben çok kararsızım bu yöntemi yaptırıp yaptırmamak konusunda. Rica etsem tedavinin devamı / somon DNA yaptırdıysan onun için bilgi verebilir misin?

Kechka için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu