gizia gate

Bundan çok çok uzun yıllar önce İstanbul moda haftası henüz “Istanbul Fashion Days” iken, İstanbul’a dünya moda takvimlerinde de kendine yer bulacak bir moda haftası kazandırma misyonu için elini taşın altına koyan bir kaç isimden biri idi Gizia’nın yönetim kurulu başkanı İsmail Kutlu. O dönem Gizia’nın  yurtdışındaki bilinirliği ve marka değeri Türkiye’de olduğundan kat kat fazlaydı ve aslında çizgisi ile de hedef kitlesi zaten yurtdışı pazarı idi. İsmail Kutlu kendi markası ve başarısı ile yetinmek yerine “Türk modası” adına kolları sıvayan, düşünen, çalışan, sahiplenen bir isimdi. Bugün bir isme ve cisme bürünen “Türk modacılarının bir çatı altında toplanması” fikri o zamanlar içinde İsmail Kutlu’nun da bulunduğu IFDnin bu vizyoner takımının hayaliydi belki de. Hayal diyorum çünkü ortada ne Türk modası vardı, ne Türk modacısı “genç ve çıkış yapan” tanımından fazlasıydı, ne de Türkiye’de tasarım ve moda kültürü mevcuttu. Bunların hepsi çokça deneme yanılma, yılmadan devam eden çalışmalar, genç Türk moda tasarımcılarının yurt dışı muadillerindeki gibi bir disiplin, eğitim ve yaratıcılık sentezini benimsemesi sonucunda ve uzun yılların geçmesiyle edinilen tecrübe ve olgunluğun sonunda şimdi Türkiye’de görebildiğimiz ve artık hayal olmaktan çıkan şeyler.

Moda haftalarını da moda tasarımcılarımızı da hiçbir romantizme kapılmadan, her zaman gayet objektif ve hatta kimi zaman sertçe eleştirebilen biri olarak çok rahatça söyleyebiliyorum ki Türk modası müthiş bir ivme yaptı; tasarım dili özgün, çarpıcı ve yaratıcı bir hal aldı; taklit eden değil moda yaratan oldu. Artık Türk moda tasarımcılarının çoğunun her bir parçası birer arzu nesnesi olabilecek kadar güzel, dahası giyilebilir ama özgün ve başarılı; kendi adıma çoğu zaman pek çok ünlü moda evinin tasarımlarından çok çok daha yeni, farklı ve güzel buluyorum; giydiğimde üzerimde tasarım dili olan, malzeme ve dikiş olarak son derece kaliteli, çarpıcı bir parça olduğunu biliyorum. Kısacası bir zamanlar “hayal” gibi görünen fikrin bir cisme bürünme zamanı gelmişti. Ve İsmail Kutlu bunu Nişantaşı’nda temelleri atılan, yalnızca Türk modacılarına adanmış dev bir multibrand konsept mağaza ile hayata geçirdi: Gizia Gate.

Gizia Gate, hem İstanbul’a gelen yabancı müşteriyi hem farklı ve özgün tasarım ürünleri gardrobuna katma gustosuna sahip Türk müşteriyi hedefleyen  ve Türk modasının öncü tasarımcılarının özel koleksiyonlarının bir çatı altında kendi isimleri ile görülebileceği ve satın alınabileceği lüks segment bir mağaza. Özenli mimarisinden çok şık mağaza içi ürün yerleşimine, servisine dek  yurtdışında bazen bir şey almasak da sırf turistik ziyaret yaptığımız:) pek çok lüks büyük mağazadan farksız. Mağaza olması dışında moda ve tasarım özelinde etkinlik, sergi ve sohbetlerin de gerçekleştiği bir platform aynı zamanda. Duyduğumuz andan itibaren çoğumuzu çok heyecanlandıran bu projenin arkasındaki isimlerden Gizia kreatif direktörü Erkan Demiroğlu ile aklımdaki pek çok soruya cevap aldığım ve Gizia Gate hikayesinin doğuşu ve gelişimini dinlediğim bir röportaj yaptım.

gizia gate erkan demiroğlu

Styleboom: Erkan Bey ilk olarak tasarımcı sayısı konusunda aklıma takılan “tasarımcı seçme kriter”leriinizi merak ediyorum. Giza Gate, hikayesinin başında telaffuz edilenden çok daha fazla tasarımcı ile, tam 30 Türk tasarımcının koleksiyonları ile açıldı. Bu sayıca ani artış seçme kriteri konusunda bende biraz merak uyandırdı. Böyle bir kriteriniz var mı yoksa kapılarınız her Türk tasarımcısına açık mı?

Erkan Demiroğlu: Gizia Gate’de yer alabilmek için her şeyden önce bir Türk tasarımcı olmak gerekli bu bizim kuruluş amacımız ve misyonumuz. Fakat tabii aynı zamanda tasarımcının Gizia Gate’in sirkülasyonuna cevap verebilecek üretim kapasitesine sahip bir atölyesi ve ekibi olması en önemli kriterlerden biri. Gizia Gate yalnızca couture tasarımcıya, abiye yapana ya da spor çalışana göredir demiyoruz, pek çok farklı stile hitap eden geniş yelpazede bir seçkimiz var. Fakat Gizia Gate’in tabii ki kazanma hedefi olan bir işletme olduğu kadar Türk moda tasarımcılarının vitrini olarak bir misyonu da var bu sebeple mağazada yer almak isteyen tasarımcılara da destek olmaya çalışıyoruz.

SB: Malumunuz tasarımcılarımız çoğunlukla özel sipariş üzerine çalışıyor, yani “ready-to-wear” koleksiyonlar henüz pek azının hazırladığı koleksiyonlar. İşler bu şekilde iken bir anda bir tasarımcıdan her bir parçasından 36-42 beden arasını raflara koymasını ya da bu yükü kaldırmasını nasıl bekleyebildiniz? Bu riskli değil miydi?

Erkan Demiroğlu: Açıkçası bu anlamda da Türk modacılarımız bize bile şaşırtarak müthiş bir perfprmans gösterdi, bu bizi de çok mutlu etti, demek ki bir çatı altında işlerini gösterebilmek ve hazır giyim matematiğine cevap verebilmek için çoktan hazırları. Beden bittiği anda yenileyebilecek kadar yüksek kapasite ile ve çok da akıcı şekilde çalıştıklarını söyleyebilirim, bugüne dek bu anlamda hiç sıkıntı yaşamadık.

SB: İstanbul, Türkiye’nin moda başkenti. Peki Gizia Gate İstanbul ile sınırlı mı kalacak? Bir zincir mağazaya dönüşme hedefini var mı?

Erkan Demiroğlu: Burada müjdeli haberi vermek isterim çünkü Gizia Gate’in 2016 hedefimiz Anadolu yakasında; sonraki yıllarda ise Ankara, İzmir ve Bursa’da mağazalar açarak Türk tasarımcılarımızın koleksiyonlarını Anadolu’daki talipleri ile de buluşturmak. Hatta erkek koleksiyonu ile ilgili minik bir haber de verebilirim çünkü şimdilik yalnızca kadınlara hitap eden Gizia Gate çok yakında modasever erkeklerin de adreslerinden biri olmayı hedefliyor. Fakat tüm bu yeni mağaza girişimlerinde aynı kalite, servis hizmeti ve şıklığı tutturmak ve standardımızdan ödün vermemek önceliğimiz.

SB:: Gizia Gate’i nasıl özetlersiniz? Türk moda sahnesinde sizce nasıl bir boşlıuğu doldurdu, ya da doldurma misyonunu başarabildi mi? Mağazaya konulan isimden anladığım üzere burası aslında bir kapı; kapıdan geçerek Türk moda tasarımcılarımızın Paris, Londra ya da Milano’daki evlerin hazır giyim koleksiyonları ile boy ölçüşebilecek kalite ve şıklıkta koleksiyonlarına ulaşabiliyoruz.

Erkan Demiroğlu:Aynen bu şekilde. Gizia Gate, gündüz ya da gece giyimi olsun, aksesuar grubu olsun farklı, yeni ve özel parçalar bulabileceğiniz ve bunların hepsinin Türk moda tasarımcılarının elinden çıktığı bir çatı. Burası lüks ve ultra lüks segmentte  kıyafet ve aksesuarlar yanında ulaşılabilir lüksün de adresi. Pek çok müşteri tasarımcıları showroomlarında tek tek dolaşıp gezeceğine burada bir arada bulabilme imkanına sahip oldu. Bunun yanında yine pek çok müşterinin bir tasarımcının showroomuna randevu vs alarak gitmek gerektiği, çat kapı gidilemediği gibi çekincelerinin de çözümü oldu Gizia Gate.

Yabancı müşteri açısından oldukça güzel dönüşler alıyoruz, ve çok kısa sürede yerli müşterinin de sık sık uğradığı ve alışveriş yaptığı adreslerden biri olduk. En büyük hedefimiz özel bir gün ya da gece için olsun, gardrobuna yeni parçalar katmak için olsun alışverişe çıkan kadının ilk adreslerinden biri hatta ilk adresi olmak.  Bunun yanında moda kültürü adına sohbetler, sergiler, vitrin düzenlemeleri ve etkinliklere ev sahipliği yapan bir platform olarak da anılmak.

SB:: Çok teşekkür ediyorum.

Söyleşimiz sonrasında ben tabii Gizia Gate’de bol bol turladım, benim pek çok favori tasarımcımın hem aşina olduğum hem de mağazaya özel hazırladıkları koleksiyonları inceledim. En güzel taraflarından biri satış elemanlarının da mağazayı  çok iyi çalışmış olması çünkü kombin yaratmada ya da aradığınız şeyi bulmakta çok yardımcı oluyorlar.  Yaklaşan düğün, davet ve mezuniyet döneminde mutlaka uğrayın demeyeceğim, özel günlerimiz için zaten çok daha fazla zaman ayırıp kafa yoruyoruz; ama inanın pek çok yerli hazır giyim markasında çok da uçuk fiyatlarda satılan sıradan kıyafetlere göre en azından kumaşıyla, dikişiyle, tasarım dili ile ve etiketindeki tasarımcı ismi ile çok daha özel parçaları benzer fiyat aralıklarında bulmak mümkün. Özellikle çalışan kadın takipçilerime vitrinde genelde yer alan abiye parçalara aldanmadan mutlaka içeriye girmelerini tavsiye ederim:)



"Röportaj | Gizia Gate: Türk Modacılarına Açılan Kapı" postu İçin 2 yorum yapılmış.

  1. zuzuşka diyor ki:

    Postu yemek yerken öylesinde okumya başladım. Ne de olsa İstanbul ve bilip şimdilerde uzaktan baktığım bir marka…Ama Bursa’yı duyunca:) Çok sevindim hedeflerinde Bursa’da da mağaza açmak fikri olmasına!Heyecanla bekliyorum.

    • styleboom diyor ki:

      Bursa ve Bursa’lı kadınların inan burada bizlerdne bile daha seçkin bir sevki var bence o yüzden çoık doğru karar:)

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu