Günlük arşivler: Şubat 2, 2016

| Siyah Beyaz ve Korsan

monokrom bomonti kiva

Geçen hafta iki zıt duyguyu bir arada yaşadım:) Taa 1 ay öncesinden saatleri kurup beklediğim La Corsaire balesinin satışa açıdığı gün biletleri neredeyse 1 dakika içinde tükendi ve ben alamadım:/  Hem deli gibi üzüldüm, hem bale biletlerinin memlekette bu hızla tükenmesine deli gibi sevindim :) Bu ne güzel şeydi,  eskiden bazen aynı gün gider alırdım şimdi resmen peşinde koşuyordum. Süreyya’nin gişesine yaptığım çıkarmanın sayısını unuttum ama sonunda muradıma erdim. 1 Mart için bilet buldum. Buradan da haber veriyorum ki siz de elinizi çabuk tutun daha çok  gidelim, daha çok temsil olsun:)

Bale, dans ya da konserler için sadece yurtdışı seyahat programınıza eklenecek temsillere; tiyatro için sadece içinde “celebrity” olan oyunlara değil çılgın reklam ve tanıtım bütçeleri olmayan, afişleri billboardlara basılmayan, müze kartın da varsa pek uygun fiyatlı biletleri olan devlet opera ve balesi, devlet tiyatroları programlarına mutlaka bakın, zira başında devlet de yazsa onların sahibi de, kurtarıcısı da, onları daha başarılı ve mutlu kılacak olan da seyircisi aslında.  Gerçi ben biliyorum genel olarak bu blogun takipçileri de bu konularda çok hassas, baen bana güzel etkinlikleri haber veren mailler bile alıyorum sizden, ama sanki yeni nesil iyiden iyiye uzak:/ Ben her yurtdışı seyahatimde bir opera, bale ya da konser ayarlıyorum ve bakıyorum da nasıl güzel, naif, dopdolu. Çok küçük olmasına rağmen Süreyya da öyle güzel öyle büyülü, Aya Irini’de varsa IDSO konseri nasıl masal gibi… Keşke İstanbul’un güzelim başka saray ya da kasrları da böyle böyle dolsa. Tabii müziğe ve performansa uygununu bulmak kolay değil ama biraz çaba olsa:)

devamini oku