Günlük arşivler: Nisan 18, 2016

| Düğünün Gizli Kahramanı: Cem Türkmen

Izmit Dugun Fotografi

Bazen bazı insanlar hayatınıza pat diye, bir tesadüf sonucu ama tam zamanında girer. Siz ona tesadüf de diyebilirsiniz, onu kahraman da addedebilirsiniz, ne mutlu bana da olabilirsiniz. Ve bu bazı kişiler meslekleri gereği sadece size değil pek çok kişinin hayatına güzellikle dokunabilirler. İyi bir düğün fotoğrafçısı, yo yo düzeltiyorum iyi bir düğün hikayecisi bunlardan biridir. Son zamanlarda birlikte çalıştığım Cem Türkmen (her ne kadar bizimki düğün değil bambaşka konular olsa da) işte bu kişilerden biri. Hem işini yapışındaki mükemmellik ve titizlik, hem kendimizi mutlu hissettiğimiz işi yapma yolunda benzeşen hikayemiz, hem de bizi bir araya getiren tesadüfün sonucunda çıkan nefis işlerin sonunda bu post ile karşınızdayım. Madem Nisan ayını düğün dernek konularına adamaya and içtim o zaman işe bir düğünün gelin ve damattan sonraki en önemli aktörü yani o düğünü sonsuz ve ölümsüz kılan kişiden, o düğünün hikayesini fotoğraflayan kişiden başlayayım dedim. Ne zamandır yazacağım da Cem’in yurtdışında da düğün çekimleri yaptığından Roma’da son çektiği düğünden dönmesini bekledim:)

Ben düğünlerin hep “belgesel” tadında fotoğraflananlarını seviyorum, yani tabii o kadar süslenmişiz poz da verelim ama o pozlar çok “poz” olmasın, poz verme uğruna “an”lar kaçmasın istiyorum. O yüzden de hep düğün hikayesi fotoğrafçılığını öneriyorum. Bir zamanları mühendisi Cem 2005 yılında ayrılmamacasına geçtiği objektifinin ardından anları ve duyguları öyle güzel kompozisyonlarla vermiş ki sen sadece bir gelin damat değil aşkı da görüyorsun, ayrıca belki yıllarca evinin salonunu süsleyecek fotoğraflarda nefis bir bütünlük ve yoğunluk görüyorsun, annenin gözündeki hüzünlü ışığı, babanın yüzündeki tebessümü de yakalıyorsun. devamini oku

| Karpuz Yiyemiyorlarsa Karpuz Giysinler

feedan karpuz 03

Nisan ayları hep böyle! Nisan ayları en güzeli, ama benim hep en koşturduklarımdan biri! Nisan ayları ben güne yetişemiyorum, saatleri yettiremiyorum. Nedense!  Ya da Nisan ayları bahar kapıyı çaldı mı bir gevşeklik, bir aman canım sendecilik, bir çiçekler de ne güzel açtı hayat nasıl layloyculuk hasıl oluyor bana belki de, belki de ondan yetişemiyorum Nisan’da kendime ben:) Nisan Nisan bu itiraf da burada dursun o zaman.

Bizim evin şu an ki en büyük gündemi ise karpuz:) Geçenlerde oley havalar ısındı oğlum dedim, Ali Efe bana “yani karpuz mi yiyebilicez anne” diye sordu. Karpuz hiç bu kadar sevimli olmamıştı:) Mevsiminde yiyelim kuralımızdan olsa gerek resmen hasret yapmış. Karpuz yiyemiyorlarsa karpuz giysinler diyerek bu postu da daha fazla saçmalamadan bitireyim bence ben.

Bahar çarpması değil de ne:)  devamini oku