Günlük arşivler: Mayıs 3, 2016

| Dur

house of ogan culotte pantolon

Geçenlerde bir gün yine nasıl koşturuyorum, ve nasıl yorgunum- diyorum bahar yorgunluğu, bahar oldu kafam kalkmıyor, bir anda uyku bastırıyor, ya da bir aheste hal, bir aman yaparım sonracılık beni kıskıvrak yakalıyor; söylenip duruyorum bahara, bana bunu yapma, yetiştireceklerim var, yapacaklarım edeceklerim var, kızıyorum bahara, bana bunu yapma. Oysa…

Oysa belki de durmamız gerek biraz, bahar o yüzden var belki de, bir dur diye, apartmandan hızla çıkıp arabaya koşarken dün orada olmayan bahar dallarına bir bak diye, biraz soluklan, toprak gibi, su gibi, havadaki ses gibi yavaş yavaş uyan diye. Belki bahara kızıp söylenmektense dur da dinle diye. Yaşar Kemal’in müthiş hikayelerinden biri olan Yer Demir Gök Bakır’da (ki filmini hiç sevmem:) ) şöyle diyordu: “O yanından geçerken bir çiçek başını kaldırır; azıcık dur Lokman Taşbaş, azıcık dur da kulağına söyleyeceklerim var. ” Belki bir ermiş, ya da lokman değiliz ve o çiçekle şifalar dağıtamayacağız ama azıcık duralım ya azıcık duralım belki yanından geçtiğimiz çiçek bize bir şey söyleyecektir:)  devamini oku