mbfwi 4. gün feedan house of ogan

Kaptanın seyir defteri, yıldız tarihi 251020162212: Moda haftası postlarını nihayete erdirmek için kendime söz verdim. Başlıyorum! 4. güne Hayat mecmuası kapağı olarak hazırlandım: M.A.Cden yeşil pırıltılı bir makyaj, Aveda’dan Gülşen Bubikoğlumsu  bir saç istedim çünkü 60lardan fırlamış bir Fee.dan elbisem ve üzerine atacağım House of Ogan’dan orman yeşili nefis bir otrişim vardı. Tek eksik salonlarında boydan boya bir posterimi asarak beni bekleyen bir Ekrem Bora, bir Kartal Tibet filandı:) Ama bu  tatlı parodiyi bir kenara bırakırsam 4. gün beni sırf isimleri ile bile heyecanlandıran 3 ismi barındırıyordu: Sudi Etuz, Özlem Kaya ve Bashaques ki Başak Cankeş’i hepsinden, herkesten ayrı tutuyorum.

Güne hemen her koleksiyonunu çok sevdiğim Ayşe Deniz Yeğin ile başlamak istiyordum ama maalesef o gün başka işlerden dolayı baya geç kaldım, 4. günün ilk defilesi olarak ancak 3:30daki Affair ile güne başladım. Yeni koleksiyonu ve bitmek bilmeyen defilesi ile Affair geçen yıl da eleştirdiğim koleksiyonunu bile aratıyordu. Bir tasarım değil hazır giyim markası olarak dahi düşünsem, estetik görünüm kaygısından bu kadar uzak bir koleksiyon görmedim. Aşağıda görebilirsiniz.

mbfwi ss17 affair

Sonunda Sudi Etuz ile kavuştum, heyecanla beklediğim koleksiyon hiç de beklemediğim şekilde geldi. Kış sezonunda Studio 74 ‘ün ışıltılı, pırıltılı, sofistike ve güçlü kadınına selam duran tasarımcı bu defa tatlı mavilerin ve beyazların domine ettiği; pötikareler, üç boyutlu kalıp gibi fırfırlar, korsajlar ve balon kollarla  piknik sepetini koluna takmaya ve kaygısız bir 1960lar güneşli Pazarında panayıra koşmaya hazır tatlı mı tatlı bir kadın figürü çiziyordu. Tasarımcısı Şansım Adalı ilhamını yine bir dönemde bulmuş, çok güzel kullandığı janjanlı kumaşlarla, denimle ve 3D fırfırlarla bu dönemi modernize etmiş, saç bantları ve balon kol-belde korsaj gibi detaylarla retroyu müthiş güzel kullanmış ve sinematik bir stylingle defilesini pek güzel bir görselliğe taşımıştı. Defile sonrası koleksiyon hakkında fazlaca spekülasyon olsa da ben birebir hiç bir tasarımcı ile denk parça göremedim, aslında belki de tek dezavantaj podyumdaki silüetin çok benzerinin hemen hepimizin görsel hafızasında nostaljik bir kare olarak yer alıyor olmasıydı diye düşünüyorum. Bence pötikare koton kumaş en son Raf Simons tarafından Jil Sander’in 2012 bahar koleksiyonunda bu kadar üst seviyeye taşınmıştı. Subjektif kısma gelirsek her bir parçası ile tam benlik, o hep aranıp da bulunamayan tarzda beyaz gömlekleri ile olmazsa olmazlık bir koleksiyondu.

sudi etuz 01

Bir sonraki defilem Özlem Kaya idi. Yine feminen bir silüeti farklı teknikte fırfırlar, kat kat kumaşlar, sürpriz pencereler; iki farklı boyutta gidip gelerek bir hikaye anlatan kompakt bir koleksiyon sundu. Yine de Özlem Kaya’nın eski ve özellikle materyal kullanımındaki daha cesur koleksiyonlarını özlüyorum. Hatta defile yapmadığı ilkbahar 2016 koleksiyonunu Core’da gördüğümde işte yine hiç akla gelmeyen materyallerden ultra feminen tasarımlar çıkarmış demiştim. sonbahar/Kış 2017 koleksiyonu ise bana biraz daha güvenli ve garantili bir koleksiyon gibi geldi.

ozlem kaya 01

Bashaques’ın “giyilebilir sanat” performansına dakikalar kala Brand Who defilesi ile günün son defilesini tamamladım. Aslında erkek giyim defile ve koleksiyonlarında artık biraz mola almayı tercih ediyorum ama son 2 sezondur beni fazlasıyla heyecanlandıran ve kadını yok mu bunun haksızlık ama diye isyan ettiren Brand Who için değerdi. Ve yine renkleri, desenleri, stylingi, cesur yorumu, nefis müzikleri, koreografisi ve koleksiyon bütünlüğü ile şahane bir defile izledik. İşin açıkçası büyük moda haftalarındaki tadı ve tempoyu yakalatan nadir koleksiyonlardan biri idi.

Bashaques - Presentations - Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul - October 2016 Bashaques - Presentations - Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul - October 2016

Ve gelelim Bashaques gösterimine. Yeteneği ile Türkiye sınırlarını aşıp çalışmalarını global düzeye taşıyan Başak Cankeş’i yeni dönem sanat dehalarından biri olarak tanımlamak hiç de abartı olmaz. Bu son gösterimi ile bunu fazlasıyla ispat etmiş oldu. Geçen koleksiyonunda Gaudi’yi selamlayan tasarımcı bu defa gösteriminde sanatsal yönüne daha da ağırlık vermiş ve farklı disiplinleri moda çatısı altında müthiş bir araya getirmişti. “Gala’nın Hareme Girişi” adını verdiği bu giyilebilir sanat deneyiminde Dali sürrealizmini Osmanlı ve Türk kültüreüne minyatür sanatı üzerinden yorumlamıştı. Olağanüstü bir ambiyansda, hayranlık uyandırıcak kadar ince işçilik, farklı sanat disiplinleri ve dahası yorgan işçiliği gibi bir zanaat da dahildi bu deneyime. Sadece modasever değil koleksiyoner ve sanatseverlerin de ilgisini çekmesi boşa değildi.

Benim için gün böyle bitti. Bu post ise her zamanki gibi benden karelerle bitiyor:)

mbfwi 4. gün feedan house of ogan 02 mbfwi 4. gün feedan house of ogan 03

Saç ve makyajlarım için ayrı postlar yapacağım:) Günlük hayatta fazlasıyla renkli bir göz makyajı olsa da bugünü makyajımı da çok çok sevdim!

mbfwi 4. gün yeşil göz makyajı mac cosmetics

Fotoğraf: ESMA ALTAY

Elbise FEE.DAN Dress // Etol HOUSE OF OGAN Etoile // Ayakkabı CHRISTIAN LOUBOUTIN Pumps // Yüzük BLUE FOX by DERYA HAYIRLI Ring

Makyaj ZORLU M.A.C

Saç AVEDA Elegance Bayram Bal Bulvar 216



"MBFWI SS 17: 4. Günün Ardında, Hayat Mecmuası Kapağında" postu İçin hiç yorum yapılmamış..

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu