çocuğun 100 dili reggio emilia

Malumunuz beni uzun süredir takip edenler oğlumla ilgili az sayıda paylaşım yaptığımı bilir. Bunu tercih etme sebebim, her çocuğun ve her annenin ayrı olduğu,  kafası karışmaya çok müsait biz annelere işin uzmanı olmayan kişilerden okuyuverdiğimiz şeylerin yanıltıcı ya da psikolojik olarak baskılayıcı olabileceği gerçeğini hep aklımda tutuyor olmam. Yoksa yediği granalodan, yıkandığı şampuana, danıştığımız psikologdan, çocuk doktorumuza hepsi her aile gibi bizde de mevcut ve çoğu benim karakter özelliğimden olsa gerek hep enine boyuna belki bazen gereğinden fazla düşünülüp taşınılan şeyler:)

Bir eğitimci olarak “okul kabusu” ise daha çocuğum bile olmadan önce beni esir aldığından onu da tam anlamıyla içime sindiğinde, taşlar yerine oturduğunda, en önce de kendi içimdeki sorularımın cevaplarını bulduğumda ve başlangıçta  okul kararıma karşı olan ailemin istisnasız tüm bireylerinin objektif yorumlarını aldığımda paylaşmıştım. New School Ataşehir okulumuzu seçtiğimiz zaman yazdığım şu yazının ve şu güncellemenin üzerinden çok zaman geçti, yani Ali Efe büyüdü, büyümek beraberinde farklı arayışlar, farklı zevkler, farklı doyumlar getirdi. Öte yandan okulumuz yine aynı kaldı. Neden hala New School‘dayız, memnunuz, oğlum değişip evrildikçe aynı okul farklı ihtiyaçlara nasıl hala bizi tatmin edebilen cevaplar verebildi. Bunu en önce ÇOCUĞUN 100 DİLİ ve Reggio felsefesi ile açıklamaya çalışacağım. Ama bu yazıyı esas yazma amacım uzunca zamandır sizlerden gelen sorulara cevap olmak, daha da önemlisi umudun elimizden yağlı bir ip gibi kayıp gitmeye yüz tuttuğu, yok yok hatta su buharı gibi puf diye ortadan yok olmaya yüz tuttuğu şu dönemde “Bütün ümidim çocuktadır” revizesi ile o umudu biraz olsun geri getirmek. Şanslıyız ki biz oğlumun 100 dilini okuyabilen, anlayabilen bir kurumun içindeyiz. Herkes bu şanslara sahip olamayacağını- maddiyat, ulaşım, olanaklar vs vs- düşünecektir, işte bu da o 100 dili anlamak için biraz da bireysel çaba göstermeye çalışalım diye belki aklınıza bir yol getirir. Bu yazı çok uzun olacak benden uyarması:)

new school ataşehir 12

Okul arayışında olanlarınız için okulumuz özelinde neler değişti, gelişti vs.ye geçmeden önce, yine okuldaki Reggio Emilia, Lera ve Portega yaklaşımlarının sonuçları toplanarak Ali Efe’nin yönelimlerinin bana bir hazine gibi sunulması üzerine drama, sanat, spor, ve müzik özelinde elimden geldiğince ve imkanlar el verdikçe Ali Efe’yi dış destek ve atölye, aktivite vb.lerine katılmaya teşvik ettiğimi de belirteyim. Aslında kendimi de bu 100 dili okuyabilmek, Reggio felsefesini daha iyi anlayabilmek için desteklemeye çalışıyorum.

new school ataşehir 02 new school ataşehir 04

Okulda Durum

28 aylıkken başladığımız New School ailesinde bugün 3.5 yaşında Ali Efe. Okula başlarken majör konulardan biri olarak düşündüğüm İngilizce konusu misal şu an listemin ilk sıralarında bile değil, ha buna oğlanın hali hazırda ingilizce konuşmaya başlamasının -daha önemlisi ingilizce konuşma heveslisi olmasının- etkisi de olabilir ama bence asıl sebep benim de oğlanla birlikte bi nevi reggio eğitimi alıyor olmam ve insanın kendisini ifade etmek için söze, sese ve bunları bir kaç dilde söylemeye hiç de gerek olmadığını, çocuğun kendini başka pek çok şeyle çok da güzel ifade edebileceğini görmem oldu. Ona bu yolu açmak cayır cayır İngilizce konuşup hiç anlaşılmamaktan çok daha güzel, daha doğru gelmeye başladı. Reggio okulu demek o okulda çocuğun 100 dili var demek.  “Çocuk kendini ifade etmek için sadece sözcükler arasında sıkıştırılmaz, kendisini ifade etmesi için en önce ortam buna uygun hale getirilerek farklı imkanlar sağlanır.”

Geçen yıldan bu yana en büyük değişikliklerimizden biri öğretmen oldu tabii, bir alt sınıf öğretmeninden bir üst sınıf öğretmenine geçtik ki açık söyleyeyim bu beni biraz gerdi. İki sebebi vardı, ilki bir çok arkadaşım okulunu öğretmenden sebep değiştirmişti, ikincisi daha ne bebek ne çocuk olmadığı o arada kalmış dönemde küçük sınıf öğretmeni ile duygusal da bir bağ kurmuş olmasıydı. Açıkça çok seviyor, oyunlarının içinde onu da bir karakter yapıyor, yani okulda bırakmayıp bi nevi eve getiriyordu. Fakat bu geçişi de okul zaten öyle sertçe uygulamadı bunu görmüş oldum. Dahası yine bir ders aldım, zaten Reggio felsefesinde öğretmen öğretmen değildi, o da çocukla birlikte öğrenen rolündeydi, öğretmen aslında gözlemci-dinleyici-düşünmeyi dürtükleyiciydi; çevre ve çocuğa deneyimler yaşatmak üzere kurgulanan ortam ise esas öğretendi, aşçı da öğretmendi, bahçıvan da. Mesela bir elma mı konu, o zaman öğretmen dahil hepsi elmayı konuşup çiziyor, sonra öğretmen dahil hepsi bir elma ağacı bulup elmayı inceliyor, sonra elmayı yeniden çiziyor, kimse ama görmüştün elma böyle değildi ki demiyor. Elmayı öğretmen anlatmıyor ağaç anlatıyor aslında. Öğretmen kalıplaşmış anlamda öğretilecek olanı dikte eden olmadığı için yeni öğretmenle de bu ortamın içinde doğal bir süreç yaşandı- Ali Efe kendini her öğretmenine başka biçimlerde ifade ediyor ama illa ki iletişim kurup sürdürebiliyor.

new school ataşehir 11

Sanat Çocuk İçindir Peki Bilim?

Yeni dönemde kadrodaki yenilikler ise hayalimdekinden bile güzel oldu! İMGEYİ TEŞVİK! Gerçekten muazzam bir hayalgücü ve çılgın bir enerjiye sahip Mukaddes Canik ile Yaratıcı Drama (bunu görmeyen anlayamaz bize veliler olarak bir mini ders yapmıştı:)) , zaten zırt pırt gittiğimiz Hayalbaz Tiyatro’nun Mehmet Erbilim’inden Objelerle Masal (oyun anlayışı bile değişti Ali Efe’nin bu sayede her oyunumuz çocuk masalı kıvamında ve oyunu yönlendiren bariz kendisi), bağımsı sanat atölyeleri ve çocuklara müzik öğretme hikayesi bence nefis olan Mehmet Taylan Ünal  ile dört bir yanımız sanat, hayal, yaratıcılık ve keşif doldu. Yukarıda da bahsettiğim gibi ben yine de mümkün mertebe dışarıda da bol bol sanat, müzik vb faaliyetlerde bulunmasına çalışıyorum bunların sadece okulla ilintili olduğu algısı yerleşmesin diye ama eğri oturup doğru konuşalım vaktin bu kadar sınırlı, haftasonlarının ışık hızında geçtiği, dahası her bir kalemin ayrı hesap edildiği ve o yüzden çocukların çoğunluğunun korkunç AVMlere mahkum edildiği bu dönemde okulda bunları dolu dolu sağlayan bir program olması büyük bir avantaj. Tabii zihin kadar vücudu da unutmamak lazım, mesela Ali Efe her sabah kalktığında tavşan bana küstü-barıştı diye streching yapıyor:)) Ve ben spora gidiyorum dediğimde bana pilatesten öğrendiği hareketleri gösterip bunu yapabilir misin bunu yapabilir misin diye soruyor! Eh kuzguna yavrusunun havada duran bacağı Chandrasana görünürmüş  konusu da var tabii ama yine de bu yaşta sporun günlük rutinde olması hali bence çok güzel:) İşte benim bu dönem okulumuzdan hala çok mutlu oluyor olma sebebim işin bu kısmı: beceri kazama, farkındalık yaratma, sosyal zeka.

new school ataşehir 08 new school ataşehir 09 new school ataşehir 10 new school ataşehir 13new school ataşehir 03

Tabii sanat sanat diyorsun da bu memleketin bir matematik, bir bilim, bir maalesef ki sayısalı ihya eden örgün eğitim sistemi var bu çocuklar ilkokula başlayınca dumur olmaz mı diyenleriniz olabilir; o noktada 2 kısım var. İlki Reggio yaklaşımı sanatın pek çok alanını çocuğun 100 dilinden biri ya da bir kaçı olduğu için kucaklar, yani çocuğu anlamak için ama aynı zamanda sanatı çocuğun bu 100 dilini bilimi öğretmek için de kullanır. Kısacası sanat hem ifade etme aracı, hem de projelerde kullanacakları etkin bir öğrenme aracı olarak benimseniyor. İkincisi ise okulun Gems programı yani math and science programı; benim açımdan bunun güzel kısmı onun da yani matematik ve bilimin de reggio felsefesi ile harmanlanmış olması, söyle diyor “Reggio Emilia okullarında yapılan bilimsel çalışmalar hem hands-on, hem heads-on, hem de hearts-ondur”. Yani projeler, çocukların hem ellerine, hem aklına hem de gönlüne hitap etmelidir.  Bilim ve sanat neden ayrılmıştır bunca zaman? İç içe geçerek müthiş bir öğrenme süreci sağlamakta, öğrenmenin keyifli ve heyecan verici olduğunu göstermektedir. Bilgi bu kadar elimizin altındayken ve bi gugıllamaya bakıyorken, çocukların öğrenmeye saygısı kalmasını nasıl bekleriz? Ancak merak ve içlerinde doğuştan var olan keşif dürtüsünü tetikleyerek.  100 dilden en az bir kaçı bu tetiklemeyi sağlıyor.

new school 06 new school ataşehir 14

Her çocuk, doğal olarak entelektüeldir, meraklıdır ve anlam yapılandıracak kapasitede doğmuştur.

Gelelim 100 dil ve Reggio Emilia felsefesine, dikkat ederseniz sistemine demiyorum hiç çünkü esas sevdiğim bunun bir felsefe olması.  Ali Efe için okul ararken görüşme yaptığım okullardan biri bana akademik olarak ne kadar etkin ve yetkin olduklarından bahsetmişti, o an öyle şaşırmıştım ki!  Akademik mi:)  Reggio Emilia’da akademik bilgi entelektüel ve sosyal becerilerden sonra gelir. Okulsuz eğitimi savunan psikolog Peter Gray, son yapılan araştırmaların, erken yaştaki akademik öğrenmenin çocuklarda entelektüel gelişimi gerilettiğini ortaya çıkardığını, akademik bilginin çocukları ispat, ezber ve tekrar yapmak zorunda bırakarak bulunması gereken tek doğru sonucu bulmaya yönelttiğini; entelektüel bilginin ise tam aksine, dünyayı anlamlandırabilmek için çocukları sorgulamaya, hipotezler üretmeye, araştırmaya, keşfetmeye motive ettiğini ileri sürmektedir. “Her çocuk, doğal olarak entelektüeldir, meraklıdır ve anlam yapılandıracak kapasitede doğmuştur.” der Gray. Evet Reggio bir okula ihtiyaç duyar yani okulsuzluk değildir ama “okul”dan başkaca kelimemiz olmadığı için belki de böyle diyoruz.

new school ataşehir 06

Reggio Emilia Yaklaşımı

Reggio Emilia felsefesinin güzelliği bence ortaya çıkış sebebinden de kaynaklı, İtalya’da devrilen faşist rejimin sonrasında, faşizmden çokça çeken küçük bir kasaba halkının uyanışından doğuyor. Umudun yine çocukta, çocuklarında olduğunun bilincinde küçücük bir topluluğun Malaguzzi isimli bir gönüllü eğitimcinin de yardımı ile, kilin, taşın, toprağın da araç olabileceği; pahalı materyallerdense ağacın çiçeğin, böceğin de kullanılabileceği bir okul. Reggio Emilia halkı savaş sonrası kalkınmak için kadın-erkek çalışmak durumundayken kendi çocuklarının da zenginlerin çocukları kadar kapasite sahibi olduğu bilinciyle el birliğiyle anaokulları kurmuşlar. Reggio bir kolektif kültür ürünüdür. Elbet şimdi bu ilham dolu hikayesinin üzerinden çok geçmiş, benimsenmiş en önemli eğitim felsefelerinden biri olmuş.

Klasik eğitimde çocuk pasif bir dinleyici ve uygulayıcı konumunda iken Reggio’da çocuk baş kahraman ve diğer her şeyi bu çocuğun merak ve doğuştan gelen öğrenme becerisine hizmet ediyor.  Howard Gardner (Çoklu zeka kuramı’nın ortaya atan bilim adamı) Reggio Emilia Yaklaşımı’nın, çoklu zekanın en iyi eğitim uygulaması olduğunu söylüyor.

Ben burada çok bahsetmedim ama zaten biliyoruz ki her şey aile de işin içinde olduğu sürece daha kalıcı, daha doyurucu ve daha güzel o yüzden bizim de aileler olarak bu yaklaşım içinde büyük yerimiz var.

new school ataşehir 07

Çocuğun 100 Dili

“Çocukların kendilerini ifade etme biçimleri ve yolları birbirinden farklıdır ve her birinin kendine özgü yolları vardır.” Reggio felsefesi bazı çocukların sözlerle, bazıların yazdıkları hikayelerle, bazılarının bedenleriyle, bazılarnını çizgileriyle, bazılarının seslerle, bazılarının kille, bazılarının teknolojiyle, bazılarının oyunla kendilerini ifade ettiğini ve dahası bu yollarla ifade edileni devdaha kolay anlayacağını söyler.  Oysa klasik eğitim anlayışları sınıftaki çocukların tek dili olduğunu varsayar , çocuğun kendi dilinin ne olduğu çok önemsenmez. Çocuğun anlatma ve anlama dili değil öğretmenin eğitimi sunma için seçtiği dil  önemlidir. Çocukların benzer düşünmelerini, benzer öğrenmelerini yani tektipleşmelerini sağlamak öğretmenin işidir. Reggio ise onların farklı yollarla öğrenme ihtiyaçları olduğunu kabul eder ve o 100 dili sunmaya/anlamaya çalışır.  “Çocuğun 100 Dili” ifadesi Reggio Emilia Yaklaşımının pedagojik bakış açısını oluşturan Loris Malaguzzi’ye ait bir ifadedir hatta bunu anlatmak için Malaguzzi aşağıda gördüğünüz şiiri yazmış.

new school çocuğun 100 dili

Her okulda resim, müzik, drama, orff, kil vb olabilir peki ama bunlar ne söylemektedir? İşin önemli kısmı bunlarla söyleneni okuyabilmek, çözebilmek ve onu aileye dokumantasyonla (fotoğraf-video-analiz) sunabilmek. Ben bu anlamda bana iletilenler açısından çok mutluyum, eskiden okulumuz bizi de bu anlamda eğitmek ve desteklemek adına daha çok zaman ve program ayırıyordu, bu yıl maalesef bu biraz azaldı, umarım yeniden onu da artırırız:)

Hala miyadı dolmuş sanayi devriminin şekillendirdiği, kategorizasyonu ve tektipleşmeyi hedef alan örgün eğitimimizin, üstüne bir de Goebbelsvari manipülasyon sosu eklenerek ne vaziyete geldiği malum, o yola girmeden önce çocuğumun aydınlık, açık, araştıran, sorgulayan, becerikli kısacası kategorilenemez olabilmesi; yapabilirliğini koruyabilmiş, ne fiziksel ne ruhsal olarak budanmamış olması ve kalan 99 diline sonuna kadar sahip çıkması en büyük dileğim.

Bir Öneri

Okula başlamadan önce de hala da An Everyday Story sitesini okumayı ve oradan beslenmeyi çok seviyorum, sizlerle de paylaşmak istedim. Bu siteyi okumaya ilk başladığımda önce heyecan sonra ise umutsuzluk hissettiğimi itiraf edeyim, her ikisinin de sebebi tıpa tıpını yapmam gerektiğini düşünme gafletim oldu (nihayetinde ezberci eğitim ve o sistemin bu kızda feci matematik kafası varcılığının bi sonucuyum:)) . Ama hayır hepimizin tercih, imkan, seçenek ve istekleri farklı. Bunu farkettikten sonra bana hep ilham verdi bu site:)

Bir sonraki bence bu konu önemli, ben de deneyimlerimden bir şeyler karalayım hissiyatıma kadar hoşçakalın anneler:) Ve hoş kalmak için hemen aşağıdaki fotoğrafa bir bakın. Bir yerde barınmak için neye ihtiyaç duyarız? sorusunun çocukça sayacağımız oysa çok gerçekçi cevabı.

new school reggio emilia



"Bizim Okul – Reggio Emilia – Çocuğun 100 Dili" postu İçin 17 yorum yapılmış.

  1. empress diyor ki:

    eline sağlık boomcum, çok yararlı bi yazı olmuş.
    umarım çok mutlu büyür, hep heepp yüzleri güler ali efelerimizin :)

  2. Cigdem diyor ki:

    Sevgili Boom,
    Bu konuda daha önce yazdiginiz yazilarinizi da okumustum ve tam aradigim okul diye dusunmustum.Bu yazinizdan sonra ise hepten asik oldum okulunuza :) Ah, keske bu anlayistaki egitimciler cogalsa…Kizim seneye ana sinifina baslayacak.Anaokulunda aradigim bu tarz ozellikleri bulamamisken ve ilkokula bu kadar yaklasmisken ne yapmali,hangi okul sorulari kafamda dort donuyorken genelde hayat,cocuk yetistirme vs bircok konuda onceliklerimiz uyustugundan size danismayi bile dusunuyorken bu yazinizi da okuyunca dayanamadim.E-posta adresime ilkokul ile ilgili goruslerinizi yazmaniz mumkun mu acaba?Cok sey mi istemis olurum?

  3. sevda diyor ki:

    Ülkemiz şartlarında bu tip eğitim zor tabi ki. Belki herkes o tip yerlere çocuğunu gönderemeyecek. Ama farkındalık kazandırmanız da çok önemli bir nokta. Bu tip konuları düşünen, kafa yoran kişilerin sayısı arttıkça, farkındalık arttıkça eğitim de düzelecektir. En azından evde bu tip eğitimleri çocuklarımıza aşılayabilmeliyiz. Tabi çok okumalı ve araştırmalıyız. Değerli öğretmenlerimiz de bu bilinçle kendini geliştirmeye devam etmeli. Kelebek etkisi ile her şey düzelebilir. Ben umutlu bir insanım. Ünlü bir filozofun :)))) dediği gibi “Eğitim şart”

    • styleboom diyor ki:

      aynen beni anlamanıza sevindim teşekkürler:) ben de aynı sebepten hem şiiri hem de sondaki online siteyi paylaştım:)

  4. zuhal diyor ki:

    Sevgili booom, her yazını çok büyük keyifle okuyorum. Hatta bazen biriktirip öyle okuyorum. Ama Ali Efe ile ilgili yazıları daha bir heyecanla takip ediyorum. Dediğin gibi herkesin her konuda uzman olduğu sanal alemde ben tavsiyelerine çok kıymet veriyorum. Oğlum Emre üç yaşında ve senin tavsiyenle Bursa’ da kindyroo’ ya başlamıştık. Şimdi aynı ilhamla farklı okul arayışlarındayız. Bence yazman ve paylaşman çok önemli. Teşekkür ederim:)

    • styleboom diyor ki:

      çok teşekkür ederim en büyük motivasyonum bunları duymak:) minnoşa da sevgiler, umarım gönlünüze ve aklınıza uygun, en önemlisi de emrenin hayallerine layık bir okul bulursunuz <3

  5. Sibel ozbalaban diyor ki:

    Selam cnm, senin bu yazını özellikle okudum Demir de yeni 4 yaşına girdi. Bizde aynı dertleri önce türkiyede şimdi ingilterede yaşadık. Ama burda gördüğüm güzel birşeyi paylaşmak istedim. Okullarda burda kaç yaşına kadar bilmiyorum ama sınıf başına aynı anda 4-5 öğretmen var. Her öğretmenin uzmanlığı farklı ve her biri aynı anda sınıfın farklı köşelerinde farklı etkinlikler gerçekleştirerek çocukların kendilerini yapmak istedikleri ve tabiki doğal olarak ifade etmek istedikleri şekile yardımcı olmalarını sağlıyorlar. Ben böylece demirin burda ilk başlarda ing bilmemesine rağmen çok daha özgür ve kendine güvenen birisi olarak yetiştiğini hissediyorum. Çoo farklı burda eğitim sistemi. İçine girince görüyorsun ki hiçbiri mükemmel değil belki ama önemli olan bence herzaman çocuğun okulunu sevmesi ve öğrenmekten zevk alıyor olmasıdır benim için. türkiyede de senin anlattığın gibi okulların artması benim de umutlarımı arttırdı şu karamsar günlerde. Çok öpüyorum efeyi de. Görüşmek üzere.

    • styleboom diyor ki:

      aynen muthis guzel bir noktaya deginmissin, ve olay yine dile geliyor. demir ingilizce bilmese de o sayede iletişim kurmanın yolunu bulmus. bizim okulda da ayni anda 3 ogretmen var, bir de mini atolye ve buyuk atolye, mini atolye hep var sinifta yani cocuk kopup orada takilabiliyor:)) sen de demiri öp benim için <3

  6. Esin diyor ki:

    Merhaba Boom :) Birkaç ay önce senden böyle bir yazı paylaşmanı rica etmiştim, okulunuzla ilgili eski yazılarından birinin altına yorum olarak bırakmıştım. Montessori ve Reggio arasındaki fark ne, hangisi kime daha uygun vb. soruları nedeniyle beynim yanmıştı :) Reggio’yu o kadar güzel ve net anlatmışsın ki bayıldım :) Çok ama çok teşekkür ederim, zaman ayırıp paylaştığın için çok teşekkürler gerçekten :) Bu konuyla ilgili bir sonraki yazını dört gözle bekliyorum :) Sevgiler

    • styleboom diyor ki:

      teşekür ederim ben de tam dönüp o eski yazıdaki yorumunuzun altına cevap yazacaktım yeni bir yazı koydum belki size biraz olsun cevap olur diye ama unuttum sonra:/ telaş:)

  7. Teslime diyor ki:

    Merhaba,
    Yazınızı büyük bir keyifle okudum/k. Oğlunuzla ilgili çok az paylaşım yapıyorsunuz..Biz sizden feyz alıyoruz. Sizin paylaşımlarınızı özellikle çocuk söz konusu olunca daha bir heyecanlı ve iştahlı okuyoruz. Deneyimlerinizi bu şekilde uzun uzun yazın lütfen. Siz diğer her şeyi hava atmak için yapan/ gösteren mom lardan değilsiniz bizim için. Teşekkürler, sevgiler.

    • styleboom diyor ki:

      çok teşekkür ederim bu sözler beni çok mutlu etti, güveninize layık olabilmek hele hele bu konuda benim için olağanüstü önemli. paylaşılmaya değer her tür deneyimimizi uzun uzun yazacağımda emin olun. sevgiler

  8. Büşra diyor ki:

    Merhaba, Sizi oldukca uzun bir zamandir takip ediyorum. Oglunuz icin okul seciminizde New Schoolu tercih ettiginizden beri okulu da takip ediyorum

  9. Büşra diyor ki:

    Aslında uzun ve okulumuzdan da bahseden ( evet artık bizim de okulumuz ☺️) bir yorum yazmıştım ama bu kadarlık kısmı yayınlanmış neden anlayamadım, o yüzden biraz anlamsız olmuş yorumum

    • styleboom diyor ki:

      blmiyorum ki yorumunuzun bende o kadarı görünüyordur ama mutlaka çünkü ben onayla ya da sil dışında müdahale edemiyorum:o tüh:/

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu