Aylık arşivler: Ağustos 2017

| The Show Must Go On: Köklü Evler, Yeni Kreatif Direktörler

calvin-klein-205w39

Eylül yaklaşmakta, yani moda haftaları maratonu başlamak üzere. Bu yıl 6 Eylül’de yine New York ile başlayacak olan moda haftalarına bu defa Mercedes-Benz Istanbul tam da arada, NY’dan sonra Londra’dan önce katılıyor.  Senenin bu en sevdiğim dönemi başlamadan önce uzun yıllardır hep aynı giderken bir anda büyük değişikliklere gark olan büyük moda evleri ve bu evlerin yeni kreatif direktörleri hakkında bir yazı hazırlamak istedim.

Geçen ay Emaar Square Mall’da katıldığım bir söyleşide bu sezon kimin yeni koleksiyonunu heyecanla bekliyorsun diye sormuştu Koray Caner, hiç tereddütsüz kendisine Calvin Klein dedim, sebebi ise ilk şovunu bu kış gerçekleştiren yeni kreatif direktörü Raf Simons’du. Beni bu blogu açtığım uzun yıllardan bu yana takip edenler çok beğendiğim ve farklı bulduğum Raf Simons’un en sevdiğim tasarımcılardan biri olduğunu bilir, kendisi özelinde yazdığım bir kaç yazı da hala bu blogun arşivlerinde durmakta. Yine benim nazarımda Raf Simons bir zamanlar muazzam koleksiyonlara imza attığı Jil Sander ile sanki bütün gibiydi, müthiş bir ahenk, olağanüstü rafine ama sıkıcılıktan fersah fersah uzak bir çizgi, minimalizmin en feminen en imza parçaları Simons’un kaleminden çıkıyordu. Tasarımcının buradan ayrıldığı (efsane bir son koleksiyon ile) defilede gözlerim bile dolmuştu. Derken yeri zor doldurulur bir ismin Galliano’nun ardından bir kaç başarısız deneme ile bütün bütün sarsılan Dior’da gördük onu. Yeni çağda Dior’u Dior yapan Galliano’dan sonra büyük düşüşe geçen bu evi geleneksellikten hiç hazzetmediği halde yine şahlandırdı Simons. Dior mirası ile kendi çizgisini müthiş melezledi, ama satır aralarında artık özgür olmadığını okuyabildiğimiz itirafında ruhen tükendiğini belirretek ayrıldı. Bu noktadan sonra bende yine bir heyecan:) Ama açıkçası yeni evi de bende şok etkisi yarattı: Raf Simons Calvin Klein’ın yeni kreatif direktörü olmuştu. Üstelik yalnızca high-end Calvin Klein Collection’ın değil ev ürünlerinden, iç çamaşırlarına tüm Calvin Klein klanının kontrolü tamamen kendisine verildi. Tamam Amerikan moda endüstrisinin en köklü evlerinden biriydi, tamam pek çok devrimi gerçekleştirmişti, tamam sportif çizgisi Simons minimalizmi ile birleştiğinde efsane şeyler olabilirdi ama bana göre Calvin Klein, Amerika’nın “pop star”larından biriydi:) Poptu, edepsizdi, çoktu, aşırı Amerikalıydı!  Ve tüm bunlara rağmen isminin dahi doğru telaffuz edilemediği NY’da bu iki marka isim bir arada müthiş bir koleksiyon ortaya koydu!  Raf Simons Calvin Klein’ın başına bizzat Calvin Klein’den sonra gelen en iyi şey olabilir:) Son olarak bizzat tasarımcının sanat yönetmenliğini yaptığı sonbahar/kış reklamlarını da görünce bu sezon en heyecanla beklediğim koleksiyon kesinlikle Calvin Klein koleksiyonu olacak! devamini oku

| Organik Deodorant: Sağlıklı ve Evet Etkili

schmidts organik deodorant

Bu hafta blogda size güzel bir öneri postu ile merhaba demek istedim. Sadece güzel değil aynı zamanda sağlıklı da! Bu postu yazmak için aslında geç bile kaldım, çünkü bu ürünü kullanmaya ben aslında emzirme dönemimde başlamıştım. Çok dürüst olayım Ali Efe konusunda organikti, katkısızdı konularında ne kadar hassas ve titizsem iş kendime gelince bir o kadar vurdumduymazım, neden bilmem:) Ama işte emzirme döneminde o beni sürekli basan süt ateşi, mevsimlerden ultra yaz olması filan derken deodorantlara teslim olamayacağım noktadaydım. Tek zararı içeriğindeki alimünyumun göznekleri tıkaması değildi, gözüme ara ara çarpan pek çok kaynakta göğüs kanseri teşhisi konmuş pek çok hastanın göğüs dokusu üzerinde de alimünyum yoğunluğuna rastlanıyordu. O zaman ürün araştırırken ancak yurtdışında bulabileceğim ürünlere denk geldim, ve o da bir heves sipariş ettiğim dışında maalesef süreklilik gösterememişti.

Sonra geçen sene özellikle kozmetik konusundaki tecrübeleri sebebiyle tavsiyelerine gözüm kapalı güvendiğim arkadaşım Çağla’nın önerisiyle deodorantları kullanmayı bırakıp daha sağlıklı ve yüzde yüz doğal Schmidt’s deodoranta geçtim, artık Türkiye’de de vardı ve çok kolay bulunabiliyordu hatta linki şuraya koyayım hemen, instagram hesabımda ve storylerimde pek çok kez de önerdim. devamini oku