Günlük arşivler: Ağustos 22, 2017

| The Show Must Go On: Köklü Evler, Yeni Kreatif Direktörler

calvin-klein-205w39

Eylül yaklaşmakta, yani moda haftaları maratonu başlamak üzere. Bu yıl 6 Eylül’de yine New York ile başlayacak olan moda haftalarına bu defa Mercedes-Benz Istanbul tam da arada, NY’dan sonra Londra’dan önce katılıyor.  Senenin bu en sevdiğim dönemi başlamadan önce uzun yıllardır hep aynı giderken bir anda büyük değişikliklere gark olan büyük moda evleri ve bu evlerin yeni kreatif direktörleri hakkında bir yazı hazırlamak istedim.

Geçen ay Emaar Square Mall’da katıldığım bir söyleşide bu sezon kimin yeni koleksiyonunu heyecanla bekliyorsun diye sormuştu Koray Caner, hiç tereddütsüz kendisine Calvin Klein dedim, sebebi ise ilk şovunu bu kış gerçekleştiren yeni kreatif direktörü Raf Simons’du. Beni bu blogu açtığım uzun yıllardan bu yana takip edenler çok beğendiğim ve farklı bulduğum Raf Simons’un en sevdiğim tasarımcılardan biri olduğunu bilir, kendisi özelinde yazdığım bir kaç yazı da hala bu blogun arşivlerinde durmakta. Yine benim nazarımda Raf Simons bir zamanlar muazzam koleksiyonlara imza attığı Jil Sander ile sanki bütün gibiydi, müthiş bir ahenk, olağanüstü rafine ama sıkıcılıktan fersah fersah uzak bir çizgi, minimalizmin en feminen en imza parçaları Simons’un kaleminden çıkıyordu. Tasarımcının buradan ayrıldığı (efsane bir son koleksiyon ile) defilede gözlerim bile dolmuştu. Derken yeri zor doldurulur bir ismin Galliano’nun ardından bir kaç başarısız deneme ile bütün bütün sarsılan Dior’da gördük onu. Yeni çağda Dior’u Dior yapan Galliano’dan sonra büyük düşüşe geçen bu evi geleneksellikten hiç hazzetmediği halde yine şahlandırdı Simons. Dior mirası ile kendi çizgisini müthiş melezledi, ama satır aralarında artık özgür olmadığını okuyabildiğimiz itirafında ruhen tükendiğini belirretek ayrıldı. Bu noktadan sonra bende yine bir heyecan:) Ama açıkçası yeni evi de bende şok etkisi yarattı: Raf Simons Calvin Klein’ın yeni kreatif direktörü olmuştu. Üstelik yalnızca high-end Calvin Klein Collection’ın değil ev ürünlerinden, iç çamaşırlarına tüm Calvin Klein klanının kontrolü tamamen kendisine verildi. Tamam Amerikan moda endüstrisinin en köklü evlerinden biriydi, tamam pek çok devrimi gerçekleştirmişti, tamam sportif çizgisi Simons minimalizmi ile birleştiğinde efsane şeyler olabilirdi ama bana göre Calvin Klein, Amerika’nın “pop star”larından biriydi:) Poptu, edepsizdi, çoktu, aşırı Amerikalıydı!  Ve tüm bunlara rağmen isminin dahi doğru telaffuz edilemediği NY’da bu iki marka isim bir arada müthiş bir koleksiyon ortaya koydu!  Raf Simons Calvin Klein’ın başına bizzat Calvin Klein’den sonra gelen en iyi şey olabilir:) Son olarak bizzat tasarımcının sanat yönetmenliğini yaptığı sonbahar/kış reklamlarını da görünce bu sezon en heyecanla beklediğim koleksiyon kesinlikle Calvin Klein koleksiyonu olacak! devamini oku