me846603558

Bilirsiniz “10″ önemlidir, kolay kolay da 10′lara gelinmez; niyet, emek, sabır ve çok çok çalışma gerektirir. Bu sezon İstanbul’un bir tanecik moda haftasının Mercedes-Benz ismini alarak yola çıkışının 10. sezonu idi, geçen hafta boyunca moda dünyası #mbfwi10sezon etiketi ile paylaşımlar yaptı, 10. sezonunda yine şehirde moda haftası en önemli etkinlikti.  Ve ben de değil ilk sezonundan daha henüz ismi  Istanbul Fashion Days yani IFD olduğu o en bebek halinden beri takip ettiğim, gelişimine, inişlerine çıkışlarına şahit olduğum moda haftamızı yine yakından takip ettim. Sanıyorum 1 marka ve 1 tasarımcı defilesi dışında hemen hepsine girmeye, çok sıkışık olan takvimdeki seminerleri de ucundan kıyısından yakalamaya çalıştım. Geçen sezon hemen herkese söndü sönüyor gibi gelen, ülke olarak da zor bir döneme denk gelen moda haftasında bu sezon yine heyecan, hareket ve yüksek beklentiler vardı. Bu güzel:) Ve işte her sezon olduğu gibi izlenimlerim:)

Başlarken biraz tatsız başlayacağım ama şunu söylemek zorundayım; biz bloggerların yani bu ülkenin moda endüstrisinde minnacık bir yeri olanların bile özenle ve kıymetle yaklaştığı bir moda haftası nasıl olur da açılışına aynı kıymeti göstermez? Bu sezon açılış defilesi son 2 koleksiyonunu mini runwayde sunan çok yeni bir isme- Mert Erkan’a- verilmişti. Son iki koleksiyonunu da yerinde izleyen ve yazık ki hemen her açıdan eleştiren biriydim, peki benim gördüğümü görmek bu kadar mı zor? Daha değil mini runwayde genel geçer koleksiyon ve defile sunumunda bile bence rüştünü ispatlayamamış bir tasarımcı nasıl koskoca moda haftasını hem de runway yani ana podyumda açabilir? Dakika bir gol bir dercesine çıta nasıl bu denli alttan başlatılabilir? Hiç bir tasarımcı moda haftasında açılış defilesini üstlenmek istemediğinden mi? Öyleyse bu çok ayıp, moda tasarımcılarımız koleksiyonlarını sunmak için iş çıkışı sosyalleşmeye gelebilenlere ya da gündüz programları bitip anca vakit bulabildim şekerimcilere mi defile yapıyor? Moda haftasında podyum satın almak parayı veren düdüğü çalar biçiminde olduğundan mı? Öyleyse bu asla kabul edilemez çünkü bazı kriterler satın alınabilir olmamalıdır.  Açıkçası ilk gün yaşadığım şok, öyle böyle değildi, izlediğim koleksiyon koleksiyona, defile defileye benzemekten .çok uzaktaydı. Bu konuda tasarımcının aşırı özgüvenini, daha pişmedim ki buraya çıkayım diyememe halini eleştirecek değilim, zira belli ki kendinde değil, o sebeple direk bu seçime onay verenleri eleştirmeyi tercih ediyorum.

mbfwi açılış

İlk gün sırasıyla gelen Rashid ve Özgür Masur defileleri ise resmen yarama ilaç oluyor. Öncelikle Raşit Bağzıbağlı özellikle kumaş seçimi açısından beni çok tatmin eden bir koleksiyon sundu. Raşit Bağzıbağlı alıştığımız beğeni garantili çizgisinden çıkarak daha cesur, daha modern ve daha asi bir şıklığı podyuma sürdü. 70ler özellikle Bianca Jagger etkisinin yoğun hissedildiği koleksiyonda pop renkler ekru tonlar arasında pırıldıyor, su damlaları gibi akıp giden ışıltılara sahip kumaşlarla “glam” silüetler podyumu süslüyordu. İlk günde merakla beklediğim bir isim ilk defilesini gerçekleştirecek olan Şiyar Akboğa idi, bir süredir bu tasarımcıyı takip etmekteyim ve çok genç ve çok etkileyici bir çizgisi olduğunu düşünüyorum. Podyuma çıkan koleksiyonunda ise sanki biraz belli sayıda look çıkarması gereğinin verdiği sıkıcılık vardı. Tek tek pek çok parçayı çok beğensem de bütünde o beklediğim şeyi bulamadım, ama takipte kalın, kendisinden çok güzel şeyler gelecek eminim.

ozgur masur 10 yılÖzgür Masur

Veee 10. sezona damgasını vuran isim kesinlikle 10. yılını kutlayan Özgür Masur oldu. Ayaklarımızı yerden kesen ve bizi yıldızlar arası bir rüyaya götüren Özgür Masur 10. yılını doğudan batıya kadının içsel ve kültürel yolculuğunu anlatan;  kumaşından, dikişine, işlemelerinden katlarına tek tek elde hazırlanan 50 parçalık muazzam bircouture  koleksiyonla kutladı. Belki koleksiyonu bu kadar büyülü yapan, izlerken tasarımcının kendi emek ve yaratıcılık dolu yolculuğunu da görmemiz, hissetmemiz oldu. Yaknızca koleksiyon değil sahne sunumundan, olağanüstü güzel makyajına, stylingine her şeyi ile kusursuz, zirvede bir defile oldu. defilesi ile bitmişti. Onunla 9 yıl önce tanışmıştık ve o hep farklı hep olağanüstüydü, bu koleksiyonla da hep zirvede ve hep hayalleri süsleyen adam olacağını gösterdi.

emre erdemoglu ayselEmre Erdemoğlu

Genel olarak – couture koleskiyonlarını ayrı tutarsak çünkü bambaşka bir kulvar – benim gözümde bu sezon  MBFWI’nin en iyi koleksiyonu ve defilesi Emre Erdemoğlu’na aitti. Aysel ismini verdiği koleksiyonda her bir parça o kadar iyi, o kadar detayla ve titizlikle hazırlanmış, her bir ayrıntısı öyle güzel tasarlanmıştı ki gerçekten nefesim kesildi!  Tümüyle kusursuzdu. İlhamını Aysel Gürel’den alan, onun şarkı sözleriyle beslenen Aysel isimli koleksiyon siyah beyaz ve kırmızı kombinasyonları, arada bizi yumuşatan bebek mavileri, nefis baskıları, ince ince çalışılmış desenleri, değil ceketler kimonolarda bile mükemmel fit ve formu, detaylarda müthiş güzel işçiliği, renk yelpazesindeki poptan pastele geçişleri ile muh-te-şem-di! Hangisini anlatsam bilemiyorum:) Cast, styling, müzik hepsine kocaman kocaman alkış ve bu özene teşekkür! Koleksiyondaki tüm detaylarda şarkı içerisinde geçen ve Erdemoğlu’nun en önemsediği sözler nakış, baskı, işleme ve dokuma teknikleriyle bir şekilde kullanılmış.  El işlemesi dantel kabanlar, print desenli kimonolar, boncuk işlemeler  ve rugan ayakkabılar harikaydı.  Burada stylingin bir koleksiyonu nasıl yükselttiğini de ayrıca gördük, çok büyük bir tebrik de stylist Alexander Kokoskeriya’ya gitsin:)

mehtap elaidi ve-da-haMehtap Elaidi

Bunun dışında Mehtap Elaidi ve Zeynep Tosun en sevdiğim koleksiyonlar oldu. Podyumda bir renk cümbüşü yaratan Elaidi Ve-da-ha ismini verdiği koleksiyonda imzası haline gelen volanlar  ve oversize formlar yanında güzel bir sürpriz yapıp tasarım yolculuğunun başında kullandığı nefis taş baskıları yeniden kullanmış. Kadının içindeki binbir duygunun renklerle sembolize edildiği koleksiyonun kumaş seçimine, parlak renklerine ve desenlere karışan payet ve baskılarına bayıldım.

sudi etuz earth and oceanSudi Etuz

Geçtiğimiz ilkbahar için sunduğu hazır giyim koleksiyonu ile inanılmaz ivme yakalayan ve çok başarılı olan, bu yaz hemen her derginin kapağını ya da editöryallerini mutlaka en az 2-3 parçası ile süsleyen çok sevdiğim Sudi Etuz bu koleksiyonu ile couture’e göz kırptığını gösterdi. Son dönem celebrity işbirlikleri olsun, son hazırladığı VR defilesi ile olsun bu kulvara yöneleceğini hissediyordum, yanılmamışım.

miinMiin

Gelelim yenilere. Yeni isimler içinden Miin by Kadir Kılıç koleksiyonu ve stylingi, AGA ise nefis şovu ve “seri üretime hayır” felsefesiyle benim en sevdiklerim oldu. Son zamanlrada hep aynı çizgileri ve bol bl da couture gördüğümüz podyumda ne zamandır özlediğimiz bir Simay Bülbül çizgisi gördüm sanki. Oversize kalıplar, akışkan formlar, imza renkleri olan siyah ve beyaza karışan nar çiçeği! Harika bir armonisi vardı koleksiyonun. AGA ise her parçamızdan yalnızca 1 adet vardır diye başladığı defilesini bir sokak kültürüne, eğlenceli, dinamik, genç ve bence daha önemlisi özgün ve customize trendine uygun olarak sundu.

Yeni isimlerden couture koleksiyonlar çıkaran Ümit Kutluk ve Mehmet Korkmaz oldu. Her ikisi de ben oldum diyen pek çoğuna göre çok iyi dikiş, fitting, form ustalığı göstermişler, tebrik ediyorum. Bunun yanında Oğuz Erel stylingi ile bir nebze hayatı kurtulmuş olan Mehmet Korkmaz koleksiyonu epey ama epey esinlenme, biraz oradan biraz şuradan toplama bir koleksiyondu. Ümit Kutluk ise oldukça iyi işçiliğine ve abartılı olmasına rağmen çok güzel olan parçalarına rağmen durmak bilemediğinden güzel bir koleksiyonu boğmuş oldu. Fakat ben kendisinin özellikle ortadoğu etkisi düşünülürse çok güzel işler yapacağını düşünüyorum.

Her zaman merakla beklediğim New Gen yani IMA’nın seçilmiş mezunlarının hazırladığı koleksiyonlardan oluşan defile bu sezon oldukça kalabalıktı. Hiç bir ticari kaygı olmadan, kafalarında hiç bir sınır barındırmadan tüm özgürlükleriyle hazırladıkları bu koleksiyonlar belki de o yüzden moda haftasının daima en renklisi, en heyecanlısı oluyor.

bashaques ask cenazesiBashaques

Bir koleksiyon ve defileden çok ötesini sunan ve bize her daim muazzam bir deneyim yaşatan Bashaques bu defa Mercedes-Benz tarafından sunuldu. Açıkçası şimdiye dek hep “giyilebilir sanat deneyimi” argümanıyla koleksiyonlarını birer ekspozisyon olarak sunan Başak Cankeş bu defa podyuma bir koleksiyon çıkaracaktı ve bu nasıl olacaktı. Doğrusu ilk günden itibaren bunu düşündüm ve düşündükçe heyecanlandım, sonrası davetiyede yazan “teatral moda performansı” ile bu heyecanın iyice tavan yapması oldu. “Aşk cenazesi” adını verdiği koleksiyonla ve sunumu ile Bashaques bizi yine büyüledi ve hepimizi elimiz kalbimizde bıraktı. Tasarımcı Başak Cankeş’in iç dünyasını canlandırdığı teatral dansı ile balerin Begüm Canbulatoğlu’nun müthiş dansına Fazıl Say kompozisyonu olan “Kara Toprak” eşlik ediyordu. Aşk acısının materyale akıtıldığı, Cankeş’in bugüne kadar tasarladığı koleksiyonlardaki farklı iki giysi kalıbının birleşiminden oluşan koleksiyon tamamen kırmızı renkten oluşuyordu.

Benim çok önemsediğim Core yine yerini almış, tasarımcıların koleksiyonlarını satın almacılarla buluşturan nokta olarak olağanüstü önemli görevini yerine getirmişti. Umarım harika anlaşmalara vesile olmuştur.

MBFWI organizasyonu ise artık yılların getirdiği deneyimle tıkıt tıkır işliyordu, görüyoruz ki iyi sonuç almak için fazla deneme yanılma yapmak, bir öyle bir böyle demek olmuyor, istikrar gerekiyor. Elbette yine ön sıra kimin derdi, elmalar armutlar karıştı canım yakınmaları, 10 kişilik yerde 16 kişi buluşuvermeleri oldu, ama artık bunlara alıştık:) Benim için iyi koleksiyon ve iyi bir defile izleyeceksem hepsi katlanılabilir, hepsi ikinci planda.

styleboom teşekkür

Bu sezonu da böylece bitirdik. Son paragrafta ise ben kocaman bir teşekkürü siz canım okur ve izleyenlere göndermek istiyorum. Tüm hafta boyunca defileleri benimle takip ettiğiniz, yorumlarıma ve gözlemlerime kıymet verip beni onore ettiğiniz, bu sezon beni onlarca mesaj, DM ve mail ile motive ettiğiniz için çok ama çok teşekkür ediyorum.  takibinize layık olabildiysem ne mutlu bana ♥



"MBFWI 10. Sezonun Ardından" postu İçin 2 yorum yapılmış.

  1. Ruya diyor ki:

    Simdi okuma firsatim oldu Burcin’cim, yine her sezonki gibi dokturmussun! Ellerine, emegine saglik :)

Siz de bir yorum birakin:)

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


gunaydin pabucu gunaydin pabucu gunaydin pabucu