Yazar arşivleri: styleboom

| Cilt Bakım Rutinimin Vazgeçilmezi: FOREO LUNA 2 – Ürün İncelemesi

foreo luna 2

Bir süredir cilt bakımı, kozmetik ya da güzellik üzerine yazmıyorum, sebebi malum: instagram. Özellikle sabah ya da akşam storylerimde şipşak favori ürünlerimi paylaştığımdan –ki çoğu da uzun yıllardır değişmeyen ürünler- buraya ayrı bir post yazmayı hep ihmal ediyorum. Ama şimdi 2-3 yıldır benim cilt bakım rutinim de olan FOREO LUNA, yeni FOREO LUNA 2 adıyla yenilenmiş ve bu kadar ilgi görmüşken, aramalarda benim de bir yazım çıksın istedim çünkü gerçekten müthiş fayda sağlayan, yalnızca düzenli kullanımda değil arada sandıktan çıkarıp :p kullandığınızda bile yüz güldüren bir ürün. FOREO LUNA 2 T-sonic titreşimlerle esas amacı olan cilt temizliğini yapıyor ama üstüne bir de anti-aging masaj özelliği eklemiş. Yani bir taşla iki kuş:)  devamini oku

| Ölümsüz Sanat ve Fani Moda El Ele

gucci palazzo pitti

8 Temmuz 2018, Cumhuriyet Pazar yazımdan

“Sanat nedir?” sorusuna Picasso “Sanat ne değildir ki?” cevabını vermiş. Çoğu zaman güzel bir elbiseyi “sanat eserinden farksız” diye tanımlıyoruz. Moda tasarımı bir sanat mı; moda, sanatın giyilebilir versiyonu mu konusu her daim konuşuladursun, modanın sanattan ilham almaya doymadığı, sanatı git gide giysi tasarımının, dahası giysilerin pazarlama ve satışına yönelik stratejilerinin içine kattığı bir gerçek. Son olarak Gucci’nin Resort 2018 defilesini Pitti Palace’da Boticelli, Raphael ve Titian gibi ressamlara ait paha biçilemez 500 sanat eseri arasında sunmasıyla; yine Gucci’nin son reklam kampanyasını ressam Ignasi Monreal’in hiperrealizm ve Rönesans sanatından referanslarla hazırlamasıyla moda ve sanatın bir aradalığı hiç olmadığı kadar “trend” olmaya başladı.

Peki ya sanatın ölümsüzlüğü ile modanın faniliği nasıl bir araya gelebiliyor? Bir sanatçının “yaratım”daki en büyük motivasyonu zamansız, ölümsüz ve yüzyıllar sonraya dahi uzanabilmek iken tasarımcının tasarım süreci daha çok “an”ın zevklerine, trendlerine uygun, bir ya da birkaç sezonu kurtarabilen, tüketilmeye açık . Şu halde bu iki kavramın birlikteliği en baştan daimilikle geçicilik arasında bir imkansızlık demek değil mi? Moda sanattan beslenmeyi sürdürerek ve artırarak sanata, bu en büyük ilham kaynağının ruhuna ihanet mi ediyor? devamini oku

| Ağustos Böceği ile Karınca: Bir İndirim Hikayesi

mos1950177ch

İkinci tur indirimlerin klasiği olan Ağustos Böceği ile Karınca hikayesiyle tekrar karşınızdayım:) Aslına bakarsanız şu “adı konmayan” kriz ortamında en iyisi eldekileri daha iyi değerlendirmek, gardrop detoksu yapmak, bugüne dek hiç giymediğiniz halde aldığınız cicilere farklı bir gözle tekrar bakıp değerlendirmek ya da en olmadı gardrobunuzda uzun süre duracağına inandığınız, stilinize uygun, popüler kültürün dayattığı trendlerin etkisine kapılmadan alışveriş yapmak olacaktır.

Akılı bir alışveriş olarak ise indirimi yeni sezon için lehinize çevirmek yazlık şeyler almaktan çok daha mantıklı. İndirimlerde sadece saz çalıp şarkı söyleyip yaz sezonuna yatırım yapan Ağustos Böceği sonbahar gelip havalar bozunca gardrobun başına geçer ve bir bakar ki  giyecek “trendy” hiç bir şeyi yok:) . Oysa siz karıncalar indirimlerde uyanıklık edip Styleboom’dan trendlere çalışarak yeni sezona hazırsınız!

Bu anlamda indirimlerden Sonbahar 2018 sezonu için neler çıkarabilirsiniz bir hatırlatmak istedim, tabii buradakiler gelmekte olan trendlerin tamamı değil ama alışverişinizi yatırıma dönüştürecek kadarı :)) İşte alışveriş listeniz! devamini oku

| MAYONUN TÜRK TASARIMCILARI

mayoda türk imza

Hemen hemen her kadının tüm o “bronzlaşma”nın tehlikelerini anlatan uyarılara rağmen yaz gelince ilk hedefi altın bronzluğunda bir tene kavuşmak. Ve yine aynı sebepten pek çoğunun önceliği deniz alışverişinde fazla iz yapmayacak, dekoltenin de bronzlaşmasına izin verecek, insanı zebraya döndürmeyecek bikiniler edinmek. İşte böyle bir ortamda, buna rağmen mayolar özellikle son 3 yıldır inanılmaz bir yükselişte.

Benim gibi trend olmadan önce de bir mayo aşığı iseniz bu duruma en çok sevinenlerden olmuşsunuzdur, hani derler ya “long before it was cool” :) Fakat trend olmadan önce maalesef öyle cool, öyle sofistike modeller bulmak çok zordu, ya mutlaka allı güllü, ya leoparlı, ya olmaz olsun mayokiniler sebebiyle parça parça modellerden oluşmaktaydı. İşte yine son yıllarda – Ali Efe’nin uğuru diyorum çünkü tam doğum sonrası mayo kaçınılmazdı:) – Türk mayo tasarımcıları bir güneş gibi doğdu. devamini oku

| MBFWI XI. Sezonun Ardından

IMG_9594

Mercedes-Benz isim sponsorluğunda 10 sezonu deviren İstanbul’un moda haftası 11. sezonunda sanki son birkaç sezonun atıllığını atmış, canlanmış gibiydi. Tasarımcıların yalnızca koleksiyon değil makyaja, fittinge, stylinge, müziğe; her bir detayıyla modanın bu “show business” kısmının gerektirdiği her şeye aynı özen ve önemi verdiğini nadiren görmüş olan bu gözlerim bu sezon bayram etti. Çünkü “bütün” ancak bu şekilde mükemmelleşebiliyor. Bu sezon IMG-Doğuş’un çıkmasıyla, İHKİB ve BMDnin de yüzde yüz sahiplendiği moda haftasını acaba heyetler halinde iş adamları domine eder, kurdeleler kesilir mi diye düşünmedim desem yalan olur ama hayır Türk tekstilinin büyük patronları da kendilerini göstermek değil moda haftasını yükseltmek adına oradaydılar. Tasarımcı ve tasarım markalarının koleksiyonlarını yerli ve yabancı satın almacılarla buluşturan The Core ise bu sezon daha kısa sürdü ama edindiğim bilgiye göre bu daha kompakt strateji daha güzel dönüşler getirdi. devamini oku

| New York Moda Haftası “Mojo”suna Kavuştu

NYFW

Moda haftaları yazısına moda haftalarının en başına yani New York’a dönerek başlamak istiyorum. Ve burada herkese soruyorum: sizce de bu sezon NYFW müthiş değil miydi? Bekleneni vermeyen, heyecanını yitirdi denilen, dikkat çeken tasarımcılarını Paris’e kaptıran, hatta aynı tarihlerde New York’da alternatif moda haftalarına bile girişilen son birkaç sezondan sonra belli ki New York Moda Haftası o eski büyüsüne, o kapılıp gittiğimiz “mojo”suna tekrar kavuştu. devamini oku

| Sayılarla Stil: Her Gardropta Olması Gereken 9 Dış Giyim Parçası

olmazsa olmaz 9 dis giyim kapak

Havalar o malum havalar:) Yani soğuyorlar, ama öyle hop diye de değil, şaşırtaraktan. Bize bir güzel  sabah öyle öğlen şöyle diye ters köşe yaptıraraktan. Ben de bu bahar havasını her bahar beni hatırlayacağınız bir yazı ile taçlandırayım dedim: “Her Gardrop İçin Olmazsa Olmaz Dış Giyim Parçaları”. Liste hemen aşağıda; eksikler yavaş yavaş tamamlansın, sonra uzuuun yıllar düşünmenize bile gerek kalmasın.  devamini oku