| Tafoni Otel ile Sinasos ve Avanos Gezisi

kapadokya kızılcukur 1

Kısa bir aradan sonra diye başlamak isterdim ama bence Styleboom’a göre oldukça uzun bir aradan sonra merhaba:) Bu arada tabii bir “ara” vermek isterdim işe güce, koşturmalara ama maalesef yok öyle bir durum. Geçtiğimiz bir kaç hafta araya karışan bir kaç seyahat yanında #babyboom ‘la ilgili önemli şeyler ve bol bol toplantı ve proje ile geçti. Bu konuları bir kenara bırakırsak halen hakkını veremediğim Kapadokya seyahatimin üçüncü kısmı ile karşınızdayım:)

Otelimiz Tafoni Caves bize mükemmel bir gezi programı hazırlamıştı fakat ben üçüncü günü oldukça aktif geçirdiğim için 2.yi erteleyip 3. günden bahsederek başlamak istiyorum. 3. ve son günümüzün sabahı aslında biraz hayal kırıklığı ile başladı. Bir gün önce zaten sabahın kör vaktinde balon macerası için erkenden kalkmış olan bendeniz ve Özberk bir sonraki günün sabahı rahat batmış olacağından hadi erkencikten kalkalım bu defa da balonlar arkamızdan yükselirken çekim yapalım diye eksi Celciuslardan eksi Celciuslar beğendiğimiz, neredeyse donarak öleceğimiz, üstelik de bir tek balonun dahi kalkış yapamadığı için bize fon yaratamadığı Kızılçukur Vadisi’ne yollandık. Bu fotoğraflar oradaki “balonu eksik” ne giydim çekimimizden:) Sonra ver elini Sinasos, Avanos ve yeraltı şehirleri! devamini oku

| Mağaradan Bir Yuva

tafoni01

Sanıyorum Kapadokya hepimiz için hep büyülü bir yer. Özellikle de havalar biraz ısınıp, İç Anadolu kara teslimiyeti bırakınca, ama henüz deniz mevsimi tam da başlamamışsa, ve içinizdeki ses alıp başınızı gidin diyip duruyorsa en güzel destinasyonlardan biri Kapadokya. Toz, toprak ve taşla güzel olmak, güzel kalmak kolay değil; belki de ondan Kapadokya çok masalsı, çok başka bir gezegen havasında. Akın akın turist çeken ve UNESCO Dünya Mirası listesinde olan bu bölgeye hangimiz hak ettiği zamanı verdik? Belki çoğumuz henüz görmedik bile:) Biz küçükken babam iki kez götürmüştü, biz Ankaralılar severiz Kapadokya’ya gitmeyi! Ama bir de şimdiki aklımla, ruhumla, gözümle görmek çok iyi geldi. devamini oku

| Up!

balonaloalo

Alo! Alo! Gökyüzünden çağrılıyorsunuz!

Instagram ve facebooktan ve hatta Periscope’dan (@styleboom) takipte olan Boomerlar geçen haftalarda Kapadokya’da olduğumu biliyorlar. Önümüzdeki birkaç postda sizi de Kapadokya’ya götüreceğim. Bir zamanlar Kapadokya denince akla ilk “peri bacaları” geliyordu, şimdilerde ise hemen balon uçuşu geliyor. Bu girişimi ilk başlatanı gerçekten alkışlıyorum:) Kapadokya’da butik bir mağara oteli olan ve bugüne dek kaldığım en güzel ve otantik otellerden biri sayabileceğim Tafoni Cave’e geceyarısı ayak basıp da 2-3 saat uyuduktan sonra sabah saat 04:00de telefonum çalıyor, uyandırma servisi:) Evet hazırlanıp gün doğumuna doğru, balonlara doğru yola çıkma zamanı! devamini oku

| Sapanca Huzuru

gural sapanca mehtap elaidi ilkbahar 2015

Günaydın! Ve herkese iyi haftalar:) Şu son zamanlarda Türkiye’nin bir dolu güzel yerine gitmek bana her defasında neden geri dönüyorum ki sorusunu sorduyor. Neyse ki sizlere anlatayım diye masa başına oturduğumda yeniden oralara dönüyorum gibi hissediyorum. Tam da hem taşınma, hem moda haftası üzerimden geçmişken ve dinlenmeye çok ama çok ihtiyacım varken Güral Sapanca’ya bir ziyaret fırsatım olmuştu. Belki şu yazımdan hatırlarsınız oraya son ziyaretimde oldukça kocaman bir göbeği dinlendirmeye gitmiştim:p Bu defa göbekteki ayakta ve hatta atom karınca hızında Güral’a ayak bastı. Özellikle bebek/çocuk dostu yaklaşımı, misafirperverliği, mükemmel yemekleri, upuzuun yürüyüş parkuru ve ormanı ile anneler için, aileler için eşsiz bir yer Güral Sapanca.  Doğrusu bizim evden Avrupa yakasına geçiş neredeyse 2 saati bulurken Sapanca’ya-yani doğaya, oksijene, nefis kahvaltıya, huzura- 45 dakikada ulaşılabiliyor, ondan olacak biz pazar günleri sık sık soluğu burada alıyoruz.  devamini oku

| Hazineler

mardin deyrulzefaran stefanel 5

Mardin’de en sevdiğim şeylerden biri “o satılık değil” lafını duymaktı. Gayet turistik bir şehir de olsa her şey satılık, her şey parayla değer biçilir değil. Mardin’in taş labirentleri pek çok zanaatkara ev sahipliği yapıyor, kimi zanaatının son ustası, kimi son kalan bir kaç kişiden biri. Bu yazıdan önce “Bir Doğu Masalı” başlıklı Mardin’in el emeği göz nuru ganimetlerini ve zanaatkarlarını anlattığım yazımı www.dünyalarsenin.com ‘da okuyun lütfen:)

Sonra buraya geri dönün çünkü sizi Deyrülzafaran Manastırı’na ve Dara Antik Şehri’ne götüreceğim. Bugün size uzun okumalar vaad ediyorum:) devamini oku

| Işık Doğudan Yükseldi

dunyalarsenin00

Merhaba! Biliyorsunuz geçen hafta Mardin’i ziyaret etme şansına sahiptim. Şans diyorum çünkü hakikaten Mardin bambaşka bir kent. Burada daha çok post ve fotoğrafla size bol bol anlatacağım ve ne kadar anlatsam da ne kelimeler tasvir etmeye, ne cümleler hakkını vermeye yetmeyecek ama yine de bu maceranın ilk ve bence en önemli, en güzel kısmını www.dünyalarsenin.com ‘da yazdım. Hadi atlayın sizi de İpekyolu Misafirevi’ne, Mardin’e götürüp getireyim:)

| Burcu Başar’dan 7 Gerçek “Gerçeküstü” Fotoğraf

burcubasar instagram

Herkese harika bir hafta diliyorum! Bu haftanın 7 günü 7 farklı yerde 7 muazzam kare görsün gözlerimiz istedim. Benim bir anda karşıma çıkan ve hem gözüme hem ruhuma dokunan fotoğrafların sahibi ile siz de tanışın dedim: @basarburcu ile. Kendisini Instagram takibine almanızı şiddetle tavsiye ederim:)

Instagram sanıyorum son zamanlarda bizim en büyük keyiflerimizden, görsel ve estetik anlamda bizi en çok tatmin eden şeylerden biri. Ben instagramda sanılanın aksine moda ve stil eksenli hesaplardan çok fotoğraf, mimari ve seyahat hesaplarını takip etmeyi seviyorum. Takipçileri milyonlara ulaşan ve olağanüstü filtrelemelerle yağlıboya ya da bir fantasy land görünümüne kavuşan fotoğrafları da çok seviyorum ama “fotoğraf” gibi fotoğraf hesaplarına ayrıca bayılıyorum. Burcu Başar fotoğraflar çeken bir gezgin, onun feedindeki filtresiz, sahici, kimisi sanki sürreal fotoğraflara rastladığımda sanki benimle konuştular, sanki bir kitap sayfasındayım ve ben o sayfayı hayal ediyorum gibi hissettirdi, sanki Atlas dergisi okuyorum gibi geldi. Genellikle doğa-insan-mimari üçgeninde nefis kareler. Daha sonra bloguna göz gezdirince gördüm ki o da kitaplara çok düşkün ve destinasyonlarını da etkilendiği kitaplar belirleyebiliyormuş, belki bu yüzden, belki ben de onun gibi kuzeye cok merakli oldugumdan bana böyle geldi.

O’ndan bizim için 7 fotoğrafını seçmesini ve o anı neden fotoğraflamak istediğini anlatmasını istedim. İşte Burcu Başar’ın “7″lisi. Daha fazla muhteşem fotoğrafı ve seyahat notları ise şurada. devamini oku

Toplam 8 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.12345678