| New York’u Bi’ Çalışalım:)

New York postlarına başlamadan önce hemen iki arkadaşıma teşekkürlerimi, öpücüklerimi, sarmaşlarımı yollamak istiyorum; Deniz Baran ve Oylum Yüksel bu seyahati benim için daha da kolaylaştırıp, daha da güzelleştirdiler:) Kısacası ♥ ♥ ♥  
İşleri düzene koydum tamam ama New York fotolarını nasıl düzene koyacağım hala bilmiyorum hanımlar beyler! Tekrar ediyorum, benim gibi her gördüğü şeyin fotoğrafını umarsızca çeken biri için aynı anda hem fotoğraf makinesi hem iPhone kullanmak yasaklansın:p Neyse bu postta henüz New York’u gezmeye başlamayacağız, onun yerine ben gezmeden önce ne yapmalı merak edenler için, ya da New York planı olanlar için orada işlerini kolaylaştıracak bazı ipuçları ile başlayayım dedim:) Esasen benim olayım daha çok Manhattan’da geçti, New York demek ne kadar doğru bilemem. En cici defterleriniz notlarla dolmaya, en hızlı printerlarınız çıktı almaya hazır mı:p

devamini oku

| New York New York (fuffufii=ıslık efekti:))

Günaydııın sevgili Cuma:) Galiba bu yılın en güzel Cuma’sındayım hanımlar beyler, çünküüü New York semalarına ulaşmama çok az kaldı! İşte bu yazın mini mini tatilciklerinin, harala gürele çalışmanın sorumlusu: New York’a gidiyorum. Planlarım:
  • Met, MoMa ve Guggenheim’da Tanrım ne kadar da ölümlüyüm, ne kadar da yeteneksizim, böyle bir tablo alabilmek için ne kadar da çalışmalıyım diye homurdanarak ve hayranlıktan bayılarak gezmek
  • Broadway’de müzikalimi izlemek ve orada oturarak geçen saatlere hiç ama hiç acımamak
  • Central Park’ta yürüyüş sonrası sepetimi açıp, kahvaltımı yapmak
  • SoHo ve Greenwich Village’daki bütün tasarım dikkanları ve kırtasiye cennetlerini didik didik etmek
  • Lady Liberty’ye etine dolgun olduğunu söylemek:)
  • 5. caddede öz hakiki bir Vogue FNO gecesi geçirmek
  • Grand Central tren istasyonunda tüylerimi diken diken etmek
  • ve daha bir sürüsü!
  • Bir de deli gibi alışveriş yapmak (normalde yurtdışında hiç ilgilenmediğim tek şey) ve İFLAS edip dönmek:)

Yarın itibari ile saat farkımız epey büyük olacak, mümkün olursa oradan yazmaya çalışacağım, ama bu defa söz veremiyorum;) En iyisi Twitter ve Instagram’dan haberleşelim ♥

Yay the day has come! I’m heading to NY and I’m sure it will be a real adventure full of discoveries and memories.

| Londra’da Kraliçe’den Garantili "Harikalar" Diyarı

91 Pelham Street, SW7 2NJ
South Kensington

İç sesimin ufacık tefecik satırlara döküldüğü #boommood ‘u takip edenler yukarıdaki fotoğrafı anımsamıştır. Kendisi Londra’da bayıldığım, ve sürüklenerek dışarı çıkarıldığım  bir “harikalar” butiğindendi. 
Dün, Londra’ya gidecek olan arkadaşlarıma “şunları yapın, bunları edin” diye tavsiyeler verince, geçenlerde de bir takipçimden “neden o kadar az yazdın bak gideceğim şimdi” maili gelince hakikaten de biraz geçiştirdiğimi  farkettim. O yüzden, hazır olun, Londra postlarına bu yazı ile bir kaç ekleme geliyor;)

devamini oku

| Atatürk Arboretumu

Yazlık postlarına bir günlük ara! Sebebi, İstanbul’da olanları yanıbaşlarında yeşilin binbir tonunun bir arada yaşayıp gittiği saklı bir cennete götürmek:) Atatürk Arboretumu… Ha gittik ha gidiyoruz diye diye hep ertelediğimiz bu vahaya, sonunda geçen Perşembe, evrak işlerinden bunalmış, daha sabahtan of pof şeklinde uyanmış olduğumdan kocimin “hadi seni kaçırıyorum” demesiyle kavuştuk. Bu sıcak havalarda sadece haftaiçi olmak üzere taaaa 20:30a kadar ziyarete açık Arboretum’a ne yapın edin uğrayın. Ayrıntılı bilgi burada.

devamini oku

| Tatil Serisine Başlıyoruuum!

Veee beklenen an geldii:) Siz bu satirlari okurken ben Kuşadası’nda anneannemle deniz keyfi yapıyor olacağım! Yine minicik bi kaçamak ama olsun. Yukarıdaki fotoğraf ise Pazartesi günü sizi bekleyen sürprizin habercisi olsun:) O zamana kadar tatil bavulunuzu neyle doldururdunuz düşünün:) mesela #boomunbavulu sürpriz dolu:p

Finally! It’s my turn for a great summer vacation, not too long, still it makes me feel great. The photo above is a little hint for my Monday surprise;) A gorgeous giveaway is waiting for you!

| Maviydim Mordum

Evet saat şu saat, ben motorlu olmamıza rağmen insanlıkdışı bir trafikle boğuşup eve ulaştım. Yine aynı yerlerde yine aynı şekillerde eğlendiğimi sandım, ve her şey yine çok hızlı oldu. İşte bu durumdaki ben elbette Ege’yi özlemeden edemedim:) Bir yerde hakikaten de bırakmak, bir sıfır bulmak,  o sıfırdan yeniden bir hayat kurmak lazım sanırım; koşmak yerine yürüdüğün (taksi almadığı için değil sen istediğin için:)) , söylenmek yerine sorduğun; kulağında iPhone otobüste uyur gibi yapmak yerine yanındakine günaydın dediğin (onun da bunu anlayacak medeniyette olduğu:)) . Alaçatı gibi mavi , Alaçatı gibi mor olduğun:)

devamini oku

| Turunç Dalında Güzel

“Danseden Oniki Prenses” masalını bilir misiniz? İşte Cuma gecesi onlardan biri gibi ayakkabılarımın (daha ziyade ayaklarımın;)) tabanı delinene kadar dansetmiş olabilirim! Gün doğarken yatağı gören zavallı bacacıklar sabahın köründe uyanan bünyeme Halil Sezai stilinde isyaeeen etse de, ben 8:00 sularında denize girmenin hayali ile yataktan  zıp diye zıpladım!

devamini oku

Toplam 8 sayfa, 6. sayfa gösteriliyor.12345678