Kategori arşivi: AliEfe

| Bizim Okul – Reggio Emilia – Çocuğun 100 Dili

çocuğun 100 dili reggio emilia

Malumunuz beni uzun süredir takip edenler oğlumla ilgili az sayıda paylaşım yaptığımı bilir. Bunu tercih etme sebebim, her çocuğun ve her annenin ayrı olduğu,  kafası karışmaya çok müsait biz annelere işin uzmanı olmayan kişilerden okuyuverdiğimiz şeylerin yanıltıcı ya da psikolojik olarak baskılayıcı olabileceği gerçeğini hep aklımda tutuyor olmam. Yoksa yediği granalodan, yıkandığı şampuana, danıştığımız psikologdan, çocuk doktorumuza hepsi her aile gibi bizde de mevcut ve çoğu benim karakter özelliğimden olsa gerek hep enine boyuna belki bazen gereğinden fazla düşünülüp taşınılan şeyler:)

Bir eğitimci olarak “okul kabusu” ise daha çocuğum bile olmadan önce beni esir aldığından onu da tam anlamıyla içime sindiğinde, taşlar yerine oturduğunda, en önce de kendi içimdeki sorularımın cevaplarını bulduğumda ve başlangıçta  okul kararıma karşı olan ailemin istisnasız tüm bireylerinin objektif yorumlarını aldığımda paylaşmıştım. New School Ataşehir okulumuzu seçtiğimiz zaman yazdığım şu yazının ve şu güncellemenin üzerinden çok zaman geçti, yani Ali Efe büyüdü, büyümek beraberinde farklı arayışlar, farklı zevkler, farklı doyumlar getirdi. Öte yandan okulumuz yine aynı kaldı. Neden hala New School‘dayız, memnunuz, oğlum değişip evrildikçe aynı okul farklı ihtiyaçlara nasıl hala bizi tatmin edebilen cevaplar verebildi. Bunu en önce ÇOCUĞUN 100 DİLİ ve Reggio felsefesi ile açıklamaya çalışacağım. Ama bu yazıyı esas yazma amacım uzunca zamandır sizlerden gelen sorulara cevap olmak, daha da önemlisi umudun elimizden yağlı bir ip gibi kayıp gitmeye yüz tuttuğu, yok yok hatta su buharı gibi puf diye ortadan yok olmaya yüz tuttuğu şu dönemde “Bütün ümidim çocuktadır” revizesi ile o umudu biraz olsun geri getirmek. Şanslıyız ki biz oğlumun 100 dilini okuyabilen, anlayabilen bir kurumun içindeyiz. Herkes bu şanslara sahip olamayacağını- maddiyat, ulaşım, olanaklar vs vs- düşünecektir, işte bu da o 100 dili anlamak için biraz da bireysel çaba göstermeye çalışalım diye belki aklınıza bir yol getirir. Bu yazı çok uzun olacak benden uyarması:) devamini oku

| 1. Yaş Partimizin Kısa Filmi ♥

Ali Efe 1 Yaşında from dugme film on Vimeo.

Bir insanın her günü “güzel”, her günü “özel” olmuyor, kimi zaman sıradan bir tesadüf onu güzelleştirirken kimi zaman yıllarca beklediğin bir şey gerçekleşiyor, kimi zaman hayatta sadece 1 kez yaşayabileceğin bir şey o günü güzel yapıyor. Ama işte o günler de 24 saat! O günün anılarını hep canlı, hep sıcacık, hep tazecik tutanlar ise fotoğraflar ve videolar:) Benim de hayatta 1 kez yaşayabileceğim en güzel günlerimden birini, oğlumun 1. yaş gününü, anneliğimin 1. yıldönümünü bu cici mi cici, bu ağzım kulaklarımda izlediğim videoları ile Düğme Film sonsuzlukla taçlandırdı işte! Hem Düğme Film‘e hem daha sonra parti ayrıntılarını da sizinle paylaşacağım postda doğumgünü fotoğraflarını göreceğiniz Moriz Photography‘ye ne kadar teşekkür etsem az! Bu 4 kadını kucaklıyorum, böyle dolu dolu bir neşeyi bizden alıp kutucuklara doldurdukları için teşekkür ediyorum ♥

İşte partimiz, bir şaşkın bir homini babyboom, ağzı hiç kapanmayan bendeniz ve hepimiz karşınızdayız! Şarkıya eşlik etmeyi unutmayın-o ow do you hear the birds singin’ o ow na na nanaa:)

| “1″

3MG_0196

Öyle tarifsiz

Öyle mutlu

Öyle acılı

Öyle tatlı

Öyle derin

Öyle garip

Öyle sancılı

Öyle umutlu

Öyle kelimeler yetersiz

bir gündü. Ve üzerinden tam 1 yıl geçti.

Hayatımın müziği 1 yaşında:) Ve bu 1 yılı uzaktan da olsa sizin pozitif enerjinizle, heyecanınızla, iyi dileklerinizle, maşallahlarınızla geçirdiğimiz için çok mutluyum. Ve çok teşekkür ediyorum; çünkü bir bebek sevgiyle sarmalanmakdan başka ne isteyebilir:)
İyi ki bana, hayatıma, ruhuma doğdun oğlum ♥

devamini oku

| 10 Ay! Kaldı mı 2:)

2IMG_5270

“Kıslar artık karşınızda olgun bir erkek var:p” bakışlı bu fotoğrafla 10. ayımızı gururla takdim ederiz sevgili Boomerlar. 10 ay nasıl geçti bir yandan “ah bir de bana sorun”, bir yandan “nasıl geçti anlamadım gitti” arasında gidip geliyorum. Zaman çok zalim:) Bonbonum noktacık kafasıyla koynuma gömüleli 10 ay olmuş! Şimdi artık ışık hızında emekliyor, dimdik ayakta duruyor, yürüme, devirme, çekiştirme, karıştırma, yok etme(!) peşinde. Konuşma konusunda ise pek bir ilerleme yok, anlaşılan annesinin çenesini almamış:p  devamini oku

| 6 Ay: Yolun Yarısı:p

4IMG_1905

” Kıslaar annime kızmayın, çekimlerimi çook önceden yapmasına rağmen bu ay o kadar afacan o kadar afacandım ki 6 aylık postu ancak blogda yerini buldu. Ama bana da kizmayin, suç hayatımı karman çorman eden sebze çorbasında! “

İşe bir de iyi tarafından bakalım sevgili Boomerlar, bu 20 günlük gecikme yüzünden haftaya 7 aylık postu gelecek, #babyboom fotolarına doyacağız:) Esas maceraları anlatmam için o postu bekleyin. Ama bu ay elbette çok özel bir ay, 6 aylık oldu fındık oğlum, o çok mühim “1″ yaşı yarıladı bile. Zaman nasıl bu kadar hızlı geçiyor hem inanamıyorum, hem her gün yeni bir gün bizim için diye mutlu oluyor, hem 2 aylık 3 aylık 5 günlük fotolara bakıp hüzünleniyorum. Anne olmak neden böyle bir şey? 6. ayda neler yaşadık derseniz buyrun: devamini oku

| 5 Ay

Pek güzel, pek eğlenceli, pek keyifli ve sıcacıık bir 3 günün sonrasında yeniden şehre döndük ve hayır Pazartesi sendromu yaşamıyorum, çünkü her sabah şu yukarıdaki lokum oğlumun şapşal ya da meraklı ya da çok mu çok akıllı ya da sürprizli bir hareketiyle güne başlıyorum. Ve işte o günler bi damlacık uykuyla geçen gecelere rağmen hızla akıp gidiyor! #babyboom 5 aylık oldu. Bu ay hobileri iki elinin yanında bir de iki ayağını ağzına sokmak, İstanbul’un su ihtiyacını karşılayacak kadar salya akıtmak, bi gayret emeklese mi yoksa direk yürümeye başlasa mı ona karar vermek, “inadım inat totom iki kanat” konusunda uzmanlaşmak, uyumamak uyumamak uyumamak, sürekli çorap ya da ayakkabı teki kaybetmek, herşeyi yalamak:) Heyecanla doktor kontrolünü bekliyoruz, bakalım ek gıdaya geçecek miyiz, zira bizimki biz sofradayken hem çok dikkatli hem de yalanıp duruyor, lokmalara dilini uzatıyor, bence bu oğlan sahip olduğu Malatyalı geninden olacak şeftali püresi filan değil artık bi çi’köfte istiyor pfss:o devamini oku

| 3 Ay

#babyboom artık 3 aylık:)

Dilekolay tam 90 gündür dünyamızda bu oğlan! Küçük bir bebekle ilgili en güzel şeylerden biri “keşif” yapmanın heyecanını çok yakından izlemek. Mesela siz en son ne zaman ellerinize şaşırıp, sonra onları yeniden bulduğunuza sevinip, bir de on parmağınızı birden ağzınıza sokarak tatmaya çalışıp, buna inanılmaz mutlu oldunuz? :))  Bu ayda bizim en büyük keyfimiz buydu:p
devamini oku

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12