Kategori arşivi: Asos

| Kelebeklere Açık Ev

kırmızı ayakkabı kombini, 50ler stili, kırmızı ayakkabı nasıl giyilir, bilekten bağlı ayakkabı modelleri, yurtdışından alışveriş, amerikadan alışveriş, styleboom for morhipo, styleboom kimdir

Bu eteğimi çok seviyorum! Ne zaman giysem beni hop eski zamanlara ışınlıyor sanki:) Zaten malumunuz 50′ler, 60′lar stiline zaafım var. Söz 60′lara gelmişken bu postta size yine o dönemlerden gelen ama güzelliğinden, naifliğinden, tatlılığından, düşselliğinden olacak bu zamana da çok iyi geleceğine inandığım bir ikilinin vintage çocuk kitaplarından bahsedeceğim: Ruth Krauss ve Maurice Sendak. Bir çocuk kitapları yazarı ve illüstratörü. Postun başlığı bu ikilinin kitaplarından biri! Orijinalleri 1960′larda basılan kitapları yeniden baskıya girmiş lalala:) Amazon‘dan bu ikiliye ait kitapların bir bir siparişini verdim ve sadece #babyboom okusun diye değil, ben de eminim zevkle okuyacağım için heyecanla kavuşmayı bekliyorum. İçinde sana bana da güzel öğütler var çünkü, unuttuğumuz şeyler var, hatırlamamız gereken şeyler var, çığlığın, sessizliğin, zıplamanın, gün batımının güzelliğine dair şeyler var. Arkadaşlığın güzelliğine dair… devamini oku

| Camus

2IMG_1397

Nefretin en keskin anında, ben nihayet, içimde yenilmez bir aşk olduğunu öğrendim.
Gözyaşlarının ortasında, ben nihayet, içimde yenilmez bir gülümseme olduğunu öğrendim.
Kaosun tam ortasında, ben nihayet, içimde yenilmez bir sukünet olduğunu öğrendim.
Hepsinden öte..
Kışın en soğuk zamanında, ben nihayet, içimde yenilmez bir yaz olduğunu farkettim. (Albert Camus)

In the midst of hate, I found there was, within me, an invincible love.
In the midst of tears, I found there was, within me, an invincible smile.
In the midst of chaos, I found there was, within me, an invincible calm.
I realized, through it all, that…
In the midst of winter, I found there was, within me, an invincible summer. (Albert Camus) devamini oku

| Elma

Fotoğraf: Büşra Ardıçlı / Özberk Baz
Her ne kadar erikler çıktı mı diye gün sayan ben, başta çilek, sonra üzüm ve kiraz üçlüsüyle bir yaz meyvesi insanı olsam da elmaya karşı da hiç boş değilimdir. Havva’nın işlediği “sözüm ona” suçun işbirlikçisi elma benim için de pek çok kültürde simgelediği şeyi, aşkı simgeliyor. Hatta kristal olmasını özellikle istediğim nikah şekerlerim illa elma olsun diye tutturmuştum ama kristalin bizzat imalatçısının tombul parmaklarının ucunda salladığı minik kristal elmaya bakarak “cici ablacım bu elmaları sapından tutunca çıt diye elinde kalıyor kırılıyor, çözemedik onu” itirafından sonra vazgeçmiştim:/ Yok aslında vazgeçmemiştim (zira düğün zamanı gelinler mantığı biraz arkada bırakabiliyor))  ama müstakbeli kırılacak bir şeyi aldırmaya ikna edememiştim diyeyim:p

devamini oku

| It’s A Boy!

Ta taaa! Uzun zamandır bu blog neden başıboş kaldı, IFW neden yalan oldu, saat 20:00den sonra Twitterım neden öksüze düştü, lansman ve çılgın partiler neden kaçırıldı, 21:00den sonra arayanların telefonları neden duyulmadı, sebebini artık sizlerle de paylaşma zamanı geldi sevgili Styleboomerlar: çünkü uyuyorduk:) Evet ben ve şu an 5. ayını göbeciğimde geçiren oğlum:))
devamini oku

| Golden Fall

Kesin soğuk diye çıkıp kavrulan, yok  bugün sıcak ve güneşli diye çıkıp günü donarak geçirenler elime mum diksin:)) İşte sonbahar! Zaten hep kararsız bir mevsim, hüzünlü müsün keyifli misin, aşık mısın yoksa değil misin, sabah uyansan mı uyanmasan mı, hava aydınlandı mı karardı mı:) Alışma süreci… 
İşte bu post geçen haftalarda benim çok soğuk diye çıkıp yanıp tutuştuğum bir günden. Biliyorsunuz daracık giyinmeyi çok seviyorum ama iş trikoya hele güz trikolarına gelince kocaman örgüler ve rahatlık daha çok hoşuma gidiyor. Bu kazak da beni önce altın ışıltısı sonra rahatlığı  ile cezbetti.
devamini oku

| Bayramlık Ayakkabılar;)

Görür görmez bayıldığım, görür görmez Özgür Masur imzası olduğunu anladığım bu ayakkabılarla açmak isterim bayramlık postunu, zaten bayram cicilerinin en özeli hep ayakkabılar değil midir:) Masur’un bu ayakkabıları Butigo.com sitesine özel hazırladığı koleksiyondan zamansız birer parça diye düşünüyorum!
Ben pek öyle “nerede o eski bayramlar” tadında biri değilimdir, çünkü bence güzel olan ya da özlenen o eski bayramlar değil, o eski, o çocuk olan “sen”sindir. Yepyeni bir elbise, kırmızı rugan pabuçlar, herkesin koca bir gülümsemeyle anneye dönüp “aa bırak yesin yesin” diye uzattığı şekerlemeler, tontonların elini öpüp, kendimi çok güzel bir kız sandığım o uzun saplı omuz çantamda biriktirdiğim harçlıklarla bayram çocukluğuma güzel. Şimdi tek istediğim şu elbiseden maksimum 1 saat içinde kurtulmak; sonrasında ya denizde, ya evde pijamalarım içinde, ya kulaklıkta çalan müzikte, ya uzaklarda kaybolmak:)
devamini oku

| Carluccio’s’a Hoşgeldin Kostümü

Dünyada 40dan fazla şubeye sahip meşhur İtalyan, Carluccio’s, Eylül itibari ile İstanbul’da, Kanyon’da açılıyor; ama biz dün minik bir ön gösterim aldık:) Kendi özel peynirleri, hamur işleri ve şaraplarını tattık. Madem İtalyan yapıyoruz, şöyle bir Romalı masası gibi pötikare olayım bari dedim, aylar aylar önce Twitter’da “benim olacaksın” diye paylaştığım yeni Asos eteğimi giydim ♥

devamini oku