Kategori arşivi: Besign Jewellery

| Besign Jewellery ile Mücevher Atölyesine Bekliyorum:)

besign jewellery 01

Besign Jewellery  ile bizim hikayemiz “7″ ile başladı. Biliyorsunuz yedi yazı dizime de ilham veren 7 rakamı benim uğurlu rakamım, mavi ise en sevdiğim renk; bir gün nerede rastladığımı da anımsamıyorum ama bir anda 7 rakamı ile süslü dizi dizi mavi boncukların olduğu bir bilekliğe rastladım internette, baktım Besign Jewellery diyor. Ne de güzeldi! Ne de benimdi:) O’nu instagram hesabından takip ettikçe  gördüm ki o da benim gibi hikayeler seviyor galiba, ilhamlarını denizden, balıklardan, ay dededen, yıldızlardan, masallardan alıyor. Her yaptığını güzel yapan, tek başına yapan, başaran bir kadın! Her yaptığını sevmeye başladım. Taktıkça daha da çok sevilen cinstendiler.

Bir kaç ay önce “atölyeler” yapmaya başladığının haberini verince koşa koşa gidecektim kii aklıma sizi de bu maceraya katmak geldi. Büşra Eskizeybek yani Besign Jewellery’nın tasarımcısı da peki dedi. İşte şimdi aranızdan 3 şanslı Boomer ile Nuruosmaniye’de Besign Jewellery atölyesinde kayıp mum tekniği ile kendi mücevherimizi  yapacağız; bir nevi yanına keyifli bir sohbet ve değişik bir deneyim kattığımız yeni yıl hediyemiz kendi elimizden, emeğimizden olacak.  devamini oku

| Mixo

mixo restaurant

Ben öyle kolay kolay hasta olan biri değilimdir, olacağımı hissedersem de hemen gerekli önlemleri alıp savaşa girişirim:) Ama eğer olursam, işte o zaman çok fena! İki seksen devrilirim:) Yılbaşından bir kaç gün önce canım cicim Ayşegül’cüğüm Martı Istanbul Hotel’in girişinde yer alan Mixo Restaurant’da çok özenerek ve keyifle hazırlandığı bir yılbaşı yemeğine beni de davet etmişti. Söz vermişim, bir sürü arkadaşım orada, çok eğlenceli olacak kesin, ama ben nasıl hastayım nasıl! Yine de kalktım gittim:) Gittim ama o enfes masadan ne yediğimi anladım, ne içtiğimi, ne de sahnede yerini alan harika caz grubundan dinlediğimi. Burun tıkalı, tat alma duygusu sıfır, kulaklar uğulduyor, herkes Mixo’nun iddiali şaraplarından hmmm, owww, owemciiii sesleri eşliğinde tadarken ben ballı ıhlamur içiyorum:) O zaman dedim ki benim buraya yeniden gelmem şart! Bi kere o kağıtta kalamar denen şeyle sözleştim!

İşte bu post sözümü tuttuğum günden:) Özberk sömestr tatiline çıkmadan önceki geleneksel öğle yemeği yiyelim, tatil sonrası planları yapalım, biraz da kaynatalım (hep çalışacak değiliz ya) buluşmamız için Mixo’da buluştuk, ama keşke akşam buluşsaymışız çok sıkı bir Küba gecesine hazırlık yapılıyordu. Neyse gelelim ben ne giymişime, ve spor hocamın da gözlerini yaşartacak şekilde ben ne yemişime:) devamini oku

| Femme

buralar hep benim

Bir kaç hafta önce dahil olduğum bir proje için mini bir video çekimi yapmak üzere Nişantaşı’nın yolunu tutmuştum. Malum video ne kadar mini olursa olsun çekimi illa ki çoook uzun sürüyor. Her bir videolu produksiyondan sonra sezon sezon dizi çekenlerin buna nasıl katlanabildiğine şaşıyorum doğrusu:o  Bu post çekim bitiminde Özberk’le buluşunca ayaküstü çektiğimiz bir stil postu ama Özberk o gün fazlasıyla havasında olduğundan mıdır, benim açlıktan ölüşümde ve tüm günü ayakta geçirişimde bile pozitif bir yan bulabildiğimizden midir bilmem fotoğraflar çok güzel oldu. Video ve hikayesi ise sürpriz:)

Yukarıdaki fotoğrafta ise mısırcıdan mıyır mıyır mıyırdanarak rica ettiğim sandalyeyi yola atıp oturunca bir anda “işte buralar hep benim” artizliğine dönüşüm ışık hızında olmuş:) Fotoğraf çektirmek hakikaten bazen tiyatro yapmak gibi.

devamini oku

| Wanted

vepa62 jessica simpson gulnur gunes

Çok çok çok uzun süre arayıp da bulamadığın şeyden tam ümidi kestiğinde (bu “o doğru adam”ı bulmak için de geçerli :)) pat diye karşına çıkar, sen de o karşılaşmada hazırlıksızsındır ya da şüphecisindir ya artık. Kendi muhakemenden de pek emin olamadığından eşe dosta sorar, hatta fotoğrafını yollar bir cevap beklersin, aslında “evet” demelerini, onaylamalarını istersin hani.  O kadar da aramıştın, işte buldun, daha niye bekliyorsun derken bir yandan, bir yandan da aramaya alışageldiğinden bulmuş olmak fikrini anlaman zaman alır.  devamini oku

| Sıradan Bir Gün

morgan de toi, ebru karabayır, şalvar pantolon modelleri, nakışlı bluz modelleri, hippi stili, hally&son, styleboom for morhipo

Mesajlar, mailler, notlar, siz Boomerların güzel yorumları, hediyelere iliştirilen kartlarla gelen bir dolu iyi dilek içinden beni en çok gülümsetenlerden biri yine sizlerden birinin 2014 yazıma iliştirdiği yorum oldu. Bana “tatlı sıradan günler” dileyen bu yorum hatırıma Langson Hughes’un şu dizelerini getirdi:

“Kollarımı açmak iki yana
Uçmak güneşte bir yere.
Dönmek ve dansetmek
Bitene dek beyaz gün.
Sonra dinlenmek serin bir akşamüstü
Yüksek bir ağacın altında
Yavaş yavaş inerken
Benim gibi kara gece.
İşte benim düşüm!”

Belki unutuyor ve hep maceralara yelken açmak istiyoruz ama tatlı tatlı, aheste ve dingin geçen sıradan bir gün de bazen olağanüstü bir gün kadar güzel olabiliyor. Sıradan bir günün güzelliğini sanırım ancak özgür olamayanlar anlayabiliyor. Mesela şimdi tam da sümbül mevsimi iken vapurdan inince bir demet sümbül almak, onu kardan koruyarak eve kadar taşımak, sıcacık bir çay koyup, sonra bir şeylere dalıp çayı soğutmak, kurulacak bir kanepe, sarınacak bir battaniye bulmak ne kadar “sıradanca” güzel öyle değil mi?

Bu post da öyle sıradan bir günde bilgisayarda rastladığım ve hiç yayınlanmadığımı hatırladığım bir kombin postu işte. Dışarıda kar, ayaz; bu kombin ise yukarıdaki şiirin anlattığı gibi bir beyaz bahar gününden mor renklerde… devamini oku

| MBFWI 3. Gün: Raven

mbfwi burce bekrek rock

MBFWI 3. günle devam:) Burçe Bekrek daha ilk koleksiyonunu gördüğüm andan beri çok beğendiğim, kendine özgü çizgisi ile her koleksiyonunda kalbimi çarptıran bir parça bulduğum nadir tasarımcılardan biri. Bu elbisemi onun Cuma yani moda haftasının son günü gerçekleşecek defilesinde giymeyi düşünsem de o güne kadar sabredemeyeceğim kadar güzeldi. Podyumda gördüğüm o ilk an benim olacaksın diye haykırdığım elbisenin “elbise” halini ben rock bir tshirt ve  Liz Taylor makyajı ile tamamlayarak farklılaştırmak istedim. Bir kez daha hayalimdeki beni gerçekleştirdikleri için Aveda ve M.A.C ekibine kocaman teşekkürler ve öpücükler.

Karaköy’ün her köşesi güzel bir çekim için bekliyor, bir de gerisin geri defilelere koşturmak olmasa (bir de Özberk çok hızlı yürümese:p )  devamini oku

| MBFWI 2. Gün: I Got The Hippy Hippy Shake:)

mkevisual_styleboom3b

Uzuuuun bir haftasonundan sonra yeniden merhaba:) Herkese mutlu haftalar diliyorum, bu hafta ortası hem en en en güzel ve özel bayram hem de tatil olacağı için zaten çok sevdiğim Çarşamba’yı bu hafta daha da çok seveceğim:) Moda haftası kombinlerimi ise bu hızla paylaşmaya devam edersem bir sonraki moda haftası gelecek korkarım:p

Bu defalık hızlı bir merhaba diyip sizi fotograflarla baş başa bırakıyorum zira bugün #babyboom ‘un yüzmesi, oyun grubu, 18 ay aşıları sonrası huysuzluğu (ya da artık 2 yaş yaklaşıyor hazırlan anneciğim huysuzluğu da olabilir:p) derken program çoook sıkışık. 2. gün benim için heyecan vericiydi: yeni isimlerden Selim Baklacı (kendisine bayılıyoruz) ve İpek Arnas’ı merakla bekliyordum; Simay Bülbül yeniden podyumda bir koleksiyon sergileyecekti ve eski çizgisine döneceği sinyallerini almıştım; Zeynep Tosun’un zaten “Z”sini duyunca artık kalbimiz güm güm atıyor:) Ve ben: ikinci gün yıllar sonra sandıktan çıktığında da çok güzel çok özel bir parça olacağına innadığım Meltem Özbek eteğimle, kuş yuvası saçlarımla ve makyajımla 70′lere selam durdum. [ Güya kısa kesiyordum:p ] devamini oku

Toplam 4 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234