Kategori arşivi: #boomstyle

| Yıldızdan Yapılma

indirimde ne almalı mudo 01

“DNA’mızdaki nitrojen, dişlerimizdeki kalsiyum, kanımızdaki demir, elmalı turtamızdaki karbon, çöken yıldızların içlerinde yapıldı. Bizler, yıldızların malzemesinden yapıldık.” -

Daha yeni yıla girerken kendimizi yitik ve değersiz hissettiğimiz, ışığımız söndüğünü düşündüğümüz için Carl Sagan’ın Kozmos kitabından bu satırları hatırlayalım istedim:) Hemen sonrasında da çocukluğumu hatırladım, daha dün Barış Manço’nun doğumgünüydü, çocukluk aşklarımdan biri o kadar yaşlı olmasına ve itiraf edelim pek de yakışıklı olmamasına rağmen hayranlıktan öldüğüm Kaptan Cousteau’ydu, ah Carl Sagan ve Kozmos’un yeri ayrıydı, o kadar heyecanla beklerdim ki. Sonra Adile Naşit, hep ve daima gülen bir yüzle, tatlı bir sesle yatağa uğurlardı bizi; şimdi sadece kızgın suratlar ve suretler var TVlerde. Ne mutlu dedim kendi kendime, orta yaşlılığımın bu ümitsizlik çukurunda debelenip duracağını bilemeden bu insanlar sayesinde hayaller kurabildiğim, çalışmanın, keşfetmenin, peşinden gitmenin, “oku”manın, dünyanın çooook büyük olduğunun ve insanın mütevaziden daha fazlası olmaması gerektiğinin bilincinde nefis bir çocukluk geçirmişim. İyi ki varlarmış, iyi ki çocukluğuma dokunabilmişler. devamini oku

| Le Vent Nous Portera

mimya populist bomontiada istanbulda nereye gidilir

 

“İnsan zamanı durdurmak istediği yere aittir” diyordu Amelie filminde. Ne kadar da doğru. Ait olma hissi, ya da iç güdüsü diyelim ne acayip, bazen seni mahkumiyete sürüklüyor, istemediğin bir kişiye, istemediğin bir hayata, istemediğin bir şehre. Bu ara zaman nasıl da hızla akıp gidiyor diyorum hep, 2016 ne zaman başladı ne zaman bitti ve yaşanan tüm korkunçlular, çocukluğumuzdan kalan son kahramanlar ne zaman yitip gitti anlamadım bile, demek ki bu yıl zamanı durdurmayı hiç istememişim, demek ki kendimi hiç ait hissetmemişim. Yok hissetmiyorum, ne bu zamana, ne bu şehre, ne bu yaşananlara, ne bu insanlığa ait de değilim, parçası da.  O yüzden yine zaman makinama atladım diyelim.

Demiştim ya Mimya  çekimlerini hep zamanda yolculuk yapar gibi yaptık. Mehtap Yılmaz bu paltoyu çizerken ne düşündü bilmem ama bu defasında ben süremediğim ruj yerine renk versin diye üzerimde kırmızı uzun bir palto, saçlarımda berem, yağmurlu bir güne, az önce Hemingway’in hızla bir şeyler içip çıktığı bir mekana, kulağıma çalınan Parizyen bir şarkıya, yaklaşan trenden inecek bir yolcuya aidim.  devamini oku

| Portrait of Mrs Ira P.

FN_kırmızı look 04

Neden bilmem; ışıktan mı, renkten mi, Melis’in beni böyle güzel çekmesinden mi, bu fotoğrafta, bu kostümle kendimi bir Tamara de Lempicka tablosu gibi hissettim.  Bir zamanlar ODTÜ’deki ofisimde duvarımı süsleyen bir reprodüksiyonu vardı, bütün kolilerimi açtım ama nereye kaldırdıysam bulamadım. Bazı anıları, hatıraları hep bizimle kalsınlar diye kutulara, çekmecelere kaldırıp, bir bakıma yine de baya baya veda ediyoruz. Eskiden sık sık açardım ben bu kutularımı, bazen çok keyiflenirdim, bazen çok hüzünlenirdim, ama en azından bir köşede bir başına bırakmazdım hiç. Düşündüm, galiba anne oldum olalı bıraktım, belki de artık hep bu an ve bir de gelecek, yaşanmış olanlardan daha baskın olduğundan, belki sadece hiç  vakit bulamadığımdan. Al işte bir “neden bilmem” daha. Döndük mü paragrafın başına:)

Kendimi bir Lempicka, bir Magritte, bir Picasso ve bir de , Vetriano hayalimle, sizi de bu postla baş başa bırakıyorum o halde:)  devamini oku

| Yılbaşı Programları Hazır Mı?

styleboom morhipo bonprix 02

Yılbaşına sayılı gün kala herkesin programı hazır mı:) Ben bu yıl sakin, dingin, evde bi sofra, belki Westworld finali ile pek olağan bir gece geçirmeyi planlıyorum! Ama öyle de olsa yılbaşı ruhuna uygun bir kıyafet kesin giyiyor olurum, mesela yukarıdaki kazak olabilir, hatta pijamamı bile yılbaşı gecesine uydururum o derece:)

Daha renkli, şık, keyifli planları olanlar için ise yine bonprix ile hazırladığım çeşitli alternatifleri Youtube kanalımda “programıan göre kombin önerileri” biçiminde yayınlamıştım, bir de buradan paylaşayım istiyorum. Çoğu zaten hemen her özel güne uygun, o yüzden aklınızda bulunsun! devamini oku

| Bardot

forever new black romance 02

Bu elbise içinde ben kendimi baya baya Gilda hissetsem de, bu yaka biçimine Bardot yaka dendiğini biliyor muydunuz:) İsmini “ve Tanrı kadını yarattı” Brigitte Bardot’dan alıyor, otomatik zarafet sebebi.  Yılbaşına dek size bol bol yılbaşı önerisi tadında post yapmaya çalışacağım. Bu elbise ve aksesuarlar Forever New, fotoğraflara tıklayınca daha detaylı görebilirsiniz.

devamini oku

| Party Girl

forever new off shoulder düşük omuz bluz modelleri

Yılbaşı havasına sanırım tam anlamıyla giremedim, ben öyle takvimde 1 Aralık’ı görünce hemen yaşasın olup sonra ayın 15ine kadar filan yılbaşını unutanlardanım. Gelin görün ki sokaklar, vitrinler ve koleksiyonlar çoktan yılbaşı ruhuna büründü bile. Programınız belli mi değil mi bilmiyorum ama alışveriş için son haftaya pek kalmayın derim. Yılbaşı akşamı için keyifli bir parti hazırlığı olanlara ise Forever New’un yeni koleksiyonu Dark Romance serisinden seçtiğim bu cicileri öneriyorum. Aslında koleksiyondaki özellikle düşük omuzlu her parça nefis. Fakat kabul edelim bu deri etek de yıllaaaaarca gidecek iyi bir yatırım. Ben kendimi bu kombin içinde oldukça genç hissettiğimi de ekleyeyim:) devamini oku

| Gölge

bonprix örgü elbise

“Dünyadaki en güzel şey gölge olmalıydı. Gölgenin milyonlarca kımıldayan şekli ve çıkmaz sokakları. Büro çekmecelerinde, dolaplarda, bavullarda hep gölge vardı. Evlerin, ağaçların, taşların altında ve insanların gözlerinin, gülümsemelerinin ardında da gölge vardı. Ve dünyanın gece tarafında kilometrelerce gölge vardı yine…” (*)

Çekimimiz için Hilton Bomonti’de bize ayrılan odaya girince proje fotoğrafçımız Cem Bey ilk önce yukarıdaki gölgeyi gördü, ne de olsa ışık ve gölge onun işi:) Bu gölgeyi görüşüyle epey mutlu olması ise aklıma Sylvia Plath’ın yukarıdaki satırlarını getirmişti:) Ne de olsa bir gölgeyi bu kadar seven bir de o vardı:) Olaya Cem Bey’den girdik ama ana fikir şu: insanın sevdiği şeyi yapıyorsa yüzü öyle bir gülüyor ki, bir kaç dakika için oracıkta o keskinlikte bekleyen gölge gibi alelade bir şey bile onu böyle mutlu edebiliyor. O zaman sevdiğimiz şeyleri yapalım tamam mı? Yok hayır hepimiz işi gücü, çoluğu çocuğu, maalesef bazı yüklerimizi ve mecburiyetlerimizi bırakıp sahil kasabalarına yerleşerek hayatımızı yeniden yazamayız, ama en azından boş zamanlarımızı sevmediğimiz şeyleri yaparken yaşadığımız yorgunluklarla doldurmayalım da o boş zamanlara yeni ama severek yapacağımız yorgunluklar ekleyelim. Deneyelim en azından.  devamini oku

Toplam 38 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345678910...2030...