Kategori arşivi: #boomstyle

| Effortless Fall: bonprix ile Denim Zamanı

bonprix jean tulum 01

Herkese iyi haftalar! Umarım tatiliniz güzel ve dinlendirici geçti:) bonprix ile video ve post serimiz devam ediyor ve yeni haftaya, daha önemlisi yeni mevsime yeni bir konuyla merhaba diyelim dedik. Bana sorarsanız sonbaharın yani ne giysem bilemiyorum mevsiminin imdada yetişeni kahraman jeanler, her ayakkabı ile her bluz ile uyum ağlayan, her daim trendy olan, ister şık ister spor görünmeni sağlayan jeanler sabah-akşam serin, gündüz kafasına göre takılan güzün olmazsa olmazı. Ben de bu yüzden abartısız biiiiinlerce ürün bulabileceğiniz bonprix.com.tr ‘den seçtiğim jeanlerle kombinler oluşturdum, videosu kanalımda, fotoğraflar ise hemen aşağıda:)

İki de haberim var: 1) bonprix kargosu yurtdışından geldiği için zaman alıyor, bu sebeple daha hızlı kargo olsun diyenler  bonprix’nin Morhipo mağazasını ziyeret edebilirler, bonprix express 2-3 günde elinizde oluyor. 2) bonprix artık mobil aplikasyonu ile çok daha pratik, okul trafiği başlamışken belki trafik sıkışıklığını akıllı  alışverişle süslemek istersiniz:)

Bu sezon gardrobunuza jean bir tulum ve jean etek ve/veya salopet eklemeyi unutmayın:) Jean ceketleriniz ise DIY projelere açık, ister pinlerle süsleyin ister nakış ve yamalarla:) Şimdi hadi benim seçimlerime bakalım.  devamini oku

| Sergüzeşt-i Boom Hanım

feedan serguzest otel 01

Sergüzeşt bizim yaştakilere hemen edebiyat dersini anımsatır eminim, “Türk edebiyatının romantimden realizme geçiş eseri” diye belirgin bir kalıpla. Benim anlatacağım Sergüzeşt ise tam tersini yapıyor: sizi İstanbul’un realizminden alıp Büyükada’nın romantizmine ışınlıyor. Yazın son, güzün ilk günlerinde; adanın belki de en güzel mevsiminde kendinize bir güzellik yapıp, en azından bir haftasonu kendinizi Sergüzeşt’te bulun. Hatta bizim gibi fotoğraf çekmeye kaptırmayıp, keyfini çıkarmaya bakın derim. İster bahçe katındaki pencerelerin içinde kitabınızı okuyun, ister 10 numaralı suitin balkonunda  denize karşı kahvenizi yudumlayın. Hafif bir rüzgarda uçuşan tüllerin arasına karışmayı unutmayın:)

Bu pek leziz tavsiyeden sonra sizi Esma’nın nefis kareleri ile baş başa bırakayım:)  devamini oku

| O Yaz Buraya Gelecek!

mavi çizgili elbise 02 büyükada otelleri

Şu sıra Terazi ve Başak burcu kadınlarla başım hiç hoş değil, sürekli bir sonbahar güzellemesi ile benim biricik yaz mevsimimin karşısındalar:) Güz de güzel tabii de peşinden kışı sürüklemese kendisini daha bi seveceğim. Belki bu sonbaharın faydası Boommood’a geri dönüşüm olur, kağıtları notları bir düzene sokacak vakti bulursam. Bu post da aman yaz bitiyor bunlar son ada sefaları dediğimiz bir günden, Büyükada’dan gelsin.  Sırt dekolteme en havalısından “sunkissed”  demek isterdim ama daha ziyade ben asla sudan çıkmam annekissed bir bronzluk kendisi:)  Ali Efe ne taraftaysa o taraftan güneşe siper olmuş kulunçlarımın başka başka tonlardaki bronzluğuna aldırış etmeden yine de belime kadar sırt dekoltesi giymek de anneliğimin 3. yılında gamsızlık mertebesine sonunda eriştiğimin ispatı olsun:p

devamini oku

| Crosswalk

berrin eser turuncu 01 k

Accuweather Çarşamba’dan beri yağmur umuduyla bizi oynatırken işte dışarıda hava bin nem on binlerde seyrediyor. Bu yukarısı ise Suadiye. Hayaller Abbey Road, gerçekler Plaj Yolu Sokak. Bu kıyafeti giydiğim günü hatırlıyorum da ne efil efil, ne püfür püfür bir gündü.

Elbisem yine Berr-in Istanbul’dan. Berrin Eser’le geçen sohbetimizde beni yine şaşırttı, hem hala bu kadar genç olup hem nasıl böyle ayaklı tarih olabiliyor inanılmaz. Müthiş bir kadın. İpekyol’un Twist markasını ona kurdurduğunu öğrendim mesela, ilk kreatif direktörü kendisiymiş  yani. Heyecanla sonbahar koleksiyonunu bekliyorum.

Bloga yazacak çook şey var, tekneyle Selimiye koyları, Symi’ye gidemeyişimiz; Budapeşte, Kuşadası’nın havasının hala en güzel hava olması, minik Bodrum kaçamağı, ama benim geveze parmaklarıma bir şey oldu; bu aralar hiç klavyede yazmak istemiyorlar, yine kağıt kalem peşindeler.

O yüzden şimdilik bizi idare edin:) devamini oku

| Maviyim

goja istanbul

Ortadoğu ve Balkanların en sendromlu Pazartesi’sinde işbaşı da yapsa henüz iş yapmaya hazır olmadığı için kendini burada bulanlar merhabaaa:) Hiç acele etmeden, haftalık plana bakıp daralmadan, tatilin üstünüzde bıraktığı aman sendeciliğe ara vermeden bir dolu postumu üst üste okuyup öğle tatiline dek uzatsanıza:p Tatil yapamadığım için tatilcilerden faydalanma çabam oldukça masum bence. devamini oku

| Öyle Miymiş?

k berrin eser 05

Günaydın:) Ama aslında saat  23:50 ve ben 22:00′den beri geçtiğimiz hafta su içer gibi lıkır lıkır içtiğim, içimde erittiğim, beynimi yorsa da yüreğime mis gelen bir kitabın altını çizip durduğum hangi alıntısı ile bu posta başlasam diye bir yazıyor, bir siliyorum. Çünkü hepsi çok güzel, çünkü bir kısmını buraya ayırıp koymak olmayacak, bir birine lehimli gibi, başı olmasa az, sonu olmasa ziyan olacak. Can yazar Şule Gürbüz’ün “Öyle Miymiş?”inden bahsediyorum. Mart ayında çıktığında ilk sayfayı okuyup kapatmıştım, o günden bu yana işsiz güçsüz bir zamanımı, sindirecek kadar, her virgülde bir nefes alacak kadar dingin, durgun bir anımı bekledim. Geçtiğimiz hafta oğlum çok hastalanınca her şeyi bir kenara bırakıp, eve kapanınca, kafaya takacak her şeyi rafa kaldırınca o zamanı buldum.

Beni takip edenler uzun uzun cümleleri ne çok sevdiğimi bilir; burada alıntılamak üzere söküp almaya kıyamadığım bir kaç sayfasını bu linkten okuyabilirsiniz ama işteyseniz, trafikteyseniz, çepeçevrilmişseniz değil; beklesin, yudum yudum okuyun. “Coşkuyla Ölmek”den sonra daha ne olabilir derken Şule Gürbüz beni yine sora, sorgulaya, sorgulata bir hal etti. Sağ olsun. Cioran “Benim kitap yazarkenki fikrim, birinin gözünü açmaktır, onu sopalamaktır.” der, hiç katılmıyorum zira ben de bazen kitaplarda kaybolup, boyut değiştirmeyi, sopalanmışlığımıza ara verip dinlenmeyi seviyorum. Ama “Öyle Miymiş?” tam da bahsettiği gibi bir kitap ve evet arada lazım, mahalledeki kedilere bir kap su veren kadın olmak için, kimsenin bakmadığı bahçeye çiçek eken dede olmak için, sen toksan herkes bir şekilde doyar sananlardan kalmamak için, ne kadar ikiyüzlü olduğunu unutmamak için, ne yaparsan yap en önce kendine yalancı olduğunu hatırlamak için, Babil’den daha güzel kuleler yapamadığın halde hala sürekli yıkıp durduğunu görmek için, kabullenmen için. İyisi mi oku:) devamini oku

| Yedi Renk

mert aslan night zoom chuchu bag keten çanta

Bir Pazartesiye daha nasıl olduğunu anlayamadan başlayacağım için Pazartesi’nin ilk saatlerini yeni bir postla taçlandırmaya karar vermiştim. Aslında kafamda renklerle ilgili bir şeyler karalamıştım, hatta bir labaratuvar deneyini hatırlamıştım, gökkuşağının 7 rengini hızla döndürünce nasıl da beyaz, bembeyaz oluyordu. Derken renkler bir bir vuruldu, dünya yine – yedi rengi bir araya gelip beyaz ve aydınlık olacağına- karalar bağladı.  devamini oku

Toplam 38 sayfa, 6. sayfa gösteriliyor.İlk...234567891011...2030...