Kategori arşivi: #boomstyle

| Mış Gibi

bonprix tulum 3

Her hafta tatil planı yapıp iptal ededurayım, şu sıra bir başka hummalı çalışmanın içinde buldum kendimi. #babyboom artık babyliği filan kalmadığı için (benim hala bebeğim o ayrı:)) ona bir miniboom odası yapma işine giriştim. Şimdilik ön hazırlıklar tamam, ilhamlar alındı, renklere karar verildi, zor kısmı bu kafada ayrı ayrı planlananların bir araya gelmesi kısmı, bir bütün olması kısmı. Bu sebeple günlerim genelde her gün bir önceki gün giydiğimi hızla üzerime geçirip İkea’nın yolunu  tutmakla geçiyor:) O zaman eskilerden bir kombin ile “yeniymiş” gibi bir post yapsam kızmazsınız değil mi:))

Tulum konusunu abartmış olabilirim ama öyle rahat, şık ve tatlı bir şey ki ne yapayım:) İşte bu tulum daa bu sezonki favorilerimden, bonprix çekiminde de görmüştünüz, ister gündüz ister gece, ister düz ayakkabı ister yüksek ökçe, hepsine ve her okazyona uygun nefis bir seçenek.

devamini oku

| Think Pink Think Petit

kınalıada pötikare kare

Herkese iyilik ve güzelliklerle dolu bir Ramazan dilerim. Oruç tutmayanların tutanlara; tutanların da tutmayanlara saygı, empati, hoşgörü gösterdiği; nerde o eski ramazanlar dedirtmeyen, bugün de ağız tadı, keyfi ve bereketi bol, birlik ve beraberliğin coca cola ve sucuk reklamına kalmadığı:) bir Ramazan ayı diliyorum. Bu sıcak ve uzun günlerde çalıştığı halde oruçlarını tutalara sabır ve kolaylıklar.

Herhalde bu yazın en trendy deseninin pötikare olmasına benim kadar sevinen yoktur! Halihazırda pötikere elbise, etek ve pantolonlardan bol stoğum olmasına rağmen yeni sezonda hemen her koleksiyonda çok güzel parçalar gördükçe kendimi zor tutuyorum. Beyler bu desene genelde piknik örtüsü, masa örtüsü gibi olmuşsun der:) Olsun! Sizce de bir piknik örtüsünün çok kıskanılası bir yaşamı yok mu:)) Pötikare giydiğim anda kendimi bir piknik örtüsü kadar mutlu, neşeli, çimlere yayılmaya ve aheste bir gün geçirmeye hazır hissediyorum.

Bu kombinimi baştan ayağa çok ama çok sevdim. Bunda Boyner Fresh‘de görüp bayıldığım bu pembe mi pembe elbise kadar nicedir aradığım ve yurtdışında çok gördüğüm bu hasır boxy çantayı TOG Bazar’da ChuChu Bag standında bulmam, kaybettiğimi sandığım anneannemden hatıra eşarbımı yazlık-kışlık yaparken yeniden bulmam ve kendimi de Kınalıada’nın sessiz bir sabahında bulmamın etkisi olabilir. O zaman herkese iyi haftalar ♥ devamini oku

| bonprix ile Tatil Bavulu

bonprix ile tatil bavulu

19 Mayıs’da tam da zamanında gelen bir tatlı kaçamakla 4 günlük bir tatil yaptık. Tatil öncesi ise içime doğmuş gibi bir “Tatil Bavulu” videosunu bonprix’den seçtiğim cicilerle yapmıştım. Şimdi tatil için bayramı iple çekenleriniz ya da Ege kıyıları dolup taşmadan bu en huzurlu zamanında kaçıvereyim diyenleriniz varsa ve videoyu hala izlemediyse işte hemen aşağıda:) bonprix ile tatil bavulunun olmazsa olmazlarını, tatil bavuluna dair ipuçlarını, plaj modasının yükselen trendlerini biir bir anlattım. Hemen tıklayın ya da dilerseniz önce biraz fotoğraflara bakın:)

devamini oku

| Ses ve Koku

kot tulum modelleri cos

Ben ne zaman boğaz köprüsünün göründüğü bir fotoğraf görsem anında hem burnumda simit kokusunu hem kulaklarımda bir vapur sesini duyarım, oysa çoğunlukla dibine gelince gürültüden ibaret olan bu resim nedense (belki de Ankara’lının boğaz özleminden) bende böyle romantiktir. Sanki fonda o, önde ben, yalnızca biz ikimiz bir başımıza çay simit keyfi yapmaktayızdır:) Gerçi hemen her şehirde bize/bana/sana ait bir köşe vardır öyle değil mi ve o köşe burnumuza bir koku, kulağımıza bir ses getirir. Mesela Ankara’da ODTÜ bana kantinde çay kokusunu ve sonbahar yapraklarının sesini; Bahçeli çocukluğumda okuldan eve dönüşte fırından yeni çıkan kekin kokusunu ve bir dolu güzel sesi; Kuşadası bana yaseminle karışık deniz ve nefis domates kokusunu ve cırcır böceklerinin gece sohbetlerine karışan sesini; Giresun bana Koreli eniştenin( Kore gazisi olduğu için adı öyle:)) herkesten önce uyanıp fırından getirdiği mısır ekmeğinin kokusunu ve halanın evinin dibinden akan derenin sesini getirir. Sizinkiler ne, hani gözlerinizi kapatıp da sadece burnunuzun direğinde duyduğunuz koku, kulaklarınızda dolaşan ses?

Şubat ayında Anamed’de ucundan yakaladığım bir sergi vardı Günlük Sesler diye, sergide “İstanbul’un Sesleri” isimli kısım çok nefisti:) Günlük hayatta kulağımıza çalınan ama bir şekilde aslında artık bir haritaya yani bir semte, sokağa, köşeye bağlanmış sesleri dinlerken olaya hiç böyle bakmadığım için hayran kalmıştım projeye.  Şimdi aynı Anamed’de Şehir ve Koku isminde bir sergi var ve hakikaten çok ilginç. Anadolu’nun koku tarihini koklaya koklaya geziyorsunuz, kokuların birbirine karışmaması da ayrıca ilginç:) Yakında biteceği için bir an önce gidin koklayın derim:p  devamini oku

| C&A ile Yaz 2016 Trendleri ve Alışverişi

ca fisto all white

Bu ara youtube kanalıma moda ve stil üzerine bir dolu video koyuyorum ve umuyorum siz de bu videoları beğeniyorsunuz. Hem bol bol ipucu verebileceğim ve kendimce tavsiyelerle süsleyebileceğim konulardan hem de sezon alışverişlerinde size rehber olacak konulardan seçmeye çalışıyorum. İşte bugün kanalımda C&A markası ile hazırladığım yepyeni bir video ile karşınızdayım; 2016 yaz sezonunda gardrobunuza eklemeniz gereken trendler ve bu trendlere C&A‘dan örnekler  neler hem anlattım hem yine kendi olmazsa olmazlarımı giydim:) Video hemen aşağıda ama bu defa pek güzel bir kaç da fotoğraf eklemek istiyorum.

devamini oku

| Palm Olacakken Elm* Bulmak

tulum twist sırt dekoltesi

 

Bu fotoğraflar çekilirken keyfim çok yerindeydi, uzuunca bir zaman sonunda aradığım kadar güzel bir tulumu bulmuş, üstüme geçirmiş, pek huzurlu bir köşede dalgaların sesini dinlemiştim. Ve genelde fotoğraflarla postları yaparken o anlara geri dönerim. Burada demeliyim ki nasıl geçen sezonun en trendy printleri kuş ve  flamingo idi, bu senenin gözde desenleri de palmiye ve tropikal yapraklar. Burada demeliyim ki bu yaz tulum modelleri bunlar şunlar.  Burada demeliyim ki hala lacivert tutkum bitmedi, yaz da gelse lacivert benden gitmedi. Ama bugün çok çok kızgınım, çok öfkeliyim öyle böyle değil, pek nadiren olur bana ama böyle hem de avucuma tükürüp okkalı bir tokadı şlakkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk efektiyle savurasım var,  yok hayır hiç medeni olasım yok, içime atasım yok, nasihat edesim yok; aptallığa hele bu yüzyıla yakışmaz ve başkalarına zarar veren, acı veren, gereksiz bir hüzün veren cinsden olanına tahammülüm yok. Bundan çok çoook uzun yıllar önce bir kez daha böyle olmuştum, hatta ODTÜ Kimya Mühedisliğinin gün batımına bakan ve hemen her zaman kimseciksiz duran otoparkına gidip sesim kısılana kadar bağırmıştım. Şimdi öyle bir imkanım da yok. O yüzden oğlumu okuldan alırken yüzüme konduracağım güller ve gülücüklerden önce bu satırları çatılmış kaşlarla ve şişmiş burun kanatlarıyla size yazıyorum. Sağolun varolun:)

“Yazıyorum, çünkü içimde susturamadığım bir ses var.” – Sylvia Plath devamini oku

| Karamela Sepeti

canda örgü elbise kombini

Kahve tonlardaki bu posta başlarken size bomba bir haber vermek istedim: ben Türk kahvesine başladım:) Beni uzuuuun süredir takip edenler kahveyle hiç aram olmadığını bilirler, o yüzden benim için hakikaten bu çok büyük haber! Sebebi ise ilk kez hayatımın bir döneminde uykuya yenik düşüyor olmam, ve hepsi #babyboom ‘un suçu:) Bana da iyilik yaramıyor, düne kadar oğlan uyumuyor uykusuzluktan ölüyorum diyordum, şimdi ise sorun oğlanın uyuması, daha doğrusu uyutulması kısmı. Akşam seromonimiz iki kitap bir masal ile koyun koyuna sızma şeklinde, o sızıyor amaç o zaten de bana ne oluyor, imkanı yok kendime gelemiyor, ben de rüyalara dalıyorum:) Ama artık yeter, hiç bitemeyen postlar, yetişemeyen işler, toplayamadığım bir kafa; meğer bunca şeye yetişebiliyor olmamın tek tek sebebi uykusuz bünyemmiş. E tabi hiç kahve içmeyen bu bünye bir Türk kahvesiyle 18 saat filan ayık kalabiliyor, o zaman artık her akşam yemek sonrası kahveye beklerim:)

Bu hezeyanlı kahve girişinden sonra sizi Tuzla’ya götürmeme izin verin; epey koşturma ve bolca trafik sonrası kuşların cıvıldadığı, dalgaların fışırdadığı, kayıkların su üstünde hafif hafif salındığı gizli saklı bir huzur köşesinde bulduk kendimizi: Tuzla Yat Kulübü’nde. Oldukça eklektik dekorasyonu ile her köşesi VSCOluk, ama tabii telefondan uzaklaşıp, kitabına ya da günbatımına gömülüp kafa dinlemek çok daha mantıklı. devamini oku

Toplam 38 sayfa, 7. sayfa gösteriliyor.İlk...3456789101112...2030...