Kategori arşivi: #boomstyle

| MBFWI 2. Gün ve İzlenimler

feedan manu atelier cagdas yoldas

MBFWI’nin 2. gününe çok tesadüfen rastladığım, izini sürerken marka adından dolayı kesin Türk bir tasarımcı dediğim, ama Azeri olduğunu öğrendiğim ve sonunda L’appart’da rastadığım New York merkezli bir tasarımcının kıyafeti ile katıldım: Fee.Dan . Tranoi benim çok sıkı takip ettiğim bir fuardır, oradan paylaşılan görsellere bakarken rastladım Fee.Dan markasına, daha sonra burada blogda kendisine daha geniş yer vermek istiyorum ama şimdilik size de takibe almanızı öneriyorum çünkü genç, yeni, yetenekli!

Gelelim #mbfwi ‘den ikinci gün izlenimlerine. devamini oku

| MBFW 1. Gün İzlenimler ve Ne Giydim

mbfwi day desa deri ceket

Oldukça sessiz, kalpler ağrıyor, gözler doluyorken başlayan MB Fashion Week Istanbul bu sezon maalesef daha az tasarımcının koleksiyon sunumu ve daha seyrelmiş bir takvimle; ama ne mutlu ki yine canla başla çalışan koca bir ekip, yepyeni ve genç tasarımcılar, daha da olgunlaşmış The Core, yabancı satın alma sorumlularını zevkten dört köşe eden koleksiyonlar ile 4 gün boyunca yine hem İstanbul’un ve Türkiye’nin dünyaya “bu ülkede üreten, çalışan, zorluklara göğüs geren ve güzel şeyler yapanlar da var” mesajını iletti hem de Türkiye ekonomisinin en önemli ihracat dinamiklerinden biri olan ve dahası özellikle kadın istihdamının en yüksek oranda olduğu moda endüstrisinin büyümeye ve gelişmeye ara vermeden devam ettiğini gösterdi.

Önce ilk gün izlediğimiz 3 koleksiyondan izlenimlerim ve ardından ben ne giymişim kısmı ile ilk posta davetlisiniz:) devamini oku

| Vlog: Beyaz Tshirt ile Kombin Önerileri

beyaz tshirt

Beyaz tshirtle farklı stillerde kombin önerilerimi “Bir Beyaz Tshirtle Tartıştım! ” başlıklı yazımda uzuuun yıllar önce yazmıştım belki hatırlarsınız. Epey de komikmiş şimdi okuyunca:) Bu defa aynı konuyla ilgili bir video hazırladık. Gardrobumuzun “must-have” parçaları ile daha bir çoğunu hazırlamayı düşündüğüm bu seride beyaz gömlekten sonra şimdi sırada beyaz tshirt ile kombin önerileri var. 1 beyaz basic tshirt için 8 farklı kombin önerisini ve stil ipuçlarını yazının devamına tıklayınca çıkan videoda görebilirsiniz. Yeni videolardan haberdar olmak için kanalıma abone olmayı, konu öneri ve sorularınızı yorum olarak bırakmayı unutmayın:) devamini oku

| Mahpiya Luta(*)

house of ogan 02

Bu postta size eğer hala radarınıza girmediyse mutlaka alın diyeceğim bir tasarımcı markasından bahsetmek istiyorum: House of Ogan. Püsküller ve geleneksel el işçiliği ile süslenen incecik ve yumuşacık deri ve süet parçalardan; pencere ve çatkılarla detaylanan trikolara, tatlı poplinlerle cool derilerin birlikteliği ile oluşturduğu looklara, kısacası yaptığı herşeye bayıldım! Bu sezon “tribal etki”yi en çok öne çıkan trendlerin liste başına,  tarçını da sezon renklerinin bir numarasına  ekleyin, püsküllere de yer açın dersek, House of Ogan hepsini bir arada ama trendyden ziyade zanaatkar bir ruhla sunuyor.

İster maksilerle ister makrame parçalarla ister bir kot bir tshirtle anında  “boho glam” bir kıza dönüşmenizi garanti eden bu sırtında nefis işlemeleri olan yelek beni boho kızı yerine Kızılderili hikayelerine götürdü, başlık da ondan sebep “Kızıl Bulut” :) devamini oku

| Alt Üst Olunacak Bir Sergi

alt bomontiada rodney graham sergisi

Her ne kadar yeme/içme ya da müzikten sebep yolumu düşürüyor olsam da Bomontiada’da en az bunlar kadar doyurucu ve hatta çok daha fazla heyecan verici bir başka şeyle rastlaştım: Alt! İstanbul’un yeni sergi ve performans alanı  Alt’ı o kadar beğendim ki sonrasında googlelayınca bana kendini “disiplinler ötesi bir sanat mekanı” olarak tanıttı. Ama web sitesindeki o fazlaca ikircikli tabiri bir kenara bırakıp direk içine girmelisiniz diyeceğim. 26 Mart’a kadar iki geçici sergi yerini almış. Biri dünyaca ünlü Rodney Graham’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi olma özeliğine sahip, ve sanatçının 4 eseri yer alıyor. Diğeri ise 3 Türk sanatçının “kapıdan giremezsen, pencereden gir” ismi altında toplanan çalışmaları. devamini oku

| Siyah Beyaz ve Korsan

monokrom bomonti kiva

Geçen hafta iki zıt duyguyu bir arada yaşadım:) Taa 1 ay öncesinden saatleri kurup beklediğim La Corsaire balesinin satışa açıdığı gün biletleri neredeyse 1 dakika içinde tükendi ve ben alamadım:/  Hem deli gibi üzüldüm, hem bale biletlerinin memlekette bu hızla tükenmesine deli gibi sevindim :) Bu ne güzel şeydi,  eskiden bazen aynı gün gider alırdım şimdi resmen peşinde koşuyordum. Süreyya’nin gişesine yaptığım çıkarmanın sayısını unuttum ama sonunda muradıma erdim. 1 Mart için bilet buldum. Buradan da haber veriyorum ki siz de elinizi çabuk tutun daha çok  gidelim, daha çok temsil olsun:)

Bale, dans ya da konserler için sadece yurtdışı seyahat programınıza eklenecek temsillere; tiyatro için sadece içinde “celebrity” olan oyunlara değil çılgın reklam ve tanıtım bütçeleri olmayan, afişleri billboardlara basılmayan, müze kartın da varsa pek uygun fiyatlı biletleri olan devlet opera ve balesi, devlet tiyatroları programlarına mutlaka bakın, zira başında devlet de yazsa onların sahibi de, kurtarıcısı da, onları daha başarılı ve mutlu kılacak olan da seyircisi aslında.  Gerçi ben biliyorum genel olarak bu blogun takipçileri de bu konularda çok hassas, baen bana güzel etkinlikleri haber veren mailler bile alıyorum sizden, ama sanki yeni nesil iyiden iyiye uzak:/ Ben her yurtdışı seyahatimde bir opera, bale ya da konser ayarlıyorum ve bakıyorum da nasıl güzel, naif, dopdolu. Çok küçük olmasına rağmen Süreyya da öyle güzel öyle büyülü, Aya Irini’de varsa IDSO konseri nasıl masal gibi… Keşke İstanbul’un güzelim başka saray ya da kasrları da böyle böyle dolsa. Tabii müziğe ve performansa uygununu bulmak kolay değil ama biraz çaba olsa:)

devamini oku

| Kara Kışa İnat Boho Kızı

boho chic nasıl olunur

Yepyeni bir yılın ilk ayından en boho stili halimle merhaba:) Aslında size her zaman olduğu gibi bir yeni yıl yazısı da yazmıştım, hem de ne uzun, hem de ne umutlu, ama Merkür’den midir aydan mıdır yoksa oğlanla 4 gün bir başıma aklım uçtuğundan mıdır nedendir bilmem yazı uçmuş gitmiş:) Sadece fotoğrafları duruyor, demek ki oturup yeniden yazılacak (umarım yıl eskimeden!).

Artık siz de alıştınız, postlarımda fotoğraflarla yazı arasında pek ilişki olmuyor; görünen ayrı, yazılan apayrı. Bu postda da en çiçek kız halimle Aralık’ın son haftası yaşadığım çok tatsız bazı şeylere bari neşeli bir fon olayım dedim. Uç noktalarda “control freak” olan biri olarak bir an geldi bir konuda kontrolü tamamen yitirdim, üstüne sanki kapı duvar oldu hiç yardım alamadım, o kadar bir başına kaldım daha doğrusu kaldığımı zannettim ki, ne yapacağımı da bilemedim. Bu süreçteki tek güzel şey leziz Antep seyahatimdi! Ama tabii her zorlu süreç yanında dersler ve bazı aydınlanmalar getirir; o en” tatlı” kızların ya da beni ve ailemi kaç senelerdir tanıyanların bir alo demek yerine gıybet sofrasına bir meze tabağı da benden olsun diye nasıl bekleştiğini; gerçek dostların  gerçek delikanlılar çıktığını görmüş oldum, ne kadar “nadir”lerden biri olduğumu da hatırlamış oldum. Bir kez daha dostlarda kendime gelip yeni yıla harika girdim:)

Şimdi kara kışa inat yine çiçek çocuk, yine kafamın içindeki şarkıyı günüme soundtrack yapan halimle postuma devam ediyorum! devamini oku

Toplam 38 sayfa, 9. sayfa gösteriliyor.İlk...567891011121314...2030...