Kategori arşivi: Editoryal

| Oleg Cassini ile 1 Kadın 4 Gelin

vintage oleg cassini 00

Düğün günümün üzerinden çoook yıllar geçti, o güne dair heyecan, telaş, mutluluk, hüzün ve pek çok farklı duygunun yoğunluğu yanında bir de yorgunluğu hatırlıyorum:) Ama gelinliği ilk giydiğim an tüm bu duyguların sanki “biraz duralım” dercesine geri çekildiğini ve kendimi çok çok iyi ve güzel hissettiğimi. Kendi gelinliğimi seçerken ben şimdi hiç bir geline tavsiye etmediğim şeyi yaptım: önce arkadaşlarla gittim, sonra annemle, sonra neredeyse herkesle! Oysa sonunda seçtiğim ilk başta öyle çat kapı girip giydiğimle aynı olmuştu. Çünkü fikir almak ne kadar güzel de olsa, esas kız madem gelin, karar da onun olmalı. Tabii profesyonellerin önerilerine kulaklarınızı açın, örneğin teninize yakışan rengi, proporsiyonunuza uygun olan modelleri öğrenmeye çalışın ve bunları kendi hayalinizle birleştirin ama pek tabii ki kendi kişisel zevkleri doğrultusunda gelinlik seçecek diğer “sevdiklerinize” azıcık kulak tıkayın. Gelinlik seçme sürecinin sizin en yakınlarınızca da heyecanlı bir deneyim ve hayatta bir kez olacak bir şey olduğunu anlıyorum ama bence modern gelin kafası karışmadan, aklında belli bir çizgi olan, butiğe girip kendi için en güzelini gerekirse bir başına seçecek olan gelin. Diyorum ya “esas kız” o :)

Epey zaman önce yaptığım ve çok sevilen “1 Kadın 4 Gelin” hikayesini bu defa Oleg Cassini gelinlikler ile yaptım. Düğün için gün sayan, kafası karışan, belki biraz ilham arayan gelin adayı takipçilerim umarım beğenir ve fikir alabilirler. Oldukça geniş bir seçki sunan ve gelinlik konusunda dünya çapında nam salmış, tarihinde “first lady”leri bile giydirmek olan bir markanın onlarca modelinden seçim yapmak itiraf edeyim hiç kolay olmadı. Öncelikle ben kafamda 4 kategori oluşturdum: Vintage Gelin- Saraylı Gelin- Sofistike Gelin ve Prenses Gelin. Gelinlik seçimlerimi de bu şekilde yaptım. Hadi hazırsanız ve kendinizi bu kategorilerden birinde hayal ediyorsanız başlayalım:)

devamini oku

| Bizi Ayıran Nehir

beste gürel indian silk

Babam için iyi olan herşey -cennet olduğu kadar alabalık da- zarafete bağlıydı; zarafet de sanata bağlıydı ve sanat kolay elde edilmezdi.“(*)

Kitabını okuduğum pek çok filmi -bir kaç istisna hariç- izlememeyi tercih ederim çünkü hepimizin bildiği gibi filmleri hiç de bizim hayal ettiğimiz gibi çıkmaz, daha fenası kitapta bize en çok dokunan kısım filmde belki hiç yer dahi almaz; işte bu bende  hayal kırıklığından ziyade “öfke” olarak ortaya çıktığından filmini izlemeyip tatlı canımı sıkmamayı seçerim. Fakat bazı kitapları da filmini izledikten sonra “doyamadığımdan” alıp okumuşluğum vardır. Yukarıdaki satırların ait olduğu “A River Runs Through It & Other Stories” işte onlardan biri. “Bizi  Ayıran Nehir” adıyla Robert Redford’ın yönettiği ve enfes bir Brad Pitt’in döktürdüğü gerçek bir hikayeden uyarlanan bu film zamanında beni çok etkilemişti. Muazzam görüntüler, duygusal bir hikaye, iki erkek kardeş ve bir baba. Sürükleyici, sürprizli ya da şaşırtıcı değil ama huzurlu, gerçek, derin.

Bu post Hilton Dalaman ziyaretim sırasında kendimi o filmin içinde hissettiğim gün doğumlarından birinden geliyor, nehir neredeyse denize kavuşmak üzere, sıra sıra dağlar önümde, güneş onların ardından yükseliyor. Balıklar kocaman sıçrayışlarla günü selamlıyor. Bu sahneyi hissetmişim gibi doğal dekoruma çok uygun bir Beste Gürel kostümü seçmemiş miyim ne dersiniz:) devamini oku

| Oh Boy!

2sonmac

İçinde bir oğlan çocuğunun haylazlığını, içinde bir kralın cesaretini, içinde o hep erkeklere atfedilen 10 kaplan gücünü barındıran güçlü, kararlı, cesur kadınlar size iyi haftalar diliyorum:) Ve aslında biliyorum hepimizde bunlardan bir parça var!

Bugünün postu bizim için çok özel-Özberk ve benim için-çünkü bu bir ilk:)  Özberk ile çalışmaya başlamam üzerinden yıllar geçti, bu blogun güzel fotoğrafları onun kadrajından çıkıyor. Zaten çok yetenekliydi ama sizler de görüyorsunuz yıllar içinde kendini de çok geliştirdi. Seneye artık üniversiteden de mezun olunca, umuyorum moda fotoğrafçılığı üzerine en iyilerden biri olmak üzere, onu yurtdışına uğurlayacağız:) [İç sesim: böhhüüüü" ] Bu editoryal onun ilk “resmi” editoryali sayılabilir, evet daha önce de bu tür pek çok çekim yaptık, #boomstyle postlarını bile hep aynı titizlikle çektik, ama bu defa herşeyi Özberk bir bir düşündü ve sağladı: modelini buldu, saç ve makyajı ayarladı, fotoğraflar için mekan taramaları yaptı,  seti, storyboardu hazırladı, pozları tasarladı; ve kafasında kurduğu sahneyi gerçeğe taşıdı. Benim tek katkım bu maskülen kadın karakteri MyBestFriends cicilerle stilize etmek oldu:)

Benim için bu hikayede ufacık bir rolüm olması bile öyle güzel ki:) Değerli yorumlarınızı hem ben hem de Özberk heyecanla bekliyoruz! devamini oku

| Eren Tüneli’den “Arabesque”

eren tüneli, deniz eslek, styleboom, özberk baz

Önce hamileliğim sonra doğumdan sebep Styleboom’da yapmayı en sevdiğim şeylerden birini, tasarımcı çekimlerini yüz bininci plana atmak durumunda kalmıştım. Haliyle ürün seçmek, bir kurgu yaratmak, ona uygun mekan arayıp bulmak, çekim boyunca yerlerde sürünmek, ürünleri geri vermek kolay olmuyor, hiç kolay olmadığı kadar da keyifli oluyor! İsmi büyük tasarımcılar kadar henüz adını çok duymadıklarımızı size tanıtmak ise daha da keyifli: Zeynep Tosun’dan Ece Gözen’e, Günseli Türkay’dan Begüm Salihoğlu’na şimdi işleri karşısında büyük hayranlık duyduğumuz çok başarılı tasarımcılar daha yolun başında iken ya da ilk koleksiyonları ile Styleboom’a konuk olmuştu, o sebeple bir nevi kendi kendime heyecan ve gurur da duydum bu isimlerin her bir kıyafeti karşısında. Ve işte Boom editoryallerine de bir anda Behance’de karşıma çıkan paltosu ile beni kalbimden vuran ve yine bence çok gelecek vaad eden yepyeni bir isim ile dönmek istedim: Eren Tüneli.

Tüneli’nin “Arabesque” ismini verdiği mezuniyet koleksiyonuna bir çekim yaptık. Burada göreceğiniz koleksiyon benim çok beğendiğim ve savunduğum bir harmanı sunuyor: bu topraklara ait özgün bir figürün/konseptin modern çizgiler ve kimi zaman minimal kimi zaman keskin formlarda buluşması. Ne demek istediğimi ilk görüşte vurulduğum şu aşağıda göreceğiniz aba biçimli kaban özetliyor aslında:)

Here we are back as Team Styleboom with a mystic editorial shoot for a new and upcoming designer Eren Tüneli. Note the name, you’ll hear about him a lot in the future. And enjoy his graduation collection “Arabesque”. 

devamini oku

| MUALLA by Duygu Kanadıkırık

Fotoğraflar: Zeynep Güçlüten / Özberk Baz
Model: Deniz Eslek / Styling: Styleboom
Otomobiller için theMagger’a teşekkürler…

Bir kaç gün önce burada yayıladığım video ile size MUALLA‘dan bahsetmiş, şahane bir video eşliğinde de ön gösterim yapmıştım:) Fotoğraflarda gördüğünüz kıyafetler benim gardrobumdan, Boomstyle’ı takip edenler detayları bulabilirler. Bu postta sizi Zeynep Güçlüten ve Özberk Baz’ın enfes kareleri ile baş başa bırakıyorum, bir yandan da baş kahramanımız Duygu Kanadıkırık’a hikayesini soruyorum:)

devamini oku

| EDITORIAL | niceTOMboys

Sonunda! Beklediğim post yayınlandı… Bu sene, içinde bulunmaktan ennn keyif aldığım şeylerden biriydi. Dilimizden düşmeyen, yetenek kumkuması, blogların “hayalgücü” sınırsız çocuğu NICE THINGS FOR NICE BOYS Ufuk Onur bizi aldı, bir gecede birer erkeğe dönüştürdü. TOMBOY olmak ruhumuzda varmış, bu ruhları Niceboys‘a teslim etmek gerekiyormuş:) Fotoğrafların devamını, ve tabii ki bu defa “bir erkek gibi” cevapladığımız röportajlarımızı okumak için hemen buraya tık tık :) Yorumlarınızı çok merak ediyorum, NICE THINGS FOR NICE BOYS blogundan sürekli okuyacağım:)

Fotoğraf: Deniz Özgün
Styling: Ufuk Onur Tapan

| TOMBoomBOY

Biz dün en uzun gecede çok çok çoook eğlendik:)) Daha önce de Styleboom’da pek çok kez adı geçen sevgili NICE THINGS FOR NICE BOYS blogunun sahibi Ufuk nam-ı diğer Niceboy’un o enfes editoryallerinden birinin konukları bu defa ve hatta ilk defa kızlardı:) Amaaa içimizdeki Tomboy ile oradaydık! Editoryalimiz çook yakında NICE THINGS FOR NICE BOYS‘da yer alacak. Heyecanla bekliyoruuuz:)
Toplam 4 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234