Kategori arşivi: Gelinlik

| Düğünün Gizli Kahramanı: Cem Türkmen

Izmit Dugun Fotografi

Bazen bazı insanlar hayatınıza pat diye, bir tesadüf sonucu ama tam zamanında girer. Siz ona tesadüf de diyebilirsiniz, onu kahraman da addedebilirsiniz, ne mutlu bana da olabilirsiniz. Ve bu bazı kişiler meslekleri gereği sadece size değil pek çok kişinin hayatına güzellikle dokunabilirler. İyi bir düğün fotoğrafçısı, yo yo düzeltiyorum iyi bir düğün hikayecisi bunlardan biridir. Son zamanlarda birlikte çalıştığım Cem Türkmen (her ne kadar bizimki düğün değil bambaşka konular olsa da) işte bu kişilerden biri. Hem işini yapışındaki mükemmellik ve titizlik, hem kendimizi mutlu hissettiğimiz işi yapma yolunda benzeşen hikayemiz, hem de bizi bir araya getiren tesadüfün sonucunda çıkan nefis işlerin sonunda bu post ile karşınızdayım. Madem Nisan ayını düğün dernek konularına adamaya and içtim o zaman işe bir düğünün gelin ve damattan sonraki en önemli aktörü yani o düğünü sonsuz ve ölümsüz kılan kişiden, o düğünün hikayesini fotoğraflayan kişiden başlayayım dedim. Ne zamandır yazacağım da Cem’in yurtdışında da düğün çekimleri yaptığından Roma’da son çektiği düğünden dönmesini bekledim:)

Ben düğünlerin hep “belgesel” tadında fotoğraflananlarını seviyorum, yani tabii o kadar süslenmişiz poz da verelim ama o pozlar çok “poz” olmasın, poz verme uğruna “an”lar kaçmasın istiyorum. O yüzden de hep düğün hikayesi fotoğrafçılığını öneriyorum. Bir zamanları mühendisi Cem 2005 yılında ayrılmamacasına geçtiği objektifinin ardından anları ve duyguları öyle güzel kompozisyonlarla vermiş ki sen sadece bir gelin damat değil aşkı da görüyorsun, ayrıca belki yıllarca evinin salonunu süsleyecek fotoğraflarda nefis bir bütünlük ve yoğunluk görüyorsun, annenin gözündeki hüzünlü ışığı, babanın yüzündeki tebessümü de yakalıyorsun. devamini oku

| Oleg Cassini ile 1 Kadın 4 Gelin

vintage oleg cassini 00

Düğün günümün üzerinden çoook yıllar geçti, o güne dair heyecan, telaş, mutluluk, hüzün ve pek çok farklı duygunun yoğunluğu yanında bir de yorgunluğu hatırlıyorum:) Ama gelinliği ilk giydiğim an tüm bu duyguların sanki “biraz duralım” dercesine geri çekildiğini ve kendimi çok çok iyi ve güzel hissettiğimi. Kendi gelinliğimi seçerken ben şimdi hiç bir geline tavsiye etmediğim şeyi yaptım: önce arkadaşlarla gittim, sonra annemle, sonra neredeyse herkesle! Oysa sonunda seçtiğim ilk başta öyle çat kapı girip giydiğimle aynı olmuştu. Çünkü fikir almak ne kadar güzel de olsa, esas kız madem gelin, karar da onun olmalı. Tabii profesyonellerin önerilerine kulaklarınızı açın, örneğin teninize yakışan rengi, proporsiyonunuza uygun olan modelleri öğrenmeye çalışın ve bunları kendi hayalinizle birleştirin ama pek tabii ki kendi kişisel zevkleri doğrultusunda gelinlik seçecek diğer “sevdiklerinize” azıcık kulak tıkayın. Gelinlik seçme sürecinin sizin en yakınlarınızca da heyecanlı bir deneyim ve hayatta bir kez olacak bir şey olduğunu anlıyorum ama bence modern gelin kafası karışmadan, aklında belli bir çizgi olan, butiğe girip kendi için en güzelini gerekirse bir başına seçecek olan gelin. Diyorum ya “esas kız” o :)

Epey zaman önce yaptığım ve çok sevilen “1 Kadın 4 Gelin” hikayesini bu defa Oleg Cassini gelinlikler ile yaptım. Düğün için gün sayan, kafası karışan, belki biraz ilham arayan gelin adayı takipçilerim umarım beğenir ve fikir alabilirler. Oldukça geniş bir seçki sunan ve gelinlik konusunda dünya çapında nam salmış, tarihinde “first lady”leri bile giydirmek olan bir markanın onlarca modelinden seçim yapmak itiraf edeyim hiç kolay olmadı. Öncelikle ben kafamda 4 kategori oluşturdum: Vintage Gelin- Saraylı Gelin- Sofistike Gelin ve Prenses Gelin. Gelinlik seçimlerimi de bu şekilde yaptım. Hadi hazırsanız ve kendinizi bu kategorilerden birinde hayal ediyorsanız başlayalım:)

devamini oku