Kategori arşivi: Gülnur Güneş

| Wanted

vepa62 jessica simpson gulnur gunes

Çok çok çok uzun süre arayıp da bulamadığın şeyden tam ümidi kestiğinde (bu “o doğru adam”ı bulmak için de geçerli :)) pat diye karşına çıkar, sen de o karşılaşmada hazırlıksızsındır ya da şüphecisindir ya artık. Kendi muhakemenden de pek emin olamadığından eşe dosta sorar, hatta fotoğrafını yollar bir cevap beklersin, aslında “evet” demelerini, onaylamalarını istersin hani.  O kadar da aramıştın, işte buldun, daha niye bekliyorsun derken bir yandan, bir yandan da aramaya alışageldiğinden bulmuş olmak fikrini anlaman zaman alır.  devamini oku

| Bir Güzel Akşam

toms kitchen peynir tabagi, tom's kitchen, zorlu center nerede ne yenir, istanbulda ne yemeli, burrata tarifi, fish and chips

Bebek sahibi olmak dünyanın en tarifsiz güzelliklerinden biri olsa da bebekli hayatta insan bazı fani zevklerin özlemini çekmiyor değil. Yapamadığından değil de aklının bir köşesinde hep “eve dönme”k olduğundan belki, uyudu mu, aradı mı, huysuzluk yaptı mı? Bir zaman geçince bu sorulara cevabın “Evet” bile olsa ilk zamanlar kadar korkunç ve çaresiz gelmiyor insana, ama o zaman gelene dek dışın dışarıda da olsa için hep onun yanında kalıyor. Geçen hafta çok güzel bir bahane ile harika bir akşam için evden çıktığımda, ben de o zamanımın geldiğini anladım, minnoşumu saliseler içinde özlemek dışında içimde öyle deli endişeler, cevabı beni gerecek sorularım yoktu; şarabımın, Tom’s Kitchen’dan leziz yemeklerin, ve Zorlu PSM’deki muazzam bir gösterinin -Güzel ve Çirkin’in- keyfini sonuna kadar çıkardım. devamini oku

| Ink Heart

2IMG_8351

Şimdi şu yukarıdaki fotoğrafta ben direk size bakıyorum ya, siz de hadi direk önüme aldığım manzaraya bakın. Yağmur bardaktan boşanırcasına yağar ve gökyüzü grinin şu meşhur elli tonundan ton beğenirken yine de güzel olan şu manzaraya. Eşsiz bir boğaz, şiirlere, şarkılara, hikayelere ilham vermiş bir silüet, martılarla omuz omuza seyreden vapurlar, uzakta yüzyıllara hükmetmiş bir imparatorluğun anısı: burası fethi çağ değiştirtmiş bir şehir. Hangimiz bu manzara karşısında otursak hayaller kurarız, planlar yaparız, bazen sadece ona bakıp keyiflenir, bir bardak sıcak çay yudumlarız, eşle dostla ona karşı buluşuruz. Her şey bu kadar basit olabilecekken bu şehir, bu şehirler, bu ülke nasıl çekilmez olur; bazen kaçmak isteriz, bazen onu çekilmez yaptığına inandıklarımızı kovmak isteriz. Çünkü bizi yönetenler bu muazzam manzaraya karşı bile seni üzecek, yüzündeki gülümsemeyi söndürecek, kurbanlar verdirecek hırslara yenilirler.

Bu post MBFWI’nin 2. gününden, yani Salı gününden geliyor. Ruh halim berbat olsa da üzerimde çok ama çok beğendiğim bir genç tasarımcıdan bence tam da bana göre bir kostüm var: Gülnur Güneş. Kendisinin enfes tasarımları ile tanıştığım sırada göbeğim tostoparlakdı, o yüzden onlardan birine kavuşmak için epey uzun süre beklemem gerekti:) Birbirimize kavuşmamız bu kıyafetle olduğu için mutluyum!

Here is my second MBFWI look! Total red and black, a shirt and pants duo with an exquisite digital print from a very talented ypung designer Gülnur Güneşdevamini oku